T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/137
KARAR NO : 2025/1069
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/11/2023
NUMARASI : 2020/510 Esas - 2023/610 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/12/2020
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 25/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2019/23671 Esas sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davacı şirketin davalı tarafa borcunun bulunmadığından söz konusu takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, takibe konu bononun davacı şirket tarafından düzenlendiğini, davalı tarafça bono üzerinde tahrifat yapılarak icra takibine konu edildiğini, senedin sol tarafında, “İş bu senet 160.000,00 TL'lık (Yüz altmış bin TL) avans ödemesine karşılık teminat olarak düzenlenmiştir.” ibaresinin yer aldığının görüldüğünü, müvekkili şirketin söz konusu senedi teminat senedi olarak, senet lehtarı konumunda olan Lotus Müt. Plan İnş. Müh. Enerji A.Ş.'ye verdiğini, ancak takip konusu senedin teminat senedi olduğunu belirtir kısmın yırtılarak, senet üzerinde tahrifat yapıldığı ve bu haliyle icra takibine başlandığını, davacı şirket ile diğer borçlu şirket arasında yapılan sözleşmenin 10.4. maddesinde, “Yükleniciye sözleşme bedelinin %40'nin karşılığı olan 160.0090,00 TL (Yüz altmış bin TL) avansı, sözleşmenin teminatın işverene verilmesine müteakip 7 gün içinde ödenecektir. Düzenlenecek bu senet, yüklenicinin bu sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmediği sürece tahsil edilemez. Yüklenicinin sözleşme konusu edimini yerine getirmesi akabinde iş bu teminat senedi yükleniciye iade edilecektir” takip konusu bononun teminat senedi olduğundan, teminat senetleri hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapılmasının mümkün olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği, bu sebeple alacaklı yada diğer borçlu tarafından senet üzerinde tahrifat yapıldığı, bononun kambiyo vasfının taşıması ve kayıtsız şartsız borç ikrarını taşıması sonucunu doğurduğu, teminat şartlarının oluşup oluşmadığının yargılamayı gerektiği, dava konusu olayda takip konusu senedin mücerret borç ikrarını içermediği ve sözleşme konusu edimlerin yerine getirilip getirilmediğinin yargılamayı gerektirdiği, müvekkilin sözleşme kapsamında Lotus Müt. Plan İnş. Müh. Enerji Mad. Taşıma A.Ş.'ye borcu bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ilişkin olarak müvekkili şirketin tüm edimlerini eksiksiz olarak ifa edildiği, takip dayanağı bononun müvekkili şirkete lade edilmesi gerekirken, bir şekilde davalı tarafın eline geçerek söz konusu takibin başlatılmasının hukuka aykırı olduğu beyan edilerek, öncelikle söz konusu takibin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile söz konusu takipte davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptaline, davalının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava şartı arabuluculuk süreci yerine getirilmeksizin dava açıldığından, davanın usulden reddi gerektiği, davalının davaya konu senedin teminat senedi olmasına dayanak sözleşmenin tarafı olmadığı, anılan sözleşmenin sözleşme dışı üçüncü kişi olan davalı bakımından bağlayıcılığı olmadığı, takibe konu senedin Lotuıs Müt. Plan İnş. Müh. Enerji Mad. Taşıma A.Ş. ile davacı arasında teminat senedi olarak düzenlenmiş olsa bile 3. Kişi konumunda bulunan müvekkili için aynı hüküm ve sonucu doğurmayacağı ve bu yönde Yargıtay kararların olduğu, dava konusu senedin davalıya takibe konduğu haliyle verildiğini, müvekkilinin senedin kenarının yırtılması iddiasından bilgisi bulunmadığı, senette TTK'nın 776. maddesine göre eksik unsur bulunmadığı ve üzerinde tahrifat sayılacak bir müdahalenin bulunmadığı, senette tahrifat iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu, huzurdaki davaya konu icra takibinin Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2018/4475 Esas sayılı dosyasında, 12.04.2018 tarihinde başlatıldığı, ancak davacı yanca yapılan yetki ve borca itirazla tedbir kararı verildiğini, yetkisizlik kararı üzerine dosyanın Kocaeli İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, davacı yanca yine yapılan itiraz üzerine tedbir kararı aldırdığı, süre geler 2.5 yıl boyunca davacı yanca huzurdaki dava ikame edilebilecekken, icra takibinin menfi tespit davasına konu edilmediği, takibe konu senedin vade tarihinin 30.11.2016 olduğu, davalının, davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun iddiaları dolayısıyla 4 yıldır alacağına kavuşamadığı beyan edilerek, öncelikle takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine ve davacı yanın %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davacının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/123671 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
3-Takibin kötü niyetli olarak yürütüldüğü anlaşıldığından İİK 72/4. maddesi uyarınca takip tutarı olan 222.568,77 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu bononun düzenlendiği tarihte Lotus Müt. Plan. İnş. Müh. Enerji Mad. ve Taş. A.Ş. ile herhangi bir ilişiği bulunmadığını, ayrıca süresi içerisinde cevaba cevap dilekçesi sunmayan davalının beyan dilekçesiyle bu hususu beyan etmesi iddia ve savunmalarını genişletme yasağına aykırı olduğunu, yerel mahkemece hükme esas alınan tespitler gerçeği yansıtmamakta olup davalı tarafça sunulan Ticaret Sicil Gazetesi 17 Ekim 2014 tarihli ilandan da anlaşıldığı üzere dava konusu bononun düzenlendiği tarihte dava dışı şirketin yönetiminden sorumlu kişi "..." olup davalının bahsi geçen ticari ilişkiyi biliyor olmasının mümkün olmadığını, davaya konu senedin teminat senedi olmasına dayanak sözleşmenin tarafı olmayıp anılan sözleşmenin sözleşme dışı üçüncü kişi olan davalı bakımından bağlayıcılığının olmadığını, dava dışı Lotus Müt. Plan. İnş. Müh. Enerji Mad. ve Taş. A.Ş.'nin defterlerini sunmamış olmasının davalı aleyhine değerlendirilemeyeceğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının süresinde cevaba cevap dilekçesi sunulmadığına ilişkin itirazı tamamı ile mesnetsiz olup, dosyada bulunan evraklar ile bu hususun gerçek olmadığının açıkça anlaşıldığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği üzere ticaret sicil kayıtlarından davalı ... dava dışı Lotus Müt. Plan. İnş. Müh. Enerji Mad. ve Taş. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, dolayısıyla davalının, davacı şirket ile dava dışı Lotus Müt. Plan. İnş. Müh. Enerji Mad. ve Taş. A.Ş. arasındaki ticari ilişkiyi ve dava konusunun bononun teminat senedi olarak verildiğini bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 Tarih - 2020/510 Esas - 2023/610 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine Kocaeli İcra Dairesi'nin 2019/123671 esas sayılı dosyası ile keşidecisi davacı, lehtarı dava dışı Lotus Müt. Plan. İnş. Müh. Enerji Mad. ve Taş. A.Ş., 31/05/2016 düzenleme tarihli, 30/11/2026 vade tarihli ve 160.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılması üzerine, davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada bono nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; takibe konu bonoda tahrifat yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise üçüncü kişi olarak görülen davalıya karşı bononun avans ve teminat kayıtlı olarak verildiği iddiasının ileri sürülüp sürülemeyeceği dolayısıyla takibin haksız olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Dosya arasına alınan 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının incelenen 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinde, dava dışı Lotus Müt. Plan İnş. Müh. Enerji A.Ş. ile ilgili ticari ilişkiye davayı herhangi bir işlem veya cari hesap kaydına rastlanmadığı, davacının, dava dışı Lotus A.Ş.'ye mal ve hizmet satımına ilişkin BS bilgi formu beyanı, Lotus ... A.Ş.'nin, davacıdan mal ve hizmet alımına ilişkin BA bilgi formu beyanı olmadığı, davacı yüklenici dava dışı Lotus Müt. ... A.Ş. arasında imzalanmış bulunan 31/05/2016 tarihli sözleşmenin 10.4. maddesine göre, dava konusu senedin teminat senedi olduğunun anlaşıldığı, senedin davalıya ciro edildiğine dair dosyada herhangi bir belge ve kaydın bulunmadığı, davalı ile dava dışı Lotus Şirketi arasında sözleşme kapsamında ticari bir ilişkin olduğuna dair bir kayda rastlanmadığı, dava dışı Lotus Şirketi ile davacı arasındaki ticari ilişkinin, davacı yönünden yerine getirildiğine ve sözleşme kapsamında eksiksiz ifada bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı şeklinde görüş belirtildiği görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir (Ankara 22. HD'nin 16/02/2024 tarih, 2021/1259 Esas ve 2024/106 Karar sayılı ilamı).
Eldeki davada; davacının, Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/123671 Esas sayılı takip dosyasının konu edilen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, söz konusu bononun dava dilekçesi ekinde sunulan fotokopisine göre alonj kısmında yer alan teminat olduğuna ilişkin kısmın takip dosyasındaki örneğine göre kesilmek suretiyle bononun tahrif edildiği, dava dışı Lotus şirketi ile imzalanan 31/05/2016 tarihli sözleşmenin 10/4. maddesine göre takibe konu bononun teminat olarak verildiği iddialarının ileri sürüldüğü, davalının ise; bononun teminat senedi olmadığı, iyi niyetli üçüncü kişi olarak bonoyu temlik aldığı, bonoda herhangi bir tahrifat yapılmadığı savunmasında bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda yukarıda da değinildiği gibi eldeki davada ispat davacı yana düşmektedir.
Eldeki davada; takip ve dava konusu bonoda tahrifat yapılıp yapılmadığı hususu bilimsel analiz ile ortaya konulacak bir mesele olduğundan mahkemece ATK raporu alınmak istenmiş; ancak bono aslının bulunamaması nedeniyle bu yönde bir rapor alınamadığı görülmüştür.
Eldeki davada; dava dilekçesinin ekinde sunulan bononun fotokopisi ile takip dosyasına sunulan bononun fotokopisinin incelenmesinde; her iki senet fotokopisinde de bononun zorunlu şartları bakımından birebir uyumlu olduğu, yazı sitilinin normal bakışta aynı olduğu, iki bono arasındaki tek farkın takip dosyasına sunulan bonoda "iş bu senet 160.000,00 TL'lik (yüzaltmışbin TL) avans ödemesine karşılık teminat olarak düzenlenmiştir." ifadesinin bulunduğu, alonj kısmının yer almaması, dava dilekçesi ekinde sunulan bonoda ise bu kısmın yer alması olduğu görülmüştür.
Eldeki davada; davacı tarafından dava konusu bononun 31/05/2016 tarihli sözleşme kapsamında teminat maksatlı olarak sözleşmenin diğer tarafına verildiği iddiası üzerine dosya arasına alınan sözleşme incelenmiş, sözleşmenin 10.4. maddesinde birebir takip konusu bono ile örtüşen bilgilerin yer aldığı bononun dava dışı şirkete verileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Dosya arasına alınan 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2016-2017 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacı şirketin dava dışı Lotus. AŞ.ye ait herhangi bir işlem veya cari hesap kaydına rastlanmadığı, BA-BS formlarına göre de herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, sözleşmenin 10.4. maddesine göre dava konusu bononun teminat senedi olduğu ve davalının ciro ile bonoyu temlik aldığı değerlendirmelerine yer verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan davacı iddialarından, FETÖ soruşturmaları kapsamında sözleşmenin imzalanmasının akabinde kapandığı ileri sürülen dava dışı Lotus şirketinin UYAP ortamında yapılan araştırmada TMSF'ye devredilen yahut sicilden terkin edilen şirketlerden olmadığının mahkemece tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece; inceleme tarihi itibariyle faaliyette olduğu görülen dava dışı şirketin çıkarılan ihtarname üzerine ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye ibraz etmediği, bu nedenle de bu yönde bir incelemenin mahkemece yapılamadığı görülmüştür.
Eldeki davada; mahkemece yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde davalının dava dışı Lotus Müt. Plan İnş. Müh. Enerji A.Ş.'nin ortaklarından ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu anlaşılmaktadır. Davalının dava dışı Lotus şirketinin ortaklarından olduğu anlaşıldığından, 31/05/2016 tarihli sözleşmenin 10.4. maddesi kapsamında dava dışı Lotus Müt. Plan İnş. Müh. Enerji A.Ş.'ye davacı şirket tarafından teminat olarak verildiği değerlendirile dava konusu bononun şirket ortaklarından (yönetim kurulu başkan yardımcısı) davalı ... tarafından teminat maksatlı olarak alındığının bilinebileceği yönündeki mahkeme kanaatinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Gelinen aşamada, davacı ile dava dışı Lotus şirketi arasında sözleşme ilişkisi kurulsa da ticari ilişkinin bulunmadığı, sözleşmenin her iki tarafının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle teminat olarak verilen bononun tahsil kabiliyetinin kalmadığı açık olduğundan, davacı tarafından teminat olarak verilen bononun bedelsiz kaldığı, lehtar şirketin yöneticisi olan davalının dava konusu bonoyu ciro yolu ile temlik alırken taraflar arasındaki sözleşmeden bihaber olmasının olağan olmadığı kanaatiyle davanın mahkemece kabul edilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 15.203,67 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 3.801,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.402,67 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*