T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/858 - 2025/1026
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/858
KARAR NO: 2025/1026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :09/04/2025 tarihli ek karar
NUMARASI:2024/407 Esas - 2025/32 Karar
DAVACI:...
VEKİLİ:Av...
DAVALI:LİNDE GAZ ANONİM ŞİRKETİ - Ortaköy Mah. Yeldeğirmeni Cad. No:15 Silivri/İSTANBUL
VEKİLİ:Av...
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/10/2023
KARAR TARİHİ:28/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ :26/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı Müflis Yiğit Yemek Üretim ve Servis Hizmetleri A.Ş. Şirketinin davalı firmadan olan alacakları düzenlenen temlikname ile dava dışı şirkete devir ve temlik edildiğini, dava dışı şirket tarafından ise düzenlenen temlikname ile davacıya devir ve temlik edildiğini, anılan temlik ile ilgili olarak İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/9 Esas üzerinden temlik bedelinin ödenmemesi yolunda ve ayrıca İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/89 Esas ile açılmış tasarrufun iptali davası nedeni ile İstanbul 8. İcra Dairesinin 2012/4023 Esas üzerinden de yine temlik bedelinin ödenmemesi yolunda ihtiyati haciz/tedbir kararı verildiğini, İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/521 Esas sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, dava dosyası nezdinde konulan haciz/tedbirlerin kaldırıldığını, İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/327E. olup, 01.02.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, dava dosyası nezdinde konulan haciz/tedbirler kaldırıldığını, dava dışı şirketin 2014 yılında iflas ettiğini, iflas tarihinden önce 2011 yılında yapılan devir ve temlik işlemi, tedbirlerin kalkması dahilinde bugün itibari ile geçerli olduğunu, dava dışı şirket lehine davalı firma nezdindeki alacakların 7 iş günü içerisinde müvekkili hesabına yatırılmasına dair ihtarnamenin davalı firmaya gönderildiğini, ancak ihtarname dahilinde müvekkiline ödeme yapılmaması nedeni ile bu kez arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, sonucun antlaşmama ile sonuçlandığını, yukarıda arz ve izaha çalışılan nedenler ile davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü dava ve hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine açılmış işbu davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı defi itirazlarının bulunduğunu, davalı şirket Linde ile dava dışı şirket arasında akdedilen sözleşme kapsamında dava dışı şirket tarafından Linde'ye yemek üretim ve servis hizmetlerinin sağlandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme, ticari defterler, cari hesap ekstreleri, muavin defter dökümünde yer alan kayıtları, fatura, irsaliyeler gibi sair belge ve deliller ibraz edildiğinde müvekkilinin iddia edildiği gibi bir borç alacak ilişkisi içerisinde olmadığının görüleceğini, huzurdaki alacak davasının haksız ve usule aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile 38.853,76 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dava tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İlk derce mahkemesince 09/04/2025 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile; "... Kesin karar istinaf edildiğinden davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN YAPILMAMIŞ SAYILMASINA ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı da davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar yerel mahkeme tarafından kabul edilen kısım yönünden kesin karar verilmişse de kararın bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/01/2025 tarih, 2024/407 Esas - 2025/32 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, ilk derece mahkemesince kabul edilen kısım yönünden kararı dava değeri itibari ile kesin karar niteliğinde olduğu gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde; "miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.
Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2025 yılı için HMK'nın 341/2 maddesindeki kesinlik sınırı 40.660,00-TL olmuştur.
Mahkemece; kabul edilen ve istinaf incelemesine konu edilen 38.853,76-TL'nin karar tarihi itibarı ile HMK'nın 341/2 maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında olup, ilk derece mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir.
Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi sonuca etkili değildir.
Karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan mahkeme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesinin 09/04/2025 tarihli ek kararı ile reddedilmesine usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraflar ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*