T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/184 - 2025/1033
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/184
KARAR NO : 2025/1033
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/10/2023
NUMARASI : 2021/553 Esas - 2023/568
Karar
DAVACI :......
VEKİLİ :......
DAVALILAR :......
:......
VEKİLİ :......
VEKİLİ :......
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/2021
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ: 28/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracı sıfır kilometre aracı Nissan Otomotiv’in Kocaelindeki yetkili bayisinden satın aldığını, bakımlarını yetkili servis davalı Yılmazlar Otomotive yaptırdığını, 03.02.2021 tarihinde bakımını yaptırdığını, araç yağ eksiltme gösterdiğinden servise götürdüğünü, serviste 03.02.2021 tarihinde yapılan bakımda krank keçesinin değişmediğinin söylendiğini, bakımda değiştirilmiş gibi faturalandırıldığını, sonrasında yağ kaçırmanın keçeden değil motor blokundaki çatlaktan kaynaklandığının masrafın 85.000,00-TL olduğunun bildirildiğini, aracı kullanmaya başlamasından itibaren her …. Kilometrede binlerce lira ödeyerek aracın bakımlarını düzenli yaptırdığını, yetkili servis tarafından kandırıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, dava konusu aracın gizli ayıplı olması veya davalı yetkili servisin aracın bakımını yerine getirememiş olması nedeniyle ödenmiş olan 63.946,61-TL onarım masrafının, bilirkişi tarafından tespit edildikten sonra arttırılmak üzere araçta oluşan 1.000,00-TL değer kaybının, araçsız kalması nedeniyle uğranılan 500,00-TL zararın mevduata uygulanacak olan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı Nissan Otomotiv vekili cevap dilekçesi ile; ticari satışlarda 2 yıl yasal garanti süresinin yanı sıra + 1 yıl Nissan Kalite Güvence sistemi ile (Toplam 3 yıl - 100.000 km hangisi önce gelirse) üretimden kaynaklanan arızaların ücretsiz onarımını taahhüt ettiklerini, davaya konu aracın teslim tarihinin 29.08.2016 olup, 29.08.2019 tarihi itibariyle Garanti ve Kalite Güvence süreleri sona ermekle müvekkilimin sorumluluğu da sona erdiğini, davanın zaman aşımından reddi gerektiğini, süresinde bir ayıp ihbarının mevcut olmadığını, alım- satım akdinin tarafı olmadıklarını, davacının dayanak aldığı T.B.K. hükümleri kapsamında bir sorumluluklarının mevcut olmadığını, yalnızca 3 yıl- 100.000 km ( Hangisi önce gelirse ) üretim kaynaklı arızaların ücretsiz onarımını taahhüt edildiğini, arıza tarihi itibariyle süre yönünden taahhütlerinin sona erdiğini, taahhüdün onarım ile sınırlı olması karşısında değer kaybı- mahrumiyet zararı v.d taleplerin kendilerine yöneltilemeyeceğini, davacının arızanın üretim hatası ya da bakım eksikliği/hatasından kaynaklandığını ileri sürmekte olduğunu, bakım - eser sözleşmesi kapsamında bir hizmet olup, velev ki ayıplı olmasından sorumluluğu da bulunmadığını belirterek davanın reddi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...
1-Davacının açmış olduğu davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE
2-51.087,26 TL onarım bedelinin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
3-3.325,00 araç mahrumiyet bedelinin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
4-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı Yılmaz Otomotiv Akaryakıt İnşaat Nakliyat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, araçta meydana geldiğini iddia ettiği arızanın üretim ve imalat hatası olduğu yönündeki savının gerçeği yansıtmadığını, hükme esasa alınan dosyada mübrez bilirkişi raporunda; aracın ayıplı olduğunun iddia edildiği parça üzerinde inceleme yapılmaksızın ihtimallere, varsayımlara yahut algoritmalara göre motor blokunda oluşan çatlağın üretim hatasından kaynaklandığı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu yönündeki kanaatinin yerinde olmaması sebebiyle mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararının sonuç itibariyle isabetsiz olduğunu, davacı yanca talep edilen araç mahrumiyet zararının ispatı külfetinin davacı üzerinde olup bu iddianın ispatına muktedir nitelikte dosyada mübrez hiçbir delilin bulunmadığını, dava konusu araç, iddia edilen arızaya rağmen davacı tarafından kullanıldığından araç mahrumiyetinden söz edilemeyeceğini, mahkemece belirtilen bu hususların göz ardı edilmesi suretiyle davacı lehine araç mahrumiyet bedeline hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı Nissan Otomotiv Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının yasadan kaynaklanan bir sorumluluğunun olmadığını, üretim hatası varsayıma dayalı olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, dava konusu araçta 5 yaşında ve 115.000 km üzerinde meydana gelen arızanın nedeni dahi somut delillerle ortaya konamamışken, zaman aşımı süresinden sonra açılan davanın kabulünün hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2023 tarih, 2021/553 Esas - 2023/568 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava satılan aracın ayıplı olması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekillerince istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; Davacının 26.08.2016 tarihinde davalılardan Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. den dava konusu ... plakalı aracı satın aldığı, diğer davalının aracın ithalatçısı olduğu, aracın 03.02.2021 tarihinde 110.000 km’de iken bakımı için davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye götürüldüğü, aracın yağ damlattığı ve krank keçesinin değiştirilmesi gerektiği bildirilerek bakımın yanında anılan işlemin de yapıldığı, ancak aynı yılın temmuz ayında aracın yağ eksiltmesi nedeniyle farklı bir servise götürüldüğü, orada yağ kaçağının motordaki çatlaktan kaynaklı olduğunun bildirildiği, ayrıca krank keçesinin de değiştirilmemiş olduğunun bildirildiği, aracın motorunun değiştirilmesi nedeniyle davacının uğradığı zarar, aracın serviste kaldığı süre boyunca araç mahrumiyet bedeli ve aracın değer kaybı nedeniyle zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği, davalılardan Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davaya cevap vermediği, diğer davalının garanti süresinin bitmesi nedeniyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddini ve araçta üretim hatası bulunmadığından davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılar tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır.
Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. Ömer Adil ATASOY, Av. Hanife ÖZDİL Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3)
6098 sayılı TBK’nın ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK 222. maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, Açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK 223/2 madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. Maddesi incelendiğinde;
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. "Düzenlemesi mevcuttur.
6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zaman aşımı süresinden yararlanamaz."
Satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK.223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zaman aşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK.231/son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK 231/son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması sebebiyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez.
Öncelikle ayıp ihbarı bakımından Yargıtay yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere aracın ayıp niteliğinde olduğu iddia edilen arızaya ilişkin olarak yetkili servise götürülmesi, hukuki olarak ayıp ihbarı olarak değerlendirilmektedir (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi, 11.05.2015 tarih, 2015/5501 Esas, 2015/6929 Karar).
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Davacının 26.08.2016 tarihinde davalılardan Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. den dava konusu ... plakalı aracı satın aldığı, aracın 03.02.2021 tarihinde 110.000 Km’de iken bakımı için davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye götürüldüğü, aracın yağ azalttığı ve krank keçesinin değiştirilmesi gerektiği bildirilerek bakımın yanında anılan işlemin de yapıldığı, ancak aynı yılın temmuz ayında aracın yağ eksiltmesi nedeniyle farklı bir servise götürüldüğü, orada yağ kaçağının motordaki çatlaktan kaynaklı olduğunun bildirildiği mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre anılan yağ eksiltme şeklinde arızanın ilk olarak 115.000 km’de ortaya çıktığı, anılan arızaya ilişkin ilk değişimin 03.02.2021 tarihinde yapıldığı bildirilmiştir. Anılan rapora göre; aracın motorundaki silindir bloğundaki çatlamanın imalattan kaynaklı zayıf bir bölgenin bulunmasından kaynaklandığı, anılan arızanın gizli ayıp mahiyetinde olduğu ve imalat hatası olduğu bildirilmiş, tarafların itirazları hakkında alınan ek raporda da taraf itirazları gerekçeli bir şekilde karşılanmıştır.
Az yukarıda açıklandığı üzere; ayıbın gizli ayıp olması ve ilk olarak aracın 115.000 km kullanılmasından sonra ortaya çıkması nedeniyle 6102 sayılı yasanın 23/1-c maddesi atfıyla eldeki olaya uygulanması gereken 6098 sayılı yasanın 223/2.maddesi gereği davacının davalı servise başvurarak ayıp ihbarını yerine getirdiği görülmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 19 Hukuk Dairesi, 11.05.2015 tarih, 2015/5501 Esas, 2015/6929 Karar).
Bu durumda aracın gizli ayıplı olması ve davacının bunu davalıya satıcıya ihbar etmesi nedeniyle 6098 sayılı yasanın 227/1-3 maddesi tamir masrafını (ücretsiz onarım seçimlik hakkı) davalı satıcıdan talep edebileceği, bilirkişi tarafından belirlenen tamir masrafına ve bilirkişi tarafından tespit edilen araç mahrumiyet bedeline mahkemece davalı satıcı yönünden hükmedilmesi isabetlidir.
Ancak; İthalatçı firmanın ayıplı araçtan ötürü sorumlu olması için araca ait garanti belgesinde garantör sıfatının bulunması gerekir. Davalı Nissan Otomotiv A.Ş. ile davacı arasında bir sözleşme bulunmadığı, dosyaya sunulan garanti belgesine göre davalının ithalatçı firma olup, garantör olarak sorumluluğunun bulunduğu, davalının süresi garanti süresinin bitmesi nedeniyle cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunduğu görülmüştür. Davacıya dava konusu aracın 26.08.2016 tarihinde satılıp teslim edildiği, dosyaya sunulan garanti belgesine göre davalı ithalatçının garantisinin 3 yıl/100.000 km ile sınırlı olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespite göre ayıbın ortaya çıktığı tarih ve km itibariyle aracın garanti süresinin de dolmuş olduğu, TTK’nın ticari satışlara ilişkin 23. ve TBK'nın 231. maddesi uyarınca ticari satışlarda da ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zaman aşımı süresinin ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde de satıştan itibaren iki yıl olduğu, davalının bu süreyi 3 yıl ve 100.000km olarak uzattığı, dava tarihi itibariyle bu sürenin de geçtiği, az yukarıda geçen bilirkişi raporu göz önüne alındığında; davalının ağır kusurunun bulunduğuna dair bir tespitin de olmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken hükümde yazıldığı üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.(Benzer yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi2022/688 Esas, 2022/731 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/5680 esas 2024/2036 karar sayılı ilamı) Bu nedenle anılan kararın kaldırılması gerekmiştir.
Her ne kadar davalılardan Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. istinaf aşamasında zaman aşımı definde bulunmuş ise de; anılan hususun ilk derece mahkemesi önünde ileri sürülmemesi nedeniyle 6100 sayılı yasanın 357/1.maddesi gereği ve yine diğer davalının ileri sürdüğü zaman aşımı definden süresinde zaman aşımı definde bulunmayanlar bu haktan faydalanamayacaklarından (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/2447 esas 2015/9763 karar sayılı ilamı) diğer davalının zaman aşımı definden bu davalının da faydalanamayacağı anlaşılarak bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu nedenlerle; davalı Nissan Otomotiv A.Ş.’nin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle yönünden kabulüne, diğer davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin istinaf istemlerinin reddine, yerel mahkemenin kararının anılan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE;
2-)Davalı Nissan Otomotiv A.Ş.’nin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2023 tarih, 2021/553 Esas - 2023/568 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davalı Nissan Otomotiv A.Ş. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
b-Davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti yönünden davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE
c-51.087,26 TL onarım bedelinin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti’den alınarak davacıya verilmesine
ç-3.325,00 araç mahrumiyet bedelinin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti’den alınarak davacıya verilmesine
d-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
e-Hüküm tarihinde alınması gerekli 3.716,90 TL karar ve ilam harcından alınan 1.100,59 TL peşin harç, 48,24 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.148,83 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.568,07 TL harcın davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti’den alınarak hazineye irat kaydına,
f-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti’den alınarak davacıya verilmesine,
g-Davalılardan Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti kendini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 11.034,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
ğ-Davalılardan Nissan Otomotiv A.Ş. kendini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya davalıya verilmesine
h-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.100,59 TL peşin harç, 48,24 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.208,13 TL harç, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, 459,60 TL müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.917,73 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına göre belirlenen 3.257,19 TL'sinin Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti’den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
ı-HMK 120. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
i-6325 sayılı HUAK 18/A-13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/10521 Arabuluculuk Dosya numaralı dosyasında ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmına göre belirlenen 1.130,70-TL'nin davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti’den, geri kalan 229,30-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harçlarının hazineye irad kaydına,
b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalı Nissan Otomotiv A.Ş.'ye iadesine,
c-Davalı tarafından yapılan 738,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafının davacıdan tahsili ile davalı Nissan Otomotiv A.Ş.'ye verilmesine,
ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.716,90-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 930,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.786,90-TL istinaf karar harcının davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti’den alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
d-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı Yılmaz Otomotiv Akr. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti üzerinde bırakılmasına,
e-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
f-Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,
g-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Sakarya 1.İcra Dairesi, 2023/18761 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatıran Nissan Otomotiv A.Ş.'ye iadesine,
h-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*