T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/543 - 2025/1484
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/543
KARAR NO : 2025/1484
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/11/2023
NUMARASI : 2022/353 Esas - 2023/623 Karar
DAVACI : .... TEKSTİL SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...... Derince/KOCAELİ
VEKİLİ : Av. .......
DAVALI : ... KARGO YURTİÇİ VE YURTDIŞI TAŞIMACILIK A.Ş. - ..... Sarıyer/İSTANBUL
VEKİLİ : Av. .
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 28/06/2022
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 01/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafça sürdürmüş olduğu ticari faaliyet gereği Sakarya şubesinden merkez Derince şubesine gönderilmek üzere üretimi yapılan 3 farklı gelinlik modelinin ... Kargo Çark şubesine teslim edildiği, ... gönderi takip nolu kargonun alıcıya süresi içerisinde teslim edilmediğini, yapılan araştırmalar sonrasında ilgili gönderinin kaybolduğunu, yine davacı tarafça İzmit şubesinden Zonguldak şubesine gönderilmek üzere GS ... (...) gönderim numaralı kargonun ... Kargo uhdesinde kaybolduğunu, toplamda 2 gönderinin alıcısına ulaştırılmayarak kaybolduğunu, bu nedenle de zarara uğradıklarını ve ticari faaliyetlerinin olumsuz etkilendiğini iddia edilerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla toplamda 4 adet gelinlik için şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Türk Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu, şirketin kusuru olduğunu iddia ederek bunun müvekkil şirket tarafından tazmin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, şirketin kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma (açarak içine bakma, vs.) hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceği, TTK md. 864 uyarınca, gönderen kusuru olmasa da; taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden doğan zarar göndericiye ait olup bu anlamda gönderici kargonun içeriği ve değeri taşıyıcıya tam ve eksiksiz olarak bildirmekle mükellef olup yapılan eksik bildirimler dolayısıyla müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesi kabul edilemeyeceği, dolayısıyla kanunun açık hükmü karşısında yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderen konumunda olan davacıya ait olduğu, kayıtsız şartsız teslim alınan davaya konu kargo ile ilgili tarafımıza T.T.K.'nun 889. maddesi uyarınca süresinde ulaşmış yazılı bir bildirim söz konusu olmadığı, işbu taşımada müvekkil şirketin kusurlu olduğu kabul edilse dahi, ağır kusur ve hile durumunun mevcut olmadığı, TTK 882 hükmüne uygun olarak gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkı istenebileceği, müvekkil - şirket yükümlülüklerine yerine getirmiş olup davacı tarafın talep ve iddialarının herhangi bir dayanağı bulunmadığı ve bu kapsamda davacının talepleri haksız olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KABULÜ İLE, 29.500,00-TL maddi tazminatın 30.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki yargılama kapsamında eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanılarak hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından yapılması gereken gerek tam tazmin sorumluluğu gerekse de Türk Ticaret Kanunu ile belirlenen prensip uyarınca taşıyıcnın sınırlı sorumluluğuna göre hesaplama yaparak seçenekli bir şekilde rapor tanzimi ile yetinmek olduğu ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut olay yorumlanmış müvekkili şirketin davranışları pervasızca davranış olarak nitelendirilmiş ve Müvekkil şirketin tam tazmin sorumluluğuna karar verilerek adeta hüküm verilmiş sınırlı sorumluluk hesabı yapılmaya gerek dahi görülmediği, yerel mahkeme sınırlı sorumluluk hesabı yapılması hususundaki ek rapor taleplerini reddederek hüküm tesis ettiğini, mezkûr taşımada müvekkil şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, bilirkişi raporları ile esas olan sınırlı sorumluluk prensibinin müvekkil şirket aleyhine olacak şekilde göz ardı edilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkil şirket'in somut olayda sorumluluğu bulunmadığı beyanları saklı kalmakla birlikte müvekkilinin sorumluluğu olması düşünülecek olursa sınırlı sorumluluk ilkesi benimsenmesi gerektiğini, yargıtay kararlarında, ağır kusur durumunun hangi durumlarda oluşacağı belirtilmiş olup, davaya konu olayda ağır kusurun oluşmadığını, taşıyanın sorumluluğu TTK hükümleri uyarınca sınırlandırılmış olup yasa ve usule aykırı karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, müvekkili şirket yönünden red kararı verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/11/2023 Tarih - 2022/353 Esas - 2023/623 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TTK'nun 875 ve devamı maddeleri uyarınca taşınan eşyanın ziyaından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının gelinlik üretimi ve ticareti ile ilgilendiği, şubeleri arasında gönderim yapmak isterken ... gönderi takip nolu kargo ile üç, ... (...) gönderim numaralı kargo ile bir olmak üzere, toplam dört gelinliğin davalı kargo şirketine tesliminden sonra kaybolduğu iddiasıyla eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini savunduğu, Mahkemece 29.500,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafından istinaf edildiği görülmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının, dava konusu emtianın gelinlik olup olmadığı, davalıya teslim edilen taşıma konusu emtianın alıcısına teslim edilip edilmediği ve kargo içeriğinde ne olduğu, gerçek alıcıya teslimin gerçekleşmemesinin kabulü halinde davalının sorumluluğu mevcutsa sorumlu olduğu miktarın ne olduğu, sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı, kargo gönderilerinin alıcıya teslim edilmeyerek kaybolduğunu ileri sürerek tam zayi nedeniyle tazminat talep etmektedir. Dosyaya sunulan teslim evraklarına göre, kargoların davalıya teslim edildiği, davalı tarafından kargoların teslim alınmadığına ilişkin bir savunmanın bulunmadığı, sevk irsaliyeleri, gönderici ve gönderilenin davacı şirket olması, davacının gelinlik üretimi ile ilgilenmesi, bir kargonun 10 kg., diğerinin 45 kg. Olarak teslim alındığına ilişkin davalı şirket kayıtları, bu kayıtlara göre kolilerin birinin içerisinde bir adet gelinlik, diğerinin içerisinde üç adet gelinlik olduğuna ilişkin emare teşkil etmesi, davalının kargoların alıcısı tarafından teslim alındığını kanıtlayamaması nedeniyle, kargo içeriğinin gelinlik olduğu ve kargonun davalı uhdesinde iken kaybolduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.
Somut olayda, davalı tarafından bir adet kargonun teslim edildiğine ilişkin bir tutanak sunulamadığı, diğer kargonun ise kaybolduğuna ilişkin kayıtlarının bulunduğu gözetildiğinde kargoların gerçek alıcısınca teslim edilemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı taşıyıcı, yukarıda anılan maddeler uyarınca meydana gelen zarardan sorumludur. Bu durumda davalının, 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalı taşıyıcı, bu hallerden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından, sorumluluğu esastır.
TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Yine davalının kargoları kaybetmesinin başlı başına pervasızca bir davranış da olduğu nazara alındığında TTK'nın 886. maddesi kapsamında ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu sonucuna ulaşılmakla, davalı, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır (Yargıtay 11.HD'nin emsal 11.04.2018 tarihli, 2016/10553 E- 2018/2587 K sayılı ilamı).
Bu durumda davacının, TTK'nın 880/1.maddesi uyarınca, eşyanın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve zamandaki değerini tazminat olarak isteyebileceği, davalının sorumluluğunu sınırlandırma hakkını kaybettiği sonucuna varılmıştır. Buna göre davalı vekilinin müvekkilinin TTK 882 maddesi uyarınca sınırlı sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği yönündeki istinafı da yerinde görülmemiştir.
Somut olayda, taşınan emtialara ait fatura ve sevk irsaliyeleri de deliler arasında olup, mahkemece taşınan emtia bedelinin tamamının tazminine karar verilmesinde, hükmedilen bedelin bilirkişi raporu içeriği ile de doğrulandığı nazara alındığında bir isabetsizlik bulunmadığından davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.015,14 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 773,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.241,29 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*