T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/667
KARAR NO: 2026/944
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/01/2026
NUMARASI: 2025/795 Esas - 2026/63 Karar
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA TÜRÜ: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 26/12/2025
KARAR TARİHİ: 18/05/2026
KR. YAZIM TARİHİ: 12/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı Dokur Çelik Yapı Prefabrik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin, Kocaeli Ticaret Sicili’ne kayıtlı olarak faaliyette bulunan limited şirket olduğunu, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterlerini usulüne uygun şekilde tuttuğunu ve muhafaza ettiğini, müvekkili şirkete ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ile Pay Defterinin, şirket merkezi ve arşivinde yapılan tüm araştırma ve incelemelere rağmen bulunamadığını, anılan defterlerin zayi olduğunun anlaşıldığını, defterlerin kaybının müvekkili şirketin kusurundan kaynaklanmadığını, tüm bu nedenle davanın kabulüne, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Sübut bulmayan zayi belgesi talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu dava çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup, ziyanın meydana geliş koşullarının mahkemece re’sen araştırılması gerektiğini, Belediye Encümen kararı, yıkım yazıları ve idari yargı süreci birlikte değerlendirilmeden hüküm kurulmuş; defterlerin muhafaza edildiği şirket merkezinin hukuki ve fiili akıbeti yeterince incelenmediğini, eksik incelemeye dayalı ret kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2026 Tarih - 2025/795 Esas - 2026/63 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı Dokur Çelik Yapı Prefabrik Ltd. Şti.'nin Kocaeli Ticaret Siciline kayıtlı olarak faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, TTK hükümleri gereğince tutulması zorunlu ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğunu ve muhafaza edildiğini, davacı şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile pay defterinin şirket merkezi ve arşivinde yapılan tüm araştırma ve incelemelere rağmen bulunamadığını, söz konusu defterlerin zayi olduğunun anlaşıldığını, defterlerin kaybının şirketin kusurundan kaynaklanmadığını ileri sürerek zayi belgesi verilmesine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 82-(7) maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, ziya haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmediği anlaşılmaktadır (Yargıtay 11. H.D. 2016/4865 E. 2017/2800 K.10.05.2017).
Öte yandan, tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve özemi göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyanın anılan hükümdeki nedenlerden birine veya o nedenlere benzer olan ve tacirin iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur.
Ticari defterlerin zayi olması davalarında; ticari defter sahibinin, defterinin kaybolduğunu ve defterin muhafazası hususunda gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi gerekir.
Bu ispat, tanık dahil her türlü delil ile yapılabilir.
Eldeki uyuşmazlıkta; davacı taraf, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ile Pay Defterinin kaybolduğunu ileri sürdüğü görülmüşse de, bu iddiasını somut, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya koyamadığı görülmüştür. Dosya kapsamından, zayi olduğuna karar verilmesi istenilen defterlerin zayi olduğuna ilişkin kesin bir tespit yapılamadığı gibi, ileri sürülen "kaybolma" olgusunun kanunda öngörülen zayi sebepleri arasında yer almadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle, davacının ticari defterinin zayi olduğuna ilişkin iddiasını kanunda öngörülen şartlara uygun şekilde ispat edemediği ve ileri sürülen sebebin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesinde sayılan haller kapsamında bulunmadığı gözetilerek, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/05/2026
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*