T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2076
KARAR NO : 2025/473
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2023
NUMARASI : 2021/230 Esas - 2023/325 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2021
KARAR TARİHİ : 17/03/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 14/04/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı yan, müvekkile karşı Körfez İcra Müdürlüğü 2014/2364 esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibi açtığını, müvekkilin davalı yan ile herhangi bir alacak verecek ilişkisi olmadığı gibi işbu icra takibine konu edilen kambiyo senedindeki imza da müvekkile ait olmadığını, ancak müvekkil davalı yan tarafından korkutulmuş ve haksız takibe karşı bu güne değin açmasını engellediğini, yıllardır müvekkilden sürekli para alan davalı yan, müvekkilin tüm çabalarına rağmen bu haksız icra takibini sonlandırmamış aksine müvekkilin tüm mal varlığını elinden almakla tehdit ettiğini, bunun üzerine tarafımızca Körfez Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapılmış ve 2021/566 sayılı dosya ile anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalı yanın gerek arabulucuk sürecinde gerekse de öncesindeki uzlaşma kabul etmeyen tavırları karşısında, müvekkilin eli ürünü olmayan imza ile üretilmiş bonoya müstenit icra dosyasından borçlu olmadığının tespiti Körfez İcra Müdürlüğü 2014/2364 Esas sayılı dosyası'nın durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf söz konusu Körfez İcra Dairesi 2014/2364 E. Sayılı icra dosyasında ki takip dayanağı senetteki imzanın kendisi tarafından atılmadığını iddia etmiş ise de, söz konusu icra dosyası 2014 yılında takibe konu edilmiş olup iş bu tarihe kadar herhangi bir yasal başvuru da bulunmamış olması da açıkça davacının haklı bir durumunun olmadığını gösterdiğini, söz konusu icra takibi dosyasında davacının ödediği miktarlar sadece icra dosyasına yatan tutar kadar olup, müvekkilinin yasal hakkı olarak başlattığı icra takibinde yasal hakları dışında hiç bir girişimde bulunmamış olup, sadece dosya üzerinden haciz talepleri ile alacağını tahsil etme yoluna gittiğini davacının müvekkiline yönelik korkutma veya başka ifadelerin kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafça söz konusu imza kendisi tarafından atılmadığı ileri sürülmüş ise de, ilgili bilirkişi raporu ile iş bu durum açıkça ortaya çıkacak ve iddialarının ne denli isabetli olacağı da anlaşılacağını belirterek davacı tarafça ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...Davanın REDDİNE, İcra takibinin durdurulması için infaz edilmiş ihtiyati tedbir kararı olmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacınını beyanına göre imzanın kendisine ait olmadığını, tam olarak teknik inceleme de imzanın davacının el ürünü olduğuna dair teknik anlamda oransal bir raporun düzenlenmediğini, davacı ile karşı taraf arasında borca binaen herhangi bir alım satım ilişkisinin bulunmadığını, Mahkeme takdirince incelendiğinde bu durumun açıkça bir şekilde ortada olduğunu, karşı taraf ilgili senedin araba karşılığında verilmiş olduğunu söylese de ilgili döneme ait taşınır yahut taşınmaz kaydının mevcut olmadığını, ilgili ATK raporuna karşıt raporun tekrar oransal olarak incelenmesine dair ellerinde uzman tarafından verilmiş olan mütalaanın mevcut olduğunu, dolayısıyla dosyanın tekrar ilgili verilerin de incelenerek karara bağlanması gerektiğinin beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 Tarih - 2021/230 Esas - 2023/325 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine Körfez İcra Dairesinin 2014/2364 Esas sayılı dosyası ile 11.09.2013 vade tarihli, 100.000,00-TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmasına üzerine, davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada davacının eli ürünü olmayan imza ile üretilmiş bonoya müstenit icra dosyasından borçlu olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun ödendiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2018/2939 Esas, 2019/4786 Karar sayılı 2017/3521 Esas, 2019/1844 Karar sayılı kararları).
Yapılan açıklamalar kapsamında istinaf incelemesi yapılan somut uyuşmazlık incelendiğinde, eldeki davada, davacı senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir. Buna karşın davalı yan takibe ve davaya konu senedin davacı tarafından kendisine verildiğini ileri sürmüştür. Bu durumda yukarıda da değinildiği gibi eldeki davada ispat davacı yana düşmektedir.
Eldeki davada; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile gerektirici sebeplere ve özellikle davacının menfi tespit talebine konu bonoda yapılan inceleme neticesinde yazı ve imzaların 13/03/2023 tarihli ATK raporuna göre davacıya ait olduğu yönündeki tespit karşısında, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında yapıldığı da dikkate alınarak ilk derece mahkemesince menfi tespit davasının reddine şeklinde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının dava dilekçesindeki korkutma (6098 sayılı TBK m.37) iddiasının bononun düzenlenme aşamasına değil eldeki davanın geç açılmasına ilişkin olduğundan eldeki davada korkutma irade sakatlığı iddiasının inceleme yerinin olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
a-Bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
ç-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/03/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*