T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2335 - 2025/792
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2335
KARAR NO : 2025/792
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :15/09/2023
NUMARASI :2022/337 Esas - 2023/469 Karar
DAVACI :...
VEKİLİ :Av...
DAVALI :İGES METAL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Çiftlik Mah. Vural Cad. No:32 Gölcük/KOCAELİ
VEKİLİ :Av...
DAVA :İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :22/06/2022
KARAR TARİHİ :30/04/2025
KR. YAZIM TARİHİ :30/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında nakliye hizmeti sağlanmasına ilişkin ticari hizmet ilişkisi mevcut olduğunu, davalı şirketin ödemede bulunmaması nedeniyle, Gölcük İcra Dairesinin 2022/1018 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını ve 77.490,00-TL asıl alacak ve 9.540,80-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 87.030,80-TL alacak için ödeme emri gönderildiğini, talep konusu alacağın faturalar ile sabit olduğunu, yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince faturadan kaynaklanan alacakların likit ve muayyen nitelikte alacaklar olduğunun kabul edildiğini, ilgili faturaların ödenmediğinin sabit olduğunu, bahsi geçen faturaların e-arşiv faturaları olduğunu ve elektronik ortamda taraflara gönderimi sağlandığını, faturalara kanunda belirtilen 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğini, davalının işlemiş faize ve oranına itirazını yasal dayanağı olmadığını, talep edilen faizin ticari işlerde uygulanan reeskont faiz oranı olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının itirazlarının iptaline, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işin gerçekleştiği yer ve davalının adresi Gölcük olduğunu ve davacının iddia ettiği alacağa ilişkin takibi Gölcük'te başlattığından yetkili mahkemenin Gölcük Mahkemesi olduğunu, davalı ile davacı arasında iddia edilen alacak için aralarındaki ilişkinin ticari işten değil hizmet ilişkisinden kaynaklandığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalının, davacı adına kayıtlı araçtan uzun süredir nakliye hizmeti aldığını ancak davalının nakliye ücretlerini nakliye hizmetini bizzat yapan aracın şoförü ...'un eşi ...'un hesabına ödediğini, ödemenin ...'un hesabına gönderilmesinin araç şoförü ... ve araç davacı ... tarafından talep edildiğini, uzun süredir devam eden bu hizmet ilişkisine karşılık ödemelerin bu şekilde ve karşılıklı güven tesis edildiğini, bankalardan alınacak ödemelere ait dökümler ve tarafların defter kayıtlarından bu durumun ortaya çıkacağını, ayrıca ... ve ...'a davanın ihbar edilmesini, davalıya ait Yapı Kredi Bankası Gölcük Şubesi ve şirket yetkilisi ...'e ait Kuveyt Türk Katılım Bankası Tuzla Şubesi hesaplarından dava dışı ...'a gönderilen ödeme dekontlarının celbine karar verilmesini talep ederek; davacının yetki yönünden reddine, davanın görev yönünden reddine, haksız davanın reddi ile davalı tarafça kötü niyetli olarak yapılan takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı şirket lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının Gölcük İcra Müdürlüğünün 202/1018 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 77.490,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına,
Hüküm altına alınan 77.490,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, yerel mahkemenin dosyanın esasına ilişkin değerlendirmesini de hatalı yaptığını, yargılama başından itibaren davacıya davalının herhangi bir borcunun olmadığının defalarca ifade edildiğini, nitekim dosya içerisinde 17.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirkete ait defterlerin usule uygun olduğu ve bu durumda davalının davacıya borcunun 17.160-TL olduğunun belirtildiğini, davacının işletme defterinin incelendiği 02.12.2022 tarihli raporda ise; davacının defterlerine itibar edilmesinin mümkün olmadığı ve bu defterlere dayanarak dava konusu alacak talebinin yerine olmayacağının belirtildiğini, 15.05.2023 tarihinde sunulan bilirkişi raporunun sonuç bölümünün 2. maddesinde de 17.02.2023 tarihli raporla aynı doğrultuda davalıya ancak 17.160-TL borç yüklenebileceğinin belirtildiğini, dosyadaki tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde yerel mahkeme tarafından raporların aksine karar verdiğini, hal böyleyken davanın reddi gerekirken kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/09/2023 tarih, 2022/337 Esas - 2023/469 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı şirket arasında nakliye hizmeti sağlanmasına ilişkin ticari hizmet ilişkisi mevcut olduğunu, davacının nakliye hizmetine ilişkin bedelin davalı şirketin ödemede bulunmaması nedeniyle, Gölcük İcra Dairesinin 2022/1018 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı ve 77.490,00 TL asıl alacak ve 9.540,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 87.030,80 TL alacak için ödeme emri gönderildiği, davalının itiraz etmesi nedeniyle davalının itirazının iptaline, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ile; yetki ve görev itirazında bulunarak, müvekkilin davacı adına kayıtlı araçtan uzun süredir nakliye hizmeti aldığını, ancak müvekkilin nakliye ücretlerini nakliye hizmetini bizzat yapan aracın şoförü ...'un eşi ...'un hesabına ödediğini, ödemenin ...'un hesabına gönderilmesinin araç şoförü ... ve araç davacı ... tarafından talep edildiğini, uzun süredir devam eden bu hizmet ilişkisine karşılık ödemelerin bu şekilde ve karşılıklı güven tesis edildiğini, bankalardan alınacak ödemelere ait dökümler ve tarafların defter kayıtlarından bu durumun ortaya çıkacağı, haksız davanın reddi ile davalı tarafça kötü niyetli olarak yapılan takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkil şirket lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, Mahkemece davalı borcunu ödediğini ispatlayamadığından takibin asıl alacak üzerine devamına, davalı takip öncesi temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde;
Dava konusu olayda çekişme, taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Kanunun 4/1 fıkrası uyarınca her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ticari davalar oldukları gibi, aynı Kanunun 4/1-a bendi uyarınca TTK'da düzenlenen davalar taraflarının tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari dava sayılırlar.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taşıma sözleşmesinden doğan bakiye açık hesap alacağının varlığı ve miktarına ilişkin olduğuna ve taşımaya ilişkin hükümler TTK'da düzenlendiğine göre bu dava tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava mahiyetindedir.
Somut olayda, eldeki davanın mutlak ticari dava mahiyetinde olduğu ve uyuşmazlığı çözme görevinin ticaret mahkemelerine ait olduğundan davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde;
Tarafların defterleri incelenerek ve davalı tarafın yemin deliline dayanması nedeniyle davacı davalıya vermiş olduğu lojistik hizmetinin ücretini ne kendisine ne de araç şoförü ... ile ...'a ödemediğine dair yemin etmekle davalı borcunu ödediğini ispatlayamadığından takibin asıl alacak olan 77.490,00-TL üzerinden devamına karar verilmiş ise de davalı cevap dilekçesinde nakliye ücretlerini nakliye hizmetini bizzat yapan aracın şoförü ...'un eşi ...'un hesabına ödediğini, ödemenin ...'un hesabına gönderilmesinin araç şoförü ... ve araç davacı ... tarafından talep edildiğini, uzun süredir devam eden bu hizmet ilişkisine karşılık ödemelerin bu şekilde ve karşılıklı güven tesis edildiğini, bankalardan alınacak ödemelere ait dökümler ve tarafların defter kayıtlarından bu durumun ortaya çıkacağını savunmuştur.
Davalının bu savunması karşısında temsil hükümleri üzerinde durulması gerekmektedir.
Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur. (6098 sayılı yasanın 40.maddesi)
Temsil olunan verdiği yetkiyi üçüncü kişilere açıkça veya dolaylı biçimde bildirmişse, bu yetkiyi tamamen veya kısmen geri aldığını onlara bildirmediği takdirde, yetkinin geri alındığını iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez. (6098 sayılı yasanın 42/3.maddesi)
Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur. (6098 sayılı yasanın 46.maddesi)
Davalının savunması ve anılan hükümler uyarına dava dışı ...'un 6098 sayılı TBK'nın 40 ve 46 maddeleri uyarınca, yapılan araştırmanın sadece takibe konu fatura dönemi ile sınırlı olarak yapıldığı, takibe konu ticari ilişki öncesi dönemde taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı yönünden araştırma yapılarak nakliye ücretlerinin tahsili konusunda yetkili veya yetkisiz temsilci olup olmadığı tespit edilmeden henüz sırası gelmeyen yemin delili hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın kaldırılması gerekmiştir.
Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş, taraflardan hangi tarihten itibaren ticaret yaptıkları sorularak, aralarındaki ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren tüm ticari defterlerinde inceleme yapılması, bu inceleme ile dava dışı ...'un 6098 sayılı TBK'nın 40. ve 46. maddeleri uyarınca yetkili veye yetkisiz temsilci olup olmadığının tespiti için tarafların banka kayıtlarının ve varsa ...'a yapılan ödemelerin incelenmesi, bu konuda gerekirse bilirkişi raporu alınması, ödeme savunmasının bu aşamadan sonra değerlendirilmesi ve soncuna göre yemin deliline sıra gelir ise yemin delili tekrar hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2023 tarih, 2022/337 Esas ve 2023/469 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-İİK'nın 36/5 maddesi gereğince Gölcük İcra Dairesinin 2022/1018 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın yatıran tarafa iadesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.30/04/2025
Başkan ...
e imzalıdır
Üye ...
e imzalıdır
*Üye ...
e imzalıdır
Katip ...
e imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*