T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/310
KARAR NO: 2024/718
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/11/2022
NUMARASI: 2021/199 Esas - 2022/871 Karar
ASIL DAVA
DAVACILAR: 1-... (T.C....) - ...
2-... (T.C....) - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/03/2021
BİRLEŞEN DAVA: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2021/546 ESAS, 2021/1005 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... (T.C....) - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 27/07/2021
BİRLEŞEN DAVA: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2021/547 ESAS, 2021/1006 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALILAR: 1- ... (T.C.:...) - ...
2- ... (T.C.: ...) - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 27/07/2021
KARAR TARİHİ: 03/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 07/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin asıl dava dilekçesinde özetle; davacılardan ...'nin, davalı şirkette %10, diğer davacı ... ise %5 oranında hisse sahibi olduğunu, davalı şirketin hakim ortağı ve büyük pay sahibi ...'nın vefatı sonucunda gerek şahsen ve gerekse tek başına ortağı olduğu Orba Tekstil Turizm Müm. ve Dan. San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı şirketteki hisselerinin mirasçıları olan ..., ...'a intikal ettiğini, şirketin kuruluşundan bu yana ortak olan davacıların, hakim ortak ...'nın vefatı ve yönetimin mirasçılarına geçmesi sonucunda şirketten tamamen dışlandığını, şirketin mali yapısı ve işleyişi konusunda davacılara herhangi bir bilgi verilmeden şirketin keyfi olarak yönetilmeye başlandığını, davalı şirkete Beyoğlu 48. Noterliği'nden 20/07/2020 tarih ve 55029 yevmiye sayısı ile keşide edilen ihtarname ile; TTK 531 madde deki hakları saklı kalmak kaydı ile, TTK 411. madde gereğince ihtarnamenin tebliğinden itibaren en geç 45 gün içerinde 2019 yılına ait Genel Kurulun olağan üstü toplantıya çağrılarak, toplantı gündemine, şirkete bağımsız özel denetçi atanması ile şirketin mali yapısının, borç alacak durumunun, şirket ortaklarının şirkete olan borçlarının tespiti, Geçmiş Dönem Karlarının Ortaklara dağıtılması, şirketin gerek şirket ortaklarından ve gerekse üçüncü kişi ve kuruluşlardan olan alacaklarının tahsili hususlarında kararların alınması, şirkete ilişkin mali tabloların ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde taraflarına verilmesinin talep edildiğini, bu ihtardan sonra davalı şirket tarafından genel kurul kararı alındığını ve şirketin 2019 yılına ilişkin genel kurulunun 03.11.2020 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, 03.11.2020 tarihindeki genel kurul talepleri üzerine toplantının 21.12.2020 tarihine ertelendiğini, 21.12.2020 tarihinde yapılan genel kurulda özet olarak; faaliyet raporunun kabulüne, şirket ortaklarından ... vekilinin özel denetçi atanması talebinin kabulüne, Finansal tabloların kabulüne, gündemin 4. maddesinde 2019 yılına ilişkin olarak şirketin mali yapısının, borç ve alacak durumlarının şirket ortaklarının şirkete olan borçlarının tespiti için şirkete özel denetçi atanması talebinin reddine, 2019 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak yönetim kurulu üyelerinden (Vefat etmiş olan) ...' nın ibrasına, ...'un ibra edilmemesine, ...'ün ibrasına, gündemde olmadığı halde talep üzerine İbra edilmeyen yönetim kurulu üyesi ... hakkında sorumluluk davası açılmasına, elde edilen karın dağıtılmamasına, gündemde olmamasına rağmen, teklif üzerine Yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ...'a ayrı ayrı aylık 50.000,00-TL huzur hakkı ödenmesine, Yönetim Kurulu üyelerine TTK Md. 395 ve 396 uyarınca şirketle işlem yapma ve rekabet yasaklarına ilişkin izin verilmesine, şirketin ortaklardan olan alacaklarının tahsili hususunda sermaye taahhütlerinin tahsili için Yönetim Kuruluna yetki verilmesine, Şirketin 3. kişilerde olan alacaklarının tahsili hususunda karar alınmasına yer olmadığına kararları verildiğini, ... ve ...'ın gerek Orba Ltd. Şti. üzerinden ve gerekse şahsen sahip oldukları hisseler ile davalı şirketin %85'ini temsil ettiklerini, davaya konu Genel Kurul Toplantısına, Orba Tekstil Ltd. Şti.'ni temsilen ..., ... Asaleten, ...'a vekaleten ... 'in katıldığını, başka bir ifade ile, mevcut yönetim kurulu üyelerinin doğrudan ve dolaylı olarak sahip oldukları %85 hisse ile temsil edildiklerini, 21.12.2020 tarihinde yapılan genel kurulda, Genel kurulun onayına sunulan 2019 yılına ait faaliyet raporları ve finansal tabloların, mevcut yönetim kurulu üyeleri tarafından hazırlandığını, yapılan Genel kurulda 2019 yılında Yönetim kurulunun ...'nın vefatına kadar ... ve ...'dan oluştuğunu, vefatından sonra 2019 yılı sona ermeden Yönetim Kuruluna ... ve ...'ın atanmış olduğu halde yapılan oylamalarda vefat eden Yönetim Kurulu Üyesi ...'nın, ortaklardan Orba Ltd. Şti.'nin oyları ile ibra edilirken, %5 pay sahibi olan ...'un ise ibra edilmediği ve hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, ancak 2019 yılında da Yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan mevcut Yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'ın ibrası yönünde herhangi bir oylama yapılmadığını, başka bir ifade ile ölen ortak olan %85 hissedar ...'nın ibra edilmiş, bu suretle mirasçıları sıfatı ile sorumlulukları doğabilecek mirasçılarının (Mevcut Yönetim kurulu üyeleri) sorumluluktan kurtarıldığını, aynı dönemde Yönetim Kurulu üyesi olan ... ve ...'ın ibrası konusunda herhangi bir olaylama yapılmadığını, %5 hissedar olan diğer yönetim kurulu üyesi müvekkili ...'un ibra edilmeyerek hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, üstelik bu kararlar alınırken, mevcut yönetim kurulunun hazırladığı faaliyet raporu ve finansal tablolar üzerinden hareket edildiğini, bu tablolara karşı bir itirazda bulunulmadığını, aynı tablolardan hareketle, aynı dönemde görev yapan iki yönetim kurulu üyesi ibra edilirken, diğer yönetim kurulu üyesi müvekkili ...'un ibra edilmeyerek hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, davalı şirketin Yönetim kurulu üyelerine toplamda aylık 100.000,00-TL, yıllık ise 1.200.000,00-TL ücret ödenmesine karar verildiğini, belirlenen bu ücretin şirketin yıllık karından fazla bir ücret olduğunu, bu ücretin azınlık ortakların haklarını yok eder mahiyette bir karar olup kabul edilmesinin olanaklı olmadığını, TTK 445. maddesine göre 446. maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler hükmünü içerdiğini, bir genel kurul kararının, kanun ve esas sözleşme hükümlerine uygun dahi olsa dürüstlük kuralına aykırı olduğu takdirde iptale tabi olduğunu, çoğunluğun, ortaklık menfaati gerektirmemesine rağmen yetkilerini kötüye kullanarak azınlığın ve münferit ortakların meşru menfaatlerini zedeleyen kararların dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bütün iş ve işlemlerde birlikte imzası bulunan üyelerden birinin ibra edilip diğerinin ibra edilmemesinin ortada somut nedenler bulunmamasına rağmen ibradan kaçınılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalı şirket aleyhine, mahkememizin 2020/575 esas sayılı dosyasında taraflarınca açılan, davalı şirketin feshi veya fesih yerine davacıların paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin davalı şirketten en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile davacı müvekkillerinin şirketten çıkarılmalarına ilişkin davanın halen derdest olduğunu, öncelikle; yönetim kurulu üyelerine şirketin geçmiş dönemlerdeki karlarını dahi aşacak nitelikte aylık 100.000,00-TL ücret ödenmesine, yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396 maddeleri uyarınca şirketle işlem yapma ve rekabet yasaklarına ilişkin izin verilmesine ilişkin kararlarının uygulanması halinde, yargılama sürecinde doğacak olan telafisi imkansız zararlar dikkate alınarak, bu kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasına, Genel kurulda alınan kararların içeriği itibarı ile Mahkememizin 2020/575 esas sayılı dosyasında devam eden davadaki taleplerini etkisiz kılmak amacını taşıdığı dikkate alınarak davalı şirkete kayyum atanmasına, davalı şirketin 21.12.2020 tarihindeki Genel Kurulunda alınan kararlarının, açılan davayı etkisiz kılmak, müvekillerine ait payların değerini azaltmak ve yok etmek amacını taşıdığını, bu nedenle alınan kararların gerek TTK 445 ve gerekse TTK 446 maddeleri gözetilerek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davada sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, "Yürütmenin durdurulması" istenilen bütün kararların tescil ve ilan edildiğini ve talebin konusuz kaldığını, Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararların Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 29.12.2020 tarihli ve 10234 sayılı ilanının 860’ıncı sayfasında tescil ve ilan edildiğini, yürütmenin durdurulması talebinin öncelikli olarak bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, davacı pay sahiplerinin genel kurul toplantısı’na katılım sağlamadıklarını, toplantıda alınan kararlara ilişkin muhalefet şerhlerini tutanağa geçirmediklerini, bu hususun dava şartı olup, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın kanunda öngörülen 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmemiş olduğunu, Genel Kurul Toplantı tutanağından anlaşılacağı üzere toplantıda alınan kararların yasaya, usule, şirket esas sözleşmesine ve dürüstlük kurallarına uygun olup, davacı pay sahiplerinin tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2021/546 Esas - 2021/1005 Karar sayılı dosyada davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı Form Laser Makine San. ve Tic. A.Ş.'nin (davacı şirket) Gebze Ticaret Odası'na 18447 Sicil No’su ile kayıtlı, sac üzerinde markalama, 3D lazerle kesim gibi özellikle otomotiv sektöründe aktif faaliyet gösteren ve imalat yapan bir şirket olduğunu, şirketin 26/07/2004 tarihinde Form Laser Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanı ile İstanbul Ticaret Sicili’ne tescil edilmiş olup, 16.11.2017 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararlar gereği tür ve unvan değişikliği yapıldığı ve bu değişikliğin 13.12.2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 9472 sayılı ilanında yayımlandığını, şirketin hali hazırda Form Laser Makine Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi unvanı ile Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olarak faaliyet gösterdiğini, davalı ...'un (Davalı/Borçlu), 2021 yılı itibariyle Davacı Müvekkili şirkette %5 pay sahipliği bulunduğunu, davalı/borçlunun icra takibine konu155.000,00.-TL’yi bankaya kendisinin yatırdığı gibi işlem yapıldığını ve banka hesaplarının muhasebeleştirilirken davalı/ borçlunun Şirket muhasebe hesabına alacak olarak işlendiğini, söz konusu alacağın şirket hesabına aktarılması talep edilmişse de davalı/borçlu tarafından bu işlem gerçekleştirilmediğinden, İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/1305 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı/borçluya gönderilen ödeme emrine 02.02.2021 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu beyanla fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü’nün 2021/1305 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa işleyecek yasal faiz, zam ve tüm ferilerinin Davalı/Borçlu’dan tahsiline, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2021/547 Esas - 2021/1006 Karar sayılı dosyada davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı Form Laser Makine San. ve Tic. A.Ş.'nin (davacı şirket) Gebze Ticaret Odasına 18447 Sicil No’su ile kayıtlı, sac üzerinde markalama, 3D lazerle kesim gibi özellikle otomotiv sektöründe aktif faaliyet gösteren ve imalat yapan bir şirket olduğunu, şirketin 26/07/2004 tarihinde Form Laser Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanı ile İstanbul Ticaret Sicili’ne tescil edilmiş olup, 16.11.2017 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararlar gereği tür ve unvan değişikliği yapıldığı ve bu değişikliğin 13.12.2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 9472 sayılı ilanında yayımlandığını, şirketin hali hazırda Form Laser Makine Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi unvanı ile Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olarak faaliyet gösterdiğini, davalılardan ...‘un ("davalı pay sahibi"), 2021 yılı itibariyle davacı müvekkili şirkette %5 pay sahipliği bulunduğunu, davalılardan...'un ise davacı şirket nezdinde 06/03/2018-15/01/2020 tarihleri arasında mali işler yöneticisi görevinde çalıştığını, davalıların, 345.230,59.-TL şirket kasa eksiğini yönetime teslim etmemiş olduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2021/1288 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlulara gönderilen ödeme emrine ...'un 05.02.2021 tarihinde, davalı pay sahibinin ise 08.02.2021 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, işbu itirazlar neticesinde itirazın iptali davası açma zarureti hasıl olduğunu, davalı pay sahibinin, davacı şirket nezdinde münferiden yetkili olarak bulunduğunu, davalı pay sahibi yönetimde olan görevinin sonlanmasına müteakip, şirket kasasında yer alan 345.230,59.-TL’yi yeni yönetime teslim etmediğini beyanla, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü’nün 2021/1288 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazların iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa işleyecek yasal faiz, zam ve tüm ferilerinin davalı/borçlulardan tahsiline, takibe haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin Davalı/Borçlular’a yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
a) Davalı şirketin 21/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 7 ve 8 nolu kararların iptali talebinin kabulü ile; davalı şirketin 21/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 7 ve 8 nolu nolu kararların iptaline,
b) Davalı şirketin 06/03/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 nolu kararın iptali talebinin reddine,
c) Davalı şirketin 21/12/2020 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan 6, 9 ve 10 nolu kararların iptali taleplerinin ayrı ayrı reddine,
...
2-Mahkememizin birleşen 2021/546 Esas sayılı davasının REDDİNE,
...
3-Mahkememizin birleşen 2021/547 Esas sayılı davasının REDDİNE,
... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı asıl dava davacıları vekili ile asıl dava davalısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Asıl dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasalara aykırı olduğunu; davacı pay sahipleri genel kurul toplantısına katılım sağlamamış olup, toplantıda alınan kararlara ilişkin muhalefet şerhlerini tutanağa geçirmediğini; bu husus dava şartı olup, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini; ne bilirkişi raporunda ne de yerel mahkeme tarafından özel denetimin neden yürütülmesi gerektiği hususu tahlil edilmediğini; ayrıca genel kurula katılmayan bir paysahibinin özel denetim isteminin gündeme alınıp reddedilmesi üzerine bir de iptal davası açmasının kabul edilmesi, hukuki anlamda tam bir garabet olduğunu; bu gerekçelerle yerel mahkemenin kararı temelsizdir ve hukuka aykırı olduğunu; birleşen dava yönünden davacı pay sahiplerinden ...un yönetimde münferiden söz hakkı olduğu 2019 faaliyet yılı sonrasında, yeni yönetim kuruluna teslim etmesi gerektiği kasa toplamını yeni yönetime teslim etmediğini; dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmadığını; bilirkişi raporunda 01.03.2019 tarihinde Şirketin Garanti Bankası hesabına 155.000,00.-TL yatırıldığı, bu tarihte herhangi bir kredi ödemesi gerçekleşmediği ifade edilmişse de bu tespite itibar edilmemesi gerektiğini; davacının, işbu davada dava konusu kararların iptali için ileri sürdüğü tüm gerekçeler, hiçbir nedensellik unsuru içermeyen, soyut ve gerçeği yansıtmayan iddialardan ibaret olduğunu; tüm bu hususlar, huzurdaki yargılama kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de açığa çıkacak nitelikte olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı şirketin 21/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 7 ve 8 nolu kararların iptali kararının bozularak kaldırılmasına ve Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/199 E. sayılı davasının reddine, birleşen dosyalar Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/546 E., 2021/1005 K. ve 2021/547 E., 2021/1006 K. sayılı dosyalar kapsamında verilen davanın reddi kararlarının bozularak kaldırılmasına ve davaların kabulüne karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asıl dava davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kısmen reddine konu olan taleplerimizin neden reddedildiği, buna neyin dayanak yapılmış olduğu açık ve net şekilde anlaşılamadığını; davalı şirketin 06/03/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 no'lu kararın iptali talebinin ve davalı şirketin 21/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6, 9 ve 10 no'lu kararların iptali taleplerinin reddine ilişkin olarak gerekçeli kararda yer alan açık, net ve somut bir dayanak olmadığını; davalı şirket tarafından gerçekleştirilen genel kurulun 5. maddesi ile alınan 2019 yılı faaliyetlerinden yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesine ilişkin karar tamamen hukuka aykırı olup kararın iptali gerektiğini; yine bilirkişi raporuna yapılan atıf sebebiyle mahkemece, karın dağıtılmaması yönündeki karar değerlendirilirken yanlışlık yapıldığı kanaatinde olduklarını; şirketin ortaklardan olan alacaklarının tahsili hususunda sermaye taahhütlerinin tahsili için yönetim kuruluna yetki verilmesi ve şirketin üçüncü kişilerde olan alacaklarının tahsili hususunda karar alınmasına yer olmadığına ilişkin genel kurul kararları ise şirketin mali yapısını bozacak ve azınlık durumunda olan davacı davacıların haklarını ortadan kaldıracak mahiyette olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının asıl davaya ilişkin olarak verilen kararın kısmen ret olunan kısmının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asıl dava davalısı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Genel Kurul Toplantı tutanağından anlaşılacağı üzere toplantıda alınan kararlar yasaya, usule, Şirket esas sözleşmesine ve dürüstlük kurallarına uygun olup, davacı pay sahiplerinin tüm taleplerinin reddedilmesi gerektiğini; davacılar, istinaf başvuru dilekçesinde özetle davalı şirketin 06/03/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 no'lu kararın iptali talebinin ve davalı şirketin 21/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6, 9 ve 10 no'lu kararların iptali taleplerinin reddine ilişkin verilen karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunmuşsa da işbu talep haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduklarını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2022 Tarih - 2021/199 Esas - 2022/871 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl Dava; genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Birleşen Davalar; icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; asıl davada davacıların, davalı şirketin 21/12/2020 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 4'nolu, gündemin 5. maddesinin 2 ve 4 nolu, gündemin 6, 7, 8, 9 ve 10 nolu kararlarının iptalini istedikleri, ilk derece mahkemesince 4, 7 ve 8 nolu nolu kararların iptaline, diğer kararlar yönünden davanın reddine karar verildiği,
Birleşen Gebze ATM'nin 2021/547 E. 2021/1006 K., sayılı dosyasında davacı şirketin, şirket kasasında eksik olduğunu ileri sürdüğü 345.230,59 TL alacağın tahsili için davalı şirket ortağı ve eski yönetici ... ile şirketin mali işler yönetiminde çalıştığını belirttiği diğer davalı ... ... hakkında başlattığı İstanbul Anadolu 22. İcra Daire'sinin 2021/1288 E. Sayılı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği,
Birleşen Gebze ATM'nin 2021/546 E. 2021/1005 K., sayılı dosyasında davacı şirketin şirket hesabına aktarılması gerekirken davalı tarafından yatırılmış gibi gösterilip muhasebeleştirilme esnasında davacı alacağı gibi şirket muhasebe hesabına alacak olarak kaydedildiğini ileri sürdüğü 155.000,00 TL alacağın tahsili için davalı şirket ortağı ve eski yönetici ... hakkında başlattığı İstanbul Anadolu 11. İcra Daire'sinin 2021/1305 E. Sayılı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı asıl dava davacıları vekili ile asıl dava davalısı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
1-Asıl dava yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Davalı şirketin türü anonim şirkettir. Davacı ... şirkette %5, davacı ... %10 pay sahibidir.
Davalı şirketin 2019 yılı olağan genel kurulu 03/11/2020 tarihinde sermayenin %100'ünün katılımı ile yapıldığı, azınlık pay sahibi olan davacıların 6102 sayılı TTK'nın 420. Maddesi uyarınca erteleme talep etmeleri üzerine toplantının 1 ay sonrasına ertelenmesine karar verildiği, TTSG'nin 03/12/2020 tarih ve 10216 sayılı nüshasında toplantının 21/12/2020 tarihinde belirtilen yer ve saate yapılacağı ile gündemin ilan edildiği, 21/12/2020 tarihinde ertelenen genel kurulun davacı pay sahiplerinin yokluğunda %85 payın katılımı ile yapıldığı, hazirun cetvelinde de davacıların imzasının olmadığı anlaşılmıştır.
a-Özel denetçi seçilmesine ilişkin genel kurulun 4. gündem maddesinin reddine ilişkin kararının değerlendirilmesinde;
Davacıların açık bir istinaf sebebi göstermedikleri ancak, istinaf dilekçesinin talep ve sonuç bölümünde ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak davanın kabulü talep edilmiş olduğundan yapılan incelemede; 6102 sayılı TTK'nın 439. maddesinde; "Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi halinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibari değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir." şeklinde özel denetçi atanmasının koşulları düzenlenmiş, Kanun'un 440/2. maddesinde de özel denetçi atanmasına ilişkin mahkeme kararının kesin olduğu belirtilmiş olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının kesin olması nedeni ile davacılar vekilinin bu gündem maddesine ilişkin istinaf isteminin usulden reddi gerekmiştir.
b-Diğer gündem maddelerine ilişkin taraf vekillerinin istinaf istemlerinini incelenmesinde;
Dava dilekçesi içeriğinde davacıların gündemin 5. maddesinin davacı ...'un ibra edilmemesine dair 2. kararının, gündemin 5. maddesinin davacı ... hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin 4. kararının, 2019 yılı şirket karının dağıtılmamasına ilişkin gündemin 6. maddesinde alınan kararının, yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkına ilişkin gündemin 7. Maddesinde alınan kararının, yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve rekabet yasaklarına izin verilmesine ilişkin gündemin 8. maddesinde alınan kararının, şirket ortaklarından olan alacakların tahsili konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin gündemin 9. maddesinde alınan kararının ve şirketin 3. kişilerden olan alacaklarının tahsili için yönetim kurulunun bu konuda her zaman yetkili olması nedeniyle ayrıca yetki verilmesine gerek bulunmadığına ilişkin gündemin 10. maddesinde alınan kararının iptallerinin istendiği anlaşılmıştır.
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Anonim şirket genel kurul kararının iptali, 6102 sayılı TTK'nın 445 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırılık halleri iptal sebebi (m. 445), pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran ve anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların da batıl olduğu (m. 447) hüküm altına alınmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 446-(1)-a) maddesine göre, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptalini isteyebilecek kişilerin, toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy veren ve muhalefeti tutanağa geçirten kişiler olarak belirlendiği; aynı maddenin, diğer bentlerinde, dava açabilecek diğer kişilerin sayıldığı anlaşılmıştır. Toplantıya katılıp alınan karara olumsuz oy vermek ve buna ilişkin muhalefeti toplantı tutanağına yazdırmak, iptal davasının açılması için dava şartıdır (HGK'nın 20.09.1985 tarih ve 11-59/725 sayılı kararı; "...eTK'nın 381. maddesi gereğince genel kurul kararının iptali için alınan kararda muhalif kalınması, toplantı tutanağına muhalif kalındığının yazdırılması ve altının imzalanması gerekir. Bu husus dava şartıdır. Davacının gündemde seçim maddesi olmadığı şeklindeki beyanı anılan maddede gösterilen şartları kapsamamaktadır..." (İKİD 1987, S. 313, s. 4655-4656), Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., İçtihatlı-Notlu Türk Ticaret Kanunu ve İlgili Mevzuat, Oniki Levha Yayınları, Güncelleştirilmiş 10. Bası, İstanbul, 2014, s:341).
Yukarıda açıklandığı üzere, iptali istenen genel kurulun ertelenmiş genel kurul olduğu, ertelenen genel kurula ilişkin toplantı gün, yer ve saatinin TTSG'de ilan edildiği, bilirkişiler Av. ... ve mali müşavir ...'ın 08/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda, çağrının usulüne uygun yapıldığını belirttikleri, toplantı tutanağında da yeni toplantı gününün ortaklara iadeli taahhütlü mektupla bildirildiğinin belirtildiği görülmektedir.
Genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli incelendiğinde, davacıların toplantıya katılmadıkları, dolayısıyla olumsuz oy kullanıp muhalefet yazmadıkları görülmektedir.
Açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davacıların genel kurul iptalini isteyebilecek kişilerden olup olmadıkların 6102 sayılı TTK'nın 446-(1)-a) maddesi uyarınca incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, davacılar vekilinin iptaline karar verilen gündem maddelerinin esasına ilişkin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2-Birleşen davalar yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Birleşen davaların, asıl dava konusu genel kurulda alınan davalı ... hakkında sorumluluk davası açılması kararından sonra açıldığı, taleplerin şirket yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 166. maddesinde, aralarında bağlantı bulunan davaların birlikte görülmesi için davaların birleştirilebileceği hüküm altına alınmış ilk derece mahkemesince de davalar birleştirilmiştir.
6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TTK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Fakat, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, genel kurulda davalı hakkında dava açılması yönünde alınmış bir karar var ise ibrazının sağlanması, yoksa anılan eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca uygun süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar tesisi gerekir (Yargıtay 11. HD.'nin 13/06/2022 tarih, 2021/2908 Esas, 2022/4792 Karar).
Eldeki uyuşmazlıkta, davalı ... hakkında sorumluluk davası açılması için asıl davaya konu 21/12/2020 tarihli genel kurulun gündemin 5. maddesinin 4. kararında karar alındığı ancak asıl davada bu kararın iptali istendiğinden sorumluluk davası açılmasına dair kararın iptal edilip edilmeyeceği kesinleşmeden eldeki davalara devam edilemez.
Diğer yandan, davanın tarafları aynı olsa bile sorumluluk davası ile genel kurul iptali davasının birlikte görülmesini gerektirecek herhangi bir bağlantı bulunmadığından davaların birleştirilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle birleşen davaların ayrı görülmesi, genel kurul kararının iptaline ilişkin asıl davanın kesinleşmesinin beklenmesi, sorumluluk davası açılmasına ilişkin 21/12/2020 tarihli genel kurulun gündemin 5. maddesinin 4. kararının iptal edilip edilmeyeceği durumuna göre anılan içtihat doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1-a) nolu bentte açıklanan nedenlerle usulden reddine, taraf vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kısmen kabulüne, taraf vekillerinin diğer istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1-a) nolu bentte açıklanan nedenlerle USULDEN REDDİNE,
2-Taraf vekillerinin asıl ve birleşen davalara yönelik İstinaf Başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince kısmen ESASTAN KABULÜNE,
a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2022 Tarih - 2021/199 Esas - 2022/871 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf Karar harçlarının, talepleri halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
4-İstinaf edenler tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
5-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince İstanbul 35. İcra Dairesi'nin 2022/32682 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/05/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*