T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/228
KARAR NO: 2024/674
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/11/2022
NUMARASI:2020/613 Esas - 2022/890 Karar
DAVACI:YAPI VE KREDİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ:Av. ... - ...
DAVALI:TEKSAN MAKİNA VE YAPI ELEMANLARI İMALAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ:Av. ... - ...
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:08/10/2020
KARAR TARİHİ:19/04/2024
KR. YAZIM TARİHİ:29/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Yapı Ve Kredi Bankası A.Ş Vekili tarafından Sayın Mahkeme'ye sunulan ve harçlandırması 08.10.2020 tarihinde yapılan dava dilekçesinde özetle; “ Davalı şirketin konkordato talepçisi olduğu Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/718 esas ve 2020/361 karar sayılı dosyası üzerinden halen yargılaması devam etmekte olan konkordato sürecine ilişkin sayın mahkeme 12.08.2020 tarihinde konkordato projesinin tasdikine yönelik hüküm kurulduğunu, ancak alacak bildirimleri ile kabulünü talep ettikleri somut delilleri ile sabit olan alacaklarının borçlunun itirazına uğradığını, çekişmeli alacak niteliği kazandığını, yukarıda belirtilen mahkeme kararı ise 28.08.2020 tarihinde ilan edilmiş olup ilan tarihinden itibaren 1 aylık yasal süre içerisinde içerisinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamama neticesinde dava ikame etme zaruretimiz hasıl olduğunu, müvekkili bankanın davalının konkordato komiserliğine yaptırdığı alacak kaydına nihai raporda yer verilmemiş ve büyük bir kısmı reddedildiğini, konkordato dosyası kapsamında, alacak bildirimi yapılması için alacaklılara süre tanınan konkordato komiserinin ilanı üzerine, taraflarına tanınan süre içerisinde alacaklarının dayanağı olan somut delilleri de eklemek suretiyle yapmış oldukları alacak bildiriminde; borçlu şirketin Dekotek Yapı Konstrüksiyon İmalat Sanayi ve Tic, Ltd. Şti. şirketine kefaleti sebebiyle toplam 41.364,27- TL borcu bulunduğu, İİK m.299 gereğince taraflarınca bildirilmiş ve işbu alacaklarının kaydının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya kefaletten kaynaklı olarak 25.320,37 TL borcu bulunmaktadır. Bu durum Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/718 E. sayılı dosyası kapsamındaki komiser raporları, mahkeme ara kararı, alacaklılar toplantı tutanağı, müvekkil beyanlarıyla ve revize proje ile sabit olduğunu, konkordato dosyasında Yapı Ve Kredi Bankası A.Ş. tarafından faiz ve ferilerini içerir kefalet alacağının kayıt edilmesi talebinde bulunulması üzerine müvekklince yasal düzenlemeler kapsamında faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Konusuz kalan dava hakkında ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yargılama ve arabuluculuk giderlerinin taraflarına yükletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, ilgili kararın kaldırılması gerektiğini, davalının davanın açıldığı tarihte davacıya kefaletten kaynaklı olarak 25.320,37 TL borcunun bulunduğunu, yasal hükümler ve ihtiyati tedbir kararlarına göre imtiyazsız alacaklara (Banka Kredi Alacakları da dahil) geçici mühlet tarihinden itibaren (Geçici Mühlet Kesin Mühletin sonuçlarını doğuracağından dolayı) faiz işletilemez, BSMV ve sair talep edilemeyeceğini, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket hakkında konkordato kararı verilmesine müteakip çekişmeli hale gelen davacı banka alacakları bakımından çekişmeli alacak davası ikame edilmesinin bir zaruret olduğunu, dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı bankaya borcunun bulunduğunun sabit olduğunu, hal böyleyken davalı yanın davanın açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediğine dair istinaf itirazlarının her türlü dayanaktan yoksun olduğunu, dosya kapsamı ile de sabit olduğu üzere dava tarihi itibariyle bankanın davalı yandan alacağının bulunduğunu, davalının yanıltmaya yönelik istinaf itirazlarına itibar edilmemesi gerektiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2022 tarih, 2020/613 Esas - 2022/890 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava alacak talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davalının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/718 esas 2020/361 karar sayılı dosyası ile davalının konkordato talep ettiği, davalıya 14.09.2018 tarihinde geçici mühlet verildiği, 11.02.2019 tarihinde kesin mühlet verildiği, davacının 41.364,27 TL üzerinde alacak bildiriminde bulunduğu, davalının alacağa itiraz etmesi üzerine 18.02.2020 tarihli ara karar ile 25.320,37 TL olarak davacının alacağının konkordato projesinde hesaba katılmasına karar verildiği, konkordato projesinin 12.08.2020 tarihinde tasdikine karar verildiği, anılan kararın 28.08.2020 tarihinde ilan edildiği, davacının 2004 sayılı yasanın 308/b maddesi gereği 29.09.2020 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu ve 08.10.2020 tarihinde arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sona erdiği ve aynı gün alacak talebiyle eldeki davanın açıldığı, dava devam ederken davaya konu alacağın diğer kefiller tarafından ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığından esas hakkında mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.
İİK'nın 308-(b) maddesinde; Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir'' hükmü düzenlenmiştir.
İİK'nın 308-(b) maddesi gereğince açılan çekişmeli alacak davası hasımlı bir dava olup, bu davanın borçlu da hasım (davalı) gösterilerek ayrı bir dava olarak genel hükümlere göre açılıp görülmesi, tarafların ileri sürdükleri deliller toplanarak karar verilmesi gerekmektedir. Davanın açılacağı mahkemenin yetki veya görevi hakkında bir açıklık olmadığından, bu dava genel hükümlere göre açılacaktır. Ancak taraflar arasında söz konusu alacak hakkında yetki yada tahkim sözleşmesi varsa mahkeme buna göre belirlenir. (Kuru, El Kitabı, s.1500-1501; SK SchKG- Hunkeler/Wohl, Art,315,N.7. Prof.Dr. Hakan Pekcanıtez- Prof.Dr. Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, XIII- Çekişmeli Alacaklar Hakkında Dava, s,153).
Çekişmeli alacaklar hakkındaki açılacak dava, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama usulleri ve ispat hukuku kuralları bakımından genel hükümlere tabi olacaktır. Örneğin çekişmeli alacak kira sözleşmesi kaynaklı ise uyuşmazlık Sulh Hukuk Mahkemesinde, işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlık İş Mahkemesinde, ticari olmayan bir alacağa dayalı uyuşmazlık ise Asliye Hukuk Mahkemesinde, ticari nitelikte bir alacak ise Asliye Ticaret Mahkemesinde görülecektir. Kanun koyucu burada her uyuşmazlığın uzman mahkemelerde görülmesine ilişkin genel ilkeden ayrılmamıştır. (Yargıtay 6.H.D. 20.12.2022tarih, 2022/4765 Esas- 2022/5915 Karar, Yargıtay 5. H.D. 17/10/2022 tarih, 2022/7830 Esas-2022/14067 Karar)
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (6100 sayılı yasanın 326/1-2.maddeleri) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (6100 sayılı yasanın 331/1.maddesi)
Somut olayda; davacı taraf, davalının davacısı olduğu Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/718 esas 2020/361 karar sayılı dosyasına davaya konu kredi sözleşmelerine müteselsil kefil olarak yer alması nedeniyle alacak bildiriminde bulunmuş, konkordato projesine 25.326,46 TL’sinin dahil edilmesine karar verildiği, kalan kısmının çekişmeli hale geldiği görülmektedir.
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/718 esas 2020/361 karar sayılı dosyasından konkordato projesinin 12.08.2020 tarihinde tasdikine karar verildiği, anılan kararın 28.08.2020 tarihinde ilan edildiği, davacının 2004 sayılı yasanın 308/b maddesi gereği 29.09.2020 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu ve 08.10.2020 tarihinde arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sona erdiği ve aynı gün alacak talebiyle eldeki davanın açıldığı, arabuluculuk süresince sürelerin durduğu da nazara alındığında davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dava devam ederken, davaya konu edilen borç için diğer kefiller ... ve ... hakkında başlatılan İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2019/769 sayılı takip dosyasında, takibe ve davaya konu edilen borcun ... tarafından 30.12.2021 tarihinde ödenerek borcun tahsil edildiği, bu şekilde davanın konusuz kaldığı görülmüştür.
6100 sayılı HMK’nın 331/1.maddesine göre; Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Bu nedenle konusuz kalan eldeki davada, dava tarihi itibariyle haklılık durumlarının tespiti gerekmiştir.
Dosyaya gelen banka kayıtları ve Genel kredi sözleşmeleri ile dosyaya sunulan 01.02.2022 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalının dava dışı Dekotek Yapı Konstriksiyon İmalat San. Ve Tic. Ltd. Şti’nin asıl borçlu olarak yer aldığı, davacı ile imzalanan 30.12.2014 tarihli 20.000.000 TL bedelli ve 02.02.2017 tarihli 20.000.000 TL bedelli iki genel kredi sözleşmesine kefil olarak imza attığı, kefalet limitinin ve kefalet tarihlerinin açıkça yazdığı, müteselsil ibaresinin yazdığı, anılan yazıların el yazılı olduğu, dolayısıyla davalı yönünden 6098 sayılı yasanın 583.maddesindeki kefalet şartlarının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Anılan sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredinin taksitler halinde ödendiği, davaya konu edilen 17.09.2018 tarihli kredi taksitinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği görülmüştür. 17.09.2018 tarihli taksitin bakiye miktarının 25.326,46 TL olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
2004 sayılı yasanın 288.maddesine göre; konkordato taleplerinde geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Kesin mühletin sonuçlarını düzenleyen aynı kanunun 294/3.maddesinde de “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.” Hükmü mevcuttur. Anılan yasal düzenlemelere göre, geçici mühlet verilmesiyle davaya konu edilen alacak hakkında faiz işlemeyecektir. Buna göre; davalı hakkında 14.09.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği nazara alındığında, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere bu tarihte davacının alacak miktarının 25.326,46 TL olduğu anlaşılmıştır. Anılan alacak miktarının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/718 esas 2020/361 karar sayılı dosyasında kabul edilen ve konkordatoya tabi kılınan alacak miktarından 6,09 TL fazla olduğu, dolayısıyla davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması hatalı olduğundan ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması gerekmiştir.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; tarafların ve vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2022 tarih, 2020/613 Esas ve 2022/890 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a)Konusuz kalan dava hakkında ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
b)Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 706,40 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 278,80 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
ç)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
d)Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında harcanan gider ile karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderin mahsubu ile kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
e)Arabulucu gideri olarak sarf edilen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
b)İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
c)Davacı tarafından yapılan 492,00-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı ile 145,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 637,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
e)Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/04/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*