T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/150 - 2025/1071
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/150
KARAR NO : 2025/1071
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2023
NUMARASI : 2022/1002 Esas - 2023/902 Karar
DAVACI :......
VEKİLİ :......
DAVALI :......
:......
VEKİLİ :......
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 26/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket davalı şirkete; 2021 yılında başlamak üzere 07.07.2022 tarihine kadar dilekçe ekinde sundukları hesap ekstresinde görüleceği üzere muhtelif faturalarla (Ek-1) ticari emtiayı satıp teslim ettiğini, fatura bedellerinin davalı şirketçe ödenmemesi ve yapılan sözlü görüşmelerinden sonuç alınamayınca taraflarınca Gebze İcra Müdürlüğünün 2022/22300 Esas sayılı dosyası ile cari hesap bedelinin tahsili için icra takibi başlattığını ancak davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takip durdurulduğunu, bu nedenlerle, borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın 228.679,10 TL olan bakiye alacakları yönünden iptali ile takibin bu miktar asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit ve belirli olmakla davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; icra takibi açılmadan önceki borç zararları hesaplanması ve bir an için bile davalı şirketin borçlu olduğunu varsaysak bile 828.679 TL tutarında olduğunu, dolayısıyla her halükarda takibe itiraz etme zorunluluğu hasıl olduğunu, karşı tarafın beyanları gerçeği yansıtmadığını, davalı firma, davacı firmadan 27.04.2022 tarihinde 10.234,14 Euro (162.006,44 TL) (Değişim Çelik Tarafından düzenlenen 29.04.2022 tarihli, ... nolu faturaya göre) tutarında 4 adet çelik siparişini verdiğini, davalı firma sipariş verirken çeliklerin ebadı, türü ve kalitesi ile ilgili davacı taraftan onay aldığını, fakat çelikler işlenmeye başlandıktan bir süre sonra istenilen kalitede olmadıkları, hatalı kesildikleri ve ayıplı oldukları hem davalı firma hem de davalı firmanın çelikleri işletip vereceği dava dışı firma fark ettiğini, malların ayıplı olduğu ve davalı firmanın zararının 500.000 TL ile 600.000 TL arasında olduğu davacı tarafa derhal bildirildiğini, buna dair 01.09.2022 tarihinde, ... numaralı ve 29.500 Euro (532.607,75 TL) tutarında iade faturası düzenlediğini, davacı firma faturaya itiraz ettiğini, bütün bunlar arabuluculuk süresinden önce meydana geldiğini, arabuluculuk sürecinden sonra ise davacı şirket müvekkili firmanın uğradığı zararları kısmen de olsa ödemeyi kabul ettiğini, şirketler arasındaki mail ve whatsaap yazışmaları buna delil olarak sunulacağını, davalı şirket uğradıkları yan zararları bir kenara bırakarak kalan 828.679 TL bakiye borç için davacı firmaya 11.10.2022 tarihli ve 10.03.2023 vade tarihli 600.000 TL tutarında çek verdiğini ve kalan 228.679,10 TL için 18.10.2022 tarihli, ... nolu, 200.600,00 TL tutarında iade faturası düzenlediğini, nihayetinde bakiye borç 28.079 TL'ye düştüğünü, ancak davalı firma bu iade faturasına da itiraz ettiğini, fakat fatura yine de işleme konulmuş ve resmiyet kazandığını, buna rağmen 228.679,10 TL üzerinden dava açıldığını, davalı şirket basiretli bir tacirin davranmasını gerektirir şeklinde davranmış ve zararının çoğundan feragat etmiş olduğunu, fakat davacı taraf, davalı şirketten çeki alır almaz, davalı şirketin güvenini suiistimal edip anlaşmadan çekildiğini, bu aşamadan sonra madem süreç mahkemeye vardığını, o zaman davalı firmanın uğradığı bütün zararların tespiti, belki daha sonra ıslah ile tazmini ve adil bir netice çıkması için taleplerini ve delillerini sunacaklarını bu nedenlerle Ziraat Bankası 1728 Bağdat caddesi Gebze Şubesi, ... numaralı, 10.02.2023 vade tarihli çeke ihtiyati tedbir konulmasını; davacı tarafın davasının reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 70.000 TL maddi tazminat zararı karşı tarafın alacağına yönelik mahsubuna veya ıslahen arttıracağı talebin takasına/ denkleştirtilmesine veya alacaklı olduklarının tespitine karar verilmesi ve oluşan zararın ıslah edilip karşı taraftan alınıp davalıya ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava açmış olup, işbu dava eldeki dosyadan tefrik edilmiş ve ilk derece mahkemesince davanın açıldığı tarih itibariyle arabuluculuğa başvuru şartının gerçekleştirilmediği anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...
1-Davanın KABULÜNE,
Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/22300 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 228.679,10.-TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, takip konusu edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 45.735,82.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davaya konu malların ayıplı olup olmadığı yani malların ayıplı olduğu itirazlarını hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, malların ayıplı olması durumunda davaya konu alacağın zaten davacı tarafça istinaf eden davalıdan talep ve dava edilemeyeceği açık olduğunu, yerel mahkemece, davacı alacaklı şirket aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat talepli davanın bekletici mesele yapılması taleplerinin hiçbir gerekçe ileri sürülmeksizin reddedilerek itirazın iptaline karar verildiğini, yerel mahkemece davalı şirketin defterleri incelenmediği gibi malların ayıplı olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden herhangi bir rapor da alınmadığını, yerel mahkemenin takip konusu alacağın %20'si olan 45.735,82 TL icra inkar tazminatına hükmetmesi ayrıca ve açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2023 Tarih - 2022/1002 Esas - 2023/902 Karar
sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, faturadan kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2022/22300 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan Gebze İcra Dairesi'nin 2022/22300 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı DÇ Değişim Çelik ve Isıl İşlem Limited Şirketi tarafından, borçlu Bera Enjeksiyon ve Kalıp Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 1.111,179,10.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlunun icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Eldeki davada; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı dava dilekçesinde, davalının davacı şirketten ticari ilişki kapsamında mal alımı yaptığını, bedelini ödemediğini bu nedenle başlatmış olduğu takibe yapılan itirazın reddini talep etttiği, davalı da vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davalının davacıya borcu bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davada; ilk derece mahkemesince, hen he kadar, davacı tarafın cari hesap alacağı iddiası ile takip başlattığı, davalının borçlu bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiği, taraflara 12/04/2023 tarihli celsede defter ve kayıtlarını sunmak üzere ihtarat yapıldığı ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar incelemeye sunulmadığından, davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapora göre, davacının ticari defterleri delil niteliğine sahip olduğu, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 228.679,10 TL alacaklı olduğu, davalının davacı tarafından düzenlenen tüm faturaları form BA ile beyan ettiği, davacının faturalarını form BS ile beyan ettiği, BA-BS formlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, yani fatura bildirimlerinin tutarlı olduğu yönünde görüş belirtilmesi sonrasında davanın kabulüne kabulüne karar verilmişse de, verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak belirttiği şekilde davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmekte, davalı ise davacıya, davacının kendisine gönderdiği çelik malzemesinin ayıplı olması nedeniyle bu malzemeden beklediği faydayı sağlayamadığı hatta ayıplı mal nedeniyle zararının meydana geldiği bu nedenle de borcunun bulunmadığını savunduğu görülmektedir.
Eldeki davada; davalı tarafından kendisine dava dilekçesinin usule uygun şekilde 17/01/2023 tarihinde tebliği edilmesi üzerine süresi içerisinde 30/01/2023 tarihli cevap dilekçesi sunularak davacının iddialarına cevap verildiği, aynı dilekçe de bu defa yukarıda da değinildiği gibi davacının aralarında olan sözleşmeye aykırı olacak şekilde ayıplı mal göndermesi nedeniyle bu mallar nedeniyle zarar görmesinden bahisle karşı dava açmak suretiyle bu zararlarının karşılanmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince; davalı tarafından, davaya cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava olarak açılan davanın iş bu dava dosyasından tefrikine karar verilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, sonrasında ise bu davanın açıldığı tarih itibariyle arabuluculuğa tabi olması ve bu yönde bir başvurunun yapılmamış olması gerekçesiyle karşı dava olarak açılıp sonrasında tefrik kararı ile ayrı bir esasa kaydı yapılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu defa davalı tarafından eldeki davaya karşılık olarak açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine davalı tarafından iş bu davanın davacısı aleyhine Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/768 Esas sayılı dosyası üzerinden "malın ayıplı olması" nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat talepli davanın açıldığı, açılan bu dava ile ilgili eldeki davanın ikinci celsesinde, davalı vekilince 'açtıkları bu davanın' görülen somut dava yönünden bekletici mesele yapılmasının talep edildiği; ancak mahkemece bu talep hakkında herhangi bir karar verilmeksizin davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Eldeki davada; davacının, davalıdan davalıya kendisi tarafından satılan malların bedelinin tam ve eksiksiz olarak ödenmediğinden bahisle takip başlatmış ve dava açmış olduğu, davalının ise davacı ile aralarındaki anlaşma sonrası kendisi tarafından alınan bir kısım malların ayıplı olması ve bu ayıplı mal bedellerinin alacaktan düşülmesi sonrası davacıya borcunun kalmadığını savunmuş olduğu görülmüştür. Davalı tarafından yargılama sırasında dosyaya esas numarası bildirilen ve iş bu dava için bekletici mesele sayılması talep edilen Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/768 esas sayılı dosyasında davalının iddiası doğrultusunda davacıdan alınan malların ayıplı olması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Davacının açtığı iş bu dava, davacının davalıdan taraflar arasındaki sözleşme (mal alım satım) gereğince alacaklı olup olmadığının bir bakıma tespitine yönelik açılan bir dava olup, talep edilen alacak miktarının tespitinde davalı tarafından teslim alınan malların ayıplı olup olmadığının davacının alacak miktarına etkisinin olabileceğine göre mahkemece o davanın dava dosyasının eldeki dosya arasına getirtilerek incelenmesi ve dosyanın iş bu dava dosyası yönünden bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının tartışılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ilgili dosyanın işbu dosyaya etkisinin olup olmadığının değerlendirilmesi yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş,kararın bu nedenle kaldırılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-4) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2023 Tarih - 2022/1002 Esas - 2023/902 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*