T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/605 - 2025/990
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/605
KARAR NO: 2025/990
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :20/02/2025 tarihli ara karar
NUMARASI:2025/118 Esas (derdest dosya)
DAVACI:41 ÖZGÜR NAKLİYAT DEPOLAMA İNŞAAT OTOMOTİV GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Sultan Orhan Mah. 1178. Sk. No:15F Gebze/KOCAELİ
VEKİLİ:Av...
DAVALI:CPS PRESSFORM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Tosb Taysad Osb 1. Cad. 16. Sk. No:1 Çayırova Gebze/KOCAELİ
VEKİLİ:Av...
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/02/2025
TALEP:İhtiyati haciz
TALEP TARİHİ:05/02/2025
KARAR TARİHİ:21/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ:21/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin taşımacılık hizmeti vermekte olup davalı firmanın ürettiği ürünleri Türkiye'nin çeşitli yerlerine nakliyesini gerçekleştirdiğini, davacı ile davalı firma uzun yıllardır çalışmakta olup, davacı firmanın davalı firmanın nakliye yönünden taleplerini yerine getirmek için borçlanarak araç aldığını ancak son dönemlerde davalı firmanın ödeme yapmamaya başladığını, davacı firma yetkilisinin davalı firma ile görüşmelerde bulunduğunu ancak sonuç alınamadığını, davacı şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin 2.177.574,54-TL davalı şirkete cari hesap bakiye alacağından doğan borcu olduğu anlaşıldığını, cari hesap ekstresinden kaynaklı söz konusu borç davalı şirket tarafından ödenmediğini ve borcun muaccel hale geldiğini, davacı şirketin mezkur alacağını borçludan istediğini ancak borçlu tarafın piyasa şartlarının kötü olmasını ve ödeme durumunun olmamasını ileri sürerek ödemeye yanaşmadığını, ödemenin yapılmamasının davacı şirketi maddi anlamda zor durumda bıraktığını, bu sebeple söz konusu borca ilişkin ekte sunmuş olduğukları cari hesap ekstresi bakiye alacak miktarı tahsil edilemeyince; davacı şirket adına Gebze İcra Dairesinin 2024/33421 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve bu kapsamda borçluya 2.177.574,54-TL tutarında ödeme emri gönderildiğini, davalı şirket vekili itiraz dilekçesinde, davacı alacaklı şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirttiğini ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini ancak yapılan bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira sundukları belgelere istinaden davacının 2.177.574,54-TL alacağının bulunduğu aşikar olup, borçlu tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı şirketin borçlu şirketin haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmolunmasını, takip konusu yapılan alacak, belgelere dayanmakta olup borçlu açısından likit ve muayyen bir borç olduğunu, davalı şirketin itirazı sadece davavcı şirketin alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik olup, İİK'nın 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatı şartları oluştuğunu, yukarıdaki sebeplerle, piyasanın içinde bulunduğu sıkıntılı ekonomik durum ve davalı/borçlu şirketin kapanma aşamasında olması nedeniyle; açtıkları davanın sonuçsuz kalmaması, tahsil kabiliyetini yitirmemesi ve müvekkil şirketin daha fazla mağdur olmaması için davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve davalı tarafından icra takibine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince 20/02/2025 tarihli ara karar ile; "... Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki tüm açıklamalar ve sunulan delillere rağmen, talebin reddedilmesinin kabul edilemeyeceğini, koşulları oluşan ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi ve yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilmesi halinde doğacak hakların güvenceye kavuşturulması gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın yasa, usul ve hakkaniyete uygun olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2025 tarih, 2025/118 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının bir miktar alacağının tahsili için ilamsız icra takip başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı ve davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği görülmektedir.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK.'nun 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK.'nun 389. maddesi; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.
Eldeki uyuşmazlıkta, davacı bir miktar para alacağının tahsilini talep etmekle birlikte geçici hukuki koruma olarak ihtiyati tedbir talep etmiştir. Burada ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz arasındaki farklara değinmek gerekmektedir. İhtiyatî tedbir (HMK m. 389 vd) ile ihtiyatî haciz (İİK m. 257 vd) biribirine benzemekle birlikte, farklı müesseselerdir. Bunların tâbi oldukları kurallar farklı olduğu gibi, hüküm ve sonuçları bakımından da farklılıklar mevcuttur. Örneğin: 1) İhtiyatî tedbirde, tedbir konusu, davanın konusudur (yani, uyuşmazlık konusu mal üzerine el konulmaktadır.) Oysa, ihtiyatî haczin konusu, alacaklının para alacağının garanti altına alınmasıdır ve ihtiyaten haczedilen mal üzerinde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır (Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Yetkin Yayınları, Değiştirilmiş 2. Baskı, Ankara, 2013, s:1654).
Bu açıklamalara göre, bir miktar paranın tahsili olduğundan davalının malvarlığı dava konusu uyuşmazlığın konusu değildir. Az yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu olmayan malvarlığı üzerinde ihtiyatî tedbir konulamayacağından, mahkemece talebin bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken "... Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir.
İddiaların ispatının yargılamayı gerektirmesi ve davanın konusunun tedbir gerektirmeyecek işlerden olması..." şeklindeki uyuşmazlığa uygun düşmeyecek şekilde ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddi doğru olmamıştır.
Mahkemece, ara karar başlığında; davalının ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 391/2-a maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle reddine, kamu düzeni yönünden yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN REDDİNE,
2-Kamu düzeni yönünden Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/02/2025 tarih, 2025/118 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE
3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irat kaydına,
b)Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
c)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*