T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1864 - 2025/289
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1864
KARAR NO : 2025/289
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :12/04/2023
NUMARASI :2023/52 Esas - 2023/367 Karar
DAVACI :AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Fatih Sultan Mehmet Mah. Poligon Cad. Buyaka 2 Sitesi 1 Blok No: 8A İç Kapı No:2 Ümraniye/İSTANBUL
VEKİLİ :Av. ...
DAVALILAR :1-ALTIN AĞAÇ SANAYİ İNŞAAT TEKSTİL TURİZM TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Ehlibeyt Mah. Ceyhun Atuf Kansu Cad. No:106/19 Çankaya/ANKARA
VEKİLİ :Av. ....
:2-AK PLATİN ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Tatlıkuyu Mah. Ahmet Pembegüllü Blv. No:79/1/0 Gebze/KOCAELİ
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ :05/07/2022
KARAR TARİHİ :14/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ :10/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı ... vergi kimlik numaralı Hakmar Mağazacılık Limited Şirketi arasında aşağıda bilgileri yer alan sigorta poliçeleri imzalandığını; ... numaralı 01/11/2017-17/01/2018 dönemli, ... numaralı 17/01/2018-17/01/2019 dönemli, ... numaralı 17/01/2019-17/01/2020 dönemli, Y-184064909 numaralı 17/01/2020-17/01/2021 dönemli, imzalanan bu poliçeler çerçevesinde, poliçede yazılı sigorta konularını karşılarında gösterilen teminatlarla sınırlı olmak kaydıyla, sigortalı ... vergi kimlik numaralı Koç Metalurji Anonim Şirketi'nin riziko adresinde meydana gelecek zararları; genel şartlar, klozlar ve poliçede yazılı özel şartlar uyarınca ve belirtilen sigorta bedelleri ile teminat altına alındığını, sigorta ettiren firma beyanına göre, sigortalının maliki, sigorta ettirenin ise kiracısı bulunduğu deponun arka kısmına denk gelen bitişik arsada, 2017 yılı sonunda Özelsin isimli kolejin okul inşaatına başlandığını, temel kazma işlemleri sırasında riziko adresiyle sınır olan mevcut istinat duvarının okul inşaatını yürüten firma tarafından çok fazla derinlikte kazılması nedeniyle çöktüğünü, çökme sonrasında okul inşaatını yapan müteahhit firmanın tarafından söz konusu duvarın altına koruyucu olarak ikinci bir istinat duvarının yapıldığını, 2018 yılı Eylül ayında okul inşaatının tamamlandığının belirtildiğini, inşaatın tamamlanmasına rağmen istinat duvarındaki çökme sonrası, sorunların devam ettiği görüldüğünden ve ilgili müteahhit firma tarafından inşaat sırasında verilen zarardan dolayı yaşanan sorunun nihai çözüme kavuşturulmaması nedeniyle sigorta ettiren tarafından 29.03.2019 tarihlinde T.C. Gebze Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne başvurularak okulun aktif hizmet vermesi nedeniyle oluşabilecek hasar, çökme, kaza ve can kaybına karşı mahallinde gerekli incelemelerin yapılmasının istenildiğini, başvuru sonrasında 2019 Nisan ayı ortalarında okul inşaatını yapan firma tarafından çökme alanının doldurulduğunu ve 2019 yılı Temmuz ayı içinde doldurulan alana beton döküldüğü ifade edildiğini, 2020 yılında anılan istinat duvarında çatlak ve kopmalar olması, zemindeki çökmelerin yayılarak devam etmesi üzerine sigorta ettiren tarafından tekrar 23.07.2020 tarihinde belediyeye başvurulmuş ve sonrasında T.C. Gebze Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nce 21.08.2020 tarihli ihtarname keşide edilerek sigorta ettirene tebliğ edildiğini, anılan ihbarda, riziko adresinde yapılan inceleme sonucunda istinat duvarının can ve mal güvenliği için risk arz ettiği ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığı tespitine yer verilerek 10 gün içinde gerekli emniyet tedbirlerinin alınmasını, aksi halde İmar Kanunu'nun 40. Maddesi gereğinde gerekli tedbirlerin idarece alınarak, masrafının %20 fazlası ile sigorta ettirenden ve sigortalıdan tahsil edileceğinin bildirildiğini, idare makamınca sigorta ettirenden/sigortalıdan zararın giderilmesinin istenmesi üzerine, sigorta ettiren tarafından 28.08.2020 günü Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/42 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti istenildiğini, tespit konusu Kocaeli İli, Gebze İlçesi, ...., .... ada, .... nolu parseldeki taşınmazda oluşan zemin çökmelerinin tespitini, çökme nedenlerini, alınması gereken tedbirlerin, yapılacak işlerin yaklaşık maliyetinin hesaplanmasının talep edildiğini, mahalde yapılan 04.09.2020 tarihli keşif ile 07.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın durumunun belirtildiğini, devamında tespit konusu parselde ve istinat duvarının bulunduğu bölgede yapılan incelemede, parsel sınırında inşa edilmiş istinat duvarının tespit konusu parsele doğru zeminde çökme ve derin çatlaklar oluştuğunu, betonarme istinat duvarında yer yer çatlaklar ve kırılmalar oluştuğunu, zeminin okul binasına doğru kaymaya başladığı ve belirgin bir kot farkı oluştuğunu, oluşan çökmeler ve çukurların kısmen doldurulmaya ve üzerinin beton kaplanmaya çalışıldığı ancak dolgu yapılan ve üzeri betonla kaplanan kısımda yeniden çökme ve çatlaklar oluşarak, istinat duvarına doğru (okul binasına doğru) kaymaların oluştuğunun gözlendiği tespitine yer verildiğini, raporda istinat duvarının okul inşaatı sırasında yapılan kazı nedeniyle oluştuğu ve istinat duvarının arkasındaki toprak dolgunun ve yağan yağmur sularının da etkisiyle oluşan basınçtan dolayı zeminde çökme ve istinat duvarında hasar oluştuğunun değerlendirildiğini, istinat duvarının mevcut durumu ve yapılan dolgu ile zemin betonunun kalıcı bir çözüm getirmemesi nedeniyle olası aşırı yağışlarda ve ağır tonajlı araç giriş çıkışlarında hasarın ve toprak kayması ve çökmesinin daha da artacağını, bu durumun gerek kiralanan depo (riziko adresi) bakımından gerekse alt kotta istinat duvarının arka tarafında buluna okul ve bahçesinde can ve mal emniyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunun değerlendirildiğini, mevcut olumsuzluğun giderilmesi ve kalıcı çözüm için, mevcut zeminde zemin etüt çalışmaları yapılarak, istinat duvarına oluşturduğu etkinin belirlenmesini, lisanslı proje büroları aracılığıyla mevcut istinat duvarının ve arkasına takviye amaçlı yapılmış istinat duvarının birlikte kontrol edilerek taşıyıcılık durumunun irdelenmesi gerektiğini, proje çalışmalarından sonra konusunda uzman bir inşaat firması tarafından proje önerisi doğrultusunda çalışma yapılması gerektiğini ifade edilerek bu istinat duvarının yaklaşık maliyetinin 229.500,00TL civarında olacağı takdir edildiğini, sigorta ettirenin 04.09.2020 günü davacı sigorta şirketine hasarın tespiti ile tazmini için başvurması üzerine olayla ilgili sigorta eksperi tayin edildiğini, riziko adresinde araştırma yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde 14.01.2021 tarihli ekspertiz raporu düzenlendiğini ve olay nedeniyle KDV hariç 241.319,25TL tutarında hasar meydana geldiği tespit edildiğini, sigortalı tarafından anılan istinat duvarının neden olduğu problemin çözümünü teminen depo binasında perde tadilatı ve saha betonu tadilat işlemleri için dava dışı ... vergi kimlik numaralı Atakum İzolasyon Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile anlaşmış olup yapılan hizmet karşılığında yüklenici firmaya KDV dahil 389.400,00 TL ödeme yapıldığını, davacı şirketten de bu tutarda tazminat talep edildiğini, yapılan tespitler neticesinde teminat dahilinde olan zararın tazmini için sigortalıya 26.01.2021 günü 241.319,25TL, 02.03.2021 günü ise 43.437,47TL olmak üzere toplam 284.756,72 tazminat ödendiğini, sigortalısına ödeme yapan sigortacının Türk Ticaret Kanunu'nun halefiyet ilkesini düzenleyen 1472. maddesi kapsamında sorumlulara rücu hakkı bulunmakta olduğunu, somut olayda rücu talebinin bütün kanuni şartları mevcut olduğunu, sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağını, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiğini, sigortacının açacağı dava ticari dava olmayıp uyuşmazlık, dava dışı sigortalı tarafından davalılara yöneltilebilecek taleplerin hukuki niteliğine göre değerlendirilmesi gerektiğini, Yargıtay 17 Hukuk Dairesi'nin 2016/7960 E., 2016/6460 K., 26/05/2016 tarihli kararında da aynı yönde hüküm tesis edildiğini, sigortalı tarafından düzenlenen 26.02.2021 tarihli temlikname ile yukarıda bahsi geçen hasar/zarar nedeniyle sigortalının üçüncü kişilere karşı haiz olan her türlü dava ve talep hakkı, davacı şirkete temlik edildiğini, davalılardan Altın Ağaç Sanayi İnşaat Tekstil Turizm Ticaret Limited Şirketi yukarıda bahsi geçen istinat duvarının çökmesine neden olan taşınmazın maliki olduğunu, öncelikle yapı malikinin sorumluluğu hükümlerine göre doğan zarardan kusursuz sorumlu olduklarını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 69'uncu maddesine göre bir binanın veya yapı eserinin yapımındaki bozukluklar, malikin eylemi sonucu olmasa bile, malik, yasaya göre, sorumlu ve doğan zararı ödemekle yükümlü tutulduğunu, taşınmazın yapımındaki bozukluk nedeniyle, sigortalı zarara uğradığından ve bu eylem ile zarar arasında nedensellik bağı bulunduğundan davalı malik, doğan zarardan kusursuz sorumlu olduğunu, Türk Medeni Kanunu'nun 738'inci maddesine göre istinat duvarında meydana gelen hasarın davalı malikin taşınmazında yapılan inşaat nedeniyle oluştuğu delil tespiti raporuyla tespit edildiğini, bu kanun hükmü gereği de can ve mal güvenliği için tehlike arz eden istinat duvarının yeniden yapımı/onarımı nedeniyle uğranılan masraftan davalı malik'in sorumlu tutulması zorunlu olduğunu, diğer davalı Ak Platin Özel Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi ise adı geçen taşınmazda faaliyet gösteren okulun kurucusu olup okulun inşaatında, iş sahibi konumunda yer almakta olduğunu, iş sahibi ile yüklenici arasında yapılan sözleşme gereği davalı okul kurucusu firma, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66'ncı maddesine göre "adam çalıştıran" sıfatıyla zarardan kusursuz sorumlu olduğunu, Yargıtay 7.HD.07.04.2009, E.2008/6736 K.2009/1124 kararı da aynı yönde olduğunu, davalı Ak Platin Özel Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi okulun kiracısı olduğunu ve kendisinin zarardan sorumlu olmadığını beyan etse de anılan davalı, okulun inşası sırasında ve dolayısıyla istinat duvarına verilen zarar sırasında bütün süreçlerde aktif olarak yer aldığını müteahhit üzerinde denetim yetkisine haiz olarak bulunduğunu, istinat duvarının çökmesi sürecini de kapsayan inşaat süreci, sıradan bir inşaat olmayıp Valilik denetiminden geçen ve Milli Eğitim Bakanlığı'nca onaylanan proje neticesinde tamamlanmış olup davalı okulun hiçbir sorumluluğu bulunmadığını iddia etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ikrar edildiği üzere davalı okul, inşaat sürecinde gözetim ve denetim yetkilerini kullanarak süreci ilerletildiğini, komşu taşınmazda faaliyet gösteren davalı okul da, sigortalının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, gerçekleşen hasardan sorumlu olmasına rağmen ödeme yapmadığından davalılar aleyhine Gebze İcra Dairesi’nin 2021/10694 Esas sayılı dosyası ile 18.05.2021 günü icra takibi ikame edildiğini, ödeme emrini 01.06.2021 günü tebliğ alan borçlular tarafından yasal süresinde ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine, icra takibinin durdurulduğunu, borçlunun itiraz dilekçesi taraflarınca 01.10.2021 günü öğrenildiğini, itirazın iptali davası açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu fakat Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2021/106516 sayılı, Gebze Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/668 dosyası üzerinden yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamadığını, icra takibine Altın Ağaç Sanayi İnşaat Tekstil Turizm Ticaret Limited Şirketi'nce yapılan yetki itirazında bulunulduğunu, davalılardan Ak Platin Özel Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ticaret sicili adresi Gebze ilçesinde olup davalılar arasında takip arkadaşlığı bulunduğundan 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50'nci maddesinin atfıyla uygulanacak hüküm, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7'nci maddesi olduğunu, davalılardan birisi hakkında yetkili olan icra dairesinde takip başlatılması usul ve yasaya uygun olduğunu, keza anılan eylemin özü itibariyle haksız fiil teşkil etmesi nedeniyle HMK. madde 16 gereği haksız fiilin işlendiği yerin Gebze olması nedeniyle Gebze İcra Dairesi takibe yetkili olduğunu, HMK. madde 15 uyarınca zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; açılabileceğini, icra takibine yapılan itirazda faize de itiraz edildiğini davacı sigorta şirketi, tazminat bedelini ilgilisine ödediği tarihinden itibaren kendi akidinden faiz talep edebileceğini, ödemelerin yapıldığı tarihinden başlamak üzere yasal faiz istenmesi hukuka uygun olduğunu, takip öncesi istenen faiz de ödeme tarihinden takip tarihine kadar istenen yasal faiz miktarı olup basit bir hesaplamayla anlaşılacağını, 241.319,25TL için 26.01.2021-18.05.2021 arası işlemiş yasal faiz; 6.664,38TL ve 43.437,47TL için 02.03.2021-18.05.2021 arası işlemiş yasal faiz: 824,72TL olmak üzere toplam 7.489,10TL yasal faiz talep edilmesinin mümkün olduğunu, takipte daha az olacak şekilde 7.418,88TL yasal faiz istenildiğini borçlunun, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini bu nedenle borçlunun itirazının iptalini, takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına çarptırılması için mahkemeye başvurduklarını belirterek; davanın kabulü ile Gebze İcra Dairesi’nin 2021/10694 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve aynı şartlar ile takibin devamına, haksız itiraz eden davalılar aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, takipten sonra fakat işbu davadan hemen önce delili tespit etmek amacıyla Kocaeli 5. Noterliği'nin 04.07.2022 günlü ... yevmiye sayılı işlemi için adlarına vekaleten ödenen 470,07-TL'nin masrafın yargılama gideri kapsamında kabul edilerek davalılardan tahsiline, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Altın Ağaç Sanayi İnşaat Tekstil Turizm Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, konu ile ilgili TBK m: 72 maddesinde hüküm mevcut olduğunu, dava dilekçesinde iddialara bakıldığı zaman zarar görene ait zararın ve yükümlüsü olarak addedilen tarafların 2017 yılında okul inşaatı başlandığı sırada temel kazı işlemleri sırasında derinliğin çok fazla kazılması nedeni ile mevcut istinat duvarının çöktüğünü, 2018 yılında Eylül ayında okul inşaatının tamamlandığını belirttiklerini, iddialara göre kabul etmemekle birlikte zararın zarar sebebinin ve muhatabın öğrenilmesinin üzerinden 2 yıllık kanuni süre geçtiğini, TBK 79 hükmü gereği zamanaşımı def'i ileri sürmekteyiz kabulü ile davanın öncelikle zamanaşımı yönünden esasa girilmeksizin reddini talep ettiklerini, sonraki aşamalarda ve yıllarda iddia olunan durumlar hasıl olmuş olsa bile bu durumun neden kaynaklandığı davacı tarafın sigortalısının parselindeki kendi kusurlu imalatından mı üçüncü bir kişinin ediminden mi olup olmadığı belli olmadığını, bu hali ile davacı, davasını 2017-2018 yılında iddia ettiği sebeplere dayandığını, bu sebeple de zamanaşımı sebebi ile işbu davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın davalı firma aleyhine ikame ettiği dava haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı beyanlarında söz konusu iddiadaki hasarın tarihi olan 2017 yılı dikkate alındığında davalı firmanın herhangi bir mülkiyeti o tarih itibari ile olmamakla davalıya yöneltilen husumetin var olmadığını, bu sebeple öncelikle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı firmanın söz konusu taşınmazı satın aldığı tarih 29/08/2019 tarihi olup bu tarihten öncesine ait inşaat faaliyetlerinden kaynaklanan bir hasar oluşmuş ise davalı firma yönünden uygun illiyet bağı oluşmadığını yada iddia olunan fiilin bir ana için gerçekleşmiş olduğu kabul edilse bile zarar talebinin davalıya yönlendirilmesi için gerekli illiyet bağının olmadığı veya illiyet bağının kesilmiş olduğu hususu dikkate alınması gerektiğini, okul inşaatının başladığı 2017,2018 yılları ve akabinde 2019 Nisan ve 2019 Temmuz ayı içerisinde yapılan inşaat işleri, dolgu vs işlemlerinin davalı firmaca mülkiyetin satın ve temlik alma (29.08.2019 )tarihinden önce meydana geldiğini, davanın açılmasında hukuki dayanak olarak belirtilen TBK 72 çerçevesinde konu irdelendiğinde buna göre; Yapı malikinin sorumluluğun doğması için zararın kanunda sayılan nedenler sonucunda ortaya çıkması gerektiğini, malik bazı hallerde oluşan zarardan sorumlu tutulamaz aksinin söz konusu olabilmesi için zarar yapımdaki bozukluk bakımdaki eksiklikten ileri gelmesi gerektiğini, müvekkil firma açısından iddia olunan zarar yönünden uygun illiyet bağı bulunmadığını, sorumluluğun yapımdaki bozukluk, hata, ayıp veya bakımdaki noksanlıktan doğmasının gerekliliğinin yanı sıra hangi sebebe dayanarak meydana geldiği de zararın sonuçları bakımından oldukça önem arz etmekte olduğunu, bina malikinin sorumluluğunun varlığı kabul edilecekse; iddia edilen yapımdaki eksiklik veya bakımdaki noksanlığın zarara sebebiyet vermiş olması gerektiğini, uygun illiyet bağı kurulduğu takdirde kanun gereği yapı malikinin kusursuz sorumlu olduğu kabul edileceğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, suiniyet ile açılan dava ikamesi nedeni ile lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Ak Platin Özel Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte borcun varlığı kabul edilse dahi davacı Sigorta şirketi zamanaşımına uğramış bir borcu ifa ettiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere inşaata 2017 yılı sonunda başlanıldığını, 2018 yılı Eylül ayında ise bittiğini, davacı sigorta şirketi ise dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere sigortalısına tazminat ödemelerini zamanaşımı süresinden sonra 26.01.2021 ve 02.03.2021 tarihlerinde yaptığını, açıklanan gerekçelerle davacı sigorta şirketi zamanaşımına uğramış bir borcu ifa ettiğinden rücuen tazminat talebinin reddi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin talebi de zamanaşımına uğradığından zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davaya husumet yönünden itiraz ettiklerini, bahse konu takip, haksız fiil sorumluluğundan ziyade 4721 sayılı TMK anlamında taşınmaz mülkiyeti, 6098 sayılı TBK anlamında da yapı maliki eserinin sorumluluğu esasına dayanmakta olduğunu, davalı şirket, sorumluluğa esas teşkil eden ilgili taşınmazda sadece kiracı sıfatına haiz olduğunu, dolayısıyla salt mülkiyet hakkına sahip olmanın getirdiği kanuni sorumluluk halinin, davalı şirkete karşı yöneltilmesinin mümkün olmadığını, yapı eserinin yapımındaki bozukluktan ya da bakımındaki eksiklikten doğan sorumluluğun dayanağını her halde mülkiyet hakkı oluşturacağını, nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesinde sorumluluğun yapı eseri malikinin üzerinde olduğunu açıkça ifade etmekte olduğunu, ortaya çıkan sorumluluk yönünden davalı şirket nezdinde herhangi bir husumet doğmadığını, davacının, davalı davalının özel okul işletmesi olmasından hareketle, adam çalıştıran gibi sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin savı ise oldukça zorlama bir yorum olduğunu, bu tür bir sorumluktan bahsedebilmek için; adam çalıştıran ile çalışan arasında bağımlılık esasına dayanan bir çalıştırma ilişkisinin bulunması gerekmekte olduğunu, oysaki davalı davalı ile diğer davalı arasında ya da dava dışı taşınmazın önceki maliki arasında böyle bir ilişki hiç olmadığını, davalı, bahse konu inşaatın hiçbir aşamasında yer almadığı gibi taşınmaz inşaatı ile ilgili herhangi bir sorumluluk ya da görev de üstlenmediğini, davalı davalının taşınmaz üzerinde, kiracılık sıfatı dışında başka bir sıfatı da bulunmadığını, davacı tarafından ikame edilen haksız davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise alacak talebinin yargılama gerektirmesi sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 1-Davalı Altın Ağaç Sanayi İnş. Teks. Tur. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
2-Davalı Ak Platin Özel Eğitim Hizmetleri ve Tic. A.Ş. hakkındaki davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı malik Altın Ağaç Sanayi İnşaat Tekstil Turizm Ticaret Limited Şirketi yönünden; yerel mahkemece, inşaat kazısı (eylem) ve çökme -göçük- olayı (zarar) arasında uygun illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle zararın 2017-2018 yıllarında doğduğunun kabul edildiğini fakat yerel mahkemece zararın niteliğinde ve doğduğu tarihin belirlenmesinde hataya düşüldüğünü, zararı doğuran eylemin okul inşaatı sırasındaki bozukluklardan olduğu kabul edilmekle birlikte, zararın sigortalının mal varlığından çıkan istinat duvarı yapım bedelinden ibaret olduğu ve zararın 2020 yılında doğduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalı malikin 29/08/2019 tarihinde taşınmazı edindiği dikkate alındığında, tazminata konu zararın doğduğu tarih olan Ağustos 2020 itibariyle malik sıfatını taşıyan davalının zarardan sorumlu olduğunu, zararın tespiti için bilirkişi incelemesine başvurulan delil tespiti dosyasında da malik sıfatıyla davalı yer aldığını, bütün bu husular birlikte değerlendirildiğinde davalının TBK'nın 69. hükmüne göre zarardan sorumlu olduğu ve taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, davalı Ak Platin Özel Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden; yerel mahkemece esasa girilerek zararın poliçe teminatı dışında kaldığının kabul edildiğini fakat bu tespitin doğru olmadığını, zararın doğduğu tarihte yanılgıya düşüldüğü için yer kayması klozundaki teminat dışı olan halin kabul edildiğini fakat ödeme yapılan poliçe vadesinin 17/01/2020 - 17/01/2021 tarihli olup bu poliçenin başlangıç tarihinde devam eden veya planlanan bir kazının mevcut olmadığını, inşaatın poliçe vadesinden önceki dönemde tamamlandığını ve bittiğini, dolayısıyla zararın teminat dışında olduğu kabulünün hatalı olduğunu, buna ek olarak zarar teminat dışında kalsa dahi dava dilekçesinde bahsedilen ve dosyada mübrez 21.01.2021 ve 26.02.2021 tarihli temliknameler ile yukarıda bahsi geçen hasar/zarar nedeniyle sigortalının üçüncü kişilere karşı haiz olan her türlü dava ve talep hakkının davacı şirkete temlik edildiğini, dava dilekçesinde yer verildiği üzere temlik sebebiyle de davacı şirketin davalıdan zarar gören sıfatıyla talepte bulunabilmesinin mümkün olduğunu, yerel mahkemece bu hususa dikkat edilmemiş olup bu davalı yönünden davanın esastan reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı Ak Platin Özel Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, poliçe özel klozu uyarınca teminat dışı kalan bir hasarı ödediğini, davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen temliknamenin her hal ve şarta davacıya rücu hakkı vermeyeceğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Altın Ağaç San. İnş. Tekstil Turizm Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu istinat duvarlarının belediyenin denetiminden geçerek fenni ve ilmi esaslar çerçevesinde can ve mal emniyetine uygun imalatta herhangi bir hata ayıp barındırmadığını açıkça ortaya koyduğunu, bu sebeple usul ve yasaya göre verilen yerel mahkeme kararı aleyhine ileri sürülen istinaf başvurusunun hukuki temelden yoksun olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 tarih, 2023/52 Esas - 2023/367 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472-1481.maddeleri uyarınca hasar sorumlusundan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça sigortalının maliki, sigorta ettirenin ise kiracısı bulunduğu deponun arka kısmına denk gelen bitişik arsada, 2017 yılı sonunda Özelsin isimli kolejin okul inşaatına başlandığı, temel kazma işlemleri sırasında riziko adresiyle sınır olan mevcut istinat duvarının okul inşaatını yürüten firma tarafından çok fazla derinlikte kazılması nedeniyle çöktüğü, çökme sonrasında okul inşaatını yapan müteahhit firma tarafından söz konusu duvarın altına koruyucu olarak ikinci bir istinat duvarının yapıldığı, 2018 yılı Eylül ayında okul inşaatının tamamlandığı, yaşanan sorunun nihai çözüme kavuşturulmaması nedeniyle sigorta ettiren tarafından 29.03.2019 tarihlinde T.C. Gebze Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne başvurularak okulun aktif hizmet vermesi nedeniyle oluşabilecek hasar, çökme, kaza ve can kaybına karşı mahallinde gerekli incelemelerin yapılmasının istendiği, bu başvuru sonrasında 2019 Nisan ayı ortalarında okul inşaatını yapan firma tarafından çökme alanının doldurulduğu ve 2019 yılı Temmuz ayı içinde doldurulan alana beton döküldüğü, 2020 yılında anılan istinat duvarında çatlak ve kopmalar olması, zemindeki çökmelerin yayılarak devam etmesi üzerine sigorta ettiren tarafından tekrar 23.07.2020 tarihinde belediyeye başvurulduğu, T.C. Gebze Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nce 21.08.2020 tarihli ihtarname keşide edilerek sigorta ettirene tebliğ edildiği, anılan ihbarda, riziko adresinde yapılan inceleme sonucunda istinat duvarının can ve mal güvenliği için risk arz ettiği ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığı tespitine yer verilerek 10 gün içinde gerekli emniyet tedbirlerinin alınması, aksi halde İmar Kanunu'nun 40. Maddesi gereğinde gerekli tedbirlerin idarece alınarak, masrafının %20 fazlası ile sigorta ettirenden ve sigortalıdan tahsil edileceğinin bildirildiği, Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/42 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı, sigorta ettirenin 04.09.2020 günü müvekkil sigorta şirketine hasarın tespiti ile tazmini için başvurması üzerine olayla ilgili sigorta eksperi tayin edildiği ve riziko adresinde araştırma yapıldığı, zararın tazmini için sigortalıya 26.01.2021 günü 241.319,25-TL, 02.03.2021 günü ise 43.437,47-TL olmak üzere toplam 284.756,72 tazminat ödendiği, davalılardan Altın Ağaç Sanayi İnşaat Tekstil Turizm Ticaret Limited Şirketi yukarıda bahsi geçen istinat duvarının çökmesine neden olan taşınmazın (Özel Sin Koleji'nin yer aldığı taşınmaz) maliki olduğundan, diğer davalı Ak Platin Özel Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi ise adı geçen taşınmazda faaliyet gösteren okulun kurucusu olup okulun inşaatında, iş sahibi konumunda yer aldığından bahisle sorumlu oldukları yönündeki rücu istemi ile işbu davanın açıldığı, davalılar zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın reddini talep ettiği, Mahkemece; davalı Ak Platin Özel Eğitim Hizmetleri ve Tic. A.Ş. açısından hasarın teminat kapsamında olmadığı, zarardan dolayı kusur ve sorumlulukları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, diğer davalı Altın Ağaç Sanayi Ltd. Şti açısından ise husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı yönünden davanın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 1472 maddesi uyarınca, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya geçeceği belirtilmiştir.
2018 yılı eylül ayında okul inşaatın tamamlandığı sabit olup, 17/01/2018-17/01/2019 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan ... poliçe numaralı Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesinde de, sigortalının 04/09/2020 tarihinde zararının karşılanmasını talep etmesi üzerine 17/01/2020-17/01/2021 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Y-184064909-0-0 poliçe numaralı Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesinde de 'Yer Kayması Klozunda' "sigortalı bina çevresinde yapılan kazılar sonucunda yer kayması veya toprak çökmesi sebebiyle meydana gelen zararlar, sigorta başlangıç tarihinde devam eden ya da planlanmış olduğu (inşaatın başlangıcı veya devamı) bu tarihte sigorta ettiren tarafından bilinen kazılardan kaynaklananlar hariç olmak üzere teminata dahil edilmiştir." hükmü bulunmaktadır.
Diğer taraftan TBK m.183 gereğince, alacağın devri “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.”şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nın 1472. maddesi gereğince rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseye rücu edebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa ibraname getirtilip devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 2013/3292 Esas, 2013/19572 Karar sayılı kararı).
Yine davalıların; TBK'nın 49 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiile ilişkin genel hükümleri ile TBK'nın 66. maddesinde düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğu, TBK'nın 69. maddesinde düzenlenen yapı malikinin sorumluluğu ve TMK'nın 738. maddesinde düzenlenen komşuluk hukukuna ilişkin hükümler değerlendirilmek, gerekirse bu hususta bilirkişi raporu almak suretiyle sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken bu hususların düşünülmemesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 tarih, 2023/52 Esas ve 2023/367 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-İİK'nın 36/5 maddesi gereğince Gebze İcra Dairesi'nin 2023/21851 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın yatırana iadesine,
9-İİK'nın 36/5 maddesi gereğince Gebze İcra Dairesi'nin 2023/22170 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın yatırana iadesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.14/02/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*