T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2450 - 2025/773
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2450
KARAR NO : 2025/773
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :07/09/2023
NUMARASI :2022/893 Esas - 2023/468 Karar
DAVACI :...
VEKİLİ :Av...
DAVALI :...
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :25/10/2022
KARAR TARİHİ :30/04/2025
KR. YAZIM TARİHİ :05/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Sakarya 2. İcra Müdürlüğü 2022/10231 Esas numaralı dosyası kapsamında tebliğ edilen icra ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine Sakarya İcra Müdürlüğünce 22.08.2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu, davacının hurda işiyle uğraştığını, davalı ile Eylül 2020 tarihinde hurda alım satımı ile ilgili aralarında anlaştıklarını, davacının o tarihlerde aralarındaki anlaşma bedeli olan 147.106,00 TL'yi ... IBAN numaralı Akbank hesabından ... IBAN numaralı Garanti Bankası ... (davalı) hesabına gönderdiklerini, davacı tarafından anlaşma bedelinin ödendiğini, davalının fatura kesmediğini, anlaşma gereği göndermesi gereken hurda malzemeyi de göndermediğini, bu sebeplerle davalı borçlu tarafından haksız, usul ve yasaya aykırı, kötü niyetli bir şekilde yapılmış olan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, davalının haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davacı alacaklı lehine %20 icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı; kendisine ticari defterlerinin ibrazı için çıkarılan muhtıraya süresi içerisinde cevap vermemiş, ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediğini, ilk derece mahkemesince Yargıtay uygulaması göz önünde bulundurulmadan, dosyaya sunmuş oldukları açıklamalı banka dekontlarına rağmen tanık dinletimi taleplerinin reddine karar verilmiş ayrıca hurda alım satımına ilişkin ticari teamül sözlü olarak sözleşmenin kurulması olup açıklamalı dekontların yazılı delil başlangıcı kabulü ile tanık dinlenmesi gerekirken, hukuka aykırı olarak tanık dinlenmesi taleplerinin reddine karar verildiğini (...Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/26976 E.-2020/1841 K....) beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2023 tarih, 2022/893 Esas - 2023/468 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Sakarya 2. İcra Müdürlüğü 2022/10231 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafından, hurda işiyle uğraştığı, davalı ile Eylül 2020 tarihinde hurda alım satımı ile ilgili aralarında anlaştıkları, o tarihlerde aralarındaki anlaşma bedeli olan 147.106,00 TL'yi ... IBAN numaralı Akbank hesabından ... IBAN numaralı Garanti Bankası ... (davalı) hesabına gönderdiği, davalının fatura kesmediği, anlaşma gereği göndermesi gereken hurda malzemeyi de göndermediği, bu sebeplerle davalının itirazının iptalini istediği anlaşılmaktadır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Ancak taraflarca öne sürülen iddia ve savunmalar doğrultusunda ispat yükü yer değiştirebilir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Somut olayda, davacı tarafından, davalı ile mal alım satımı konusunda anlaştıkları, davalıya "fatura bedeli" açıklaması ile para göndermesine rağmen davalı tarafından mal teslim edilmediği ve fatura düzenlenmediği iddia edilmiştir. TBK.m.207/2'ye göre, "Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." davacı tarafından ise gönderilen paranın aralarındaki anlaşma gereği fatura bedeli için olduğu, fatura edilecek mallar için davalıya avans ödemesi olarak gönderildiği iddia edilmektedir. Öncelikle davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı ile arasındaki ilişkiye ait faturalar defterlerine kayıtlı olmadığı gibi, yaptığı ödemeler de defterlerine kayıtlı değildir. Tarafların her ikisinin de tacir sıfatı bulunduğuna göre basiretli tacir gibi hareket etmeleri gerekmektedir. Davacı tarafından davalı ile arasındaki ticari ilişki ispat edilemediği gibi, yapılan ödemenin deavans ödemesi olduğu ispat edilememiştir. Bu kapsamda davalıya yemin teklif edilmesi üzerine davalının, davacı ile aralarında ticari bir ilişkinin bulunmadığı ve gönderilen paranın daha önceki borçlara istinaden gönderildiği beyan edilmiştir. Davacı tarafından senetle ispat kuralı uyarınca iddiasının senetle ispat edilmesi gerektiğinden, tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesinde ve neticeten ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.513,00 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.897,6 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*