T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2464
KARAR NO : 2025/900
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :06/07/2023
NUMARASI :2021/497 Esas - 2023/415 Karar
DAVACI :....
VEKİLİ :....
DAVALI :....
:....
VEKİLİ :....
DAVA :Tazminat (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :19/10/2021
KARAR TARİHİ :14/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ :10/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 31.03.2020 tarihinde ...'dan Scania 400 KVA marka ve model sıfır jeneratörü 92.999,34-TL bedel ile satın aldığını, satın alınan ürünün gerekli kontrolleri yapılarak Kocaeli'de teslim alındığını, herhangi bir açık ayıba rastlanmadığını, 18.02.2021 tarihinde kullanım ile fark edilebilecek bir arıza meydana geldiğini, Kocaeli'de bulunan Özçelik Jeneratör Servis Bakım ve Onarım ile anlaşıldığını, arıza tespitinden sonra gerekli onarım işlerinin yapıldığını, bu arıza için davacı şirketin Özçelik Jeneratör'e 1.003,00-TL ödeme yaptığını, sonrasında pompa kaynaklı önemli arıza meydana geldiğini, bu durumun satıcıya bildirildiğini, davacının Sakarya Scania özel yetkili servisi ...'a yönlendirildiğini, henüz yeni olan ürün için birçok işlem yapıldığını ve yetkili servise 29.500,00-TL ödeme yapıldığını, ayrıca Sakarya nakliye gideri olarak 708-TL ödendiğini, son olarak 24.03.2021 tarihinde bir arıza daha meydana geldiğini, bu arıza sonrası davacının satıcıya ulaşmaya çalışsa da iletişime geçemediğini, davacının ticari devamlılığı sağlamak için kendi imkanlarıyla jeneratörü 6.499,99-TL bedel ile yaptırdığını, son arıza esnasında vinç hizmeti alındığını, davacının jeneratörü satın aldığı tarihten itibaren amacına uygun sorunsuz olarak kullanamadığını, dava konusu uyuşmazlık ayıba ilişkin olduğunu, ayıbın esaslı ve gizli ayıp olduğunu, davacının yapmış olduğu toplam 37.061,99-TL onarım masraflarından kaynaklı zararların faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KABULÜNE,
2-Toplam 37.061,99 TL'nin 19/10/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf ürünün ayıplı olduğuna ve bu ayıba dair bir onarım yapılması zorunluluğuna ilişkin davalıya hiçbir ihbar ve ihtarda bulunmadığını, ayıbı kabul etmemekle birlikte bilindiği üzere ayıp tespit edildiği anda satıcıya bu durumun derhal bildirilmesi gerektiğini, bu hususta davacı her ne kadar davalıya ulaşamadığını iddia etmişse de davacının davalıya ulaşmaya çalışmadığını, bu sebeple, bu husus göz ardı edilerek verilen kabul kararının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, yerel mahkemenin alınan bilirkişi raporlarında belirtilen kusur oranlarına itibar edilmediğinin belirtildiğini ancak söz konusu bilirkişi raporlarında tespit olunan hususların hükme esas alınmaması noktasında ilk derece mahkemesinin yeterli gerekçe sunmadığını, incelenmesi teknik bilgi gerektiren bir konuda mahkemenin teknik bir tespiti hükme esas almayarak eksik inceleme ile kabul kararı tesis etmesinin hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, ayrıca yerel mahkemenin ürün üzerindeki arızanın tespitini ve bu arızanın giderilmesi halinde ödenecek bedelin tespitini de yapması gerektiğini ancak mahkemenin arıza onarım bedeli tespit edilmediğini ve davacının talep ettiği bedel üzerinden kabul kararı tesis edildiğini, bu husustaki eksikliğin de giderilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava süresince dahi davalıya ulaşılamadığını, davalının davayı takip dahi etmediğini, bu sebeple davalının arızalara ilişkin bildirim yapılmadığına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporu ile davalının jeneratörün revizyonunu fen kurallarına uygun yapmadığı veya yaptırmadığından kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, dolayısıyla gizli ayıbın mevcut olduğuna dair bir tereddüt bulunmadığını, davalı tarafın; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında belirtilen kusur oranlarına itibar edilmediğini belirttiğini, TBK'da düzenlenmiş olan ayıplı mal hükümlerinde kusura ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğini, bir malın ayıplı olmasında tüketiciye bir kusur atfedilemeyeceğini, uyuşmazlık konusu malın ayıplı olduğu bilirkişi raporları ile de sabit iken, davacının kanun hükümlerince kendisine verilmiş olan haklardan yararlanabileceğinin açık olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/07/2023 tarih, 2021/497 Esas - 2023/415 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı seçimlik haklardan onarım bedeli istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 31.03.2020 tarihinde ...'dan Scania 400 KVA marka ve model jeneratörü 92.999,34-TL bedel ile satın aldığını, satın alınan ürünün gerekli kontrolleri yapılarak Kocaeli'de teslim alındığını, herhangi bir açık ayıba rastlanmadığını, 18.02.2021 tarihinde kullanım ile fark edilebilecek bir arıza meydana geldiğini, Kocaeli'de bulunan Özçelik Jeneratör Servis Bakım ve Onarım ile anlaşıldığını, arıza tespitinden sonra gerekli onarım işlerinin yapıldığını, bu arıza için müvekkili şirket Özçelik Jeneratör'e 1.003,00-TL ödeme yaptığını, sonrasında pompa kaynaklı önemli arıza meydana geldiğini, bu durum satıcıya bildirildiğini, müvekkili Sakarya Scania özel yetkili servisi ...'a yönlendirildiğini, henüz yeni olan ürün için birçok işlem yapıldığını ve yetkili servise 29.500,00-TL ödeme yapıldığını, ayrıca Sakarya nakliye gideri olarak 708-TL ödendiğini, son olarak 24.03.2021 tarihinde bir arıza daha meydana geldiğini, davacının ticari devamlılığı sağlamak için kendi imkanlarıyla jeneratörü 6.499,99-TL bedel ile yaptırdığını, son arıza esnasında vinç hizmeti alındığını, dava konusu ayıbın esaslı ve gizli ayıp olduğunu, davacının yapmış olduğu toplam 37.061,99-TL onarım masraflarından kaynaklı zararların faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği, davalının cevap vermediği, Mahkemece ürünün gizli ayıplı olduğu nazara alındığında onarım bedeli seçimlik hakkı bakımından davacı alıcıyı etkilemeyeceği, davacının onarım için yapılan masraf tutarının dosyaya sunulan faturalara göre 37.061,99-TL olduğu, bilirkişiler tarafından yapılan onarım masraflarının ilgili dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen, satış sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Adı geçen Kanunun 219. maddesinde, ''Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanun’un 227. maddesi gereğince alıcı, ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir.
Aynı Kanunun 223. maddesi ise, "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Madde metninden anlaşılacağı üzere, satılandaki ayıbın niteliğine göre uygun bir süre içinde ya da ayıp ortaya çıktıktan sonra hemen karşı tarafa bildirilmesi gerekir. Bu ibarelerden, her somut olayın özelliğine göre dürüstlük kuralına uygun olan en kısa süre anlaşılmalıdır.
Uyuşmazlık; jeneratörün hangi tarafın kusuru ile arıza verdiği, davacının seçimlik haklarını kullanma koşullarının oluşup oluşmadığı, davacıya tazminat verilip verilmeyeceği, davalı tarafından ayıp ihbarının yasada belirtilen sürede yapılmadığına ilişkin bir savunmada bulunulmaması halinde, ayıbın yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığı hususunun mahkemece re’sen gözetilip gözetilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişi aracılığı ile keşif yapılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; jeneratörün ikinci el olarak satın alındığı, davacının sıfır revizyonlu olarak jeneratörü teslim aldığı, jeneratörü yaklaşık 1 yıl içinde ayıp ile ilgili davalı tarafa bir ihbarda bulunulmadığı, jeneratörü teslim alırken jeneratör ile ilgili herhangi bir test raporunun dosyada bulunmadığı, jeneratörün ayıplı olarak kabul edilmesi için gerekli şartların oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin itirazı üzerine alınan makine mühendisi bilirkişi ...'ın hazırlamış olduğu 27/02/2023 tarihli raporunda özetle; 1987 Model DSC 1403 tipinde 107 Variant 107, ... motor nolu ikinci el revizyonlu jeneratörün gizli ayıplı olduğu, davalı ...'nın hararet sonucu soğutma suyunun motor yağına karışması sonucu motorun blok patlatmasına neden olduğu olayda %60 oranında kusuru olduğu, davacının da %40 oranında kusuru olduğu, davacının olaydan dolayı talep edebileceği tutar 31.211,00-TLx0.6=18.726,60-TL olduğu sonucuna varıldığı yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğundan ... tarafından hazırlanan 13/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; DSC 1403 tipinde 107 Variant ... motor numaralı Scania marka 1987 model jeneratörün 31.03.2020 satın alma tarihinde sıfır olamayacağı ve ikinci el olarak satın alınan motorda yenileme işlemi yapılmış olduğu, davalının ikinci el revizyonlu jeneratörü fen kurallarına uygun yapmaması veya yaptırmaması nedeniyle ayıplı olarak teslim ettiği olayda %60 kusurlu olduğu, davacının davaya konu jeneratörün periyodik bakımlarının takibine ilişkin iş emirlerini talep etmediği ve jeneratörü teslim alırken herhangi bir test yaptırmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla olayda davacı Erley Gıda'nın %40 oranında kusurlu olduğu, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 31.211,00-TL'nin kusur oranlarına göre hesaplanması neticesinde 18.726,60-TL (31.211,00-TLx%60) tutarında bedelin talep edilebileceği yönünde görüş bildirdiği görülmüştür..
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi'' başlıklı 141. maddesine göre; taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (Yargıtay 13. H.D'nin 13/01/2020 tarih ve 2016/29435 - 2020/31 sayılı ilamı).
6100 sayılı HMK’nın 25/1 maddesine göre, “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.” ayıp ihbarı niteliği itibariyle satın alınan maldaki ayıbın varlığını satıcıya bildirmeye yönelik bir tasavvur açıklaması olduğundan, bildirim yükümlülüğüne uyulmadığını davalı satıcı ileri sürmelidir. Satıcı tarafından, alıcının yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmedikçe bu husus, mahkemece re’sen dikkate alınıp değerlendirilemez (YHGK’nun 2014/13-1125 E, 2016/587 K sayılı ilamı).
Ayıp ihbarı hukuki işlem olmayıp bir hukuki işlem benzeridir. Bu niteliğinden dolayı da ayıp bildiriminin, yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Ayıp ihbarının süresinde davalı tarafından ileri sürülmesi gerekir.
Somut olayda; davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığından ayıp ihbarının yapılmadığına dair def'inin süresinde ileri sürülmediği ve bu yöndeki savunmanın dinlenme olanağının olmadığının kabulü gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere jeneratördeki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, taraflara kusur verilmesinin ayıbın olup olmadığını veya niteliğini değiştirmediği, 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesine göre ayıbın ortaya çıktıktan sonra derhal ihbar edilmesi gerektiği, derhal ihbardan kastın da makul süre olduğunda duraksama bulunmadığı, ayıp ihbarında bulunulmadığına dair davalı tarafça süresinde savunmada bulunulmaması nedeniyle Mahkemece resen nazara alınamayacağı (Yargıtay HGK'nın 2014/13-1125 Esas 2016/587 Karar 4.5.2016 tarihli kararı), onarım masraflarının ilgili dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu bilirkişi raporları ile sabit olduğu anlaşıldığından davanın kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçeli karar başlığında; dava türünün "tazminat (malın ayıplı olmasından kaynaklanan)" olmasına rağmen, "alacak (ticari satımdan kaynaklanan)" şeklinde yanlış olarak gösterildiği, karar başlığında dava türü yazılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği anlaşılmakta ise de; bu husus, sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.531,70-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 633,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.898,70-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*