T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2376 - 2025/770
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2376
KARAR NO : 2025/770
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :07/09/2023
NUMARASI :2021/604 Esas - 2023/440 Karar
DAVACI :İZAYDAŞ İZMİT ATIK VE ARTIKLARI ARITMA YAKMA VE DEĞERLENDİRME ANONİM ŞİRKETİ - 0484000312000013 Alikahya Atatürk Mh. Çarşıbaşı Cad. Kapı No: 350 İZMİT/KOCAELİ
VEKİLİ :Av..
DAVALI :DOGA SİGORTA A.Ş. - 0302055622200001 - Maslak Mah. Saat Sok. Spıne Tower Sitesi No:5 İç Kapı No:176 Sarıyer / İSTANBUL
VEKİLLERİ :Av..
DAVA :Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :15/11/2021
KARAR TARİHİ :30/04/2025
KR. YAZIM TARİHİ :05/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı Doğa Sigorta A.Ş.'nin acentesi Yazıcı Sgrt Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. arasında "izaydaş'ın menkul ve gayrimenkulleri ile fabrikalarının sigortalanması hizmeti temini işi sözleşmesi" kapsamında imzalanan ... Poliçe nolu ve 19.11.2020 bitiş tarihli özel sigorta sözleşmesi uyarınca Doğa Sigorta A.Ş. müvekkili şirketin menkul ve gayrimenkulleri ile fabrikalarının sigortalanması hizmeti temini işini üstlendiğini, müvekkili şirkette 09.06.2020 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle iş makinesinin zarar gördüğünü, bunun üzerine sigorta şirketine hasar beyanında bulunulmuş olsa da sigorta şirketi tarafından zararın yalnızca bir kısmının karşılandığını, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkili şirkete yapılan kısmi ödemenin hangi hesaplama usul ve esasları esas alınarak yapıldığının belirsiz olmakla birlikte yapılan ödeme müvekkili şirketin zararının karşılanmadığını, davalı tarafından karşılanmayan zarar bedeli yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği hususu da dikkate alınarak işbu davanın HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açmak zorunda kaldıklarını, arabuluculuk bürosuna müracaat edildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin dava talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı şimdilik 1.000-TL'sinin dava değerini arttırmak ve harç tamamlamak üzere belirlenecek olan tazminatın temerrüt tarihi olan 11.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle işbu davanın kısmi dava koşullarını taşımadığını, bşvuru sahibi vekili tarafından komisyona yapılan başvuruda alacağının sonradan arttırılabileceğinden bahisle şimdilik hasar bedelinin 100,00-TL olduğunun belirtildiğini ancak işbu başvurunun kısmı dava koşullarını taşımadığını, zira başvuran tarafından başvuru öncesinde hasar tespiti yapılmış ve açık ve net olarak bir tutarın belirlendiğini, başvuran tarafından kesin olarak belirlenmiş bir rakam mevcutken kısmı dava açılmasının kabul edilemeyeceğini, bu nedenle, başvurunun reddi gerektiğini, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin ''Maslak Sarıyer/istanbul'' olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı tarafa ait ''Alikahya Atatürk Mah. Çarşıbaşı Cad. No: 350 İzmit/Kocaeli'' adresinde bulunan işyerinin müvekkili şirket nezdinde ... nolu Doğa Kobi Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile 20.11.2019-19.11.2020 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sigortalının başvurusu üzerine, ekspertiz raporuna göre, teminat kapsamındaki zararlar için 464.257,86- TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, meydana gelen hasara göre ödenen tazminat tutarının yeterli olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddi gerektiğini, tüm bu incelemeler sonucu alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan eksper raporuna göre davacı tarafa ödemenin yapılmış olduğunu ve davacının bakiye alacağının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin -eğer varsa- sorumluluğu poliçe teminatları ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunu doğması için rizikonun (poliçe olay esaslı olduğundan riziko sayılan olayın) poliçe vadesi içinde gerçekleşmiş olması gerektiğini, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, poliçeye müstenit sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu beyan ile davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın bedel artırım dilekçesi nazara alınarak KABULÜ İLE; 83.566,41-TL hasar bedeli tazminatının 07.05.2021 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olacak şekilde) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu hasar bedeli müvekkil şirket tarafından ödenmiş ve müvekkil şirketin sorumluluğu sona ermişt ve poliçe genel şartları ve poliçe klozları incelendiğinde KDV klozu gereği KDV hesabının yapılmaması gerektiği izahtan vareste olup yerel mahkeme tarafından poliçe şartları somut olaya uygun olarak değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi hukuki dayanaktan yoksun olmakla kararın bozulması gerektiğini, KDV yönünden yapılan değerlendirme hatalı olup tazminat miktarı taraflarınca ödenmiş ve müvekkil şirketin tüm sorumluluğu ortadan kalktığını, dosya kapsamında kök bilirkişi raporunda müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğu konusunda kanaat oluşturulmuş, alınan ek raporda ise bakiye kdv bedeli çıkmış, raporlar arasında çelişki bulunduğu açık olmakla ek rapora itirazları doğrultusunda dosyanın çelişkinin giderilmesi adına yeniden rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye gönderilmesi talepleri kabul görmeyip hüküm kurulması kanuna aykırı bulunduğunu, nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 11.11.2019 tarihli, 2019/5678E. 2019/20807K. sayılı ilamı "... Davacının bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar mahiyette inceleme yapılmaksızın, itiraza uğramış bilirkişi raporuna değer verilerek sonuca gidilmesi isabetli değildir. Bu durumda, dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler ile birlikte davacının bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları da gözetilmek suretiyle konusunda uzman olan bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir..." hükmünde de görüleceği üzere yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kurmuş olduğu hüküm yerinde ve hukuka uygun olduğundan, davalının haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2023 tarih, 2021/604 Esas - 2023/440 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; "Kobi Ticari Paket Sigorta Poliçesine Dayanan Alacak" istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında ... poliçe numaralı kobi ticari paket sigorta poliçesi tanzim edildiği, poliçe koruma süresinde, 09/06/2020 tarihinde davacının işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle davacıya ait makinenin hasarlandığı, davalı sigorta şirketince zararın tam olarak karşılanmadığı iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davacıya hasar bedelinin ödenmesi nedeniyle davanın reddinin savunulduğu, dava öncesinde davalı sigorta şirketince 464.257,86- TL'nin davacı sigortalıya ödendiği, Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda zararın 464.257,86- TL olduğunun bildirildiği, alınan ek raporda ise 547.824,27 TL olduğunun bildirildiği, bilirkişilerce bu farkın KDV farkından kaynaklandığının bildirildiği, davacının davasını bilirkişi raporuna göre ıslah ederek 83.566,41-TL'ye yükselttiği, Mahkemece sigorta poliçesinde KDV Klozu bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafından kararın istinaf edildiği görülmektedir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11/1 maddesinde "Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.", 11/4 maddesinde "Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır."
6102 Sayılı TTK'nın aydınlatma yükümlülüğü başlıklı 1423. maddesinde; " (1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. (3)Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemesini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler." hükümleri yer almaktadır.
TTK'nın 1423.maddesi de dikkate alındığında, davacı sigortalının kurulan sigorta sözleşmesine itiraz ettiğine ilişkin bir iddia olmadığı gibi bu yönde bir bilgi veya belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta poliçesi, mevcut şartlarda davacı yönünden bağlayıcı niteliktedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10580 E. 2017/8051K. sayılı ve 21/09/2017 tarihli kararı).
Somut olayda; davacı ile davalı arasında tanzim edilen ... poliçe numaralı kobi ticari paket sigorta poliçesinde “KDV KLOZU” yer aldığı görülmektedir. "KDV KLOZU" incelendiğinde; "Sigorta bedelleri KDV Dahil bildirilmiş ise, hasarlar KDV dahil ödenecektir..." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, davacı tarafından davalı sigorta şirketine bildirilen bedellerin dosyaya sunulan fatura ve yazışmalara göre KDV dahil olarak bildirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve raporun atıf yaptığı ekspertiz raporundaki hasar bedellerinin KDV'siz olarak tespitinin yapıldığı görülmektedir. Bu durumda 6102 sayılı yasanın 1423.maddesi nazara alındığında hasar bedellerinin hesaplanmasında KDV’nin de dahil edilerek bir hesaplama yapılması gerektiğinden, KDV'siz hesaplama yapılan ekspertiz raporundaki verilere göre davalının yaptığı ödeme eksik ödemedir. Bu nedenlerle Mahkemece KDV klozu göz önüne alınarak hazırlanan bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.708,42 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.697,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.010,57 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*