T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1920 - 2024/1872
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1920
KARAR NO: 2024/1872
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:05/09/2024 tarihli ara karar
NUMARASI:2024/419 Esas (derdest dosya)
DAVACI:...
VEKİLİ:Av. ...
DAVALILAR:1-...
:2-KANDIRA MANDACILIK VE GIDA SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ:Av. ...
DAVA:Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ:04/09/2024
TALEP:İhtiyati Tedbir
TALEP TARİHİ:04/09/2024
KARAR TARİHİ:18/12/2024
KR. YAZIM TARİHİ:08/01/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı taraf dava dışı Kandıra Mandacılık ve Gıda Sanayi Ltd. Şti.'nin halihazırda ortakları olduğunu, dava tarihi itibariyle davalı ...'ın 10.500 payı olduğunu, davacı ...'nun 9.500 payı olduğunu, dava konusu şirketin 02/08/2012 tarihinde üç ortaklı olarak kurulduğunu, şirket sermayesinin 10.000 adet pay üzerinden davacı ...'nun 4000 adet pay, Davalı ...'ın 4000 adet pay, ...'in 2000 adet pay şeklinde hisse yapısına sahip olarak kurulduğunu, davacı ile davalı ... arasında şirket kuruluşundan itibaren sözlü olarak 'Pay Sahipleri Sözleşmesi' yapıldığını, bu sözleşmeye göre kuruluş aşamasından itibaren ... ile davacının şirketteki hisselerinin birbiriyle eşit şekilde olacağını, 24/01/2014 tarihinde sermaye artırımı yapılarak bu eşitliğin korunduğunu, 01/12/2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısıyla şirket ortaklarından dava dışı ...'in kendisine ait olan toplam 2000 adet şirket hissesinden 1000 adetini davacıya devrettiğini, geri kalan 1000 adetini de kız kardeşi ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, davacının dava dışı ...'den kendisine yapılan devir üzerine davalı ... ile arasındaki sözleşme gereğince 1000 adet hissenin yarısı olan 500 adet hisseyi 10/09/2019 tarihli genel kurul toplantısıyla davalı ...'a bedelsiz olarak devrettiğini, bu şekilde Davalı ... ile müvekkilin hisselerinin yine eşitlendiğini, davalı ...'ın 18/03/2020 tarihinde Beykoz 2. Noterliğinin 18/03/2022 tarih ve 14130 yevmiye nolu ''Hisse Devir Temlik Sözleşmesi'' gereğince ...'a ait hisseleri devraldığını, davacı ile davalı ... arasındaki 'Pay Sahipleri Sözleşmesine' istinaden eşitliğin sağlanması için talepte bulunulmuşsa da ... tarafından talebin kabul edilmediğini, dava tarihi itibariyle 2.000.000,00-TL sermaye üzerinden 10.500 adet pay karşılığı 1.050.000,00-TL'lik hisse davalı ...'a, 9500 pay karşılığı 950.000,00-TL'lik hissenin ise davacıya ait olduğunu, davalı ... adına kayıtlı bulunan Kandıra Mandacılık ve Gıda Sanayii Ltd. Şti.'de adına kayıtlı bulunan 10.500 adet payın 500 adetlik kısmının müvekkile ait olması sebebiyle bu payın HMK 396 vd. maddeleri gereğince ileride telafisi imkansız zararların doğmasının önlenmesi amacıyla teminatsız olarak üçüncü kişilere devir ve temlik edilmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taraflar arasında mevcut 'Pay Sahipleri Sözleşmesine' aykırı davranmak suretiyle davalı adına kayıtlı 10.500 adet payın 500 adetlik kısmının mülkiyet hakkının iptal edilerek davacı adına kayıt ve tescilini, pay devrinin bu şekilde gerçekleşmiş olduğunun pay defterine kayıt ve tescilini, bu şekilde yapılan pay devrinin ticaret sicilde kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kurumu ve ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için aranan yaklaşık ispata ilişkin hükümler çerçevesinde somut uyuşmazlık inceleme konusu yapıldığında, yargılama devam ederken davalı tarafın dava konusu edilen 500 adet payı her an üçüncü kişilere devir ve temlik etme imkanına sahip olduğu nazara alındığında yine ilgili hükümler çerçevesinde tedbir kararı verilmesi gerektiğinin açık olduğunu, zira işbu davanın en önemli amacının, taraflar arasında mevcut olan "pay sahipleri sözleşmesi" gereğince tarafların eşit paya sahip olma ilkesi olduğunu, davacı tarafın işbu dava ile taraflar arasındaki pay oranına yönelik dengesizliği tekrar eski haline getirmeyi hedeflediğini, dolayısıyla dava konusu edilen payın davacı adına tescilinin işbu davada olmazsa olmaz unsuru olduğunu, diğer bir ifadeyle davacının amacının davalı ile kendi hissesinin oranlarının eskisi gibi eşit orana gelmesini sağlamak olduğunu, yapılacak incelemeler neticesinde de görüleceği üzere işbu davanın temel amacı konumunda bulunan ilgili 500 adet payın halihazırda davalı yanın uhdesinde bulunduğu, dolayısıyla söz konusu payların üçüncü kişilere devir ve temlik edilebilme imkanını davalı yanın halihazırda elinde tuttuğu, işbu hususun varlığı dahi tek başına 6100 sayılı HMK'nın ilgili maddeleri kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesine imkan verse de, ilgili payların davalı yan tarafından üçüncü kişilere devir ve temlik edilmesi halinde davacının şirketi üzerinde yıllardır süregelen emeklerinin zayi olma ihtimalinin de mevcut olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilmiş ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararı hukuka uygun olup, bu karara yönelik istinaf isteminin reddi gerektiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2024 tarih, 2024/419 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında mevcut 'Pay Sahipleri Sözleşmesi'ne aykırı davranmak suretiyle davalı adına kayıtlı 10.500 adet payın 500 adetlik kısmının mülkiyet hakkının iptal edilerek müvekkil adına kayıt ve tescili istemine ilişkin olmakla, dava içerisinde tedbir talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili; davacı ile davalı taraf dava dışı Kandıra Mandacılık ve Gıda Sanayi Ltd. Şti.'nin halihazırda ortakları olduğunu, dava tarihi itibariyle davalı ...'ın 10.500 payı olduğunu, davacı ...'nun 9.500 payı olduğunu, davacı ile davalı ... arasındaki Pay Sahipleri Sözleşmesine istinaden eşitliğin sağlanması için talepte bulunulmuşsa da ... tarafından talebin kabul edilmediğini, davalı ... adına kayıtlı bulunan Kandıra Mandacılık ve Gıda Sanayii Ltd. Şti.'de adına kayıtlı bulunan 10.500 adet payın 500 adetlik kısmının müvekkiline ait olması sebebiyle bu payın HMK 396 vd. maddeleri gereğince ileride telafisi imkansız zararların doğmasının önlenmesi amacıyla teminatsız olarak üçüncü kişilere devir ve temlik edilmesinin önlenmesi amacıyla HMK'nın 389.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep etmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebi, dosya kapsamında sunulan delillerden ihtiyati tedbir talebine ilişkin yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği ve talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır (m. 389/1). Kanun, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Ancak, ihtiyati tedbir verilebilmesi için, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca, davacının, yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmiş olması gerekir.
Somut olayda; ilk derece Mahkemesince talep dava açılış tarihi itibariyle değerlendirilmiştir. Tedbir talebinin değerlendirildiği aşama itibariyle dosyada kanaat oluşturmaya yeterli delil bulunmadığı gibi, inceleme tarihi itibariyle de deliller tam olarak toplanmamıştır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında, iddia kapsamında kanıtların toplanmasından sonra davacı tarafça yeniden tedbir talep edilmesi her zaman mümkündür. Mahkemece ara kararının verildiği aşamada yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, ilk derece mahkemesinin ret kararı isabetli bulunmuştur.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*