T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2399
KARAR NO : 2025/835
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2023
NUMARASI : 2023/303 Esas - 2023/874
Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Yönetim Kurulu Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ : 02/05/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 02/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Marshall Boya ve Vernik Sanayi A.Ş'nin sermayesinin mevcut ortakların yeni pay alma haklarının tamamen kısıtlanarak yine mevcut ortak olan Akzo Nobel Coating International B.V'ye (ANCI) tahsis edilmek suretiyle bedelli olarak artırılmasının yasa ve mevzuata aykırı olduğunu, 03/02/2023 tarihli ve 3 sayılı şirket yönetim kurulu kararı ile bahse konu edilen tahsisli sermaye artırımı kararı, özellikle eşit işlem açısından yasa ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, yönetim kurulu kararının eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu belirterek rüçhan haklarının mevzuata, eşit işlem ilkesine, iyi niyet ve dürüstlük ilkesine aykırı olarak adı geçen şirket yönetim kurulunun 03/02/2023 tarihli ve 3 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davasını tek bir temele dayandırdığını, bu iddianın, yeni pay alma hakkını kısıtlama yetkisinin, müvekkili şirketin esas sözleşmesinde düzenlenmediği iddiası olduğunu, bu iddianın gerçek dışı ve yanıltıcı olduğunu, aksine, davacının kendi dava dilekçesine eklediği esas sözleşmenin 7. maddesinde bu sınırlama yetkisinin yönetim kuruluna verildiğinin açıkça görüldüğünü, davacının bu iddiası dışında başka hiçbir dayanağı bulunmadığını beyanla davacının, hukuki dayanaktan yoksun davadaki tüm taleplerinin, iddialarının ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yönetim kurulu kararı ile, yasaklama hükmüne rağmen, azınlık pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını kısıtlayarak sadece büyük ortağa (Akza Nobel) yeni pay alma hakkı tanınması açıkça mahkeme red gerekçesinin aksine şirket ana sözleşmesinin 7. maddesine aykırı olduğunu, mahkeme tarafından Akzo Nobel'in halihazırda mevcut ortak olduğu hususunun gözden kaçırıldığı; ortaklardan birine ayrıcalık yaratan yönetim kurulu kararı gerekçeye dayanak olan Şirket Ana Sözleşmesinin 7. maddesinde belirtilen eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, bu durum ayrıca TTK ve MK 2 kapsamında temel ilkelerden dürüstlük kuralı ve iyi niyet ilkesine de aykırı olduğunun tartışmasız açık ve net olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sermaye artırımının yasal yükümlülüklere uygun olarak tamamlandığını, mahkeme tarafından da bu sermaye artırımının, yasal yükümlülüklere uygun olarak tamamlandığının tespit edildiğini, davacının, söz konusu sermaye artırım sürecinin yasa ve mevzuata aykırı olduğuna ilişkin iddialarının tamamen davalıyı yıpratmaya ve sayın mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, kötü niyetle hareket eden davalı değil, aslında davacının kendisi olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2023 tarih, 2023/303 Esas - 2023/874
Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava tahsisli sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu kararının iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının davalı şirkette pay sahibi olduğu, davalı şirketin 03.02.2023 tarihli 3 numaralı yönetim kurulu kararı ile tahsisli sermaye artırımı kararı alarak eşit işlem ilkesi, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle iptalinin gerektiğinden bahisle eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
6102 sayılı yasanın 460.maddesine göre; Halka açık olmayan bir anonim şirkette, ilk veya değiştirilmiş esas sözleşme ile, esas sözleşmede belirlenen kayıtlı sermaye tavanına kadar sermayeyi artırma yetkisi, yönetim kuruluna tanındığı takdirde, bu kurul, sermaye artırımını, bu Kanundaki hükümler çerçevesinde ve esas sözleşmede öngörülen yetki sınırları içinde gerçekleştirebilir. Bu yetki en çok beş yıl için tanınabilir. Yönetim kurulunun, imtiyazlı veya itibarî değerinin üzerinde pay çıkarabilmesi ve pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını sınırlandırabilmesi için esas sözleşmeyle yetkilendirilmiş olması şarttır. Yönetim kurulu kararları aleyhine, pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri, 445 inci maddede öngörülen sebeplerin varlığı hâlinde kararın ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde iptal davası açabilirler. Bu davaya 448 ile 451 inci maddeler kıyas yoluyla uygulanır. Sermaye artırımının yukarıdaki hükümlere uygun olarak gerçekleştirilmesinden sonra, çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşmenin sermaye maddesinin yeni şekli, yönetim kurulunca tescil ettirilir.
Kayıtlı sermaye sisteminde, yönetim kurulu, 6102 sayılı Kanunun esas sermayenin artırılmasına ilişkin hükümlerine bağlı kalmaksızın esas sözleşmelerinde tespit edilen kayıtlı sermaye tavanına kadar sermayelerini artırmaya yetkilidir. Şu kadar ki, bu yetki genel kurul tarafından en çok beş yıl süre ile verilebilir. Bu yetkinin süresi azami beş yıllık dönemler itibarıyla genel kurul kararıyla uzatılabilir. (6362 sayılı yasanın 18/2.maddesi) Yönetim kurulunun; imtiyazlı veya nominal değerinin üzerinde veya altında pay çıkarılması, pay sahiplerinin yeni pay alma haklarının sınırlandırılması konularında veya imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını kısıtlayıcı nitelikte karar alabilmesi için esas sözleşme ile yetkili kılınması şarttır. Yeni pay alma hakkını kısıtlama yetkisi, pay sahipleri arasında eşitsizliğe yol açacak şekilde kullanılamaz. 6102 sayılı Kanunun 461 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri halka açık ortaklıklar için uygulanmaz. Yönetim kurulunun bu maddedeki esaslar çerçevesinde aldığı kararlar aleyhine, 6102 sayılı Kanunun genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümleri çerçevesinde yönetim kurulu üyeleri veya hakları ihlal edilen pay sahipleri, kararın ilanından itibaren otuz gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. (6362 sayılı yasanın 18/5 ve 6.maddesi)
Eldeki olayda; 6102 sayılı yasanın 460/4. maddesi ve 6362 sayılı yasanın 18/5. maddeleri gereği pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını sınırlandırabilmesi için esas sözleşmeyle yetkilendirilmiş olmasının gerektiği, davalı şirketin ana sözleşmesinin 7. maddesinde yönetim kuruluna bu hususta yetki verildiği, davalı şirketin 03.02.2023 tarihli yönetim kurulu kararı ile tahsisli sermaye artırımına gittiği görülmüştür. Davalı şirketin Sermaye Piyasası Kuruluna sunduğu evraklarda ve kurul tarafından hazırlanan 17.01.2023 tarih ve ZC-1 numaralı inceleme raporuna göre; davalı şirketin kısa vadeli borçlarının 2021 ve 2022 yıllarında artış gösterdiği, 2021 yılını zarar ile kapattığı, kısa vadeli borçların artış nedeninin kısa vadeli banka kredilerinden kaynaklandığı, anılan kısa vadeli borçların ödenmesi için davalı şirketin tahsisli sermaye artışına gittiğinin belirtildiği, bu şekilde davalı şirketin tahsisli sermaye artışına gitmesinde iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı bir durum olmadığı, davalı şirketin yönetim kurulunun rüçhan hakkını kısıtlama yetkisinin ana sözleşmeden kaynaklandığı gibi gereklilik nedeniyle rüçhan hakkının sınırlandırılmasının anılan yasal düzenlemelere aykırılık da oluşturmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi isabetlidir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
.02/05/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*