T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/749 - 2026/946
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/749
KARAR NO: 2026/946
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/02/2026
NUMARASI: 2025/926 Esas - 2026/80 Karar
DAVACI: KARESİ POLYESTER VE PETROKİMYA SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR: 1- TARSA MEDYA KUYUMCULUK TEKSTİL AYAKKABI VE OTOMOTİV SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ...
2- BOFS TEKSTİL VE KİMYEVİ ÜRÜNLER LİMİTED ŞİRKETİ - ...
3- HEPSİ ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER GERİ DÖNÜŞÜM MAKİNA TEKNİK HİZMETLER VE YAPI SİSTEMLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
DAVA TÜRÜ: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2025
KARAR TARİHİ: 18/05/2026
KR. YAZIM TARİHİ: 12/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı Karesi Polyester ve Petrokimya San. A.Ş. Bursa'da ticari faaliyette bulunduğunu, Emin Tesktil San. İnş. ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ne mal satması nedeniyle işbu şirketten Kuveyt Türk Topkapı Şubesi 30/07/2025 tarihli 1.000.000-TL bedelli ... çek no.lu, bir adet çeki ciro yolu ile teslim aldıklarını, bu çek keşidecisi Alif Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Olduğunu, dava konusu çekin tahsil için Yapı ve Kredi Bankası Bursa- Fomara Ticari Şubesi'ne 25/04/2025 tarihinde çek teslim bordrosu ile teslim edildiğini, davacı şirketin cirosu tahsil cirosu olup, herhangi bir borca karşılık verilmediğini, tahsil için Yapı Kredi Bankası'na verilen çekin (yaklaşık 400 adet çek birlikte) banka tarafından Aras Kargo Taşımacılık A.Ş. vasıtasıyla banka merkezine gönderimi sırasında çalındığını, Yapı Kredi Bankası A.Ş. uhdesindeki işbu çekin kaybolduğuna ve zayii nedeniyle çekin iptali için İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/ 564 E. ile dava açtığına ve ödeme yasağı kararı alındığının davacı şirkete yazılı olarak bildirildiğini, banka tarafından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/ 20709 soruşturma nosu üzerinden ceza şikayetinde bulunulduğunu, hukuki süreç devam ederken söz konusu çek üzerinden davacı Karesi Polyester ve Petrokimya San. A.Ş. aleyhine Sakarya 1. İcra Dairesi 2025/12446 E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, Sakarya Ticaret Mahkemesi 2025/440 D.iş sayılı ihtiyati tedbir başvurusu yapmış ve mahkemece İİK.m.72/3 gereğince (teminat mukabili) tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, işbu dosyaya yatırılan teminat üzerine icra veznesine yatırılacak olan paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararı verildiğini, tüm bu sebeplerle Sakarya 1. İcra Dairesi 2025/ 12446 E. Sayılı icra takip dayanağı Kuveyt Türk Topkapı Şubesi 30/07/2025 tarihli 1.000.000-TL bedelli ... çek no.lu, çek dolayısıyla davacı şirket aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle takip çıkışı, asıl alacak, faiz, çek tazminatı, komisyon vekalet ücreti, takip masrafları ve tüm ferileri ile borçlu olmadığının tespitine, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/ 440 D. iş sayılı icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbirin devamına, İİK. m. 72/5 gereğince davalı- alacaklı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-6102 sayılı kanunun 5/A-1 Maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul ekonomisi gereği sırf usuli bir işlem olan arabulucunun e-imzasının 04/12/2025'te tamamlanması nedeniyle bütün dosyanın ve dava açılmasıyla kazanılan hakların hiçe sayılması tamamen şekilci bir yaklaşım olup, taraflardan hiçbiri tutanak içeriğine -anlaşmama olgusuna- itiraz etmediği halde ve anlaşmama -son tutanak belgesi üzerindeki tarih 03/12/2025 olduğu halde, mahkemece dava şartının olmadığının kabulü hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2026 Tarih - 2025/926 Esas - 2026/80 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ciro yalıyla iktisap ettiği dava konusu çekin tahsil amacıyla bankaya teslim edildiğini, ancak banka tarafından çok sayıda çek ile birlikte gönderimi sırasında çalındığını, çek hakkında zayi nedeniyle ödeme yasağı kararı alındığını, buna rağmen çekin kötü niyetli kişilerce icra takibine konu edildiğini ileri sürülerek, dava konusu çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip nedeniyle icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davacı tarafından sunulan ara buluculuk son tutanağının sunulduğu ancak sunulan son tutanağının imza tarihinin dava tarihinden sonra olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamının incelemesinde; davacının dava açılmadan önce ara buluculuk bürosuna başvurduğu, ara buluculuk görüşmelerinin gerçekleştirildiği, taraf vekillerinin son tutanağı dava tarihinden önce imzaladıkları, mahkemece yapılan araştırma sonucunda ise ara bulucunun son tutanağa ilişkin elektronik imza işlemini dava tarihinden bir gün sonra tamamlandığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde, konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce ara buluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu düzenlenmiştir. Diğer taraftan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmalıklarında Ara buluculuk Kanununun 18/A maddesinde, ara buluculuk faaliyetinin sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, ara buluculuğa başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde ise davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun şekilde tamamlanabilmesi için son tutanağın kanunda öngörülen şekilde düzenlenmiş olması gerekmektedir. 6235 sayılı Kanunun 17 ve 18. Maddeleri, ara buluculuk faaliyeti son tutanağının yalnızca taraflar veya vekillerince değil, ara bulucu tarafından da imzalanmış olmasını zorunlu kılmaktadır.
Eldeki davada mahkemece yapılan araştırmada, taraf vekillerinin son tutanağı dava tarihinden önce imzaladıkları, ancak ara bulucu tarafından elektronik imzanın dava tarihinden sonra, 04/12/2025 tarihinde atıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda dava tarihi itibarıyla ara buluculuk faaliyetinin henüz kanunen tamamlanmadığının kabulü gerekmektedir. Zira dava şartı olan ara buluculuk sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığının tespitinde esas alınması gereken husus, son tutanağın usulüne uygun biçimde tüm zorunlu unsurlarıyla birlikte oluşup oluşmadığıdır. Dava açıldığı anda mevcut bulunması gereken dava şartlarının sonradan tamamlanması mümkün değildir. Ara bulucunun son tutanağa ilişkin imzasının dava tarihinden sonra atılmış olması karşısında, dava tarihinde zorunlu ara buluculuk dava şartının gerçekleştiğinden söz edilemeyecektir. Sonradan gerçekleştirilen imza işlemi de dava açılış anındaki dava şartı eksikliğini ortadan kaldırmaz.
Bu itibarla ilk derece mahkemesince, dava tarihinde ara buluculuk sürecinin usulüne uygun şekilde tamamlanmadığı gözetilerek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi18/05/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*