T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1264
KARAR NO: 2025/1386
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/05/2025 ve 11/06/2025 Tarihli Ara Kararlar
NUMARASI: 2025/273 Esas
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN/DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
İHTİYATİ TEDBİRE
İTİRAZ EDEN/DAVALI: ...-...-
VEKİLİ: Av. ...
DAVA TÜRÜ: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
TALEP: İhtiyati Tedbir
DAVA TARİHİ : 16/05/2025
KARAR TARİHİ: 31/07/2025
KR. YAZIM TARİHİ: 01/08/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, 16/01/1995 tarihinden günümüze kadar faaliyet gösteren davalı ...'nin kurucu ortağı olup kuruluş sermayesindeki payı %40 olduğunu, davalı şirketin iki ortağı ... ve ... kardeş olduğunu, buna ek olarak davacı ve dava dışı şirket ortağı ..., münferiden davalı ... temsil ve ilzama yetkili olsa da şirketin kuruluşundan Kasım 2024 tarihine kadar şirketin günlük operasyonun tamamı davacı tarafından yönetildiğini, 30/01/1996, 22/12/2000, 17/07/2003, 25/03/2004 ve nihayet 07/03/2019 tarihlerinde ticaret sicilinde yapılan ilanlarda tespit edileceği üzere sermaye artırımı yapıldığını, davalı şirketin güncel sermayesi 2.000.000,00-TL olduğunu, bu sermaye 80000 paya bölünmüş olduğunu, davacının 16000 payı (%20) bulunmakta olduğunu, davacının şirket içindeki sermayesi esasen %33,80 oranında olup bu fiili pay durumu uzun yıllardan beri devam ettiğini, davacının ilk olarak 2023 yılının haziran ayında şahsı adına aldığı bir dükkan sebebiyle dava dışı şirket ortağı abisinin kendisine yönelik şirketten para kaçırdığına dair haksız ithamlarına ve hakaretlerine maruz kaldığını, davacının bu haksız itham/iftira nedeniyle dava dışı abisi ...'ın uygun göreceği bir bağımsız denetim şirketi tarafından davalı şirket hesaplarının incelenmesini ve çıkacak sonuca göre ortaklığın sonlandırılmasını talep ettiğini ancak çıkan rapora göre dava dışı ...'ın bu işlemi yapmaya da yanaşmadığını, son olarak 19/12/2024 tarihinde davacı, davalının şirkete gittiğinde abisi ... tarafından davacının şirkete girişinin engellendiğini, kendisine küfürler edildiğini ve kendisine bardak, kaldırım taşı ve koltuk fırlatmak suretiyle şirket çalışanlarının önünde kasten yaralama teşebbüsünde bulunulduğunu, davalı şirketin diğer ortağı şirket değerini etkileyecek şekilde kötü niyetli olarak şirketin içini boşaltmakta olduğunu, dava açmadan önce davacı tarafından arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2025/63118 numaralı dosyasıyla yapılan görüşme neticesinde anlaşma sağlanamadığını belirterek; tensiple davalı şirkete denetim ve onay kayyımı olarak yeminli mali müşavir ve bağımsız denetçi atanmasına, davalı şirketin yöneticisinin şirketle ilgili her türlü karar ve tasarruf işleminin ( şirket malvarlığı üzerinde tasarruf etme, şirkete ait banka hesaplarından para çekme, kambiyo evrakı düzenleme ve şirket adına harcama yapma dahil her türlü işlemi ) geçerliliğinin, mahkemece atanan kayyımın onayına bağlanmasına karar verilmesine, onay kayyımı talepleri kabul görmezse denetim kayyımı atanmasına, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına, sermaye koyma borcunun dondurulmasına, şirketin mal varlığına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar üzerine 3. Kişilere devri engeller şekilde ve mümkünse teminatsız değilse teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirketin yöneticilerinin davacının hak ve menfaatini etkileyecek şekilde borçlandırıcı işlem yapmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu hususta davalı şirkete ve Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, netice olarak; davacının, ...'ndeki ortaklığından haklı nedenle çıkmasına ve ayrılma akçesi olarak şimdilik 1.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, bu mümkün olmuyorsa şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince 20/05/2025 tarihli ara karar ile; " ...
1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile,
..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar üzerine teminatsız olarak İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,
2-UYAP üzerinden tedbir kararının araç üzerine işlenmesine,
3-Denetim ve onay kayyımı talebi ile ortaklıktan doğan hak ve borçların durdurulması taleplerinin REDDİNE, ... " karar verilmiştir.
Davacı vekili 26/05/2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçların kaydına şerh konulmuşsa yıl başından bu yana yapılan devirler de göz önüne alınarak şirketin mal varlığına kayıtlı bütün taşınır ve taşınmaz mallar üzerine ''bu mümkün değilse müvekkilin payını karşılayacak şekilde en azından araçların yarısına'' 3. Kişilere devri engeller şekilde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 27/05/2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; davalı şirket adına kayıtlı olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar üzerinde ki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, ihtiyati tedbir kararı teminatsız verildiğinden tedbirin devamına karar verilmesi halinde müvekkili şirketin uğrayacağı muhtemel zararlar nedeniyle davacıdan teminat alınmasını, daha fazla araca tedbir konulması isteminin şirketini faaliyetlerini engeller bir duruma neden olacağı göz önünde bulundurularak davacının talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 11/06/2025 tarihli ara karar ile; " ... İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE,
Davacı tarafın şirkete kayyım atanması talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara karar gerekçesinde somut verilere dayanmamış sadece kanun hükmünü yineleyerek kararına gerekçe oluşturduğunu, bu hali ile mahkemenin hangi delillere dayalı olarak yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını tartışmanın mümkün olmadığını, anılan nedenlerden dolayı kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme ihtiyati tedbir kararını davanın niteliğine uygun şekilde değerlendirmediğini, davacının soyut iddialarla açmış olduğu ortaklıktan çıkma davasında, sırf davanın açılmış olması ihtiyati tedbir konulması için yeterli olmadığını beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eğer iddia edildiği üzere şirket ortağı mal kaçırma gayesinde ise kayyım yasal zorunluluk olduğunu, eğer satış sözleşmelerinde belirtilen bedellerin doğru olduğu iddia edilecek ise bu kez de piyasada ki araç bedelleri gözetildiğinde net bir şekilde yönetim zaafiyeti olduğu ve şirketin iflasa sürüklendiğinin kabulü ile yine Kayyım zorunluluğu ortaya çıkacağını, bu nedenle denetim kayyımının varlığı dava açısından çok önemli olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davalı şirkete ''Denetim ve Onay Kayyımı'' olarak yeminli mali müşavir ve bağımsız denetçi atanmasına, davalı şirketin yöneticisinin şirketle ilgili her türlü karar ve tasarruf işleminin (şirket malvarlığı üzerinde tasarruf etme, şirkete ait banka hesaplarından para çekme, kambiyo evrakı düzenleme ve şirket adına harcama yapma dahil her türlü işlemi) geçerliliğinin, mahkemece atanan kayyımın onayına bağlanmasına karar verilmesine, onay kayyımı taleplerinin kabul görmezse denetim kayyımı atanmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/273 Esas sayılı 20/05/2025 ile 11/06/2025 Tarihli Ara Kararlar ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, denetim kayyımı atanması talebinin reddine ve davalının ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Derdest dava kapsamında davacı vekilince davalı şirkete tedbiren kayyım atanması, denetim/onay kayyımı atanmasına ilişkin talepleri üzerine, İlk derece mahkemesince taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece davacı vekilinin şirketin mal varlığına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar üzerine 3. Kişilere devri engeller şekilde ve mümkünse teminatsız değilse teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin talebin ise kısmen kabulü ile şirket adına kayıtlı bir kısım taşınırlar üzerine ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin ara kararına itiraz üzerine davalının ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
6100 sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Şirketlere kayyım (denetim, onay veya yönetim) atanmasına dair 6102 sayılı TTK'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1. maddesinde; TTK'nın 4721 sayılı TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu hüküm altına alınmakla 4721 sayılı TMK'nın 426. vd. maddelerinin uygun düştüğü ölçüde şirketler için de kıyasen uygulanması gerekir. Nitekim Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerince de, şirkette organ boşluğu, şirket ortakların hak ve menfaatlerinin korunması gibi nedenlerle şirketlere yönetim, denetim ve onay kayyımı atanacağı benimsenmiştir.
Bu bağlamda, davacının ileri sürdüğü nedenlere yönelik olarak dosya kapsamındaki mevcut delil durumu gözetildiğinde; şirket adına kayıtlı taşınırlar dışında talebe konu tedbir istemleri yönünden gerekli olan yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmemesi, davacının haklı sebep olgularına yönelik iddialarının varlığı ve kapsamının yargılamayı gerektirmesi, davalı şirkette organ boşluğu bulunmaması, kayyım atanması talebine ilişkin ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı, şirket adına kayıtlı taşınırlar yönünden ise davacının yaklaşık ispatı sağladığı, ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; taraf vekillerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/07/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*