T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2224
KARAR NO: 2025/204
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:16/10/2024
NUMARASI:... Esas - 2024/765 Karar
YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ
TALEP EDEN/DAVACI:... - ...
VEKİLİ:Av. ... - ...
DAVALI:... ...
VEKİLİ:Av. ... - ...
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:28/06/2021
KARAR TARİHİ:31/01/2025
KR. YAZIM TARİHİ:11/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddi gerekirken esasa girilerek karar kurulduğunu, yargılama esnasında yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu, iş bu usulsüzlüğün giderilerek istinaf haklarının kullanılabilmesi için gerekçeli kararın vekil sıfatıyla taraflarına tebliğini talep ettiklerini, müvekkilinin adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, hiç bir şekilde ticari defterleri incelenmeksizin yalnızca davacının ticari defterlerine dayanılarak hüküm kurulduğunu, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmelerinin zorunlu olduğunu, kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesinin, kural olarak mümkün olmadığını, davanın tarafı olan asilin davaya katılımı sağlanmaksızın, HMK 375/I-i maddesi anlamında adil yargılanma hakkının ihlali suretiyle aleyhine karar verildiği iş bu durumun evleviyetle yargılamanın iadesi nedeni olarak kabulü gerektiğinden müvekkili aleyhine verilen haksız ve hukuka aykırı karar bakımından öncelikle kesinleşmenin kaldırılarak gerekçeli kararın usulüne uygun bir şekilde tebliğini, bunun mümkün olmaması halinde yargılamanın iadesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... HMK 379/1-c ve 379/2 maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme dosyasında, davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddi gerekirken esasa girilerek karar kurulduğu, tarafların hangi konuda anlaşamadığı belirsiz olduğu bu şekliyle dava şartı olan arabuluculuğun yerine getirildiğinin kabulü mümkün bulunmadığını, ... Esas sayılı dosyasında yargılama esnasında yapılan tüm tebligatlar usulsüz olup iş bu usulsüzlüğün giderilerek istinaf hakkı kullanabilmesi için kesinleşme şerhinin kaldırılması; gerekçeli kararın vekil sıfatıyla taraflarına tebliği gerektiğini, müvekkilinin adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş, hiçbir şekilde ticari defterleri incelenmeksizin yalnızca davacının ticari defterlerine dayanılarak hüküm kurulduğunu, hukuki dinlenilme hakkına aykırılık bir istinaf gerekçesi ve temyizde de bozma sebebi olup hakkın ihlâlinin niteliğine göre, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilebileceğini somut olay bakımından yargılamanın yenilenmesi şartları mevcut bulunduğunu, müvekkil şirketin davacı tarafa hiçbir borcu olmamasına rağmen davacı taraf gerçeğe aykırı beyanda bulunarak mahkemeyi yanıltmış, yapmadığı bir işe ilişkin fatura kesmiş ve ticari defterine aldatıcı nitelikte fatura işlemiş bu hususlar açıkça yargılamanın iadesi sebebi teşkil ettiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının taraflarına usulüne uygun olarak tebliğine, bunun mümkün olmadığı halde yargılamanın iadesine neticede davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taraça bahse konu karar yargılamanın yenilenmesi talebi istinaf kanun yoluna başvurulmuş, devamında dosya ... Esas sayısı ile yeniden mahkemesinde görülmeye başlanmış, 16.10.2024 tarihli verilen kararda davalı tarafın bu talepleri reddedilmiş, davalı vekilince yeniden istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı vekilinin gösterdiği sebeplerin, HMK 375/1. maddesinde sayılan sebepler arasında yer almadığı, 2021/469 Esas sayılı dosyasında, davalı adına çıkarılan tebligatların usulüne uygun ve geçerli bir şekilde Tebligat Kanununa uygun olarak yapıldığını, davalı tarafın istinaf gerekçelerinin hukuki bir dayanağı kalmadığını beyan ederek, davalı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2024 tarih, ... Esas - 2024/765 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince HMK 379/1-c ve 379/2 maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; Yargılamanın yenilenmesine konu Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/469 E., 2022/522 K. sayılı dosyasında davalının davacı hakkında 02.04.2018 tarihli, 88.575,52 TL bedelli faturaya dayanarak ödenmeyen bedel olduğunu beyan ettiği 76.575,12 TL yönünden alacak talebiyle davayı açtığı, anılan davada davacının önce dava dilekçesinde bildirilen adresi olan “Yenikent Issıkgöl No:206/D Gebze/Kocaeli” adresine tebligat çıkarıldığı, tebligatın bila ikmal iade edilmesi üzerine davacının mersis adresinin araştırıldığı, dosyaya alınan Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davacının kayıtlı adresinin de “Yenikent Issıkgöl Cad.No:206/D Gebze/Kocaeli” olduğunun anlaşılması üzerine 7201 sayılı yasanın 35.maddesine göre tebligat yapılarak bu şekilde yargılamaya devam edilerek yargılamanın bitirildiği, kararın da davacıya 7201 sayılı yasanın 35.maddesine göre 08.07.2022 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, kararın istinaf edilememesi üzerine 09.09.2022 tarihinde kararın kesinleştiği, davacı vekilinin 13.12.2022 tarihli talep dilekçesi ile öncelikle kesinleşme şerhinin kaldırılması ve gerekçeli kararın tebliği, bu mümkün değilse yargılamanın yenilenmesini talep ettiği, mahkemece her iki talebin de 28.12.2022 tarihli ek karar ile red edildiği, karara karşı talep eden davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu, Dairemizce 2023/401 E., 2024/844 K. Sayılı kararımızla davacının istinaf taleplerinin reddine, ancak yargılamanın yenilenmesi talebinin ayrı harca tabi, ayrı esasa kaydedilmesi gereken bir dava olması nedeniyle kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacı, tebligatların usulüne uygun olmadığına, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verildiğine, davadan haberdar olamadığına, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine dayanmıştır.
Dairemizin 2023/401 E., 2024/844 K. Sayılı kararında davacının usulsüz tebligata ilişkin istinaf talebi incelenmiş;
"1-Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (7201 sayılı yasanın 10/1.maddesi) Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. (7201 sayılı yasanın 12/1.maddesi) Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (7201 sayılı yasanın 35/1.maddesi) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır. (7201 sayılı yasanın 35/4.maddesi)
Somut olayda; davalının önce dava dilekçesinde bildirilen adresi olan “Yenikent Issıkgöl No:206/D Gebze/Kocaeli” adresine tebligat çıkarıldığı, tebligatın bila ikmal iade edilmesi üzerine davalının mersis adresinin araştırıldığı, dosyaya alınan Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davalının kayıtlı adresinin de “Yenikent Issıkgöl Cad.No:206/D Gebze/Kocaeli” olduğunun anlaşılması üzerine 7201 sayılı yasanın 35.maddesine göre tebligat yapılarak bu şekilde yargılamaya devam edilerek yargılamanın bitirildiği, kararın da davalıya 7201 sayılı yasanın 35.maddesine göre 08.07.2022 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla davalı hakkında önce 7201 sayılı yasanın 10.maddesi gereği tebligat düzenlendiği, anılan tebligatın iade edilmesi ve yeni bir adres tespit edilememesi üzerine, davalının ticaret sicil memurluğunda kayıtlı adresine 7201 sayılı yasanın 35/4.maddesi gereği, aynı maddenin 1.fıkrası gereği tebligat yapıldığı, anılan tebligatın usulüne uygun olduğu, bu nedenle davalıya gerekçeli kararın en son 08.07.2022 tarihinde yapıldığı, davacının talep tarihi olan 13.12.2022 tarihi itibariyle istinaf süresinin geçtiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından mahkemece kesinleşme şerhinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir." şeklinde gerekçelendirilmiş ve karara bağlanmıştır. Dolayısıyla yapılan tebligatın geçerli olduğu ve 08.07.2022 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ alındığı ve davacının bu gerekçeli karardan haberdar olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı HMK'nın 375 ve devamı maddeleridir. Anılan madde bütününde yargılamanın yenilenme nedenleri sınırlı olarak sayılmış olup, genişletilmesi söz konusu değildir.
6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinde; ''(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, mercince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." şeklindedir.
Davacı tebligatların usulüne uygun olmadığına, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verildiğine, davadan haberdar olamadığına, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine dayanmıştır.
HMK.m. 377'de yargılamanın iadesinde süre;
(1) Yargılamanın iadesi süresi;
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği,
b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu,
c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı,
ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı,
d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu,
e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.
(2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır." şeklinde düzenlenmiştir.
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/469 E., 2022/522 K. Sayılı kararının 13/06/2022 tarihinde verildiği, kararın 08/07/2022 tarihinde davacı tarafından tebliğ alındığı, davacı tarafından ise yargılamanın yenilenmesi talebinin 13/12/2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yargılamanın yenilenmesi talebinde gereken üç aylık sürenin geçtiğinin kabulü gerekir.
HMK.m. 379'da ise yargılamanın iadesi talebinin ön incelemesi aşaması düzenlenmiştir. Buna göre;
" (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra;
a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını,
b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını,
c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını,
kendiliğinden inceler.
(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder."
Sonuç itibariyle eldeki somut davada; HMK.m.379/1-a gereğince talebin kanuni süre içinde yapılmamış olması nedeniyle esasa girilmeden, talebin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/10/2024 tarih, ... Esas ve 2024/765 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın usulden REDDİNE,
b-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.307,72 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 692,32 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d-Davalının yaptığı masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f-Kullanılmayan gider avansının karar keşinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
c-Davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 380,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.549,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d-Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,
e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/01/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*