T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/508 - 2025/1532
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/508
KARAR NO : 2025/1532
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/10/2023
NUMARASI : 2021/238 Esas - 2023/561 Karar
DAVACI : ..... HAFRİYAT NAKLİYE İNŞAAT SANAYİ VE
TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ....KOCAELİ
VEKİLİ : Av. .............
DAVALI : .... ..... ...... MADENCİLİK SANAYİ VE
TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ..../SAKARYA
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 20/05/2021
KARAR TARİHİ : 26/09/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 26/09/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..... Hafriyat Nakliye İnşaat
Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ..... .... .... Madencilik
Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında ticari iş ilişkisinin bulunduğunu, muavin defteri ve
yapılan işin listesinde belirtilen evraklardan da anlaşılacağı üzere, davalıya ait malzemelerin, Adapazarı
...... ...... adresinden Kaynarca’ya belirtilen tarihlerde taşınması işlemini gerçekleştirdiğini, bu taşımacılık işinin karşılığı olan bedel 23.364,00 TL'nin davalı şirketçe ödenmemiş olduğundan icra takibine konu edildiği, yapılan işe karşılık düzenlenen 30.11.2020 tarih ve .................... Fatura nolu 11.682,00 TL
fatura ve 05.11.2022 tarih ve ................. Fatura nolu 11.682,00 TL faturanın olduğu, Kocaeli 8.İcra Müdürlüğü 2020/43983 Esas sayılı takip ile davalı firmadan işin karşılığı ücret tahsil
edilmeye çalışılmış ise de davalı şirket icra dosyasına itiraz ileri sürerek dosyanın durdurulmasına neden
olduğunu, müvekkili şirketin ticari alacak adına dava şartı olan arabuluculuk sürecinin başlatıldığını ancak gerek adres
gerekse GSM nosu ile her türlü yolla ulaşılmaya çalışılmasına rağmen davalı şirketin arabuluculuk
görüşmelerine katılım sağlamadığını, bunun sonucunda Kocaeli Arabuluculuk 2021/38171 Arabuluculuk
Numaralı dosyası ile yürütülen görüşmeler doğrultusunda 27.04.2021
tarihinde arabuluculuk son tutanağı düzenlenerek sonlandığını, müvekkil şirketin haklı alacağına kavuşamaması, sarf ettiği emek ve işin karşılığı olan bedeli tahsil edememesi sebebiyle mağduriyet
yaşadığını, davalı şirketin icra takibine itiraz etmiş olması üzerine durdurulan icra takibinin devamı için
huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle takibin devamına, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine takip konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davaya konu ticari nitelikte hizmet sözleşmesi ile ticaretlerinin olmadığını, dolayısıyla borçlarının da bulunmadığını, mahkemenin taraflarınca bağlı bulunduğu vergi dairesinden talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait BA/BS formları incelendiğinde kayıtlarında böyle bir fatura giriş kaydının bulunmadığının anlaşılacağını, davacı firma ile yaptıkları herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE,
2-Davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2021/43983 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 23.364,00 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek yasal faizi ile birlikte devamına,
3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. maddesi uyarınca 23.364,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
4-Fazlaya yönelik işlemiş faiz talebinin reddine,
..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı istinaf dilekçesinde özetle;
.... ...... firmasından yada başka bir firmadan bozalt madeni alımının yapılmadığını ve iddia edildiği gibi sevki ve nakliye işini davacı firmaya yaptırmadıklarını, herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce sevk irsaliyesi düzenlenmeden bir maden sevkiyatının yapılmayacağını, firmanın mali hesapları incelendiğinde iddia edilen sevkiyatla ilgili bozalt madeni alımı, satımı vede naklinin bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2023 tarih, 2021/238 Esas - 2023/561
Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için düzenlenen faturadan kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; Davacının 2 adet faturaya konu taşıma işini davalının belirttiği adresler arasında yerine getirdiğini, ancak davalının anılan fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine fatura bedellerinin tahsili için davalı hakkında takip başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalının yemini ifa etmediğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.
Dava konusu faturalar ve sevk irsaliyelerinin düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.
Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı)
Yeri gelmişken yemin deliline de değinilmesinde fayda vardır.
Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez.
Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır. (6100 sayılı yasanın 228.maddesi)
Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. (6100 sayılı yasanın 229/1.maddesi)
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Davacı taraf davaya konu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise faturalara konu ticari ilişkiyi inkar etmiştir.
Az yukarıda açıklandığı üzere; itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, davacı taraf faturaya konu ticari ilişkiyi ve faturaya konu hizmeti karşı tarafa verdiğini ispatla yükümlüdür. Dosyaya gelen tarafların defterlerinin incelenmesi sonucu tanzim edilen raporlara göre; dava konusu faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafından bağlı bulunduğu vergi dairesine BS olarak bildirildiği, davalının defterlerinde anılan faturaların kayıtlı olmadığı, davalının BA olarak anılan faturaları vergi dairesine bildirmediği, bu şekilde davacının 6100 sayılı yasanın 222/2-3maddeleri gereği ticari defter kayıtlarıyla iddiasını ispat edemediği görülmüştür.
Ancak, davacının delilleri arasında yemin delilinin de bulunduğu anlaşılmış, davacı taraf yemin deliline dayanmak istediğini 17.03.2023 tarihli duruşmada beyan etmiştir. Mahkemece davalı tarafın yemini eda etmesi için bulunduğu yer mahal mahkemesine talimat yazılmış, davalıya yemin metni ile 6100 sayılı yasanın 229/1.maddesindeki yemin etmemenin sonuçlarını içeren davetiye davalıya 31.05.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı taraf 18.07.2023 tarihli duruşmaya katılmadığı gibi mazeret de bildirmemiştir. Davalı taraf yemini ifa etmediğinden 6100 sayılı yasanın 229/1.maddesi gereği yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığından, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 1.595,99-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 399,00-TL'nin mahsubu ile kalan 1.196,99-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*