T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1318 - 2025/1855
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1318
KARAR NO: 2025/1855
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/05/2025
NUMARASI: 2023/627 Esas - 2025/311 Karar
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5-...
6-...
7- ...
8- ...
9- ...
10- ...
VEKİLİ: Av. ...
FERİ MÜDAHİLLER: 1-...
VEKİLİ: Av. ...
: 2-...
VEKİLİ: Av....
: 3-...
VEKİLİ: Av....
: 4-...
VEKİLİ: Av....
: 5-...
VEKİLİ: Av. ...
: 6-...
VEKİLİ: Av. ...
: 7-...
VEKİLİ: Av....
: 8-...
VEKİLİ: Av. ...
: 9-...
VEKİLİ: Av. ...
: 10-...
VEKİLİ: Av. ...
: 11-...
VEKİLİ: Av. ...
: 12-...
VEKİLİ: Av. ...
: 13-...
VEKİLİ: Av....
: 14-...
VEKİLİ: Av. ...
: 15-...
VEKİLİ: Av. ...
: 16-...
VEKİLİ: Av. ...
: 17-...
VEKİLİ: Av. ...
: 18-...
VEKİLİ: Av. ...
: 19-...
: 20-...
VEKİLİ: Av. ...
: 21-...
VEKİLİ: Av. ...
: 22-...
VEKİLİ: Av. ...
: 23-...
VEKİLİ: Av. ...
: 24-...
: 25-...
VEKİLİ: Av. ...
: 26-...
VEKİLİ: Av. ...
: 27-...
VEKİLİ: Av. ...
: 28-...
: 29-...
VEKİLİ: Av. ...
: 30-...
VEKİLİ: Av. ...
: 31-...
VEKİLİ: Av....
: 32-...
VEKİLİ: Av. ...
: 33-...
VEKİLİ: Av. ...
: 34-...
VEKİLİ: Av....
: 35...
VEKİLİ: Av. ...
: 36-...
VEKİLİ: Av....
: 37-...
VEKİLİ: Av. ...
: 38-...
VEKİLİ: Av. ...
: 39-...
VEKİLİ: Av. ...
: 40-...
VEKİLİ: Av. ...
: 41-...
VEKİLİ: Av. ...
: 42-...
VEKİLİ: Av. ...
: 43-...
VEKİLİ: Av. ...
: 44-...
: 45-...
VEKİLİ: Av. ...
: 46-...
VEKİLİ: Av. ...
: 47-...
VEKİLİ: Av....
: 48-...
VEKİLİ: Av. ...
: 49-...
VEKİLİ: Av. ...
: 50-...
VEKİLİ: Av. ...
: 51-...
VEKİLİ: Av. ...
: 52-...
VEKİLİ: Av. ...
: 53-...
VEKİLİ: Av....
: 54-...
VEKİLİ: Av....
: 55-...
VEKİLİ: Av. ...
: 56-...
VEKİLİ: Av. ...
: 57-...
VEKİLİ: Av. ...
: 58-...
VEKİLİ: Av. ...
: 59-...
VEKİLİ: Av. ...
: 60-...
VEKİLİ: Av....
: 61-...
VEKİLİ: Av. ...
: 62-...
VEKİLİ: Av. ...
: 63-...
VEKİLİ: Av. ...
: 64-...
VEKİLİ: Av. ...
: 65-...
VEKİLİ: Av....
: 66-...
VEKİLİ: Av. ...
: 67-...
VEKİLİ: Av. ...
: 68-...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 20/12/2023
KARAR TARİHİ : 05/11/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 05/11/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ekonomik sıkıntılar sebebiyle borçlarının olağan süreçte ödenememesi tehlikesi ile karşı karşıya kalındığını, ekonomik sıkıntı sonucu alacaklıların takipleri ve borçların ödenmemesi sonucunun ortaya çıkabileceğini belirterek, sunulan konkordato projesi doğrultusunda müvekkilleri hakkında kesin mühlet kararı ile konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...1-Davacı borçlular FMC Metal Makina İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi (mersis No:..., Vergi No:..., Sicil No: ...), Akya Endüstriyel Otomasyon Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi (mersis No: ..., Vergi No: ..., Sicil No: ...), Alyans Boru Ve Makina Sanayi Ticaret Limited Şirketi (mersis No: ..., Vergi No: ..., Sicil No: ...), Yaya Metal Çelik Sanayi Ticaret Limited Şirketi (mersis No: ..., Vergi No: ..., Sicil No: 32961) ,... TC kimlik nolu ..., ...TC kimlik nolu ..., ... TC kimlik nolu..., ... TC kimlik nolu ..., ... TC kimlik nolu ... Çatalbaş ve ... TC kimlik nolu ... hakkında yürütülen dava kapsamında konkordato projelerinin tasdik edilmesi taleplerinin İİK’nın 292/b maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, bu kapsamda, borçlular hakkında mahkememizce verilen mühlet kararının ve bu kararlarla birlikte verilen tedbirlerin kaldırılmasına, komiserlerin görevlerinin sonlandırılmasına,
2- Davacı şirketler Fmc Metal Makina İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi (mersis No:..., Vergi No:..., Sicil No: ...), Akya Endüstriyel Otomasyon Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi (mersis No: ..., Vergi No: ..., Sicil No: ...), Alyans Boru Ve Makina Sanayi Ticaret Limited Şirketi (mersis No: ..., Vergi No: ..., Sicil No: ...) Ve Yaya Metal Çelik Sanayi Ticaret Limited ŞİRKETİ’nin (Mersis No: ..., Vergi No: ..., Sicil No: ...) İİK’nın 292/1-b maddesi gereğince ayrı ayrı İFLASINA, borçlu şirketler hakkında iflasın 14/05/2025 günü ve saat 11:14 itibari ile açılmasına,
3-Davacıların konkordato taleplerinin reddedildiğinin, mühlet kararları ile komiser görevlendirmesi dahil tüm tedbirlerin kaldırıldığının ve davacı şirketlerin iflasına karar verildiğinin İİK’nın 288. maddesi gereğince mahkememiz tarafından ilan ettirilmesine ve ilgili kurumlara bildirilmesine,
4-İflas kararının derhal Kocaeli İflas Müdürlüğüne bildirilmesine, iflas kararının İİK’nın 166. maddesi uyarınca iflas müdürlüğü tarafından ayrıca, resen ve derhal ilanına, iflas tasfiyesinin adi usulde yapılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin Kocaeli İcra Müdürlüğünün ilgili iflas dosyasına gönderilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hakkında iflas kararı verilen şirketlerin yetkililerinin iflas kararının verildiği son duruşmada hazır bulundurulmadığı ve borçluların iflas kararından önce mahkemece dinlenmediğini, borca batıklık incelemesinin eksik yapıldığını eksik incelemeye dayalı olarak iflas kararı verilmesinin doğru olmadığını, makul güvence raporuna ilişkin değerlendirmenin bütünüyle hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davada konkordato komiser heyeti raporlarının taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, bu suretle davacıların savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinin izahtan vareste olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih, 2023/627 Esas - 2025/311 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava konkordato istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince konkordato talebinin reddine, konkordato talep eden tüzel kişilerin iflasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı talep eden davacılar vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacılar vekilinin davacı gerçek kişilerin ve tüzel kişilerin ekonomik sıkıntılar sebebiyle borçlarının olağan süreçte ödenememesi tehlikesi ile karşı karşıya kalındığını, ekonomik sıkıntı sonucu alacaklıların takipleri ve borçların ödenmemesi sonucunun ortaya çıkabileceğini belirterek, sunulan konkordato projesi doğrultusunda müvekkilleri hakkında kesin mühlet kararı ile konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava ettiği, mahkemece davacı tarafa 20.12.2023 tarihinde 3 ay geçici mühlet verildiği, geçici mühletin 20.05.2024 tarihine kadar uzatıldığı, davacılara 20.05.2024 tarihinden geçerli olmak üzere bir yıllık kesin mühlet verildiği, 14.05.2025 tarihli duruşmada, henüz alacaklılar toplantısı yapılıp konkordato projesi oylanmadan komiser raporu doğrultusunda konkordato projesinin ve revize projenin başarıya ulaşamayacağının anlaşılması karşısında konkordato talebinin reddine, tüzel kişilerin ise 2004 sayılı yasanın 292/1-b maddesi gereği iflasına karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
a-Konkordato talep eden ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın istinaf istemleri yönünden; Bu davacıların ön projesi ile revize projelerinin ve dosyaya gelen 03.03.2025 tarihli ve 12.05.2025 tarihli kayyım heyeti raporu incelendiğinde;
Davacılardan; ...’nun konkordato projesinde bildirdiği malvarlığının 10.250.000,00 TL olmasına karşın şahsi ve kefalet kaynaklı borçlarının toplamının 205.064.264,27 TL olduğu, davacının bildirdiği malvarlığının borçlarını karşılamaya yetmediği, projesinin başarısının davacı şirketlerin projesinin başarısına bağlandığı,
...’ın konkordato projesinde bildirdiği malvarlığının 19.657.000,00 TL olmasına karşın şahsi ve kefalet kaynaklı borçlarının toplamının 204.981.315,27 TL olduğu, davacının bildirdiği malvarlığının borçlarını karşılamaya yetmediği, projesinin başarısının davacı şirketlerin projesinin başarısına bağlandığı,
...’ın konkordato projesinde bildirdiği malvarlığının bulunmamasına karşın şahsi ve kefalet kaynaklı borçlarının toplamının 204.981.315,27 TL olduğu, davacının bildirdiği malvarlığının borçlarını karşılamaya yetmediği, projesinin başarısının davacı şirketlerin projesinin başarısına bağlandığı,
...’nın konkordato projesinde bildirdiği malvarlığının 3.850.000,00 TL olmasına karşın şahsi ve kefalet kaynaklı borçlarının toplamının 736.615,86TL olduğu, davacının malvarlığının borçlarını karşıladığı ancak projede varlık satışına dayanılmamış olması nedeniyle ve başkaca bir kaynak gösterilmemesi nedeniyle, projesinin başarısının davacı şirketlerin projesinin başarısına bağlandığı,
...’ın konkordato projesinde bildirdiği malvarlığının bulunmamasına karşın şahsi ve kefalet kaynaklı borçlarının toplamının 2.282.156,92 TL olduğu, davacının bildirdiği malvarlığının borçlarını karşılamaya yetmediği, projesinin başarısının davacı şirketlerin projesinin başarısına bağlandığı,
...’ın konkordato projesinde bildirdiği malvarlığının 5.350.000,00 TL olmasına karşın şahsi ve kefalet kaynaklı borçlarının toplamının 4.104.615,48 olduğu, davacının malvarlığının borçlarını karşıladığı ancak projede kaynak olarak şirketin nakit akışlarının gösterildiği, taşınmaz üzerinde ayrıca ipotek bulunduğu ve başkaca bir kaynak gösterilmemesi nedeniyle, projesinin başarısının davacı şirketlerin projesinin başarısına bağlandığı anlaşılmıştır.
Bu şekilde davacı gerçek kişilerin borçlu şirketlerden bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, projenin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, tamamen borçlu şirketlerin ön projesi üzerine temellendirildiği (yaslanma proje) anlaşılmıştır. Oysa davacının konkordato talep ve projelerinin şirketin konkordato talep ve projesinden bağımsız olması ve konkordato tasdik koşullarının bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu adı geçen davacıların açıklanan şekilde bağımsız projelerinin olmaması, şirketlerdeki nakit akışı dışında ve yeterli düzeyde herhangi bir faaliyet bildirilmemesi, davacıların ön projesinin ve revize projesinin başarısının şirketlerin başarısına bağlanması nazara alındığında mahkemenin davanın reddine yönelik kararı isabetlidir.
b- Konkordato talep eden FMC Metal Makina İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti, Akya Endüstriyel Otomasyon San. ve Tic. Ltd. Şti, Yaya Metal Çelik San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Alyans Boru ve Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin istinaf istemleri yönünden;
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 709).
Konkordato İİK’da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimi şeklinde ifade edilmiştir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).
Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve İİK’nın 286'ncı maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesini ister (İİK md. 285-287). Asliye Ticaret Mahkemesi 286'ncı maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici mühlet (üç ay) verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (İİK. md. 287).
Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (md. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.
Kesin mühlet içerisinde komiser, konkordatonun hazırlanmasına ilişkin işlemleri gerçekleştirir. Kısaca belirtmek gerekirse, bunlar aktif ve pasifin tespit edilerek aktif defterlerinin tutulması ve değerlerinin takdiri, alacakların bildirilmesi için İİK’nın 288'inci maddesine göre ilân yapılması, borçlunun yazdırılan alacaklara tamamen veya kısmen kabul veya ret şeklinde beyanlarının alınması (md. 299), çekişmeli alacaklar hakkında dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine sunularak bu alacaklar hakkında konkordato oylamasına katılıp katılmayacakları konusunda karar alınması, rehinli alacak müzakerelerinin yapılması, alacaklılar toplantısı ve oylamaların tutanakla tespiti (md. 302), alacakların geçerli ve sağlıklı olup olmadıklarının borçlunun ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle tespiti ve bu konuda oluşan kanaatin ticaret mahkemesine sunulan raporda belirtilmesi, konkordato mühleti içerisinde dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine konkordatonun tasdiki veya reddine karar verilmek üzere sunulması ve sonuçta Asliye Ticaret Mahkemesinin duruşma günü ilân ederek, komiseri de dinlemek suretiyle, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak tasdik veya ret kararı vermesidir. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, borçlu iflâsa tâbi ise, konkordatonun reddi ve doğrudan iflâs sebeplerinin varlığı hâlinde borçlunun iflâsının açılmasına da karar verilecektir.
İcra ve İflas Kanunu’nun “Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması “ başlıklı 292 nci maddesi,
“İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder” şeklinde düzenlenmiş olup, İİK’nın geçici mühleti düzenleyen 287/5 inci maddesinde de, İİK’nın 291 ve 292'nci maddelerinin, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir.
Konkordatonun tasdik edilmemesine ilişkin benzer düzenleme az yukarıda da ifade edildiği üzere İİK'nın 292'nci maddesinde yer almaktadır. İlgili madde uyarınca konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde mühlet kararı kaldırılarak iflâsa tâbi talep edenin iflâsına karar verilecektir, ancak belirtmek gerekir ki İİK'nın 292'nci maddesinde belirtilen iflâsın şartları ile 308'inci maddesi gereğince konkordatonun tasdik edilmemesi hâlinde mahkemece verilecek iflâs kararının şartları birbirinden farklıdır (Öztek, Budak, Tunç Yücel, Kale, Yeşilova, s. 308).
İcra ve İflas Kanunu’nun 292'nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise resen iflâsın açılmasına; iflâsa tâbi olmayan borçlu bakımından ise resen konkordato talebinin reddine karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu, konkordatoyu bir alacaklı talep etmişse onu ve varsa alacaklılar kurulunu dinlemesi gerekir. Diğer alacaklıları ise gerek görürse dinler (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 194, Hukuk Genel Kurulunun 18.5.2022 tarihli ve 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı).
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa;
FMC Metal Makina İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti’nin konkordato projesi ile kararın tasdik tarihini takiben 4 ayda bir eşit taksitler halinde toplam 9 taksitte(36 ayda) ödemeyi teklif ettiği, komiserler heyetince projesinin başarıya ulaşma şansı olduğunun değerlendirilmesi üzerine davacı şirkete bir yıllık kesin mühlet verildiği, komiserler heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda 03.03.2025 tarihli raporda davacının projesinde öngördüğü konkordato kaynaklarının gerçekleşmediği, kısmen gerçekleşenlerin ise yetersiz olduğu projenin revize edilmesinin gerektiğinin tespit edildiği, davacının revize projesini sunması akabinde 12.05.2025 tarihinde sunulan rapordaki tespitlere göre; davacı şirketin mühlet içerisindeki borçlarının artan bir seyir gösterdiği, ödemelerde aksaklıklar olduğu, 2025 yılı ocak ayında kısmi, şubat, mart ve nisan aylarında ise tam ay olarak personel maaşlarının ödenmediğinin tespit edildiği, yine davacının bu dönemde Tayfun Altınay’a yaptığı taşınmaz devrinin bedelinin geç ödendiğinin komiserlerin bilgisi dahilinde olmadığı gibi adı geçen alacaklı ile davacı arasındaki ACE2025000000001 numaralı faturaya konu işin de muvazaalı olabileceğinin değerlendirildiği, bu şekilde mahkeme ve komiser talimatına aykırı işlemlerinin olduğu, davacının mali kayıtlarında gerçekçi olmayan karlılık oranlarının kayıtlara işlendiği, şirketin 28.02.2025 tarihli rayiç bilançosuna göre şirketin öz sermayesinin -124.514.379,22 TL ile borca batık hale geldiği, bu şekilde davacının revize edilen konkordato projesinde önceki projede olandan farklı kaynak gösterilmemesi nedeniyle de projenin başarıya ulaşma ihtimalinin kalmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklılar toplantısı yapılmadan kesin mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması karşısında olayda İİK'nun 292/1-b maddesinin uygulanması gerekmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 292'nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise resen iflâsın açılmasına karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu dinlemesi gerekir. (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 194, Hukuk Genel Kurulunun 18.5.2022 tarihli ve 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı). Mahkemece konkordatonun başarıya ulaşmayacağının komiserler heyeti raporlarından anlaşılması karşısında davacı temsilcisi ...’nun duruşmaya davet edildiği, yetkiliye duruşma günü tebligatının 08.04.2025 tarihinde yapıldığı, ancak yetkilinin duruşmaya katılmadığı, bu şekilde yetkilinin duruşmaya davet edilerek, davacının konkordato talebinin reddine ve davacının 2004 sayılı yasanın 292/1-b maddesi gereği iflasına karar verilmesi isabetlidir.
Yaya Metal Çelik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin konkordato projesi ile kararın tasdik tarihini takiben 4 ayda bir eşit taksitler halinde toplam 9 taksitte(36 ayda) ödemeyi teklif ettiği, komiserler heyetince projesinin başarıya ulaşma şansı olduğunun değerlendirilmesi üzerine davacı şirkete bir yıllık kesin mühlet verildiği, komiserler heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda 03.03.2025 tarihli raporda davacının projesinde öngördüğü konkordato kaynaklarının gerçekleşmediği, kısmen gerçekleşenlerin ise yetersiz olduğu projenin revize edilmesinin gerektiğinin tespit edildiği, davacının revize projesini sunması akabinde 12.05.2025 tarihinde sunulan rapordaki tespitlere göre; davacı şirketin mühlet içerisindeki borçlarının artan bir seyir gösterdiği, ödemelerde aksaklıklar olduğu, 2025 yılı ocak ayında kısmi, şubat, mart ve nisan aylarında ise tam ay olarak personel maaşlarının ödenmediğinin tespit edildiği, davacının mali kayıtlarında gerçekçi olmayan karlılık oranlarının kayıtlara işlendiği, şirketin 28.02.2025 tarihli rayiç bilançosuna göre şirketin öz sermayesinin -13.727.833,42 TL ile borca batık hale geldiği, bu şekilde davacının revize dilen konkordato projesinde önceki projede olandan farklı kaynak gösterilmemesi nedeniyle de projenin başarıya ulaşma ihtimalinin kalmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklılar toplantısı yapılmadan kesin mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması karşısında olayda İİK'nun 292/1-b maddesinin uygulanması gerekmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 292 nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise resen iflâsın açılmasına karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu dinlemesi gerekir. (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 194, Hukuk Genel Kurulunun 18.5.2022 tarihli ve 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı). Mahkemece konkordatonun başarıya ulaşmayacağının komiserler heyeti raporlarından anlaşılması karşısında davacı temsilcisi ...’ın duruşmaya davet edildiği, yetkiliye duruşma günü tebligatının 08.04.2025 tarihinde yapıldığı, ancak yetkilinin duruşmaya katılmadığı, bu şekilde yetkilinin duruşmaya davet edilerek, davacının konkordato talebinin reddine ve davacının 2004 sayılı yasanın 292/1-b maddesi gereği iflasına karar verilmesi isabetlidir.
Alyans Boru ve Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin konkordato projesi ile kararın tasdik tarihini takiben 4 ayda bir eşit taksitler halinde toplam 9 taksitte(36 ayda) ödemeyi teklif ettiği, komiserler heyetince projesinin başarıya ulaşma şansı olduğunun değerlendirilmesi üzerine davacı şirkete bir yıllık kesin mühlet verildiği, komiserler heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda 03.03.2025 tarihli raporda davacının projesinde öngördüğü konkordato kaynaklarının gerçekleşmediği, kısmen gerçekleşenlerin ise yetersiz olduğu projenin revize edilmesinin gerektiğinin tespit edildiği, davacının revize projesini sunması akabinde 12.05.2025 tarihinde sunulan rapordaki tespitlere göre; davacı şirketin mühlet içerisindeki borçlarının artan bir seyir gösterdiği, ödemelerde aksaklıklar olduğu, 2025 yılı ocak ayında kısmi, şubat, mart ve nisan aylarında ise tam ay olarak personel maaşlarının ödenmediğinin tespit edildiği, davacının mali kayıtlarında gerçekçi olmayan karlılık oranlarının kayıtlara işlendiği, şirketin 28.02.2025 tarihli rayiç bilançosuna göre şirketin öz sermayesinin -34.843.586,51 TL ile borca batık hale geldiği, bu şekilde davacının revize dilen konkordato projesinde önceki projede olandan farklı kaynak gösterilmemesi nedeniyle de projenin başarıya ulaşma ihtimalinin kalmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklılar toplantısı yapılmadan kesin mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması karşısında olayda İİK'nun 292/1-b maddesinin uygulanması gerekmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 292'nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise resen iflâsın açılmasına karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu dinlemesi gerekir. (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 194, Hukuk Genel Kurulunun 18.5.2022 tarihli ve 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı). Mahkemece konkordatonun başarıya ulaşmayacağının komiserler heyeti raporlarından anlaşılması karşısında davacı temsilcisi Fatih Çatalbaş’ın duruşmaya davet edildiği, yetkiliye duruşma günü tebligatının 11.04.2025 tarihinde yapıldığı, ancak yetkilinin duruşmaya katılmadığı, bu şekilde yetkilinin duruşmaya davet edilerek, davacının konkordato talebinin reddine ve davacının 2004 sayılı yasanın 292/1-b maddesi gereği iflasına karar verilmesi isabetlidir.
Akya Endüstriyel Otomasyon San. ve Tic. Ltd. Şti,’nin konkordato projesi ile kararın tasdik tarihini takiben 4 ayda bir eşit taksitler halinde toplam 9 taksitte(36 ayda) ödemeyi teklif ettiği, komiserler heyetince projesinin başarıya ulaşma şansı olduğunun değerlendirilmesi üzerine davacı şirkete bir yıllık kesin mühlet verildiği, komiserler heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda 03.03.2025 tarihli raporda davacının projesinde öngördüğü konkordato kaynaklarının gerçekleşmediği, kısmen gerçekleşenlerin ise yetersiz olduğu projenin revize edilmesinin gerektiğinin tespit edildiği, davacının revize projesini sunması akabinde 12.05.2025 tarihinde sunulan rapordaki tespitlere göre; davacı şirketin mühlet içerisindeki borçlarının artan bir seyir gösterdiği, ödemelerde aksaklıklar olduğu, 2025 yılı ocak ayında kısmi, şubat, mart ve nisan aylarında ise tam ay olarak personel maaşlarının ödenmediğinin tespit edildiği, davacının mali kayıtlarında gerçekçi olmayan karlılık oranlarının kayıtlara işlendiği, şirketin 28.02.2025 tarihli rayiç bilançosuna göre şirketin öz sermayesinin -3.680.257,05 TL ile borca batık hale geldiği, bu şekilde davacının revize dilen konkordato projesinde önceki projede olandan farklı kaynak gösterilmemesi nedeniyle de projenin başarıya ulaşma ihtimalinin kalmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklılar toplantısı yapılmadan kesin mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması karşısında olayda İİK'nun 292/1-b maddesinin uygulanması gerekmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 292'nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise resen iflâsın açılmasına karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu dinlemesi gerekir. (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 194, Hukuk Genel Kurulunun 18.5.2022 tarihli ve 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı). Mahkemece konkordatonun başarıya ulaşmayacağının komiserler heyeti raporlarından anlaşılması karşısında davacı temsilcisi ...’nın duruşmaya davet edildiği, yetkiliye duruşma günü tebligatının 08.04.2025 tarihinde yapıldığı, ancak yetkilinin duruşmaya katılmadığı, bu şekilde yetkilinin duruşmaya davet edilerek, davacının konkordato talebinin reddine ve davacının 2004 sayılı yasanın 292/1-b maddesi gereği iflasına karar verilmesi isabetlidir.
Yukarıda detaylandırıldığı üzere; konkordato komiserinin yazılı raporu ile konkordatonun başarıya ulaşamayacağının komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nın 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/6-603 esas 2023/1216 karar sayılı ilamı)İİK’nın 292. maddesi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. (Benzer yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2019/2690 Esas, 2021/117 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1817 esas 2023/2077 karar sayılı ilamı) Bu nedenlerle davacı tarafın borca batıklık araştırmasının doğru yapılmadığı yönündeki istinaf istemleri de yerinde görülmemiştir.
Kaldı ki; 12.05.2025 tarihli komiser heyeti raporuna göre; davacıların 2025 yılı ocak ayından itibaren işçilik ücretlerini ödeyemediği de bildirilmiş olup, Konkordato talebinden sonra doğan vergi, kira, işçi alacakları elektrik, su gideri gibi şirketin olağan masraflarını dahi ödemeyen şirketin konkordato müessesinden faydalanması mümkün olmadığından (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/4168 esas 2022/872 karar sayılı ilamı) ve komiserler heyetinin raporu sunduğu tarihin bir yıllık kesin süreninin son günlerine rastlaması nedeniyle, yukarıdaki tespitler de nazara alındığında davacılara rapora karşı beyanda bulunmaları için ayrıca süre verilmeden karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, talep eden davacıların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/11/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*