T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2139
KARAR NO : 2025/500
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :22/06/2023
NUMARASI :2023/339 Esas - 2023/707 Karar
DAVACI :...
:...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :...
DAVA :Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ :27/04/2023
KARAR TARİHİ :17/03/2025
KR. YAZIM TARİHİ :17/04/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in eşi ve vasisi ...'in beyanına göre, kısıtlı eşinin yaklaşık 30 yılı yakın süredir psikolojik rahatsızlıkları olup, aralıklarla tedavi gördüğünü, geçen zaman içinde hastalığının da ilerlediğini ve kendisine şizofreni teşhisi konulduğunu, akabinde da çalışma gücünün %70'ini kaybettiğine dair Sağlık Kurulu Raporu verildiğini, davacının kısıtlılığı nedeniyle eşi ... yasal işlemlerini yürütmek adına Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/945 Esas ve 2017/6 Karar sayılı 05.01.2017 tarihli ilamı ile vasi olarak atandığını, davacının kısıtlılığından ötürü Bağ-Kur kayıtlarının kapatılarak emeklilik işlemlerinin yapılması adına başvuru yapıldığında davacı adına kayıtlı bir takım ticari şirketler tespit edildiğini, bunlardan ikisi için İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/850 Esas 2019/1021 Karar sayılı 08.10.2019 tarihli ve diğeri için de Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/613 Esas 2021/876 Karar sayılı 04.11.2021 tarihli kararı ile ortaklıktan çıkarılma kararı alındığını ve kesinleştiğini, davacının akli melekelerinde sıkıntı olması nedeniyle şirketlerin kuruluş ve sair işlemlerin hatırlanmadığını, davacının bu sağlık sorunlarının kullanılarak bu işlemlerin yapıldığını düşündüklerini, davacının yasal vasisi eşinin de bu şirketlerle hiçbir ilgisinin olmadığını, şirketlerin ortaklarına da ulaşılamadığını, davacının ailesinin de ciddi maddi sıkıntılar içinde olduğunu, kısıtlı davacı ...'in halen Ticaret Sicil Müdürlüklerinde şirket hissedarı görüldüğünü, Ticaret Sicil Müdürlülerine başvuru yapıldığında, üzerindeki hisselerinde devri hakkında karar getirilmesi halinde ortaklıktan çıkarılma işlemlerine devam edilerek, hisselerinde devri yapılıp sonuçladırılacağının bildirildiğini, ortaklıktan çıkarılma kararının sicil memurluklarına işlenmesi, davacının adına görülen şirket hisselerininde diğer ortaklar üzerine tescili yönünde karar verilmesi için dava açma zarureti hasıl olduğunu beyanla; kısıtlı davacı ...'in davalı şirkete ait ortaklığından TTK'nın 638. maddesi gereğince haklı sebeple çıkarılma kararına müteakip, davalı Bent Metal Mobilya İnşaat İthalat İhr. San. Tic. Ltd. Şti. (sicil no:...), müdür sıfatının ve temsil yetkisini sonlandırılmasına karar verilmesini, Mahkemece uygun görmesi halinde davacının ortaklık hisselerinin bila bedel ile, hiçbir bedel talebi olmaması nedeniyle, bedelsiz olarak diğer ortakları üstüne bırakılmasına ve Ticaret Sicil Müdürlüklerinde tescil edilmesine karar verilmesini, davacının şirketteki temsil yetkisinin de diğer ortak üzerine bırakılmasına ve Ticaret Sicil Müdürlüklerinde tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-d, h, i ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil kaydında davacının şirket hisse sahibi olarak görülmesi nedeniyle, ortaklıktan çıkarılma işlemi yapılmasının hukuki olarak imkansız olduğunu, dolayısıyla davacının üzerinde kalan hisselerin devrine dair karar verilmesine yönelik dava açmakta hukuki yararı olduğu gibi, ortaktan çıkma kararının işleme alınması için de dava açma zaruretinin söz konusu olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih, 2023/339 Esas - 2023/707 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının davalı şirketteki müdürlük sıfatının ve temsil yetkisinin sonlandırılması ve paylarının diğer ortaklara tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilince kısıtlı müvekkili ...'in davalı şirkete ait ortaklığından TTK'nın 638. maddesi gereğince haklı sebeple çıkarılma kararına müteakip, davalı Bent Metal Mobilya İnşaat İthalat İhr. San. Tic. Ltd. Şti. (sicil no:...), müdür sıfatının ve temsil yetkisini sonlandırılmasına karar verilmesini, mahkemece uygun görmesi halinde, davacının ortaklık hisselerinin bedelsiz olarak diğer ortakları üstüne bırakılmasına ve Ticaret Sicil Müdürlüklerinde tescil edilmesine karar verilmesini, davacının şirketteki temsil yetkisinin de diğer ortak üzerine bırakılmasına ve Ticaret Sicil Müdürlüklerinde tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiş, davalı tarafın cevap vermediği, Mahkemece; Mahkemelerince 2021/613 Esas, 2021/876 Karar sayılı dosyasında davacının, davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verildiğini, davacı şirket ortaklığından çıkmakla, şirket ortağı tarafından açılabilecek işbu davada taraf sıfatı olmadığını, diğer taraftan, ortaklıktan çıkan kişinin tekrar bu davayı açmasında hukuki yararı olmadığını, ayrıca, aynı taleplerle ilgili olarak Mahkemelerince yapılan yargılama neticesinde hüküm verilmiş ve verilen hüküm kesinleştiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle, davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, h, i ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/613 Esas ve 2021/876 Karar sayılı dosyasında; davacılar ...'e vesayeten ... tarafından davalı ... aleyhine 23/08/2021 tarihinde haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemlerine ilişkin dava açılmış, 04/11/2021 tarihli kararı gereğince; "Davacının şirket ortaklığından çıkma talebinin KABULÜNE, davacının, davalı ... ortaklığından çıkmasına İZİN VERİLMESİNE, Şirket ortaklığından çıkma halinde çıkma kararı kesinleşmeden itibaren hüküm ifade edeceğinden; davacı vekilinin, davacı ortağın yetkilerinin kaldırılması, hisselerinin diğer ortaklara bırakılması ve çıkma kararının geriye etkili olarak verilmesi yönündeki taleplerinin REDDİNE" karar verilmiş, işbu karar11/04/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemede bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının davayı açtığı tarih itibariyle dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. 6100 sayılı Kanun'un sözü edilen maddesinin gerekçesinde de "...Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde ise davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir..." yönünde açıklamalar yer verilmiştir. Öte yandan bu yararın "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması da gerekir (Hanağası, E.: Davada Menfaat, Ankara 2009, s.135).
Hukuki yarar dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesine göre, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Bu şart, dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan, olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle menfaate, davanın dinlenebilmesi (mesmu olması, kabule şayan olması) şartı da denilmektedir (Hanağası, s. 19-21). Bir davada, menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır. Bu ilkeden hareketle bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı mahkemece, tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde yargılamanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmelidir. Böylelikle kişilerin haksız davalar açmak suretiyle dava hakkını kötüye kullanmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır (Pekcanıtez, s.946-949). Nitekim aynı görüş Hukuk Genel Kurulunun 24.11.1982 tarihli ve 1982/7-1874 E.-1982/914 K.; 05.06.1996 tarihli ve 1996/18-337 E.-1996/542 K.; 10.11.1999 tarihli ve 1999/1-937 E.-1999/946 K.; 25.05.2011 tarihli ve 2011/11-186 E. 2011/352 K. ve 01.02.2012 tarihli 2011/10-642 E.-38 K. sayılı kararları ve yukarıda emsal olarak gösterilen diğer kararlarda da benimsenmiştir. (emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/853 E. 2020/907 K.)
Somut olayda; davacının davalı şirketten çıkarılmasına karar verilerek kesinleştiği, davalı şirketin 2 ortaklı olup davacının ortaklıktan çıkmasıyla sadece tek ortak kaldığından üzerindeki hisselerin devrine ilişkin eldeki davayı açmakta, taraf sıfatı kalmadığı gibi hukuki yararı da bulunmamaktadır.
Yine Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/613 Esas,2021/876 Karar sayılı dosyasında davacının, davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verildiği, şirket ortaklığından çıkma halinde çıkma kararı kesinleşmeden itibaren hüküm ifade edeceğinden; davacı vekilinin, davacı ortağın yetkilerinin kaldırılması, hisselerinin diğer ortaklara bırakılması ve çıkma kararının geriye etkili olarak verilmesi yönündeki taleplerinin reddine karar verilmiş, işbu karar kesinleşmiş, işbu davada da davacı ortağın yetkilerinin kaldırılması, hisselerinin diğer ortaklara bırakılması talep edilmiş ise de aynı taleplerle ilgili olarak mahkemece yapılan yargılama neticesinde hüküm verilmiş ve verilen hüküm kesinleşmiştir.
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, h, i ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/03/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*