T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1051 - 2025/1365
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1051
KARAR NO: 2025/1365
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2025 Tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2020/537 Esas
ASIL DAVA
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN/DAVACI: ...
VEKİLİ: Av...
İHTİYATİ TEDBİRE
İTİRAZ EDEN/DAVALI: HUFFAZOĞLU YAPI MALZEMELERİ İNŞAAT NAKLİYE TURİZM İZOLASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Köşklüceşme Mah. 548 Sok. No:28/A Gebze/KOCAELİ
VEKİLİ: Av..
DAVA TÜRÜ: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 14/09/2020
BİRLEŞEN DAVA: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2020/813 Esas Sayılı Dosyası
DAVACI: HUFFAZOĞLU YAPI MALZEMELERİ İNŞAAT NAKLİYE TURİZM İZOLASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Köşklüceşme Mah. 548 Sok. No:28/A Gebze/KOCAELİ
VEKİLİ: Av...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av...
DAVA TÜRÜ: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)
TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz
DAVA TARİHİ : 16/12/2020
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
KR. YAZIM TARİHİ: 21/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı-birleşen davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davalı şirket aktifine kayıtlı bulunan ... ve ... plakalı taşıtlar ile Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ..., ... ada .. parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine, davacı tarafın talebi doğrultusunda, 14.02.2022 tarihli ara karar marifetiyle devir ve temliki önleyici nitelikte ihtiyati tedbir tesis edildiğini, hakkaniyet, hakkın kötüye kullanılmasının engellenmesi ve tedbir kurumunun geçici nitelikteki fonksiyonunun korunması ilkeleri çerçevesinde, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini gerektiğini, aksi kanaate varılması hâlinde; hâlihazırda 14.02.2022 tarihli ara kararla tesis edilmiş olan ihtiyati tedbir kararında öngörülen 50.000,00-TL tutarındaki teminat miktarı, tedbire konu edilen malvarlığının gerçek ekonomik değeri ile açıkça orantısız olduğunu, zira dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda şirket öz varlığının, "1. Seçenekte rayiç değerlere göre tespit edilen 5.285.849.15.TL. şirket öz varlığın davacı tarafın 270 hissesine 1.057.169.83.TL. öz varlık düşmektedir. 2. Seçenekte rayiç değerlere göre tespit edilen 7.857.809.69.TL şirket öz varlığının davacı tarafın 270 hissesine 1.571.561.94.TL öz varlık tekabül etmektedir" şeklinde belirlendiğini, bu haliyle, mevcut tedbir kararında öngörülen 50.000,00-TL tutarındaki teminat miktarının, tedbire konu edilen malvarlığına oranla %1’in dahi altında olduğunu, bu hususun, hem hakkaniyete hem de teminatın fonksiyonuna aykırı düştüğünü, bu bağlamda, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilecekse tedbir kararına esas teminat bedelinin, bilirkişi marifetiyle tespit olunan şirket öz varlığının asgari %15’i oranında yeniden ve hakkaniyete uygun şekilde takdir edilmesi gerektiğini bu sebeple; mahkemece tesis olunan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkemece ihtiyati tedbir kararının devamına hükmolunacak ise; tedbire konu edilen malvarlığı unsurlarının bilirkişi marifetiyle tespit edilmiş ekonomik değeri karşısında, mevcut teminat bedelinin açıkça yetersiz ve orantısız olması nedeniyle, teminat bedelinin yeniden ve hakkaniyete uygun şekilde, en az şirket öz varlığının %15’i oranında olacak biçimde artırılarak yeniden belirlenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince 25/04/2025 tarihli ara karar ile; " ...
1-Mahkememizin 19/09/2023 tarihli ara kararı ile karar verilen, Davalı-birleşen davacı vekilinin aynı mahiyette ki talebi hakkında yeniden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı/birleşen davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı/birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilindiği gibi tedbirin devamı yahut kaldırılması talepleri, değişen şartlar ışığında yeniden değerlendirilmek zorunda olduğunu, geçici nitelikteki koruma tedbirlerinin süregiden fiili etkileri dikkate alınmadan verilmiş ret kararları, adil yargılanma hakkını zedeleyeceğini, bu itibarla, yerel mahkemenin yalnızca şekli nitelikte bir benzerlik varsayımına dayanarak talebi reddetmesi; HMK'nın m.394/1’in amacına aykırı olduğunu, Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, her ne kadar ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiği kanaatindeysek de, aksi dahi düşünülse, mevcut tedbirde öngörülen 50.000,00 TL’lik teminatın korunması kabul edilemeyeceğini, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere, davalı şirkete ait taşınır ve taşınmazların toplam değeri asgari 5.285.849,15 TL olarak tespit edildiğini, bu durumda %1’in dahi altında kalan teminat miktarı, tedbirin teminat fonksiyonunu yerine getirmekten uzak olduğunu gösterdiğini, kaldı ki, davanın nihai olarak reddedilmesi hâlinde, davalı şirketin uğrayacağı zarar, 50.000,00 TL gibi “komik” bir miktarla karşılanamaz nitelikte olduğunu, bu hem hakkaniyete hem de teminatın caydırıcılık ve dengeleyici işlevine aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı/karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının yeniden itiraz başvurusunda bulunması HMK'nın 394. maddesindeki hukümve düzenlemelere açıkça aykırı olduğundan istinaf talebin de dayanağı bulunmadığını beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/537 Esas sayılı 25/04/2025 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava; ticari şirket ortaklıktan çıkma veya çıkarılma istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati tedbire ve teminat miktarına itirazın kabulü istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın 25/04/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı/birleşen davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı/birleşen davalı vekilinin talebi üzerine ilk derece mahkemesinin 14/02/2022 tarihli ara kararıyla "Davalı şirkete ait olması halinde; daha önce dosyaya yatan 50.000,00.-TL teminat mukabilinde, ... plakalı ve ... plakalı araçlar ile Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ..., ... Ada ... Parsel ve ... ada ... parselde kayıtlı gayrimenkuller üzerine devir ve temliki önleyici mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına" karar verildiği, bu karara karşı davalı/birleşen dosya davacı vekilinin itirazı üzerine dosyanın istinaf incelemesi için dairemize gönderildiği, Dairemizin 2022/940 Karar No:2022/1407 karar ilamı ile; "14.02.2022 tarihli ara kararı, davalı-birleşen davacının yokluğunda verilmiş olup, yerel mahkemecemahkemece, davalının itirazları yönünden duruşma açılıp taraflar dinlendikten sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi ve kararın gerekçelendirilmesi gerekirken, 24.02.2022 tarihli dilekçe sehven istinaf başvurusu olarak değerlendirilerek, dairemize gönderilmekle, ortada istinaf incelemesine konu olabilecek bir dilekçe de bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-ç hükmü uyarınca;karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın gereği için ilk derece mahkemesine iade edilmesine" karar verildiği, ilk derece mahkemesinin 01/12/2022 tarihli (2) nolu ara kararı ile; "Davalı-birleşen davacı vekilinin teminatın artırılması talebinin kabulüne, teminatın; bilirkişiler tarafından değeri tespit edilen taşıt ve gayrimenkullerin toplam değeri olan 4.440.530,00.-TL'nin %10'u olan 444.053,00.-TL'ye yükseltilmesine, daha önce yatırılan 50.000,00.-TL teminatın mahsubu ile kalan 394.053,00.-TL teminatı yatırmak üzere Davacı-birleşen davalı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin sürede teminat yatırılmadığı takdirde taşıtlar ve gayrimenkuller üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılacağının davacı-birleşen davalı vekiline ihtarına" karar verildiği, ilk derece mahkemesinin 23/03/2023 tarihli (2) nolu ara kararı ile; "Davacı-birleşen davalı vekilinin teminat miktarına itirazının kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 392. maddesi gereğince, davalı tarafın yargılama sürecinde şirkete ait taşıt ve gayrimenkulleri satması ve bu nedenle açılacak diğer davalar nedeniyle yargılama sürecinin uzamasına neden olduğu gözetilerek, daha önce dosyaya yatırılan teminat dışında başkaca teminat alınmasına yer olmadığına" karar verildiği, nihayetinde ilk derece mahkemesinin istinafa konu 19/09/2023 tarihli ara kararı ile Davalı-birleşen davacı vekilinin ihtiyati tedbire ve teminat miktarına itirazının reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine bu kez Dairemizin 16/11/2023 tarih 2023/2270 esas 2023/1900 karar sayılı ilamı ile " ... Somut olayda; asıl davadaki taleplerin davalı şirket mal varlığına ilişkin olması , davalı şirkete ait mal varlığının elden çıkarılması halinde bu durumun davacı açısından telafisi imkansız sonuçlara neden olma ihtimalinin bulunması, davacının haklılığını ortaya koyan yaklaşık ispat ölçüsünde delillerin bulunması dikkate alınarak 14/02/2022 tarihli ara kararıyla teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı/ birleşen davacı vekilinin teminata yönelik istinafının ise teminata ilişkin kararın istinafı kabil kararlardan olmaması nedeniyle usulden reddi gerektiği değerlendirilmiştir. ... " şeklindeki gerekçe ile davalı/birleşen davacının istinaf istemlerinin reddine karar verildiği, davalı/birleşen davacı vekilinin tekrardan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmesi üzerine mahkemece 25/04/2025 tarihli ara karar ile davalı-birleşen davacı vekilinin aynı mahiyette ki talebi hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı/birleşen davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması başlıklı 395. maddesi; "(1) Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir.
(2) Teminatın tutarı, tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına göre; türü ise 87 nci maddeye göre tayin edilir.
(3) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." şeklindedir.
6100 Sayılı HMK'nun 396. maddesi; "(1)Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.
(2)İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." hükmünü haizdir.
Anılan yasanın 341-(1) maddesi hükmüne göre de, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
6100 sayılı HMK'nın 395. ve 396. maddelerinde kanun yollarını düzenleyen 6100 Sayılı HMK'nın 391. maddesinin son fıkrasına veya 394. maddesinin beşinci fıkrasına atıf yapılmamış olduğundan, bu hükümler uyarınca teminat karşılığı tedbirin kaldırılması veya durum ve koşulların değişmesi sebebine dayalı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istemi ile ilgili mahkemece verilecek kararın istinafı olanaklı değildir.
Kanun koyucunun ihtiyati tedbire dair kanun yollarına ilişkin düzenlemeleri bilinçli, özenli, ayrıntılı ve açık bir şekilde yapması, ihtiyati tedbir talebinin reddi ve ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararlarına itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânını getirmesi, 6100 Sayılı HMK'nın 395. ve 396. maddelerinde ise bilinçli şekilde aynı kanunun 394-(5) fıkrasına atıf yapmaması karşısında; durum ve koşulların değiştiği iddiası ile ilgili tarafların tedbirin kaldırılması talebi üzerine mahkemenin vermiş olduğu kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır (Yargıtay 11. HD. 2013/15990 E-2013/20189 K. sayılı 11.11.2013 tarihli, yine aynı dairenin 2018/2004 E-2018/35484 K. sayılı, 14.05.2018 tarihli, yine 19. HD. 2013/10277 E - 2013/15587 K. sayılı 21.10.2013 tarihli, yine 5. HD.'nin 2012/25081 E - 2013/2865 K sayılı kararları gibi).
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin 25/04/2025 tarihli kararı için istinaf kanun yolu kapalı olduğundan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı/birleşen davacı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati tedbir talep eden ihtiyati tedbire itiraz eden davalı/birleşen davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 341., 396. ve 346-(1) maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-Dosyanın mahkemesine iadesine,
İlişkin, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.10/07/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*