T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/857 - 2025/1352
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/857
KARAR NO: 2025/1352
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :26/03/2025 (ara karar)
NUMARASI:2025/15 Esas - (derdest)
DAVACI/İHTİYATİ
HACİZ TALEP EDEN:BZ VİNÇ MAKİNA LOJİSTİK SANAYİ TİC. LTD. ŞTİ. - Gaziler Mah. Issıkgöl Cad. No: 138 İç Kapı No: 64 Gebze / KOCAELİ
VEKİLİ:Av...
DAVALI/İHTİYATİ
HACZE İTİRAZ EDEN:CPS PRESSFORM SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - TOSB Taysad Osb 1. Cad. 16 Sk. Kapı No:1 Çayırova/KOCAELİ
VEKİLİ:Av...
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP:İhtiyati Haciz
DAVA/TALEP TARİHİ:06/01/2025
KARAR TARİHİ:09/07/2025
KR. YAZIM TARİHİ:10/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava/talep dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde talep etmiş oldukları ihtiyati haciz talebi için gerekli harcın dosyaya yatırıldığını, dosya kapsamında sunulmuş tüm deliller göz önünde bulundurularak müvekkili şirketin daha fazla zarara uğramaması adına ihtiyati haciz taleplerinin öncelikle teminatsız olarak kabulüne, aksi halde mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ivedilikle ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 05/02/2025 tarihli ara kararı ile; Davacının ihtiyati haciz talebinin, dava konusu edilen 100.200,00.-TL alacak üzerinden %15'i teminat mukabilinde KISMEN KABULÜNE, Davalının yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarının İHTİYATİ HACZİNE, karar verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden itiraz dilekçesinde özetle; davacının ihtiyati haciz talepleri yargılamaya muhtaç olmanın ötesinde müvekkili şirket yönünden haksız, mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davacı, davaya konu uyuşmazlıkla ilgili haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, tek taraflı düzenlenmiş ve içeriği tartışmalı belgelere dayanılarak müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın hiçbir hukuki menfaati koruma altına almayan ihtiyati haciz talebinin reddi gerekirken kabulü yönünde verilen Mahkeme kararı yasa, usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı taraf edimini ifa ettiğine ilişkin sübut delil sunamamış olmakla, dava dilekçesi ekinde sunulan kim tarafından, ne zaman ve ne şekilde temin edildiği belli olmayan ve her türlü müdahaleye açık mail kayıtlarının edildiğini, davacı tarafça şu aşamaya kadar dosyaya hizmetin verildiğini ispatlar mahiyette hiçbir belge ibraz edilmediğini, yalnızca adi yazılı faturaya ve sözleşmeye dayanılarak alacaklı olduğu iddia edildiğini, davacının iş bu mesnetsiz alacak taleplerine itiraz ettiklerini, müvekkilinin işverenliğin mal kaçırmak için borca itiraz ettiği hususu da gerçeği yansıtmadığını, zira müvekkili şirketin çok uzun yıllardır sektörde faaliyet gösteren sektöründe maruf bir şirket olduğunu, hal böyle iken davacı tarafça Mahkemenin kanaatini yanıltmak maksadıyla ileri sürülen mesnetsiz iddialar hukuki değer atfedilmesinin olanaksız olduğunu, yasa, usul ve hakkaniyete aykırı karara yönelik itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 26/03/2025 TARİHLİ ARA KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... İhtiyati hacze karşı yapılan itirazının REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı/ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı/ihtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle, davacı şirket tarafından müvekkil şirkete vinç ve forklift kiralama hizmeti verilmiş, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından sunulan faturalarda görüldüğü üzere ''forklift bedeli'' ''sepetli vinç hizmet bedeli'' şeklinde açıklama yazıldığı görülmekle, Yüksek Mahkeme kararlarında da hükmedildiği gibi eldeki dava kira sözleşmesine dayandığından görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, ihtiyati haciz kararı görevli olmayan mahkemece verilmiş olmakla öncelikle kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, ayrıca, yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmediğini beyan ederek, yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara yönelik itirazlarlarının reddine dair 26.03.2025 tarihinde verilen yasa, usul ve hakkaniyete aykırı karara yönelik itirazlarının kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davacının ihtiyati haciz talebinin tümden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/15 Esas - 27/03/2025 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati hacze itirazın kabulü istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince; İhtiyati hacze karşı yapılan itirazının reddine karar verilmiş karara karşı davalı/hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, faturadan kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2024/24177 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine ihtiyati haciz talepli olarak eldeki davayı açtığı, ilk derece mahkemesince 05/02/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İİK'nın 257-(1) maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir."
İİK'nın 257-(2) maddesi "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."
İİK'nın 258-(1) maddesi" ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur..." hükmü düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Somut olayda; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davacı alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Davacı şirket tarafından dava dilekçesinde fatura suretlerine dayanılmış, beyan dilekçesi ile de vinçlerin operatörlerine imzalatılan çalışma tutanaklarının sunulduğu, vinç operatörleri tarafından imzalanan bu tutanaklar ile hizmetin verildiğinin Mahkemece kabul edildiği, ancak bu tutanakların davalı ve davacının çalışanı vinç operatörleri tarafından tutulup tutulmadığının dosya kapsamında bulunan delillerden anlaşılamadığı, hizmet alındığına ilişkin davalı tarafından verildiği sabit olan bir belgenin henüz dosya içerisinde yer almadığı, ayrıca karara dayanak yapılan çalışma tutanaklarında kiralanan vinçlerin saatlik ücretlerinin belli olmadığı, bu nedenle dava konusu faturaların bedellerinin henüz denetlenemediği, bu kapsamda davacının hizmet verdiğini ve fatura bedellerini şu aşamada yaklaşık olarak ispat ettiğinin söylenemeyeceği ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/15 E. sayılı 26.03.2025 tarihli ''İhtiyati hacze karşı yapılan itirazın REDDİNE'' ilişkin ara kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davalının İhtiyati hacize itirazın KABULÜNE, 05/02/2025 tarihli ihtiyati haciz kararın KALDIRILMASINA, davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,
c-İşbu ara kararın taraflara ilk derece mahkemesince tebliğine,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
c-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d-Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,
e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*