T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1
KARAR NO : 2025/942
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/10/2023
NUMARASI : 2023/269 Esas - 2023/566 Karar
DAVACI :....
VEKİLİ :....
DAVALI :....
:....
VEKİLİ :....
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 11/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı araç alımı konusunda davalı ile anlaştıklarını, davacıya ... seri numaralı 320.000,00 TL bedelli çek verdiğini, aracın teslim edilmediğini, çekin bedelsiz kaldığını beyan ile davacı taraf dava konusu ... numaralı 320.000,00-TL bedelli olduğu ileri sürülen çekin bedelsizlik nedeniyle iptalini, öncelikle teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasını, bedelsizlik nedeniyle davaya konu çekin iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...
1-Açılan davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yaşadığı onca mağduriyetin üzerine satın almadığı aracın bedelini ödeme tehdidi altında olduğunu, temel borç ilişkisindeki edimin hiç ifa edilmemesi çekin bedelsiz olduğunu gösterdiğini, esas dosyada sunulan whatsapp mesajlaşma kayıtları bu hususu kanıtlar nitelikte olduğunu, davacının bir araç satın alma amacıyla gerek nakit gerekse keşide ettiği çeklerle kendi üzerine düşen edimi yerine getirmiş ancak davalı basiretli bir iş adamı gibi davranmayıp türlü bahanelerle edimini yerine getirmekten kaçınmış, davacı sürekli sürüncemede bıraktığını, dosyaya sunulan deliller incelenmeden karar verildiğini, davaya konu olan çekin bedelsiz kaldığı apaçık ortada olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ileri sürülmüş olan, çekin araba karşılığı verildiği hususu yeterli yazılı deliller ile ispat edilememiş durumda olduğunu, aynı zamanda 26.09.2023 tarihli duruşmada davacı vekili tarafınca yemin teklif etmeyecekleri beyan edildiğini, işbu durum yeterli olmayan deliller ile birlikte incelendiğinde, davaya konu çekin ne sebeple keşide edildiği ispat edilememiş durumda olup, davanın reddine ilişkin yerel mahkeme hükmü yerinde olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 Tarih - 2023/269 Esas - 2023/566 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından, Türkiye Finans Katılım Bankası AŞ'nin ... numaralı hesabına ait, ... numaralı, 320.000 TL bedelli, 23.04.2023 tarihli, davalı adına keşide edilen çekin düzenlenme nedeni olan temel borç ilişkisinde davalının edimlerini yerine getirilmemesi nedeniyle çek üzerine alınan 2023/75 D.İş esas nolu ihtiyati tedbir kararına istinaden eski hale getirme ve çek iptali talepli eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Eldeki davada; davacı, araç alımı konusunda davalı ile anlaştıklarını, yapılan anlaşma doğrultusunda kendisi tarafından ... seri numaralı 320.000,00 TL bedelli çekin davalıya verildiğini, çekin kendisi tarafından teslim edilmesine rağmen aracın kendisine teslim edilmediğini, bu nedenle de bedelsiz kalan çek nedeniyle borçlu olunmadığına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesinin sonuç kısmında bedelsizlik nedeniyle çekin iptaline karar verilmesi talep edilmişse de dava dilekçesinin incelenmesi neticesinde davacının eldeki davada çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit talebinde bulunduğu kanaatine varılarak bu yönde yargılama yapılmış olması yerinde görülmüştür.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukukî ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.
Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Ancak takip kambiyo senedine dayandığı zaman, ispat yükü yer değiştirir ve ispat yükü davacı/borçluda olur.
Eldeki dava, zorunlu unsurları ihtiva eden kambiyo senedi vasfındaki çekten kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıdadır.
Eldeki davada; davacı taraf araç alımı konusunda davalı ile anlaştıklarını, davacıya ... seri numaralı 320.000,00 TL bedelli çek verdiğini, aracın teslim edilmediğini, çekin bedelsiz kaldığını iddia ederek çek bedeli yönünden menfi tespit talep etmiştir.
Eldeki davada, tüm dosya kapsamına göre davacının bedelsizliğini ileri sürdüğü çeki davalıya verdiği; ancak bu çekin taraflar arasındaki araç alım satımı işlemine istinaden verildiği hususunu yazılı delil ile kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan Whatsapp uygulaması ekran görüntüsünün davalı tarafça kabul edilmediği gibi, mesajlarda dava konusu çekin zorunlu unsurlarını içerir belirlemelerin olmadığı, bu haliyle ekran görüntülerinin ispata elverişli delil niteliğinde bulunmadığı ve son olarak davacı vekilince 26.09.2023 tarihli celsede yemin teklif etmeyeceklerinin de beyan edilmesi karşısında mahkemece; davanın reddine şeklinde karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*