T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/813 - 2025/1790
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/813
KARAR NO: 2025/1790
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/02/2024
NUMARASI: 2023/683 Esas - 2024/82 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : MERSİN SİSTEM ÖZEL TIP HİZMETLERİ MERKEZİ ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av....
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 23/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile 15/11/2021 tarihli Uzman Hekim Kadrosu Devri Taahhütnamesi gereğince ödenmesi gereken 75.000,00 TL ve 13.500,00 TL KDV bedelinin ödenmediğini, Beyoğlu 20. Noterliğinin 18/11/2022 Tarih ve 32156 yevmiye numarası ile ihtarnamenin gönderildiğini, davalı tarafın ödemede bulunmadığını, davalı aleyhine Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2022/16512 sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazının üzerine takibin durduğunu, icra takibine yapılan itirazların fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 88.500,00-TL yönünden iptalini, takibin devamını, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın davacıya borcunun bulunmadığını, Sakarya İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığını, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... İcra takibi yetkili icra dairesinde yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sakarya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/761 E., 2023/772 K. numaralı kesin nitelikteki hükmü ile davacının "Güneşler Merkez Mahallesi, 5073. Sokak, No:10 İç Kapı No:3 Adapazarı/SAKARYA" adresinde ikamet ettiği ve Sakarya ilinin yetkili olduğu hususunun, hiçbir tartışmaya yer vermeyecek şekilde hüküm altına alındığını, davacının aracılık ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin ücretini de ikamet ettiği Sakarya ilinde bulunan banka hesaplarına yatırılmak sureti ile tahsil ettiğini, 15.11.2021 tarihli, "Uzman Hekim Kadrosu Devri Taahhütnamesinin" ödeme ediminin yerine getirileceği yerin, davacının ikamet ettiği Sakarya ili olduğu, ödeme edimini yerine getirilmediği takdirde icra takibi ikame etmek için Sakarya ilinin yetkili olduğu hususunun tartışmasız olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Mersin Sistem Özel Tıp Hiz. Merk. A.Ş.'nin yasal adresinin-ticari merkezinin Mersin'de olduğu, icra takibatın yetkili Mersin'de yapılmadığı nazara alındığında şartı yokluğundan davanın usulden reddinin yasal ve içtihadi düzenlemeye uyarlı olduğunu, davacının dava şartına, usule, yetkiye yönelik iddialarının tümünü yargılama sürecinde irdelenerek telif etmiş olduğu, davacının ilk derece yargılama sürecinde iddia etmediği/kanıtlayamadığı sair iddialarını istinaf aşamasında ileri sürmesine -6100 Sayılı HMK’nın 357/1. maddesine göre savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi niteliğinde olmakla- onaylarının bulunmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2024 tarih, 2023/683 Esas - 2024/82 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davalının imzası bulunan 15.11.2021 tarihli “Uzman Hekim Kadrosu Devri Taahhütnamesi” kapsamında davacının davalıya plastik cerrahi ve radyoloji bölümlerinin devri hususunda aracılık yapmayı üstlendiği, bu kapsamda davalının da devrin tamamlanması halinde davacıya taahhütnamede yazan bedelleri ödemeyi üstlendiği, davalının plastik cerrahinin devrine ilişkin danışmanlık bedelini ödemediğinden bahisle davalı hakkında takip başlatıldığı, davalı tarafından yetkiye ve borca itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece davalının icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itiraz yerinde olduğundan davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
2004 sayılı İİK'nın 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6'ncı maddesi şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
6100 sayılı Kanun’un “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesinin şöyledir: “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.”
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) “İfa yeri” başlıklı 89 uncu maddesi şöyledir:
“Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.
Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir.”
Somut olayda; taraflar arasında “Uzman Hekim Kadrosu Devri Taahhütnamesi” kapsamında davacının davalıya plastik cerrahi ve radyoloji bölümlerinin devri hususunda aracılık yapmayı üstlendiği, bu kapsamda davalının da devrin tamamlanması halinde davacıya taahhütnamede yazan bedelleri ödemeyi üstlendiği bir sözleşme kurulmuştur. Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemeler ve icra müdürlükleri 2004 sayılı yasanın 50.maddesi atfıyla 6100 sayılı yasaya göre belirlenecektir. Buna göre; 6100 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10'uncu maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 89'uncu maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Eldeki olayda, takibin Sakarya 3. İcra Müdürlüğünde başlatıldığı, davacı alacaklının yerleşim yerinin Adapazarı/Sakarya olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğinin düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmede ifa yerinin açıkça kararlaştırılmadığı ve alacağın para alacağı olduğu, 6098 Kanun'un 89'uncu maddesi uyarınca ise para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğinin belirtildiği, bu nedenle alacaklının bulunduğu yer icra müdürlüğü de yetkili olup davacı tercih hakkını bu yönde kullandığından, (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/9375 esas 2024/19 karar sayılı ilamı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2025/6878 esas 2025/10581 karar sayılı ilamı) mahkemece Sakarya İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu nazara alınıp esasa girilerek, taraf iddia ve savunmaları kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince kaldırılmasına, diğer istinaf istemlerinin reddine, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a)-6) maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2024 tarih, 2023/683 Esas ve 2024/82 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.23/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*