T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/704 - 2024/1191
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/704
KARAR NO: 2024/1191
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...(...)
ÜYE: ...(...)
ÜYE: ...(...)
KATİP: ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/01/2023
NUMARASI: 2020/341 Esas - 2023/67 Karar
DAVACI : VİNÇSAN VİNÇ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ING BANK A.Ş. - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İstirdat (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/07/2020
KARAR TARİHİ : 25/09/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 27/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket Vinçsan Vinç Sanayi ve Ticaret A.Ş2 NİN ING Bank Gebze Ticari Şube' sinde bulunan 3535931-MT-1 EURO hesabından kredi kullanmış olduğunu, çekilen kredinin geri ödeme planı doğrultusunda plana uygun olarak ödeme yapıldığını, Davalı Bankanın müvekkil şirket tarafından ödenen kredi bedelinden şirketin bilgisi ve muvafakatı alınmadan "Periyodik Hizmet Komisyonu " ve "Kredi Tahsis Komisyonu" adı altında belli tarih aralıklarında kesinti yaptığını, müvekkili şirketin davalı banka tarafından yapılan kesintilerin geri ödemesi için Kartal 15. Noterliği 1627 Yevmiye Numaralı 14.01.2020 tarihli ve Kartal Noterliği 8428 Yevmiye Numaralı 02.03.2020 tarihli ihtarnameleri keşide ettiğini, keşide edilen ihtarnamelerin banka tarafından cevapsız bırakıldığını, banka ile yapılan şifahi görüşmeler neticesinde yapılan kesintilerin iadesinin yapılmayacağının belirtildiğini, Arabulucuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamadığını, davalı banka tarafından kesilen 39.886,00 TL nin davacıya ödenmesine, dava konusu alacağa keşide edilen ihtarname tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalı banka tarafından kesilen 39.720,25 TL bedelin, 14/01/2020 ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından sadece 04.01.2023 tarihli bilirkişi raporunun esas alınarak karar verildiğini, dosya içerisindeki diğer bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, ek raporun kök raporla çelişkili olması nedeniyle çelişkinin giderilmesinin taraflarınca talep edildiğini,
bunun üzerine 19.04.2022 tarihinde başka bir bilirkişiden rapor alındığını, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin, dosya kapsamında iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, 04.01.2023 tarihinde üçüncü bir bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda ilgili tutarların haksız olarak alındığına dair çelişkili bir rapor düzenlendiğini, dosya içerisinde alınan üç ayrı bilirkişi raporunda açıkça çelişkilerin mevcut olduğunu, bu çelişkilerin taraflarınca beyan edildiğini ve itirazlarının sunulmuşsa dikkate alınmadan, çelişkiler giderilmeden esasa ilişkin Mahkemece karar verildiğini, davalı bankanın, masraf ve komisyon ücretlerini serbestçe belirleyebildiğini ve masraf ve komisyon ücretinin azami miktarda olup olmadığının tespitine gerek olmadığından dolayı bankanın yasaya ve sözleşmeye uygun olarak ücret aldığının aşikar olduğunu, belirtilen hususlar ışığında "Periyodik Hizmet Komisyonu" adı altında alınan masraf ve komisyon ücretlerinin mevzuat ve yasaya uygun olduğunun kabulünün gerektiğini, davalı banka aleyhine hükmedilen yargılama gideri ile vekalet ücretinin kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı bankadan çekilen kredi bankanın, verdiği geri ödeme planı doğrultusunda plana uygun olarak ödemesinin yapıldığını, geri ödeme planı içerisinde olmayan bir ödemeyi davacı şirketin hesabından tahsilatının yapılamayacağını, davalı bankanın alabileceği komisyon vesair kalemlerinin TCMB ilan ettiği tebliğde ve masraf listesinde gösterilmiş olması gerektiğini, banka önceden yazılı olan kredi sözleşmesini davacı şirkete birlikte müzakere yapmadan okudum anladım şeklinde yazdırarak imza ettirdiğini, banka tarafından yapılan bu işlem TBK anlamında genel işlem koşu TTK anlamında dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bankanın verdiği geri ödeme planında/takviminde/listesinde kredi tahsisi komisyonu ve periyodik hizmet komisyonu adı altında herhangi bir ödemenin olmadığını, bankanın genel ifadelerle özel işlem yapmaya çalıştığını, her türlü gelir-gider-komisyon diye bir tabirin olamayacağını, bankanın kendine özgü özel ve teknik bir iş ve işlem yapmakta olduğunu ve tüm işlemleri tek tek belirtilmesi gerektiğini, bankanın işleminin TTK, TBK ve Bankacılık uygulamalarında genel işlem koşulu ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih, 2020/341 Esas - 2023/67 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava alacak talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, ödenen kredi bedellerinden davalının “periyodik hizmet komisyonu” ve “kredi tahsis komisyonu” adı altında toplam 39.886,00 TL kesinti yapıldığının davacı tarafından iddia edildiği, yapıldığı iddia edilen kesintilerin iadesi için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilerden faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceğinin düzenlendiği, bu düzenleme gereğince bankalar kullandırdıkları kredilerden faiz dışında elde edeceği diğer menfaatlerin niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyebilecekleri, bu çerçevede; Türkiye Bankalar Birliği'nin düzenleme hükümlerini yürüttüğü Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlerin Davalı İng Bank A.Ş. tarafından intemet sayfasında ilan edildiği, Kobi ve Ticari Ürün ve Hizmet Ücretlerini içeren tarifenin Türkiye Bankalar Birliği'nin yapmış olduğu çalışma sonrasında konsolide edilerek 5 Mart 2019 'dan itibaren geçerli olacak yeni tarifenin kapsamına ve içeriğinde yer alan Periyodik Hizmet Komisyonu detayları ve diğer komisyon detaylarının açıklandığı, kredi riski devam ettiği sürece Periyodik Hizmet Bedeli adı altında yeni bir hizmet bedeli alınacağının, Periyodik Hizmet Bedeli'nin mahiyeti, müşterilere verilen finansal olmayan hizmetlerinin yanı sıra, ilgili dönem içerisinde yapılan istisnalar ve özel nitelikli diğer hizmetlerin dikkate alındığının, değişen hizmetler ve istisnaların dikkate alınarak farklılaştırılabildiği ve uygulamada müşterilere bütünsel olarak verilen tüm hizmetlerin dikkate alınarak değerlendirildiğinin, ayrıca risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi ve bunun yanı sıra kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli bir şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak bu ücretin tahsil edileceğinin, bedelin minimum 300,00 TL maksimum 30.000,00 TL olarak 3 ayda bir periyodik olarak tahsil edebilecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/382 esas 2022/3582 karar sayılı ilamı)
Diğer yandan, 6102 sayılı TTK’nın “Ücret İsteme Hakkı” başlıklı 20’nci maddesine göre Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır. Bundan başka, verdiği avanslar veya yaptığı masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazanır.
Bir tacirin bu madde hükmüne dayanarak ücret talep etmesi öncelikle ticarî işletmeyle ilgili bir iş veya hizmetin görülmesini düzenleyen sözleşmede, bu iş veya hizmet karşılığında ücret ödeneceğine ilişkin bir açıklığın bulunmadığı hâlde de söz konusu olur. Ayrıca aynı maddenin ikinci cümlesinde tacirin, ticari işletmesiyle ilgili olarak verdiği avanslar ve yaptığı masraflar için de ödeme tarihinden başlayarak faize hak kazanacağı gösterilmiştir (Arkan, S.: Ticarî İşletme Hukuku, Ankara 1998, s.132-135).
Buradan hareketle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Faiz oranları ile diğer menfaatler” başlığını taşıyan 144’üncü maddesine değinmek gerekir. Bu madde “Merkez Bankası, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında kâr ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dâhil her türlü işlemlerinden elde edecekleri ücret, masraf, komisyon ve diğer menfaatlerin nitelikleri ile azamî miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir.” hükmünü içermektedir. (Tekinalp, Ü.: Banka Hukukunun Esasları, İstanbul 2009, s.81-82). Merkez Bankası da bu yetkisine dayanarak, eldeki kredilerin kullanıldığı tarihte yürürlükte bulunan 09.12.2006 tarihli Resmî Gazete’de Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliği yayımlamış olup, Tebliğ’in 4’üncü maddesi “Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir” ve 6’ncı maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” hükümlerini içermektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-49 esas 2019/158 karar sayılı ilamı)
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde;
a-Kredi Tahsis Komisyonu yönünden; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 8, 8.1, 8.2, 8.3 ve 8.4’üncü maddelerinde masraf ve komisyon ücreti alınabileceğinin belirlendiği, yine 6102 sayılı yasanın 20.maddesine göre de davalı bankanın ücret talep etme hakkı olduğu nazara alındığında davalının kredi tahsis komisyonu talep etme hakkının bulunduğunun kabulü gerekecektir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144’üncü maddesi ile olay tarihinde yürürlükte bulunan yukarıda belirtilen Tebliğ’in 4. ve 6’ncı maddeleri gereğince ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle ilân ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması; şayet gerekli ilân ve yayımlar yapılmamış ise, 6102 sayılı TTK’nın 20’nci maddesi gereğince ve emsal banka uygulamaları araştırılarak oran belirlenmesi gerekir. Eldeki olayda mahkemece dosyaya alınan raporlarda bu yönde bir tespit olmadığı gibi, dosyaya gelen 20.01.2021 tarihli 1. rapor ve 19.04.2022 tarihli 2. Raporda davacının hesaptan tahsil edildiğini iddia ettiği 5.250,00 TL ve 340,00 TL tutarlı kredi tahsis komisyonu kesintilerine hesap hareketlerinde rastlanmadığının bildirilmesine karşın hükme esas alınan 04.01.2023 tarihli raporda anılan raporların aksine bu bedellerin iade edilmesi gerektiği bildirilmiş, anılan sonuca nasıl ulaşıldığı açıklanmadığı gibi raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmediği, bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidildiği görülmüştür.
b-Periyodik Hizmet Komisyonu yönünden; Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı banka tarafından davacı şirkete nakit taksitli ticari kredilerin kullandırıldığı, dava konusu periyodik hizmet komisyonunun tahsil edildikleri tarih itibariyle kullanılan nakit taksitli ticari kredilerden bir tanesinin riskinin devam ettiğinin anlaşılması halinde, bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilerden faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceğinin düzenlendiği, müşterinin kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli bir şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak bu ücretin tahsil edileceği, bedelin minimum 300,00 TL maksimum 30.000,00 TL olarak 3 ayda bir periyodik olarak tahsil edileceği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/382 esas 2022/3582 karar sayılı ilamı) Anılan düzenlemeler karşısında dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında periyodik hizmet komisyonu tahsil tarihlerinde kredi risklerinin devam edip etmediği yönünde bir tespit yapılmadığı gibi, yapılan kesintilerin anılan sınırlar içinde kalıp kalmadığı yönünde bir değerlendirme de içermediği anlaşıldığından dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm vermeye elverişli olmadıkları anlaşılmış, anılan raporlarla hüküm verilmesi hatalı olmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş; dosyanın yeni bir bankacı bilirkişiye tevdi edilerek, yukarıdaki ilke ve açıklamalar doğrultusunda yargı denetimine elverişli rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Gerekçeli karar başlığında; dava alt türünün hatalı göstesrilmesi 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf talepleri bu yönlerden yerinde görülerek ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 bendi uyarınca kaldırılması, yukarıda belirtilen şekilde rapor aldırılmak ve eksik hususlar giderilmek suretiyle yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iade edilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin İstinaf Başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih, 2020/341 Esas - 2023/67 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Gebze İcra Dairesi 2023/4341 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*