T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1880
KARAR NO : 2025/310
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :28/03/2023
NUMARASI :2021/388 Esas - 2023/305 Karar
DAVACI :YAŞAR DEMİR ÇELİK SAN. VE TİC. A.Ş. - ... - Şekerpınar Mah. Çiğdem Sk. No:4 Çayırova / KOCAELİ
VEKİLİ :Av. ... -
DAVALI :... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA :Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :31/05/2021
KARAR TARİHİ :17/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ :04/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 01/04/2020 tarihide Yerköy/Yozgat'ta bulunan davadışı Merve Ticaret'e bir takım malların taşınması için sözleşme yapıldığını, bu sözleşme çerçevesinde davalı, davacıya ait malları söylenen yere taşımayı taahhüt ettiğini, davalı, sürecin devamında davacıya ait malları taşıması için dava dışı 3.kişiler ile anlaşmış ve bu 3. kişinin sevk ve idaresindeki ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorseye mallar yüklendiğini, ancak 02/04/2020 tarihinde, malların Merve Ticaret'e teslim edilmediği öğrenildiğini, davacı şirket yetkilisi ...,02/04/2020 günü Çayırova Polis Merkezine başvurarak Oktay Nakliyat ile Yozgat/Yerköy'de faaliyet gösteren Merve Ticaret isimli işyerine malzeme götürmek üzere anlaşıldığını,3460 kg siyah sıcak sac,9800 kg Boru profil ve 14320 kg hurda sac demirinin ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorseye yüklenerek gönderildiğini ve ancak bahse konu malların yerine ulaşmadıklarını öğrendiklerini belirterek şikayetçi olmuştur. Daha sonra bu malların çalınmış olduğu ortaya çıktığını, meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/70753 Soruşturma numaralı dosyası ile araştırma ve inceleme yapılarak sonucunda iddianame düzenlendiğini, sanıklar ..., ... ve ... hakkında yargılama, Ankara 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/18 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, davalı taraf ile davacı arasında akdedilen taşıma sözleşmesinin gerektiği şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkil şirketin 14.320 kg hurda sac demiri, 3.460 kg siyah sıcak sac, 9.800 kg.2.kalite boru profili zayi olduğunu, müvekkili şirket, doğan zararının tazmini için davalı tarafa başvurmuşsa da sonuç alamamış olup TTK.5/A hükmü kapsamında,dava açmadan önce tarafımızca zorunlu ticari arabuluculuk yoluna gidilmiş ve ancak anlaşma sağlanamadığını, taşıyıcı, gönderen ile akdettiği taşıma sözleşmesi ile sözleşmeye konu eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi borçlandığını, böylelikle taşıyıcı, eşyanın kendi koruması altında bir yerden diğer bir yere taşınması işini üstlendiğini, bu nedenle sözleşme gereği, eşya taşımalarında taşıyıcının a-)eşyayı varma yerine taşımak, b-)orada eşyayı gönderilene teslim etmek olan iki edimi vardır. Taşıyıcı bu sözleşme uyarınca üstlendiği edimleri yerine getirmezse yükle ilgili ortaya çıkan zararlardan sorumlu olacağını, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek ,dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte malların değeri olan 77.924,58 TL maddi tazminatın, yükün varma yerine ulaşması gereken tarih olan 02/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu gerçekleştiği iddia edilen eylem 01.04.2020 tarihinde meydana geldiğini, huzurdaki dava ise 31/05/2021 tarihinde açıldığını, işbu davaların açılma süresi Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu gereği 1 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, süresi içerisinde açılmayan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı firma demir ticareti işi ile uğraştığını, müvekkili ... ise Gebze Nakliyeciler Sitesinde Oktay Nakliyat isimli nakliye firmasının sahibi olduğunu, davacı şirket nakliyeciler sitesinde bulunan bütün firmalardan araç tedarik ederek Türkiye'nin değişik yerlerine mal taşıması yaptırdığını, olay günü 01.04.2020 tarihinde davacı firma yetkilileri müvekkili ve birçok firmayı Yozgat Yerköy Merve Ticarete taşınacak malına kamyon tedarik etme amacı ile aradıklarını, müvekkilinin de o gün kendisi iş yerinde olmadığı için nakliyeciler sitesi içerisinde değişik firmalara ayakçılık tabir edilen yardımcı olma işini yapan ... isimli şahsı arayarak araç bulmasını istediğini, ... isimli şahıs da ... ile irtibata geçerek taşıma yapması konusunda bu kişiye işi verdiğini, malı yükleyen ... malı Ankara'ya götürdüğünü, burada ... ve ... ile malı sahibine teslim etmek yerine, üçüncü şahıslara sattıklarını, bu hususu müvekkil daha sonradan davacı firma yetkililerinin araması üzerine öğrendiğini, bunun üzerine müvekkili hemen malı yükleyen taşıyan taşıtan satan satın alan kişilerden şikayetçi olduğu, kişiler ve araç yakalanmış ve adli işlem başlatıldığını, yapılan soruşturma neticesinde sanıklar ..., ... ve ... hakkında Ankara 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/189 esas sayılı dosyasından dava açılmış ve yargılama halen devam ettiğini, müvekkil ile davacı arasında mal taşımasına ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığını, malı müvekkilinin taşıyacağına veya taşıtacağına dair taahhüdü de olmadığını, müvekkili sadece kendisinden kamyon istenmesi sonucu, nakliyeciler sitesinde iş arayan bir kamyoncuyu davacı firmaya yönlendirdiğini, bu yönlendirmeyi kendisinin bile yapmadığını, davacı firma demir çelik ticareti yapan basiretli bir tacir olduğunu, fabrika içerisinde kameraların mevcut olduğunu, yüklenen malı sigorta ettirmek, malın sağlıklı bir şekilde müşteriye ulaşmasını sağlamak, gerekli özen ve dikkati göstermek davacının yükümlülüğünde olduğunu, müvekkilinin meydana gelen bu olayda hiçbir şekilde kusur ve sorumluluğu olmadığını, müvekkilinin bu malı taşıması teslim etmesi gibi sorumluluğu da olmadığını, böyle bir sorumluluk altına girdiğine dair bir sözleşme de olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi taşımak ve teslim etmek yükümlülüğüne girmiş olsa, maddi bir talebinin ve gelirinin olması gerektiğini, ancak davacı tarafından müvekkile hiçbir şekilde taşıma için ödeme yapılmadığını, ödeme malı taşıyacak ... yapıldığını, malın da o kişiye teslim edildiğini, davacı tarafın işbu malı taşıyan, çalan ve satan kişileri biliyor olmasına rağmen sadece müvekkil aleyhine dava açması kötü niyetinin göstergesi olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, davacının %20 kötü niyet tazminatına ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE, 77.924,58 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 31/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu gerçekleştiği iddia edilen eylem 01.04.2020 tarihinde meydana gelmiş, huzurdaki dava ise 31/05/2021 tarihinde açılmış, iş bu davaların açılma süresi Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu gereği 1 yıllık zaman aşımına tabi olup süresi içerisinde açılmayan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi hatalı olduğunu, müvekkilinin bu dosyada katılan konumunda olduğunu, müvekkil ile davacı arasında mal taşımasına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığı, malı müvekkilin taşıyacağına veya taşıtacağına dair taahhüdü de olmadığını, müvekkilin meydana gelen bu olayda hiçbir şekilde kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, davacı tarafın iddia ettiği gibi taşımak ve teslim etmek yükümlülüğüne girmiş olsa, maddi bir talebinin ve gelirinin olması gerektiği ancak davacı tarafından müvekkile hiçbir şekilde taşıma için ödeme yapılmamış, ödeme malı taşıyacak ... yapılmış, mal da o kişiye teslim edildiğini, davacı tarafın işbu malı taşıyan, çalan ve satan kişileri biliyor olmasına rağmen sadece müvekkil aleyhine dava açmış, Mahkeme de davayı kabul etmiş, mahkeme ceza dosyasının sonucunu beklemediğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının reddi ile dava süresinde açıldığını, davada uygulanması gereken süre 3 yıllık zamanaşımı süresi olup ayrıca zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğu kabul edilse dahi alacak zamanaşımına uğramadığını, somut uyuşmazlık açısından zamanaşımı her ne kadar 02/04/2020 tarihinde işlemeye başlamış olarak görülse de bu başlangıç tarihi,sürelerin durma tarih aralığına denk geldiğinden somut uyuşmazlık açısından dava zamanaşımı 15/06/2020 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, dava ise 31 mayıs 2021 tarihinde açıldığını, davacı şirket ve davalı arasında komisyon sözleşmesi bulunduğu, davalı bu hususu soruşturma dosyasında alınan ifadesinde de ikrar ettiğini, her ne kadar davalı taraf istinaf başvuru dilekçesinde, davacı ile arasında bir sözleşme ilişkisinin mevcut olmadığını, kendisinin mal taşınması gibi bir taahhüdünün olmadığını belirtmişse de beyanları gerçeği yansıtmamakta ve çelişki bulunduğunu, müvekkiline ait mallar, davalının yönlendirdiği ve davalının aracılığı ile müvekkile ait işyerine gelen ... isimli kişiye teslim edildiği, davacı ve davalı arasında her ne kadar yazılı bir sözleşme kurulmasa da davalının da beyanı ile ortaya konulduğu üzere davalı, taşıma komisyoncusu olarak dava dışı ... isimli kişiyi müvekkil şirkete yönlendirdiğini, taraflar arasında sözleşme olduğu ortada olup davalı taraf, borcunu özenli ve dikkatli bir şekilde yerine getirmediğinden dolayı müvekkil şirketin malları zayi olduğunu beyan ederek, davalı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih, 2021/388 Esas - 2023/305 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafından, davalı ile arasında 01/04/2020 tarihide Yerköy/Yozgat'ta bulunan davadışı Merve Ticaret'e bir takım malların taşınması için sözleşme yapıldığı, davalının 3.kişiler ile anlaşmış olması üzerine, 3. kişinin sevk ve idaresindeki ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorseye malların yüklendiği, ancak 02/04/2020 tarihinde, malların Merve Ticaret'e teslim edilmediğinin öğrenildiği, daha sonra şikayetçi oldukları, bu arada malların çalınmış olduğunun ortaya çıktığı, 14.320 kg hurda sac demiri, 3.460 kg siyah sıcak sac, 9.800 kg.2.kalite boru profili zayi olduğu iddiasıyla, dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte malların değeri olan 77.924,58 TL maddi tazminatın, yükün varma yerine ulaşması gereken tarih olan 02/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak verilmesini talep ederek eldeki davayı açtığı, davalının üçüncü kişi konumunda olduğu ve sadece taşıma işi için araç temini amacıyla davacıya yardımcı olduğu, bu nedenle bir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddini talep ettiği, Mahkemenin davanın kabulüne karar verdiği, kararın davalı tarafından istinaf edildiği görülmektedir.
Ankara 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2022 Tarih 2021/189 E., 2022/316 K. sayılı ilamında dava dışı taşıyan ...'ın, dava konusu eylemden dolayı "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan mahkumiyetine karar verildiği, Mahkemenin gerekçesinde, davalının malzemelerinin taşındığını oluşta kabul ettiği, aynı yargılamada bilgi veren sıfatıyla ifadesi alınan dava dışı ...ün, ifadesinde davalıya yardımcı olarak çalıştığı, davalının kendisine davacının yükü için araç ayarlamasını istediği ve bunun üzerine davadışı ...'ı yükü teslim alması için davacının işyerine gönderdiğini beyan ettiği, davalının aynı dosyada şikayetçi olarak verdiği ifadede davacıya komisyon alarak araç ayarladığını kabul ettiği görülmektedir.
Davalı tarafından zamanaşımına yönelik istinaf isteminin incelenmesinde; 6102 sayılı TTK'nın 855/4 maddesi gereğince taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı; eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrayacağından ve 6102 sayılı TTK'nın 930. maddesi atfıyla davanın zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımına yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Taraflar arasında her ne kadar yazılı bir taşıma komisyonculuğu sözleşmesi bulunmuyor ise de, tarafların beyanlarından davacının yükünün taşınması için davalının komisyon faaliyeti yürüttüğü anlaşılmaktadır. Taşıma İşleri Komisyonculuğu 6102 sayılı TTK'nın 917 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 928. maddesine göre taşıma işleri komisyoncusu, zilyetliğinde bulunan eşyanın zıyaından ve hasarından sorumludur. 6102 sayılı TTK'nın 929. maddesine göre, Taşıma işleri komisyoncusu kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yapmaları sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.
Somut olaya dönülecek olunursa, davalı her ne kadar dava dışı ...'ı kendisinin bulmadığını iddia etmiş ise de, dava dışı ...ün kendi yanında yardımcısı olduğu, bu kişiye araç bulması için talimat verdiği ve bu nedenle kendi sorumluluğunun devam ettiği, taşıyanın malı üçüncü kişiye satması nedeniyle de, taşıyanın eylemlerinden sorumlu olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bu gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiğinden ilk derece mahkemesi kararının kamu düzeni gereğince kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
1- Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih, 2021/388 Esas - 2023/305 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın KABULÜNE, 77.924,58 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 31/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Alınması gerekli 5.323,03.-TL harçtan peşin alınan 1.330,76.-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.992,27.-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
c-Davacı tarafından peşin yatırılan toplam 1330,76.-TL peşin harç ile 59,30.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
ç-Davacı tarafından bilirkişi ücreti, tebligat, posta, müzekkere gideri olarak sarf edilen 2.071,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 12.467,93-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
e-Arabulucu gideri olarak sarf edilen 1.320,00.-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
f-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana İADESİNE,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.323,03 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.331,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.992,03 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
ç-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/02/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*