T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2113
KARAR NO : 2025/503
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :01/03/2023
NUMARASI :2016/779 Esas - 2023/185 Karar
DAVACI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :...
DAVA :Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :12/04/2016
KARAR TARİHİ :17/03/2025
KR. YAZIM TARİHİ :17/04/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı kooperatif arasında düzenlenen ve davalı tarafça hazır yapılmış ve kendisine gösterilen dört adet dairesinin tahsis, teslim ve tescili yapılacağı yönünde 25/08/2009 tarihli protokol düzenlendiğini, bu protokolde belirtilen dört adet daire için davalı kooperatife üye olunduğunu, daha sonra 10/11/2010 tarihli tadilat protokolü düzenlendiğini, bu protokollerde teslim ve tescil edilecek dairelerin .. Blok... .., ... ve ..Blok .. D:.. olarak belirlendiğini, söz konusu dairelerin zamanında tahsis, teslim ve tescil edilmeyince davalı kooperatife karşı mahrum kalınan kira bedelleri de dahil olmak üzere tazminat davası açıldığını, halen Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/530 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu ancak ikame edilen işbu davadan sonra dava konu dairelerden her ne kadar ikisi olan ..Blok K:.. D:... ve ... Blok K:... D:... usulüne uygun olmayan bir biçimde hukuki ayıplı olarak davacı müvekkile fiili olarak teslimi yapılmış ise de diğer davaya konu iki daire B.. Blok K:.. D:..., ... Blok ... ... nolu dairelerin halen davacıya tahsis, teslim ve tescilinin yapılmadığını, bu dairelerin davalı tarafından başka üyelere tahsisi, teslim ve kat irtifakı yapılarak verildiğini, tüm bu hususların ilk olarak açılan dava dosyasında yapılan keşif, tanık beyanları ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, ilk açılan davanın ikame tarihi olan 11/08/2011 tarihinden bu güne kadar söz konusu daireler için davacının mahrum kaldığı kira gelirlerinin yaklaşık olarak toplam 60.000,00-TL bulduğunu ve aştığını, açıklanan nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davacıya tahsisi, teslim ve tescili yapılmayan ... Blok... D:..., ... Blok K:...D:... nolu daireler yönünden 11/08/2011 tarihinden dava tarihine kadar mahrum kalınan kira bedelleri toplamı olan 60.000,00-TL'nin yasal %9 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa biri dava tarihinden önce, biri davanın açılmasından sonra olmak üzere iki adet dairenin fiilen teslim edildiğini, davacı tarafın davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle huzurdaki davada taleplerinin dinlenmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davanın Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/530 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği kira miktarının fahiş olduğunu, öncelikle huzurdaki davanın, davacının kendi edimlerini yerine getirmeden davalı kooperatiften herhangi bir talepte bulunamayacağı gözetilerek reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda, tarafların ve dava konusunun aynı olması sebebiyle, huzurdaki davanın Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/530 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunun gözetilmesine, yapılacak yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 6100 sayılı HMK'nın 150/5 maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu dava yönünden basit yargılama hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, bu sebeple söz konusu ilamın kaldırılarak davanın devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarih, 2016/779 Esas - 2023/185 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı tarafça iddia olunan kendilerine teslimi yapılmayan iki adet daire sebebiyle mahrum kalındığı iddia olunan kira kaybının tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamından, davacı tarafça 11.05.2022 ve 16.11.2022 tarihli duruşmalarda davanın takipsiz bırakılarak yenilendiği anlaşılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99/2. maddesi uyarınca kooperatif ortağı ile kooperatif arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanan işbu davada basit yargılama usulü uygulanır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun altıncı kısmında basit yargılama usulüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 322. maddesinde, bu kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hallerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK 150. maddenin 1. fıkrasında, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan tarafların, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" başlıklı 150.maddesinde; "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Dosya kapsamına göre; davacı vekilinin 11.05.2022 ve 16.11.2022 tarihli katılmadığı, dosyaya mazeret dilekçesi de ibraz etmediği, mahkemece HMK'nın 150 ve 320.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 150.maddesinde; usulüne uygun davet edilmiş olan taraflar duruşmaya gelmedikleri taktirde dosyanın işlemden kaldırılacağı, ayrıca geçerli bir özür olmaksızın duruşmaya gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işleme de itiraz edemeyeceği belirtilmiştir.
Davacının 11.05.2022 ve 16.11.2022 tarihli katılmadığı, fiziki dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde ise davacı tarafından dosyaya ibraz edilen mazeret dilekçesine rastlanmadığı, kaldı ki davacı tarafından bu konuda bir istinaf sebebi de ileri sürülmediği, bu nedenle Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/03/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*