T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1875
KARAR NO : 2025/343
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/05/2023
NUMARASI : 2022/590 Esas - 2023/527 Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av. ...
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/07/2022
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 12/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, tehlikeli-tehlikesiz atık geri kazanımı ve atık yönetimi sektöründe faaliyet göstermekte olup davacı şirket ile davalı şirket arasında mal alım satımına dayalı bir ticari ilişki bulunduğunu, davalı
şirket ile davacı şirket arasında mevcut bulunan ticari ilişki çerçevesinde davacı şirketçe davalı şirkete
kesilen faturalar doğrultusunda cari hesaba mahsuben davalı tarafça ödemeler yapıldığını, ancak işbu dilekçeleri ekinde de sundukları davacı şirket ile davalı şirket arasındaki cari hesap ekstresinden de
açıkça anlaşılacağı üzere davacı şirketin davalı şirketten 78.188,69.-TL tutarında bakiye alacağı mevcut olduğunu, davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine davalıya, Beyoğlu 35. Noterliğinin 29.03.2022 tarihli ve 08084
yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu alacağın ödenmesi bildirildiğini ancak yine ödeme alınamaması
üzerine 09.05.2022 tarihinde 78.188,69 TL üzerinden Gebze İcra Müdürlüğü 2022/11663 Esas sayılı
dosyasından ilamsız takibe geçildiğini, davalı haksız olarak takibe itiraz ederek durmasına sebep olduğunu, dava öncesi arabuluculuk süreci de 21.06.2022 tarihinde görüşme yapılmadan anlaşamama ile son bulduğunu, sonuç olarak davacı vekilini, davanın kabulüne, Gebze İcra Müdürlüğü 2022/11663 esas sayılı dosyasına
yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20’sinde az olmamak üzere
icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının mahkemeye sunmuş olduğu cari hesap tablolarında yer alan havale ve ödemelere ilişkin
bir itilaf bulunmadığını, davalı tarafından kalan bakiye borcuna binaen 05.02.2022 tarihinde ciro edilerek davacı Deniz Grup
Kimya Plastik ve Ambalaj San. ve. Tic. Ltd. Şti.'ye verilen seri No: ... , 125.000,00 TL bedelli,
keşide yeri Adana, keşide tarihi 30.06.2022 olan çek ise davacının beyan ettiği cari hesap tablolarında yer almadığını, bu çek davacı şirketin kayyımı ...’a teslim edilmiş olduğunu, kayyım
tarafından 30.06.2022 tarihinde bedeli tahsil edilmiş olmasına rağmen davacının hesaplarında buna ilişkin bir kayıt olmadığı anlaşıldığını, bu çek bedeli dikkate alındığında davalı müvekkili davacıdan alacaklı kaldığını, davalı vekili sonuç olarak haksız yere takip başlatan davacının davasının reddine, davalının, davacı’dan
46.811,31.-TL alacaklı olduğunun tespitine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına
mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında, koçanının basım tarihi 24.02.2022 olan bir çekin 05.02.2022 tarihinde teslim edilemeyeceğinin dikkate alınmadığını, davalı taraf, dosyaya sunmuş olduğu deliller ile çek teslim makbuzunun geçmiş tarihli olarak düzenlenmiş olduğunu adeta ikrar ettiğini, çekin, fizikî olarak var olmadığı bir tarihte teslim edildiğine ilişkin bir belge düzenlenmiş ve maalesef ki yerel mahkemece bu belge dikkate alınarak karar verildiğini, davacı şirkete teslim edildiği iddia edilen çekin lehdar ve cirantalara ne zaman teslim edildiğine ilişkin müzekkere taleplerinin yerine getirilmediğini, davalı taraf, 21.06.2022 tarihli arabuluculuk ilk görüşmesine mazeretsiz olarak katılmadığından hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu uyarınca davacı şirket lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2023 Tarih - 2022/590 Esas - 2023/527 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2022/11663 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davanın tarafları arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, davalı
şirket ile davacı şirket arasında mevcut bulunan ticari ilişki çerçevesinde davacı şirketçe davalı şirkete
kesilen faturalar doğrultusunda taraflar arasındaki cari hesaba mahsuben davalı tarafça ödemeler yapıldığı; ancak bakiye 78.188,69.-TL'nin davacıya ödenmediği, bunun üzerine davacı tarafından davalı aleyhine Gebze İcra Dairesi'nin 2022/11663 Esas sayılı
dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı tarafından itirazın hükümden düşürülmesi ve takibin kaldığı yerden devamı için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan 12/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; mahkememizce verilen görev doğrultusunda davacı firmanın bildirmiş olduğu adrese gidilerek ticari
defterleri üzerinde dava konusuyla sınırlı inceleme yapıldığını; ibraz edilen 2021 yılı e-defterlerinin
yasal süresinden sonra beratlarının alınmış olduğu (açılış tasdiki), 2021 yılı envanter defterlerinin ibraz edilemediğini, 2021 yılı yevmiye ile kebir defterlerinin kapanış tasdiki yerine geçen beratlarının yasal
süreler içinde alınmış olduğunu, 2022 yılı e-defterleri ve envanter defterinin açılış tasdiklerinin süresinde
yaptırıldığını, kapanış tasdikleri için ise inceleme tarihinde süre sonuna gelinmemiş olduğu anlaşıldığını, tarafların vergi dairelerinden istenen bilgiler doğrultusunda oluşturulan karşılaştırmalı tablo yukarıda
verilmiş olduğunu, davalının 2021 yılı Mayıs döneminde beyanında alımlarına ilişkin bildirim yapmadığını, davaya konu diğer dönemler olan 2021 Aralık ve 2022 Şubat dönemlerinde ise davacının beyanıyla
aynı tutarları beyan etmiş olduğu anlaşıldığını, davacının defterlerinde davalının davacının kayyımına teslim edildiğini ifade ettiği çekin yer almadığı
tespit edildiğini, davacının ticari defterlerinde davalının dava tarihi itibarıyla 78.188,69TL tutarında borçlu olduğu yönünde görüş belirtildiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan 14/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının, davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla davalı Gölge Kimya San. Ve Dış Tic. A.Ş
aleyhine 11.05.2022 tarihinde cari hesap alacağından kalan 78.188,69 TL.- asıl alacak
üzerinden yıllık %15,75 oranı üzerinden takip başlattığı, takipte işlemiş faiz talebi
bulunmadığını, davacının defterlerinin talimat yoluyla incelendiği, davaya konu edilen çekin davacının defterinde kayıtlı olmadığını, davacının kalan alacağının 78.188,69.-TL olarak tespit edildiğini, davalının 2021/2022 yılı yasal defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olmadığını, ancak
2021 yılı sonunda tarafların borç/alacak tutarlarının birbirini teyit ettiğini, 2022 yılı içinse,
davada bahsi geçen çekin davalının defterinde kayıtlı, davacının defterinde kayıtlı
olmadığından 2022 yılı borç/alacağın birbirini teyit etmediğini, davalı tarafından davada bahsi
geçen çekin, 05.02.2022 tarihinde davacının o dönemde kayyumu olan ...’a
teslim edildiğini, bu nedenle 125.000,00.-TL tutarındaki çek nedeniyle , davacıya olan 78.188,69.-TL borcun kapanıp, davacıdan 46.811,31 TL.- alacaklı hale geldiği, 2022 yılı sonunda taraf
defterlerindeki borç/alacağın davaya konu edilen çekden dolayı birbirini teyit etmediğini, davacı şirketin hissedarlarından birisinin ölümü üzerine şirkete, 16.11.2021 tarihinde yönetim kayyumu olarak ...’ın atandığını, ...’ın 08.04.2022 tarihinde
görevden istafa ettiğini, istifasının 15.04.2022 tarihinde mahkeme tarafından kabul edildiğini, davalının yasal defterlerinde kayıtlı, davacının yasal defterlerinde kayıtlı olmayan, davacının
kayyumuna verilen, Akbank ... Iban nolu keşidecisi Napoli
Boya ve Kimya San. Tic. LTd. Şti Seri No: ... , 125.000,00 TL Bedelli , keşide yeri
Adana, keşide tarihi 30.06.2022 olan Çekin, Marsa Kimya San. Ve Dış Ticaret A.Ş. adına
düzenlendiğini, çekin arkasında kaşesinin görüldüğü ve çekin davalı Gölge Kimya Şirketine ciro
edilip verildiğini, çekin 05.02.2022 tarihinde davacı şirketin kaşesi vurularak, o dönemde davacı şirketin kayyumu olan ...’a teslim edildiğini, çekin 30.06.2022 vade tarihinde ... tarafından bankaya ibraz edildiği, çekin onun tarafından tahsil edildiğini, çekteki en son cironun davacının eski kayyumu ........ ait olduğunun tespit edildiğini, davacının Gebze CBS’deki şikayeti üzerine yapılan soruşturmanın halen derdest olduğu yönünde görüş belirtildiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan ve davacı şirket tarafından yapılan şikayet üzerine başlatılan Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/5368 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; eldeki dosya davacısı tarafından, yine, dosya davalısı ve dava dışı (davacı şirketin bir süre kayyımlığını yapan) ... hakkında özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma suçlarından suç duyurusunda ve şikayette bulunulduğu, yapılan şikayet sonrası iddianame tanzim edilerek Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/282 Esasına kayden kamu davası açıldığı, yargılamanın halen devam ettiği anlaşılmıştır.
Eldeki davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli davalı tarafın teslim aldığı mal ve hizmet karşılığında bedeli ödeyip ödemediği, davalı şirket tarafından kayyıma verilen çekin davacı şirket tarafından tahsil edilmiş sayılıp sayılmayacağı, ...'ın çeki tahsil konusunda davacı şirketi yetkisi olup olmadığı, davacı tarafın bu temsile icazet verip vermediği hususlarına dayanmakta olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece; "...soruşturma dosyasında yer alan 05/02/2022 tarihli tediye makbuzundan, 125.000,00,-TL tutarındaki çekin davalının cari hesabına alacak olarak kaydedilmesi için davacı şirket tarafından, davacı şirket kaşesi vurulmak suretiyle alındığı, yani çekin davacı şirket adına ve hesabına alındığı, davacı şirket defterlerinde ise çekin yer almadığı, muhatap bankaya yazılan müzekkereye verilen cevaptan çekin son ciranta olan ... tarafından ibraz edilerek 30/06/2022 tarihinde karşılık bedelin alındığı görülmüş olup, ... çeki davacı şirketin kayyımı olması nedeniyle kayyımlık kararının devam ettiği tarih olan 05/02/2022 tarihinde ele geçirmiş olup, çeki davalı şirketin cari hesabına mahsuben davacı şirket adına teslim almış olup, çekin davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmamasının, davacının kendi defterlerini tutmasında ve kayyım ... ile olan temsil ilişkisi içerisinde çözülmesi gereken problem olduğundan, ...'ın çekin neden son cirosu olduğu ve kayyımlık görevinin sona erdiği tarih olan 08/04/2022 tarihinden sonra çeki tahsil edip, davacı şirket hesabına aktarmadığı yine davacı şirket ile dava dışı ... arasındaki iç ilişkide çözülmesi gereken problem (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 16.02.2010 tarih ve 2009/3899 Esas-2010/1556 Karar) olduğundan eldeki davanın konusu olmadığından, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/5368 soruşturma sayılı dosyasının akıbetinin eldeki dosyanın akıbetini bu yönde etkilemeyeceği değerlendirildiğinden beklenilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, TBK 40/2-2.cümle maddesine göre, "Karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur." denildiğinden, bu madde hükmüne göre davalı tarafın, davacı şirketin kayyımı ...'ın, davacı adına iş ve işlemleri yürüttüğünü bilmesi karşısında tahsilat yapabileceğini bilmesi ve buna dair temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarması mümkün olduğundan, Mahkememizce, davalının elden makbuz karşılığı cari hesap borcuna mahsuben verdiği çekin davacı şirket hesabına verildiği kabul edilerek, davalının davacıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine..." şeklinde karar verilmişse de verilen kararın eksik incelme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği değerlendirilmiştir.
Somut olay bağlamında ceza mahkemesi kararlarının hukuk yargılamasına etkisi, hukukumuzda TBK’nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
TBK’nın 74. madde hükmüne göre hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını belirleyen ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.
Bu anlamda Yargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi vakıanın tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2022 tarihli ve 2019/10-111 Esas, 2022/948 Karar ile 15.12.2022 tarihli ve 2021/10-292 Esas, 2022/1759 Karar sayılı kararları).
Eldeki davada; davalı ve dava dışı hakkında davacı şirket tarafından yapılan şikayet üzerine Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/5368 soruşturma sayılı dosyası üzerinden özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma suçlarından suç duyurusunda bulunulması üzerine soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonrası iddianame tanzim edilerek, ...'ın özel belgede sahteciliğe azmettirme suçunu ve hizmet ilişkisi nedeniyle kendisine duyulan güveni kötüye kullanma suçunu işlediği, ... ...'un ise özel belgede sahtecilik suçunu ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaya yardım etme suçunu işlediği hususunda kamu davası tanzimine yeterli delil ve şüphenin oluştuğu kanaatiyle, özel belgede sahteciliğe azmettirme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/282 esasına kayden kamu davası açıldığı, açılan davanın halen derdest olduğu görülmektedir. Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/282 esasına kayıtlı davada, somut dosya davacısı tarafından suç duyurusunda bulunulması üzerine bir dönem kayyımlık görevini ifa eden ... ile davalı şirket temsilcisinin birlikte hareket ederek, davacının zararına olan veya olacak işleri yaptıkları yönünde maddi kabulün olması halinde ceza mahkemesi tarafından verilecek kararın 6098 sayılı yasanın 74. maddesi gereği eldeki davayı etkileyecek mahiyette olduğu anlaşıldığından, yukarıda yapılan tespitler ve ilkesel değerlendirmeler çerçevesinde ilk derece mahkemesince ceza dava dosyasının dosya arasına getirtilerek iddianameye konu maddi vakıanın ve sanıkların incelenerek yukarıda belirtildiği şekilde ceza dosyasının eldeki davaya etkisinin belirlenmesi ve ... ile davalı şirket temsilcisinin birlikte hareket ederek, davacının zararına olan veya olacak işleri yaptıkları yönünde maddi kabulünün olup olmadığı hususları dikkate alınarak gerekirse ceza davasının sonucu beklenilip dosya içesinde yer alan tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için anılan kararın kaldırılması gerekmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2023 Tarih - 2022/590 Esas - 2023/527 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/02/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*