T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/46
KARAR NO : 2025/932
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :27/10/2023
NUMARASI :2022/870 Esas - 2023/997 Karar
DAVACI :TEKNİK LAZER SAC İŞLEME SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ... - İkitelli OSB Mah. Eski T. Özal Cad. Haseyad 1. Kıs. Sit. N:26 Başakşehir / İSTANBUL
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :QFE MAKİNESAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ... - Çerkeşli OSB Mah. İmes-20 Cad. A Apt. No: 15 Dilovası/KOCAELİ
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :04/11/2022
KARAR TARİHİ :15/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ :03/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ödemediği faturalı borçlarına karşılık, Gebze İcra Müdürlüğü 2021/22586 Esas numaralı icra dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borca itiraz edildiğini, davalının yasal süre içerisinde faturaya itiraz etmediğini, kötü niyetli hareket ettiğini, davalı, faize de haksız bir şekilde itiraz etmiş olup bu itirazını da kabul etmediklerini, davalının borcunu ödemediği her iki tarafın kanuni defterlerinin incelenmesi ve yapılacak bilirkişi tahkikatında ortaya çıkacağını, fazlaya ilişkim tüm hakların saklı olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle; davalı-borçlu tarafından yapılan haksız. itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli davalı-borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı şirketin ileri teknoloji kullanarak lazer kesim işleri davacının, davalı şirkete işlenmemiş malzeme gönderdiğini, gönderilen malzemenin, kendisinin gönderdiği yazılım ile belirleyip bildirdiği ölçüm, kesim noktaları, delme noktaları ve bükme noktalarına göre lazer makinesinde davacının istediği işlemleri uygulayarak ham malzemeleri işleyip davacıya geri gönderdiğini, gelen malların fatura ve irsaliye ile gelip, işlendikten sonra yine fatura ve irsaliye ile davacıya gönderildiğini, davacının en son davalı şirkete 22/06/2021 tarihinde ... nolu e- irsaliye iş yaptığını, gelen malzemelerin işlemlerini yaptıktan sonra davacıya gönderdiğini, bu tarihten sonra davacıya her hangi bir iş yapılmadığını, davacının, dava konusu olan 16/07/2021 tarihli ... nolu faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiğini, fatura konusu bir kısım mallara ilişkin (Fatura içeriğinde yer alan ) hatalı boru kesimi yapıldığı bildirilerek toplam 172.941,26 TL.- nin davacı şirkete borçlu olduğu, iddia edilerek ödeme yapılmasının istendiğini, hatalı işlemler ilgili, bu faturaya kadar herhangi bir geri bildirim yapılmadığını, faturanın tatil zamamında davalı şirkete gönderildiğini, faturadan haber alan davalı şirketin, bahse konu fatura için 27/07/2021 tarih ve ... nolu 172.941,26 TL.- tutarında iade faturası düzenleyip, davacıya gönderdiğini, ayrıca Gebze 16 Noterliği 05/08/2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamemiz ile faturanın kabul edilmediği ve borçlu olmadıklarının da, davacı şirkete bildirildiğini, ayıplı malla ilgili kanıtlayıcı bir belgenin olmadığını, davacı tarafın ispattan yoksun ve mesnedsiz iddialarını kabul etmemekle, davacı tarafın iddia ettiği hasara ilişkin bir bildirim sunmadığından ve işleme tabi tutulan malzemelerin kusursuz teslim edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, %20'den az olmamak kaydıyla haksız icra tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/22586 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,
-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 34.588,25 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle, yerleşik Yargıtay kararlarına göre fatura tek başına bir alacağın olduğunu ispata yeter bir durum olmadığını, alacağın ne olduğu ve nereden kaynaklandığı ispatlanması gerektiğini, ispat yükümlülüğü de davacıya ait olduğunu, sadece fatura yazılmış hatalı kesim ibaresi ile bir alacak mümkün olmadığını, sadece faturaya 8 gün içinde itiraz yapılmaması dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermesi hukuki hata olduğunu, yine, dava konusu alacak yok hükmünde olmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından alacağın varlığı ve likit olduğu kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalı olduğunu, bildirilen tanıkların dinlenmemiş olması da kararı eksik ve hatalı hale getirdiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2023 tarih, 2022/870 Esas - 2023/997 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından takip konusu edilen fatura bedelinin kendilerine ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine takip başlatılmış ve alacaklı oldukları iddia edilmiş, davalı tarafça borçlu olmadıkları savunulmuş, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne verilmiş, karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiç bir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222-(3) maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir.
Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı hizmetin alıcıya mutlaka, daha önce verilmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden; davacı satıcının faturada yazılı hizmetin davalıya verdiğini usulen ispat etmesi zorunludur.
6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Takip konusu alacakların tanıkla ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle alacağın varlığı 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı delil ile ispat edebilir. Aynı kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222-(1) maddesine göre; "Mahkeme; ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." Tarafların defterlerini sunmamaları halinde yapılması gerekenler de aynı Kanun'un 222. maddesinde düzenlenmiştir.
Tarafların ticari defterleri, mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmiş, davacı tarafından verilen malların, davalı tarafından işlenerek davacıya verildiği, karşılığında davacı tarafından ödeme yapıldığı, dava konusu iade faturasına ilişkin malların davalıya verildiğinin iddia edildiği, davalı tarafından ürünlerin işlenerek davacıya teslim edildiği, davacı tarafından söz konusu malların ayıplı işlenmesi nedeniyle 172.941,26 TL'lik iade faturasının düzenlendiği, davalı tarafından bu iade faturasına süresinde itiraz edilmediği, kendi ticari defterlerine işlendiği, davalı tarafından da bu kez iade faturası düzenlendiği, bu iade faturasının sadece davalının ticari defterlerine işli olduğu görülmektedir. Bu iade faturası davacı tarafından BS formunda vergi dairesine bildirilmiş, davalı tarafından da BA formu ile vergi dairesine bildirilmiştir. Söz konusu faturanın davalı tarafından defterlerine işlendiği ve BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, tacir olan davalının basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunduğu,teslim alınmayan bir mala ilişkin bir faturanın defterlerine kaydetmesinin mümkün olamayacağı bu nedenle davalının bu miktar yönünden sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Alacak faturaya dayalı olduğundan ve likit olduğundan davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi de isabetlidir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 11.813,62-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.955,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.858,62 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*