T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/252 - 2025/1137
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/252
KARAR NO : 2025/1137
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :18/10/2023
NUMARASI :2022/429 Esas - 2023/946 Karar
DAVACI :......
VEKİLİ :......
DAVALI :......
VEKİLİ :......
DAVA :İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :02/06/2022
KARAR TARİHİ :19/06/2025
KR. YAZIM TARİHİ :10/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 15.08.2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği yükümlülükleri davacının yerine getirdiğini, yine davacının 30.04.2019 tarihinde ... seri nolu faturayı davalı adına tanzim ettiğini, davacının alacağı olan 38.294,16-TL bakiye alacak için icra takibi başlattığını, davacının borca itiraz ettiğini ve haricen peyder pey ödeme yaptığını, dolayısıyla icra takibinin açık kaldığını, bu nedenle faiz, dosya masrafı ve tahsil harcının davalı tarafından ödenmesine, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Bolu İcra Dairesinde takip başlattığını, yetkiye itiraz edilmesi nedeniyle takibin Kocaeli İcra Dairesinde tekrar başlatıldığını ve yine yetkiye itiraz nedeniyle 14.02.2022 tarihinde Gebze İcra Dairesine gönderildiğini, 21.02.2022 tarihinde borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, diğer taraftan davacının alacağı olan 38.294,16-TL borcun tamamı muhtelif tarihlerde ödenmiş olduğunu, borcu 06.07.2021 tarihinde sıfırladığını, davacının 331 gün sonra itirazın iptali davası açtığını belirtrek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...
1-Davanın KABULÜNE,
Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/3681 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlu tarafından yapılan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına,
2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si oranında 7.658,83.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
3-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının itirazın iptali davası açma hakkının zamanaşımına uğradığını, takip dayanağı belgelerin icra dosyasına sunulmadığını, davaya konu alacakların dava açılmadan önce ödendiğini, davacının bu davaya konu taleplerinin, talepte hukuki yarar bulunmadığından reddedilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında nakliye işi konusunda 15/08/2018 tarihli sözleşme yapılmış olup; davacı firma bu sözleşmeye istinaden üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek yaptığı işi faturalandırdığını, faturaların davalı firmaya tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın ödeme edimini süresinde yerine getirmediğini, başlatılan icra takibinin açılmasının ardından ana paranın davacı şirkete bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere peyderpey ödendiğini, fakat icra dosyasına ödeme yapılmadığını, bu nedenle de faiz, dosya masrafları, tahsil harcı ve davacının vekalet ücretinin karşılanmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2023 tarih, 2022/429 Esas - 2023/946 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhinde Bolu 4. İcra Dairesinin 2019/35475 Esas sayılı dosyası ile 02/10/2019 tarihinde başlatıldığı, yetkiye yapılan itiraz sonucunda dosyanın yetkisizlikle Kocaeli İcra Dairesine gönderildiği ve 2021/157681 Esas numarasını alarak 14/12/2021 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği, yetkiye yapılan itiraz sonucunda dosyanın yetkisizlikle Gebze İcra Dairesine gönderildiği, 2022/3681 Esas numarasını alarak 14/02/2022 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği, davalı Armaplast Polyester San. ve Tic. Ltd. Şti. firması tarafından 26.02.2021 tarihinde Garanti Bankası ... nolu dekont ile 8.234,16-TL ödeme, 08.03.2021 tarihinde Garanti Bankası ... nolu dekont ile 7.500,00-TL ödeme, 09.04.2021 tarihinde Garanti Bankası ... nolu dekont ile 7.500,00-TL ödeme, 07.05.2021 tarihinde Garanti Bankası ... nolu dekont ile 5.000,00-TL ödeme, 28.05.2021 tarihinde Garanti Bankası ... nolu dekont ile 5.000,00-TL ödeme, 06.07.2021 tarihinde Garanti Bankası ... nolu dekont ile 5.000,00-TL ödeme yapıldığı (dava tarihi itibariyle borcu (38.294,16-TL) sıfırladığı ancak Mahkemece bilirkişi raporlarına göre takibin başlatıldığı tarih olan 02/10/2019 tarihi itibariyle davalının davacıya 38.294,16.-TL borçlu bulunduğunun sabit olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne, davalı tarafından yapılan ödemelerin takip tarihinden sonra oluşu dikkate alınarak icra dairesi tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporlarına göre takibin başlatıldığı tarih olan 02/10/2019 tarihi itibariyle davalının davacıya 38.294,16-TL borçlu bulunduğunun sabit olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne, takip konusu faturanın vadeli olduğu ve vadesinde ödenmediği anlaşıldığından vade tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davacı tarafça takipte istenilen işlemiş faiz miktar ve tarih itibariyle doğru olduğundan taleple bağlılık gereği işlemiş faiz talebinin kabulüne, davalı tarafından yapılan ödemelerin takip tarihinden sonra oluşu dikkate alınarak icra dairesi tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Oysa ki 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesinde; ''borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz'' hükmü yer almaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi gereğince; ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre; borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe, kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Başka bir anlatımla; kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan mahsup edileceği kuralı bulunmaktadır.
"... İcra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler ile ilgili davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak bakiye kalan alacak ve fer'ileri ile ilgili dava açılabilir. Dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler ise icra müdürü tarafından infaz sırasında dikkate alınır. (TBK. m.100) Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davacının alacaklı olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte ve talep aşımına yol açacak şekilde itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir" (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 28.01.2016 tarih, 2015/9735 Esas - 2016/1063 Karar).
İlk derece mahkemesince; yukarıda anılan yasal düzenleme, Yargıtay İçtihatları ve yerleşik uygulama dikkate alınmadan karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş; bilirkişiden ek rapor almak veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca ilk takipten sonra yapılan ödemelerin öncelikle faiz, icra vekalet ücreti gibi giderlerden düşülmesi, ödemenin bu kısmı karşılaması halinde ana borçtan düşülmesi gerektiği, bu şekilde itirazın iptali davasında, davacının bakiye kalan alacak ve fer'ilerini istemekte hukuki yararının bulunduğunun gözetilmesi, oluşacak duruma göre ise; 6098 sayılı TBK'nın 100, 101 ve 102. maddelerine göre değerlendirme yapılarak davacının bakiye kalan alacak ve fer'ilerinin tespit edilmesi, bundan sonra da oluşacak duruma uygun hüküm kurulması gerekmektedir ( Benzer şekilde Dairemizin 2019/1718 Esas ve 2020/713 Karar sayılı ilamı).
Ayrıca bilindiği üzere zamanaşımı, maddi hukuktan kaynaklanan bir def’i ve savunma aracıdır. Somut olayda, davalı tarafça yasal süresi içerisinde zamanaşımı def’i ileri sürülmüş ancak, mahkemece bu def'i hakkında ön inceleme duruşma tutanağında zamanaşımı itirazının bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı, zamanaşımı definde bulunduğuna göre 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı YİBK gerekçesinde açıklandığı üzere zamanaşımı defi mevcut olduğu takdirde mahkemece herşeyden önce bu defin incelenmesi, gerçekleşmesi halinde, artık esas hakkında incelemeye devam olunmayıp davanın bu yönden reddi gerekir. Davanın usulden reddi, işin esasının incelenmesine engel teşkil eder. Mahkemece, davalının zamanaşımı defi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yazılı şekilde davanın esastan kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (HMK m. 137/2). Tahkikat, tarafların ön inceleme duruşmasında anlaşamadıkları hususlar esas alınarak yürütülecektir.
6100 sayılı HMK'nın 142. maddesi uyarınca, ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra hakim, tahkikata geçmeden önce zamanaşımı defi ve hak düşürücü süreler hakkında karar verir. 6100 sayılı HMK'nın 320-(2) maddesinde de ön inceleme duruşmasında zamanaşımı defi hakkında öncelikle karar verilmesi gerektiği emredici şekilde düzenlenmiştir. Buna göre mahkeme, öncelikle her bir talep kaleminin hukuki nitelemesini yapıp hangi zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirledikten sonra zamanaşımı defini karara bağlaması gerekirken, bu zorunluluğa uymadan ve bu konuda tahkikat aşamasında da bir karar vermeden davayı esastan kabul etmiş, hükümde de zamanaşımına hiç değinmemiştir.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacının adresinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2023 tarih, 2022/429 Esas ve 2023/946 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-İİK'nın 36/5 maddesi gereğince Gebze İcra Dairesinin 2022/3681 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın yatıran tarafa iadesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.19/06/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*