T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1885 - 2024/1836
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1885
KARAR NO: 2024/1836
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...(...)
ÜYE: ...(...)
ÜYE: ...(...)
KATİP: ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/08/2024
NUMARASI: 2024/268 D.İş Esas - 2024/269 Karar
TALEP EDEN: T.C. ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAFLAR: 1- ...
2- ...
3- ...
TALEP TÜRÜ: İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ : 26/08/2024
KARAR TARİHİ: 16/12/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 16/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Talep eden vekilinin talep dilekçesinde özetle; alacaklı ile borçlu ... arasında Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, ... ve ...'nun genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, 236.890,19-TL'nın ödenmesi için noterlikten ihtarname gönderilmesine rağmen süresi içerisinde ödeme yapılmadığını, mahkemece tespit edilecek menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyaten haczine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu taraf adresine yapılan tebligat ile borcun varlığından haberdar edildiğini, kredi sözleşmelerinde de bu durum baki olduğunu, bu aşama da banka alacağını yaklaşık ispattan fazlasıyla dahi ispatlandığını, mahkemece verilen karar usul ve yasaya ihtiyati haczin sağlaması gereken hukuki korumaya da aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Karşı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/08/2024 Tarih - 2024/268 D.İş Esas - 2024/269 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karara karşı talep eden tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Eldeki uyuşmazlıkta; ihtiyati haciz talep eden bankanın Karasu Şubesi ile karşı taraf/borçlu ... arasında 30.10.2023 tarihinde Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, söz konusu kredi sözleşmesini karşı taraf/borçlular ... ile ...'nun müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, borçluların kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara Ankara 16. Noterliği'nin 11/07/2024 tarihli ...Yevmiye no ile keşide edilen ihtarnamede 236.890,19-TL'nin ödenmesi ihtar edildiği ve verilen süre içerisinde ödeme yapılmadığı ve temerrüte düşüldüğü bu nedenle tüm hakların saklı kalmak kaydıyla 236.890,19-TL alacak için borçlular ..., ... ve ... hakkında ihtiyati haciz talep edildiği ilk derece mahkemesince talep eden alacaklının, alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat edemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; ihtiyati haciz, HMK'nın 406-(2) maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde:
“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.
Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyati haciz isteyebilir.
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
İİK'nın 258-(1) maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.
Eldeki davada; yukarıda açıklandığı üzere, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz talep eden alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmekte olup alacağın tam olarak ispatı gerekmemektedir.
Eldeki davada; ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin sunduğu belgeler alacağın varlığına dair yeterli kanaat oluşturmuş, dosyaya sunulan kredi sözleşmesi, anılan kredi sözleşmesinde karşı taraf ..., ...'nun müteselsil kefil ve ...'in asıl borçlu sıfatıyla imzasının bulunması, kefalet limitinin, kefalet tarihinin açıkça yazması ve bu hususların el yazılı şekilde olması nedeniyle yerel mahkemece alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebinin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Karar başlığında; talep edenin ve vekilinin adresinin yazılmaması, talep türünün gösterilmemesi, İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; talep eden vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)İhtiyati haciz talep edenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/08/2024 Tarih - 2024/268 D.İş Esas - 2024/269 Kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353. maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
a-İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜNE,
b-Karşı taraf/Borçlular ..., ... ve ...'in 236.890,19-TL alacağı karşılar miktardaki taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE,
c-Takdir olunan alacağın (236.890,19-TL) %15'i nakit ya da teminat mektubu talep eden/alacaklı tarafından mahkeme veznesine depo edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından alacaklı vekiline verilmesine,
ç-İhtiyati haczin Sakarya İcra Müdürlüğünce infazına,
d-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
e-İhtiyati haciz talep eden alacaklının yaptığı 427,60 TL başvurma harcı ile 704,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.132,10 TL yargılama giderinin karşı taraf/borçlulardan alınarak talep eden alacaklıya verilmesine,
f-İhtiyati haciz talep eden kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 7.500,00-TL vekalet ücretinin karşı taraf/borçlulardan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,
g-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
b-İstinaf Karar Harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
c-İstinaf eden tarafından yapılan 1.169,40-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 789,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.958,40-TL'nin karşı taraf/borçlulardan tahsili ile istinaf edene verilmesine,
d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-İstinaf edenin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine,
f-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
16/12/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*