T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2195 - 2025/221
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2195
KARAR NO: 2025/221
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/11/2024 Tarihli İhtiyati Haciz Talebinin Reddi Kararı
NUMARASI: 2024/894 Esas
DAVACI: PERS HALICILIK TELEKOMÜNİKASYON İNŞAAT GIDA İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Dumlupınar Mah. Nehir Sk. No:1/A İç Kapı No:14 Nilüfer/BURSA
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ÇUKUROVA YALITIM ÇATI KAPLAMA VE PLASTİK ÜRÜNLER SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Caferağa Mah. Yusuf Kamilpaşa Sok. No:1/1/17 Kadıköy/İSTANBUL
VEKİLİ: Av. ...
DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP: İhtiyati haciz
DAVA TARİHİ : 30/10/2024
KARAR TARİHİ: 03/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ: 20/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın, davacı şirketin davalı şirketten satın almış olduğu ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle davacı şirketin uğramış olduğu zararların tazminine ilişkin olduğunu, bu doğrultuda davalı borçlu aleyhine davacı şirket tarafından 17.09.2024 tarihli ödeme emri gönderildiğini, davacı şirketin alacağı için başlatılan icra takibine, davalı/borçlu tarafından 20.09.2024 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş olup işbu itiraz neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, davalı borçlunun borca itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup işbu sebeple itirazın iptalini talep etme gereğinin hasıl olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının Gebze İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin bu miktar kadar devamına, borçluya ödenmesi için yapılan sözlü taleplerin neticesiz kalması, borçlu şahıs ve şirketin mal varlıklarını eksiltebilecekleri ve icra takibinin sonuçsuz kalabileceği göz önüne alınmak suretiyle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, davacı şirket lehine ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince 07/11/2024 tarihli ara karar ile " ... 1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan belgelerin İİK’nın 257. maddesine göre yaklaşık ispat çerçevesinde yeterli olduğu da göz önüne alınmaksızın "ihtiyati haciz talebinin reddine" yönelik ara karar kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, değişik iş dosyası ile davalının davacının proforma faturada belirtilen özellikleri taşımayan ayıplı mal satmış olduğu tespit edilmiş olup dava dilekçesinde sunulan belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı aşikar olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı yan istinaf dilekçesinde delil tespiti bilirkişi raporunu dayanak olarak gösterdiğini, yokluklarında yapılan keşif ve tanzim edilen raporun açık kanun hükmü gereği kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, acele tespit şartlarının oluşmadığını, acele tespit hükümlerine uyulmadığını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/894 Esas sayılı 07/11/2024 Tarihli İhtiyati Haciz Talebinin Reddi Kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, faturadan kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin ... E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine ihtiyati haciz talepli olarak eldeki davayı açtığı, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır
İİK'nın 257-(1) maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir."
İİK'nın 257-(2) maddesi "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."
İİK'nın 258-(1) maddesi" ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur..." hükmü düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'ında bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Yukarıda detaylandırıldığı üzere; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davacı alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Davalının satıp teslim ettiği ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve ayıp nedeniyle davacının seçimlik haklarını kullanma koşullarının bu aşamada oluştuğuna dair talep eden davacının iddiasını yaklaşık delillerle bu aşamada ispat edememesi, bu aşamada delil tespiti raporunun tek başına ihtiyati haciz koşullarının oluşması yönünde yeterli olmadığı göz önüne alındığında ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesi isabetlidir.
Karar başlığında; davacı vekili ile davalının adresinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; İhtiyati haciz talep eden davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/02/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*