T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2448
KARAR NO : 2025/807
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :19/10/2023
NUMARASI :2023/184 Esas - 2023/571 Karar
DAVACI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :29/12/2021
KARAR TARİHİ :30/04/2025
KR. YAZIM TARİHİ :07/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın restoran işletmek amacıyla davalı ...'den yaklaşık olarak 35.000-TL'lik mal aldığını ve karşılığında senet düzenlediğini, ...'ın söz konusu borcun 12.000-TL'lik kısmını ödemişse de zamanla işlerinin yolunda gitmemesi nedeniyle borcunun kalan kısmını ödeyemediğini ve bu sebeple davalı ... tarafından ... aleyhine Sapanca İcra Dairesinin 2018/40 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonoların malen ahzolunduğunu, fakat davalı tarafın hem malları aldığını hem de senetlerin konu olduğu icra dosyasına devam ettiğini ancak bir süre sonra ...'ın işleri bozulduğunu, borcunu ödeyemez hale geldiğini, restoranını içerisindeki tüm malzemeleri ile birlikte kapatmak zorunda kaldığını, fakat restoranın kapalı olduğu bu süreçte davalı ...'in alacağını icra dosyası üzerinden tahsil etmek yerine yani hukuki yolları tüketmek yerine davacıya ait yaklaşık değeri 50.000-TL olan icra dosya konusu olan ve icra dosya konusu dışındaki bir çok malzemeyi alıp götürdüğünü, bu yaşanan elim hadise üzerine davacının şikayetçi olduğunu ve soruşturma başladığını, yaşanan bu hırsızlık olayı ile ilgili olarak Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/184 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, ...'in iş bu ceza davasında sanık olarak yer aldığını ve yargılama sırasında ...'in kırık olduğunu iddia ettiği restoran duvarından içeriye girerek yine kendisine ait olduğunu iddia ettiği malzemeleri restorandan aldığını ikrar ettiğini, yapılan bu yargılama sonucunda Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/184 Esas, 2020/138 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçunu işlediği sabit görülerek bu suçtan mahkumiyet kararı verildiğini, sanık tarafından verilen zarar hiçbir şekilde giderilmediği için sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da verilmediğini, verilen mahkumiyet kararı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2020/1378 Esas 2020/1688 Karar sayılı kararı ile 22.10.2020 tarihinde kesinleştiğini, davacı ...'ın hırsızlık suçunun mağduru olduğunu ve bu durum kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla da sabit olduğu halde alacağına fazlasıyla kavuşmuş olan davalı ... tarafından halen aynı alacakla ilgili olarak icra takibine devam edildiğini, tüm bu sebeplerle davanın kabulüne ve Sapanca İcra Dairesinin 2018/40 Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar kambiyo senetlerinde mücerretlik (soyutluk) ilkesi geçer ise de temel ilişkideki taraflar ile kambiyo ilişkisinin tarafları aynı olduğundan bedelsizlik iddiası düzenleyen tarafından senet lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, temel ilişkiden doğan borç ifa edilmişse ve herhangi bir sebeple temel ilişkiden doğan bir borç mevcut değilse kambiyo senedinin alacaklısının sebepsiz zenginleşmiş olacağını, bu durumda kambiyo taahhüdünde bulunan borçlunun senedin alacaklısına karşı menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmasından ötürü kambiyo senedinin iadesini isteyebileceğini, işbu davaya konu kambiyo senetlerinin ardındaki temel ilişkinin ise davalı ...'in alacağını tahsil etmesi, dolayısıyla borç ilişkisinin sona ermesi nedeniyle ortadan kalktığını, nitekim ...'in de ceza dava dosyasındaki beyanlarıyla bu hususu doğruladığını, bu sebeple ...'ın borçlu olmadığının tespiti ile davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken yerel mahkemenin hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verdiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bilindiği üzere menfi tespit davasında, senedin karşılıksız olduğunu ispat yükünün, davacıya düştüğünü, bunun gibi, davacı, davalının iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükünün de davacıya düştüğünü, yine bilindiği üzere senede karşı ispat kuralı gereği davacı tarafın iddiasını ancak yazılı delil ile ispat edebileceğini, bu yazılı delilin, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olması gerektiğini ancak davacı tarafın, malen kaydı içeren bonoların ödendiğine dair hiçbir yazılı delili dosyaya sunamadığını, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmayan davacının iddiasını ispat edemediğini, davacı taraf iddiasının ispatı için davalının ceza dosyasındaki savunmasına atıf yaptığını ancak işbu davaya konu bonolar ile ceza davasına konu bonolar arasında bir bağlantı bulunmadığını, iki davadaki bonoların aynı olduğuna dair bir delil de bulunmadığını, nitekim ilk derece mahkemesi de gerekçesinde, isabetli bir şekilde davaya konu senetlerin davacının iddia ettiği şekilde "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık" suçuna konu olan mallara mı ilişkin davalıya verildiğinin net bir şekilde ifade edilmediğini belirttiğini, bu nedenlerle, davacı tarafın bonoların bedelsiz olduğuna ilişkin iddiasını ispatlayamadığından davanın reddi kararının hukuka uygun olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2023 tarih, 2023/184 Esas - 2023/571 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; icra takibinden sonra kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davalı tarafından Sapanca İcra Dairesi'nin 2018/40 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacıya ait restorandaki birçok malzemeyi davalının alıp götürdüğünü, davalı tarafın restorandan izinsiz ve rızasız hatta hırsızlık amacıyla almış olduğu malzemelerin değerinin icra takibine konu borç miktarından çok daha fazla olduğunu, davaya konu icra dosyasında ki senetlerin de bu ürünler karşılığı düzenlendiğini, davalı ...'in malzemeleri kendi uhdesine almasıyla senetlerin konusuz kaldığını ve davalıya herhangi bir borcu kalmadığını, davaya konu senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı taraf cevap dilekçesi vermemiş, Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Menfi tespit davasında kural olarak; hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır. Takip kambiyo senedine dayandığı zaman, ispat yükü yer değiştirir ve ispat yükü davacı/borçluda olur. Eldeki dava, kambiyo senedi olan bonodan kaynaklanmaktadır. Bu durumda ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacıdadır. Davacı, borçlu olmadığını ispat eder ise artık davalının alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.
Sapanca Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/184 Esas ve 2020/138 Karar sayılı ilamı ile her ne kadar ... hakkında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilse de davalı ... işbu ceza dosyasında hem soruşturma aşamasında hem de yargılama esnasındaki savunmasında ...'a sattığı eşyaları değil, kendi şahsına ait eşyaları aldığını savunmuştur.
HMK'nın 200. maddesinde; "(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.(2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir." hükmü ve 201. maddesinde (1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; davacı tarafça davaya konu Sapanca İcra Dairesinin 2018/40 Esas sayılı icra takibine konu 21.09.2017 tanzim tarihli 30.10.2017 vade tarihli 10.000-TL tutarındaki bono, 21.09.2017 tanzim tarihli 30.11.2017 vade tarihli 5.000-TL tutarındaki bono ve 2l.09 2017 tanzim tarihli 30.12.2017 vade tarihli 5.000-TL tutarındaki bononun işbu ceza dosyasındaki çalınan malzemelere karşılık olarak verildiğini HMK 200. Maddesi kapsamında yazılı delillerle ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*