T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1811 - 2025/406
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1811
KARAR NO : 2025/406
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2021
NUMARASI : 2020/586 Esas - 2021/1058 Karar
DAVACI : KIRTRANS DENİZCİLİK VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - F. Kerim Gökay Cad. Denizciler İş Merkezi N.18/2 B Blk. K:2 Üsküdar/İSTANBUL
VEKİLİ : Av. ..
DAVALILAR : 1-KCC BOYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - İstasyon Mah Menderes Sk Sit Apt No:20 Tuzla / İSTANBUL
VEKİLİ : Av. ...
2-KCC DENİZ ENDÜSTRİYEL VE AĞIR SANAYİ BOYALARI TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - İstasyon Mah. Menderes Sok. Sit. Apt. No:20 Tuzla/İSTANBUL
VEKİLİ : Av..
DAVA TÜRÜ : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/09/2019
KARAR TARİHİ : 03/03/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 24/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... IMO Numaralı Türk bayraklı Kıran Asya gemisinin karina sörveyi esnasında, karinaya anti fouling boya uygulaması için davalı KCC Boya San.şirketi ile anlaştıklarını, KCC Boya ile 19/04/2018 ve 20/04/2018 tarihlerinde iki aşama olarak zehirli boyanın uygulanmasını öngördüklerini, ilgili satış ve hizmete ilişkin yazışmalar sonrasında müvekkil şirket tarafından fatura kesildiğini, söz konusu geminin su ile temas edebilecek tüm yüzeyine zehirli boya uygulaması akabinde Tuzla'dan sefere çıktığını, geminin tersane sürecinin hemen ertesinde dahi yüzeyinde pas kusma ve kirlenmenin meydana geldiğini, geminin Filipinler'in Manila şehrine ulaşana kadar yüzeyde pas kusma ve kirlenmenin ciddi boyutlara ulaştığını, gemi kaptanın bir rapor ile bilgilendirme yaptığını, 08.10.2021 tarihinde gemi Singapur'a ulaştığında kirlenmenin geminin hızını ve yakıt harcamasını artırması nedeniyle karina temizliği yapmak zorunda kaldıklarını, yapılan temizlik sonucunda hazırlana raporda geminin belirli bölgelerinde kirlenmenin, karina sörveyi üzerinden 4 ay geçmiş olmasına rağmen yüzde altmışı aştığını, bu süreç öncesinde yaşanan gecikmenin 25.10.2018 tarihi itibariyle 42 saati geçtiğini, boya üreticisi tarafından boyanın kullanım süresinin 30 ay olarak garanti altına alındığını, fakat uygulama üzerinden 4 ay geçmesine karşın karinadaki yüzey kirliliğinin ileri seviyelere ulaştığını ve gemi sefer süresinde hem hız hem de yakıt tüketimine ciddi boyutlarda etkilediğini, davacının boya üreticisi ile aralarındaki anlaşma sonucunda sağlanan malın gereklerini yerine getirmediğni, söz konusu gemiye uygulanan boyanın üretimsel aşamada standartlara uygun şartlarda ve özelliklerde olmadığından çok erken bir sürede özelliğini yitirdiğini, davacı şirket ile KCC Boya arasında yapılan satış sözleşmesine konu zehirli boyanın gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle boya masrafı, raspalama ücreti ve boyanın uygulanması için gereken işçilik ücreti dahil olmak üzere toplamda 300.000 USD zarara maruz kaldığını beyanla; davacının uğramış olduğu 300.000,00 Amerikan Dolarının fiili ödeme gününden itibaren bankalara uygulanan en yüksek banka mevduat faiziyle davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı KCC Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı ile davalı arasında akdi veya fiili herhangi bir ilişkinin olmadığını, davacı ile ticari ilişkin içinde bulunan tarafın diğer davalı KCC Deniz Endüstriyel ve Ağır San. Boyaları Tic. Ltd. Şti. olduğunu, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davalı KKC Boya'nın boya üreten bir firma olduğunu, 06.03.2009 tarihinde imzalanan anlaşma çerçevesinde KCC Deniz firmasına talep ettiği ürünlerin temin edildiğini, KCC Deniz firmasının bu ürünleri sattığını, bu şirketin davalı şirketten ayrı bir tüzel kişilik olduğunu ve ortaklık yapılarının da farklı olduğunu, malların KCC Deniz tarafından davacıya satıldığını ve faturanın KCC Deniz tarafından düzenlendiğini, ödemelerin KCC Deniz'e yapıldığını, davacının muhatabının KCC Deniz olduğunu beyanla; öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan reddini, olmadığı takdirde esastan reddine , karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı KCC Deniz Endüstriyel ve Ağır Sanayi Boyaları Ticaret Limited Şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi tebliğinin usulsüz olduğunu, 21.01.2020 tarihinde davadan haberdar olduklarını, görev itirazında bulunduklarını, diğer davalı ile aralarında 20.03.2009 tarihli distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye göre davalı şirketin diğer davalı tarafından üretilen boyaların satışını yaptığını, üretici değil satıcı olduğunu, boyaların üretiminin diğer davalı tarafından yapıldığını, 20/03/2009 tarihinde imzalanan sözleşmenin 14.2 maddesi uyarınca ürün kalitesinden veya zamanında teslim edilmeyen sevkiyatlardan diğer davalının sorumlu olduğunu beyanla davalı şirketin hem boyayı üreten olmaması hem de sözleşme gereği müşteri zararlarından sorumluluğu bulunmaması sebebiyle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...
1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusuru bulunmadığını kanıtlama yükümlülüğünün üretici KCC Boya üzerinde olduğunu, her ne kadar üreticinin ürettiği mallara ilişkin sorumluluğunun haksız fiil hükümlerinden kaynaklandığı kabul edilse de Yüksek Mahkeme'nin de malumu olduğu üzere haksız fiil sorumluluğu kusura dayanan bir sorumluluk türü olduğu gibi zarar verenin kusurunu kanıtlama yükümlülüğü de zarar görene ait olduğunu, ilaveten dilekçe eki olarak yer verilen doktrin görüşlerinde de üreticinin sorumluluğu haksız fiile dayansa dahi üreticinin kusurunun zarar gören tarafından kanıtlanmasındaki güçlükler nedeniyle kusursuz olduğunu kanıtlayacak olanın üretici olması gerektiğine yer verildiğini, mahkeme tarafından, kanuni karineye aykırı olarak ispat yükünün davacının da olduğunun kabul edilmesi ve ürünlerin ayıplı olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddedilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, her varsayımda davacı alacağında haklı olup üretici ve satıcı davacının alacağından müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle işbu davanın kabulü gerekirken reddine ilişkin verilen ilk derece mahkemesi kararı hukuka aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından davalıya gönderilen maille davalının ne denli başarılı bir üretici olduğu belirtilip iş ortaklığı teklif edilirken, diğer taraftan boyalarının ayıplı olduğu iddiası ile huzurdaki davanın ikamesi, davadaki taleplerin ne denli abesle iştigal olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacının yargılamanın başından beri tutunduğu kötü niyetli ve çelişkili tutumun bir yansıması olan e-mail le, davacının dahi davalının ürettiği boyaların ayıplı olmadığını/olamayacağını bildiği ve açıkça ikrar ettiğini, huzurdaki davanın ne denli haksız ve mesnetsiz olduğunu gözler önüne serdiğini, davacının satın almadığı, bedelini ödemediği, davalını satmadığı boyaların ayıplı olduğu iddiasıyla, olmayan sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğinden doğan zararının tazminini talep eden davacı, gerek boyaların ayıplı olup olmadığı, gerekse de bu ayıbın üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının ispatı için hiçbir delil dosyaya sunamadığını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2021 Tarih - 2020/586 Esas - 2021/1058 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, ... IMO numaralı Türk bayraklı Kıran Asya Gemisinin karina sörveyi esnasında, karinaya, anti fouling boya uygulaması için davalı KCC Boya San. Şirketi ile anlaştığı, anlaşmaya göre, söz konusu geminin su ile temas edebilecek tüm yüzeyine zehirli boya uygulamasının yapıldığı, uygulanan işlem sonrası Kıran Asya Gemisinin, Tuzla'dan sefere çıktığı, geminin tersane sürecinin hemen ertesinde dahi yüzeyinde pas kusma ve kirlenmenin meydana geldiği, 08.10.20218 tarihinde geminin Singapur ülkesine ulaştığında, kirlenmenin geminin hızını ve yakıt harcamasını artırması nedeniyle karina temizliği yapmak zorunda kalındığı belirtilerek, davacı ile davalı KCC boya arasında yapılan satış sözleşmesine konu zehirli boyanın gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle boya masrafı, raspalama ücreti ve boyanın uygulanması için gereken işçilik ücreti dahil olmak üzere toplamda 300.000 USD zarara maruz kaldığından, bu zararın davalılardan tazmini için eldeki davanın açıldığı, davalılar tarafından davanın reddinin istendiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, geminin boyanmasında kullanılan boyanın ayıplı olup olmadığı, boyama işleminin ayıplı olup olmadığı, davacının boyadan kaynaklı zararı olup olmadığı ve varsa ne kadar olduğu ile davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadıkları noktasındadır.
Dosya arasına alınan İstanbul 17. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nin 2018/130 D. İş. sayılı dosyasının incelenmesinde; davaya konu ... IMO numaralı Türk bayraklı "KIRAN ASYA" gemisinde bilirkişiler tarafından inceleme yapılmış ve rapor düzenlenmiştir. Bilirkişiler raporlarında özetle, gemiye uygulanan boyanın çok erken sürede özelliğini yitirdiğini, boya yapısında bulunan bakır ve biyositlerin salınımının istenilen şartlarda ve özelliklerde olmaması nedeniyle gemi dış yüzeyinde kabuklanma ve birikintilerin oluşmasına neden olduğu, bu nedenle sefer sırasında sorunlar yaşandığı, hızda yavaşlama olduğu ve yakıt sarfiyatının arttığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesince; "...davacı tarafça yaptırılan tespitte, herhangi bir örnek alma ve analiz etme yöntemi uygulanmamıştır. Değişik iş tespit dosyasında raporun 3.sayfasının, birinci paragrafında analiz için örnek alındığından bahsedilmiş, rapora herhangi bir analiz sonucu eklenmediği gibi, bilirkişi heyeti tarafından bu yönde bir değerlendirme de yapılmamıştır. Bu şekilde tespit yapılmasına rağmen, davacı tespit isteyen tarafından tespit yöntemine bir itiraz olmamıştır. Diğer taraftan tespit raporu davalılara tebliğ edilmemiştir. Dava dosyası ve tespit dosyasından, tespit yapılmadan önce geminin Singapur'da kızağa alındığı ve geminin gövdesinde bir takım çalışmalar yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı KCC Boya Ltd.Şti.'nin ürettiği ve diğer davalının sattığı ürünlerin ayıplı olduğuna dair herhangi bir inceleme, analiz yoktur. Delil tespiti dosyasındaki bilirkişi değerlendirmeleri bilimsel veriler içermemektedir. Söz konusu beyanlar, soyut herhangi bir analize dayanmayan değerlendirmelerdir. Sadece gözle yapılan inceleme ile kimyasal ürün ile ilgili değerlendirmede bulunulması mümkün değildir..." denilerek, "...tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, İstanbul 17. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nin 2018/130 D. İş. sayılı dosyası, taraflar arasındaki elektronik posta yazışmaları, fatura ve sevk irsaliyeleri hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı KCC Boya San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından üretilen boyaların, davalı KCC Deniz Endüstriyel ve Ağır San. Boyaları Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı Erkal A.Ş.'ye satıldığı, bu şirket tarafından davacıya yansıtma faturası kesildiği, satılan boyaların uygulamasının Tuzla'da tersanede dava dışı başka bir şirket tarafından yapıldığı, tespit aşamasında usulüne uygun bir incelemenin yapılmadığı, ürünler üzerinde laboratuvar koşullarında herhangi bir analiz yapılmadığı, davacının KCC Boya ... Ltd.Şti. tarafından üretilen ve diğer davalı tarafından satılan ürünlerin ayıplı olduğunu ispat edemediği, ayrıca davalı KCC Boya ... Ltd.Şti.'ne süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı anlaşılmakla...; davanın reddine..." şeklinde karar verilmişse de, ilk derece mahkemesince verilen kararda gerekçe olarak da dayanılan, "...davacı tarafça yaptırılan tespitte, herhangi bir örnek alma ve analiz etme yöntemi uygulanmamıştır. Değişik iş tespit dosyasında raporun 3.sayfasının, birinci paragrafında analiz için örnek alındığından bahsedilmiş, rapora herhangi bir analiz sonucu eklenmediği gibi, bilirkişi heyeti tarafından bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır..." şeklindeki mahkeme kanaatinde yanılgıya düşüldüğü değerlendirilmektedir.
Dosya arasına alındığı sabit olan İstanbul 17. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nin 2018/130 D. İş. sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunda, bilirkişilerce; davaya konu ... IMO numaralı Türk bayraklı "KIRAN ASYA" gemisinde fiziki olarak inceleme yapıldığının belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, yerel mahkemece eldeki dava dosyasında gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan "tespit dosyasında yer alan bilirkişi raporunun 3.sayfasının, birinci paragrafında "analiz için örnek alındığından" bahsedilmiş olması karşısında artık "davacı tarafça geminin satılması, gemide tespitten sonra yangın çıkması ve boya işleminin yapılmasından itibaren 3 yıldan fazla zaman geçmesi nedeni ile gemi üzerinde keşif yapılması ve numune alınarak bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmemiştir" şeklindeki gerekçenin dosya kapsamıyla uyumlu olmayacağı değerlendirilmiştir.
Gelinen bu aşmada, mahkemece yapılması gereken işin; İstanbul 17. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nin 2018/130 D. İş. sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunun 3. sayfasının birinci paragrafında "analiz için örnek alındığından" şeklinde ki belirtme doğrultusunda, İstanbul 17. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’ne müzekkere yazılarak, analiz için alındığı belirtilen örneklerin araştırılmasının yapılması ile gerektiğinde raporu hazırlayan bilirkişilerin bu analiz örnekleri ile ilgili tekrar bilgilerine başvurulmasının istenilmesi, sonrasında, analiz örneklerinin elde edilmesi halinde bu analizlerin dosya arasına getirtilerek, dosyanın konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi ile boyanın ayıplı olup olmadığının belirlenmesi, gerekirse boya üzerinde laboratuvar incelemesi yaptırılması, boyanın ayıplı olduğu belirlenirse davacının iddiaları, davalıların savunmaları ve tüm dosya kapsamı deliller gözetilerek davacının varsa zararının hesap ettirilmesinin istenilmesi, sonrasında ise dosya kapsamı tüm deliller çerçevesinde oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2021 Tarih - 2020/586 Esas - 2021/1058 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/03/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*