T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2451 - 2025/854
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2451
KARAR NO : 2025/854
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/10/2023
NUMARASI : 2022/844 Esas - 2023/556 Karar
DAVACI : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Esentepe Mah. Büyükdere cad. Güneş Sigorta Apt. No:110/1 Şişli/İSTANBUL
VEKİLİ : Av...
DAVALILAR : 1-...
2-...
VEKİLİ : Av...
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2022
KARAR TARİHİ : 05/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 03/06/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalanan, davalı sigortalı ... adına kayıtlı ... plaka numaralı araç 22.01.2017 tarihinde davalılardan ... sevk ve idaresinde iken ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışmış ve trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç şoförü ... 'ün kaza sonrası vefat ettiğini, vefat eden ...'ün mirasçılarına davacı şirkete destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile başvuruda bulunduklarını, davacı şirketçe 84.074,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, 22.01.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracı sevk ve idare eden ... yetersiz ehliyet ile araç kullandığını, davacı şirketin ehliyetsiz sürücü ... ve sigortalı ...'e rücu hakkı doğduğunu, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında ... hakkında işaretlenen "yetersiz belge" hanesi ile ...'ün yetersiz belge ile araç kullandığı tespit edildiğini, aynı zamanda kazanın oluşumunda sürücü ... asli kusurlu bulunduğunu, bu sebeple davacı şirket tarafından İstanbul 29. İcra Dairesi'nin 2019/35463 Esaslı dosyası ile davalılara karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine borçluların yetki ve borca itirazda bulunmaları üzerine dosya yetkili icra dairesine gönderilmiş, Sakarya 3. İcra Dairesi'nin 2020/1957 Esaslı dosyası ile yeni esas almış ve borçlulara yeniden ödeme emri tebliğ edildiği, borçluların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, tüm bu sebeplerle davanın kabulü ile borçlunun Sakarya 3. İcra Dairesi'nin 2020/1957 Esaslı dosyasındaki haksız itirazının iptaline, davalılar hakkında, likit bir borç bulunduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazında bulunmuşlar davanın görevli mahkemede bakılması gerektiğini ayrıca zaman aşımı ve husumet itirazlarını sunmuşlar esasa ilişkin olarak da davacı şirketin, davalının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile kazaya sebebiyet verdiğini iddia ettiğini, gerçeği yansıtmadığını, Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/2016 E. sayılı dosyasında yargılanmış olan davalının olayda tali kusurlu bulunduğunu, yetersiz ehliyet konusuna belirtilen davalı ..., olay tarihinde kullandığı araca ilişkin olarak ehliyetini alabilmek için gerekli sınavları başarıyla tamamlamış ve kendisine ilgili ilgili sınıftaki aracı kullanabileceğine ilişkin ehliyetini alabilmesi için MEB gerekli izin ve onay evrakları iletildiğini, davacı taraf kaza sebebiyle vefat eden kişinin ailesine 84.074,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini, bu tazminatın hangi mahkeme kararı , hangi aktüerya raporuna göre ödendiği hiçbir şekilde belli olmadığını, davacı bu hususta gerekli ve yeterli hiçbir çalışma yapmadığını ve ortada da kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadan ödeme yapıldığını, tüm bu sebeplerle, davacı tarafından açılan işbu davada öncelikle mahkemenin görev husus dikkate alınarak dosyanın görevli tüketici mahkemelerine gönderilmesini, davanın davalı ... hakkında husumet yokluğu sebebiyle reddine; davanın usul ve esas bakımından tümüyle reddine, davacının tarafça haksız ve kötüniyetli icra takibi başlatması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davalılar aleyhine Sakarya 3. İcra Dairesi'nin 2020/1957 E. sayılı dosyasına istinaden başlatılan icra takibinin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...
1-Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Davalı ... yönünden açılan davanın esastan reddine,
3-Asıl alacak miktarı olan 84.074,00-TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, Davalı ... yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin tahkikat aşamasında alınan raporda ...'e her ne kadar kusur atfedilmemiş olsa da ceza dosyasında alınan raporların mahkemece dikkate alınmadığını, mahkemece tahkikat aşamasının eksik bir şekilde yürütüldüğünü beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yargılama esnasında mahkeme tarafından dosya kusur incelemesine esas olmak üzere iki kez bilirkişi incelemesine gönderildiğini, burada davalı İlhan'ın kusursuzluğunun ortaya çıktığını, bu sebeple davalı Mustafa adına açılmış olan davanın reddine karar vermek yerinde olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2023 Tarih - 2022/844 Esas - 2023/556 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ZMMS poliçesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın davalı İlhan yönünden usulden reddine, davalı Mustafa yönünden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, ZMMS poliçesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Sakarya 3. İcra Dairesi'nin 2020/1957 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın davalı İlhan yönünden usulden reddine, davalı Mustafa yönünden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan 23/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kazanın bölünmemiş karayolunda, her iki yön için geçme yasağını belirten çizgi bulunan, 6 m genişliğinde, banketi olmayan kesimde meydana geldiği, kazada; ... plakalı otomobil sürücüsü maktul ...’ün KTK’nın madde 46-(a), (b), (c) ve madde 47-(c), madde 56-(a)-1), (3) , (4) ile KTY’nin 94-(g)-1) bentlerini ihlal etmekten asli kusurlu olduğu, ... plakalı kamyon sürücüsü ...’ün KTK’nın madde 52-(1)-b) bendini ihlalden tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan Adli Tıp kurumunun 06/04/2023 Tarih ve 2023/41539/5129 sayılı raporunda özetle; Müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri esnasında görüş alanını kontrol altında bulundurup müteyakkız seyretmesi, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, seyrini yol ve mahal şartlarına göre ayarlaması gerekirken tüm bu hususlara riayet etmeyip kendi seyir bölümünde tutamayarak karşı seyir bölümüne girdiği, şerit ihlali yapıp kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla; kazada asli kusurlu olduğunu, davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki kamyon ile seyri esnasında karşı yönde şerit ihlali yapıp kamyonun sol yan kısmına çarpan müteveffa yönetimindeki araca karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından meydana gelen kazada atfı kabil bir kusuru bulunmadığını, olayda; müteveffa sürücü ...'ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davalı sürücü ...'ün kusursuz olduğu yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan 14/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda yeralan kaza yeri krokileri incelendiğinde, çarpma noktasının tankerin seyrettiği şeridin içinde kaldığı görüldüğünü, tanık ifadesinden, tanker sürücüsünün otomobilin kendi şeridine girdiğini farkedince, aracını yolun dışına çıkarmaya ve yol kenarındaki hendeğe girmeye çalıştığı, ancak dorsenin yol üzerinde kalmasıyla çarpışmanın meydana geldiği anlaşıldığını, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonuyla kendi şeridinde seyrederken, şeridine yönelen aracı farkedip, kazayı önleyebilmek için yolun dışına çıkmayı denemiş, ancak banket olmaması, yolun her iki yönde tek şeritli olması nedeniyle aracını tamamen yol dışına alması mümkün olamadığından, başkaca da önlem alması mümkün görünmediğinden, kazada kendine atfedilecek bir kusurun olmadığı, kazanın erken saatte, hava alaca-karanlık iken olduğu, tanık ifadesine göre sürücü ...’ün buz kaplı olan aracının camını kazıdığı, ancak yine de görüşünün iyi olmadığının anlaşıldığını, aracın camını iyice temizleyip, görüşü en iyi hale getirip, dikkatli şekilde aracını sevk ve idare etmesi gerekirken, buna uygun davranmadığı, kendi şeridinde kalamayıp, şerit ihlali yaparak, karşıdan gelen aracın şeridine geçmesi sonucunda, gerçekleşen kazada Asli kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ün Asli ve %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, ... plakalı kamyon sürücüsü ...’ün kusursuz olduğu yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada tarafların kusur oranlarının ne kadar olduğu, dava konusu kazanın gerçekleştiği 22.01.2017 tarihinde davalı ...'ün geçerli ehliyetinin bulunup bulunmadığı, dava dışı vefat eden ...'ün eşi ..., kızı ..., oğlu ... ve annesi ...'e davacı şirketçe ödenen destekten yoksun kalma tazminatı miktarlarının davalılardan rücu edilip edilemeyeceği, rücu edebilecek ise davacının rücu edebileceği miktarın ne kadar olduğu hususlarındadır.
Eldeki dava trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketinin dava dışı üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatın davalı sigortalı ve davalı araç sürücüsünden rücuen tahsiline ilişkindir.
Öncelikle, davalı tarafından yapılan zamaaşımı definin incelenmesi neticesinde ilk derece mahkemesince; 6098 sayılı TBK'nın 73. maddesinde "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
" hükmünün düzenlendiği, davacı sigorta şirketinin dava dışı müteveffanın eşi ...'e ve oğlu ...'e 10.05.2017 tarihinde, kızı ...'e 08.08.2017 tarihinde, annesi ...'e 19.12.2017 tarihinde ödeme yaptığı, tazminat tutarına ilişkin son ödemenin yapıldığı tarihten itibaren icra takibinin başlatıldığı 25.09.2019 tarihine kadar 2 yıllık sürenin geçmediği anlaşılmakla davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Eldeki davada, davaya esas olan trafik kazasının, 22.01.2017 günü, saat 07.15’de dava dışı sürücü müteveffa ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin Sıraköy istikametinden gelip, bölünmemiş yolda Halit Molla caddesini takiben Söğütlü Tokmaklıdere istikametine seyri esnasında karşı şeride geçerek aracının sol ön ve yan kısmıyla, karşı yönden Söğütlü Tokmaklıdere istikametinden gelip, Sıraköy istikametine seyretmekte olan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı tankerin sol yan kısmına çarptığı, meydana gelen kazada; dosya arasına alınan kaza tespit tutanağı, Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/216 esas sayılı dosyasında alınan 23.11.2017 tarihli bilirkişi raporu, 06.04.2023 tarihli ATK raporu ve İTÜ trafik kürsüsünden oluşturulan 2 kişilik 14/09/2023 tarihli heyet raporu ve ceza dosyasında alınan tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde meydana gelen kazada ... plakalı otomobil sürücüsü müteveffa (dava dışı) ...'ün %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartlarının (tazminatın azaltılması ve kaldırılması sonucunu doğuran haller) başlıklı B.4.c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetname haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart esasen Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir (Yargıtay 17. H.D'nin 11.02.2020 tarih 2019/711E, 2020/1195K sayılı kararı).
Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sigorta ettirene rücu halleri düzenlenmiş olup, buna göre;
"-Tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması,
-Tazminatı gerektiren olayın, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş olması,
-Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmiş olması,
-Tazminatı gerektiren olayın, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş olması,
-Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olması,
-Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğunun tespit edilmesi,
-Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halleri" rücu sebebi olarak kabul edilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının, "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4.-(1) maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez (Değişik:RG-2/2/2016-29612). Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Eldeki davada; az yukarıda değinilen bu düzenlemeye göre; sigorta şirketi tarafından rücu istemi, akidi olan sigortalıya karşı ileri sürülebilecektir. Bir başka anlatımla, davalı sürücü ... ile sigorta şirketi arasında sözleşme ilişkisinin bulunmaması nedeniyle bu davalının davaya konu icra takibinde taraf sıfatı (husumet ehliyeti) bulunmamaktadır (Benzer yönde Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesinin 2021/1008 esas- 2022/569 karar sayılı ilamı). Bu nedenle mahkemece, davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasında ve dava konusu kazada davalı ...'ün maliki olduğu ... plakalı tankerin sürücüsü ...'ün kusursuz olması, davacı sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre belirleneceği, ... plakalı tankerin sürücüsü ...'ün kazada kusurunun bulunmaması nedeniyle davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş olmasında her hangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Öte yandan; ilk derece mahkemesince, her ne kadar; zorunlu trafik sigorta poliçesinde sigorta ettiren davalı ... olup, davalı ... sadece sigortalı aracın kaza tarihindeki sürücüsüdür. Davalı sigorta şirketi basiretli bir tacir gibi KTK ve ZMMS genel şartları düzenlemelerine göre sigorta poliçesinde taraf olan sigorta ettireni ve rücu şartlarını bilebilecek durumda olduğundan, buna rağmen davalı sigorta şirketinin sigortalısı yanında sürücü aleyhine de rücuen tazminat talepli icra takibi başlatması ve aralarında sözleşme ilişkisi olmadığı halde takibe girişmesinin haksız olması karşısında 2004 sayılı İİK hükümlerine göre davalı ... lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ise de, hükmedilen tazminatın verilebilme koşullarında mahkemece hataya düşüldüğü görülmüş; ancak bu konuda davacı vekilince açık olarak bu konuya ilişkin istinaf istemi bulunmadığı anlaşıldığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında dava alt başlığını "Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan" şeklinde yazılması gerekirken uyuşmazlığa uygun düşmeyecek şekilde "Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)" şeklinde yazılması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*