T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1858 - 2025/339
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1858
KARAR NO : 2025/339
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2023
NUMARASI : 2022/561 Esas - 2023/486 Karar
DAVACI : ORIENT SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Değirmen Sok No:18 Nida Kule Kat:4 Kadıköy/İSTANBUL
VEKİLİ : Av...
DAVALI : YILPORT KONTEYNER TERMİNALİ VE LİMAN İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ - Dilovası Organize Sanayi Bölgesi 1.kısım Göksu Cad. No:18 Dilovası/KOCAELI
VEKİLİ : Av...
DAVA TÜRÜ : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 07/07/2022
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 12/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından, sigortalı Yücel Boru İhracat İthalat ve Paz. A.Ş.'ye ait Muhtelif Çelik Boru, Profil Boru ve Kesit emtiasının 20.10.2018 yükleme ve 12.11.2018 tahliye tarihli M/V Johanne isimli Gemi ile taşınması sırasında emtiada meydana gelen hasar nedeniyle Alıcı Ek Sigortalı Carl Spaeter GMBH'ye 23.487,89 USD ödeme yapıldığını, işbu ödeme sebebiyle taşıma sırasında emtianın hasarlanmasına sebep olan hasar sorumlularının her birine 23.487,89 USD tutarındaki alacağın icra masrafları, vekalet ücreti ve faizi ile birlikte Efesan Demir San. Ve Tic. A.Ş. ve diğer sorumlular tarafından ödenmesi talebiyle İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2019/38376 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığını, icra takibine davacı Efesan tarafından yasal 7 (yedi) günlük süre içerisinde itiraz edilmediğinden davacı şirket aleyhine İstanbul 17. Ticaret Mahkemesinin 12/10/2021 T., 2019/31 E., 2021/400 K. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını ve yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne karar verilerek dava konusu hasara konu bağlama (Lashing) hizmetinin Efesan Demir San. ve Tic. A.Ş. tarafından değil, işbu davanın davalısı olan Yılport Kon. Ter. ve Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından sağlandığını, işbu sebeple huzurdaki davayı açma zarureti ortaya çıktığını, bu nedenlerle; 23.487,89 USD tutarındaki alacağın, 15.05.2019 tarihinden itibaren söz konusu alacağa işleyecek kamu bankalarının o yabancı para birimi için bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu hasarın 20.10.2018 tarihinde gerçekleştiği beyan edildiğini, “Sigorta sözleşmesinden doğan her türlü tazminat davası, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülerini öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde zarara neden olay tarihinden itibaren on yıl sonra zaman aşımına girer.” Dava, zamanaşımı dolduktan 2 yıl sonra açılmış olup, öncelikle zamanaşımı sebebi ile davanın reddini talep etiklerini, bahsi geçen hasar/ gemi/ hizmet ile davalı şirketin hiçbir ilgisi olmadığını, Yücel Boru'ya ait Muhtelif Çelik Boru, Profil ve Kesit Almanya'da mukim Cari Speater GMBH firmasına satıldığını ve davalı şirket tarafından 32405473 Poliçe Numaralı Nakliye Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 20.10.2018 tarihinde M/V Johanne isimli gemiye Dilovası Organize Sanayi Bölgesi 1. Kısım D-1006 Sokak No:8 41455 Dilovası Kocaeli adresinde bulunan Efesanport Limanı’nda Efesan Port işçileri tarafından yüklendiğini, Boru profil bağlama hizmetinin davalı şirket Yılport tarafından verildiği iddiası ile bu dava taraflarına yönlendirildiğini, Lashing/istif/sabitleme hizmetinin kusurlu verilmesi neticesinde yük hasarlandığını ve bu sebeple iş bu dava taraflarına yönlendirildiğini, yükleme ve bağlama hizmeti efesan limanında verildiğini, o tarihte geminin Yılport limanına hiç yanaşmadığını, bu nedenlerle davanın reddine , karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ...
1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tarafımızca sunulan deliller yeterince incelenmeden ve değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı 17. Ticaret Mahkemesinin 12/10/2021 T., 2020/31 E., 2021/400 K. sayılı dosyası ile görülen yargılamada, mahkemenin sigortalı tarafından yanıltıldığını, sigortalı tarafından sunulan faturanın aslında konteyner taşıması olduğunu iddia etmiş ve mahkeme tarafından bu beyanlara itibar edildiğini, Gümrük Müdürlüğünün 12.05.2023 tarihli yazısında her ne kadar davalının belirttiği konteynerlerin Johanne isimli gemi ile Efesanport Limanından 20.10.2018 tarihinde Belçikanın Antwerp Limanına hareket ettiği belirtilmiş olsa da, bu beyanın dosya kapsamı ve davalı beyanları ile örtüşemediği ortada olduğunu, bu hususun açıklığa kavuşturulması adına ilgili gümrük müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılması gerekirken, mahkemece, eksik inceleme inceleme sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece tüm bu hususların yeterince sorgulanmaması ve dava dışı sigortalı beyanı da yanlış değerlendirilmesi sonucu hatalı karar verildiğini, davacı şirket aleyhine İstanbul 17. Ticaret Mahkemesinin 12/10/2021 T., 2020/31 E., 2021/400 K. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açılmış ve yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne karar verilerek dava konusu hasara konu bağlama (Lashing) hizmetinin Efesan Demir San. ve Tic. A.Ş. tarafından değil, işbu davanın davalısı olan Yılport Kon. Ter. ve Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından sağlandığı belirlendiğini, ayrıca, dava dışı sigortalı tarafından dosyaya sunulan beyandan, davalının belirttiği konteyner dolum ve bağlama hizmetinin konu dosyadaki taşıma ile bir ilgisinin bulunmadığı belirtildiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2023 Tarih - 2022/561 Esas - 2023/486 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan Yücel Boru İhracat İthalat ve Paz. A.Ş.'ye ait muhtelif çelik boru profil boru ve kesit emtiasının 20.10.2018 yükleme ve 12.11.2018 tahliye tarihli M/V Johanne isimli gemi ile taşınması sırasında emtiada meydana gelen hasar nedeniyle, alıcı Ek Sigortalı Carl Spaeter GMBH'ye davacı tarafından 23.487,89 USD ödeme yapıldığı, yapılan bu ödeme nedeniyle taşıma sırasında emtianın hasarlanmasına sebep olan hasar sorumlularından olan davalı tarafından yapılan ödemenin tazmin edilmesi için davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin talip edildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Eldeki davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalısı olan Yücel Boru İhracat İthalat ve Paz. A.Ş.'ye ait Muhtelif Çelik Boru, Profil Boru ve Kesit emtiasının 20.10.2018 yükleme ve 12.11.2018 tahliye tarihli M/V Johanne isimli Gemi ile taşınması sırasında emtiada meydana gelen hasar nedeniyle ödenen zarar bedelinin, emtianın zararlanmasına neden olduğu düşünülen davalıdan tahsili için açılan dava ve davanın davalı tarafından kabul edilmemesi hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davada; yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, öncelikle taraflar arasında vuku bulan uyuşmazlığın tam olarak açıklığa kavuşturulamadığı ve sonrasında ise sağlıklı bir yargılama safahatı gerçekleştirilmeden sonuca varıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalı Yücel Boru İhracat İthalat ve Paz. A.Ş.'ye ait emtianın 20.10.2018 yükleme ve 12.11.2018 tahliye tarihli M/V Johanne isimli Gemi ile taşınması sırasında emtiada meydana gelen hasar nedeniyle emtianın alıcısı olan ve ek sigortalı bulunan Carl Spaeter GMBH'ye 23.487,89 USD ödeme yapılması sonrasında, yapılan bu ödemenin, davacı tarafından zararın meydana gelmesinde etkisi olduğu düşünülen kişilere karşı, bu kişilerden ödenen bedelin tazmini için öncelikle dava dışı Efesan Demir San. ve Tic. A.Ş. ve diğer sorumlular aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2019/38376 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibine Efesan A.Ş. tarafından yasal 7 (yedi) günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi sonrasında, takibin Efesan A.Ş. yönünden kesinleştiği, bu defa, aleyhine takip kesinleşen Efesan A.Ş tarafından eldeki dosya davacısı sigorta şirketi aleyhine İstanbul 17. Ticaret Mahkemesinin 12/10/2021 T., 2019/31 E., 2021/400 K. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne karar verilerek dava konusu hasara konu bağlama (Lashing) hizmetinin Efesan Demir San. ve Tic. A.Ş. tarafından değil, iş bu davanın davalısı olan Yılport Kon. Ter. ve Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından sağlandığı yönünde karar verildiği, verilen bu karar üzerine de davacının huzurdaki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, her ne kadar; "...incelenen tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu yüklemenin davalı şirkette yapılmadığı, Dilovası Gümrük Müdürlüğünden gelen yazı cevabında Efesan Limanında yapıldığı, Yücel Boru A.Ş.'den gelen yazı cevabında davaya dayanak teşkil eden 4 adet faturanın davalı şirket ile ilgisinin olup olmadığı konusunda yazılan yazı cevabında da Yücel Boru tarafından davalı şirket ile ilgisinin olmadığı beyanı karşısında davacı tarafça davalı tarafın sorumluluğunu ispatlayamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine şeklinde karar verilmişse de; verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmış ve verilen kararın kaldırılması gerektiği değerlendirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK'nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.
HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hakim, raporu serbestçe takdir eder. Hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; eldeki davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü, davacının iddia ettiği ve davalının da savunmasında kabul etmediğini bildirdiği dava dışı sigortalıya ait emtianın zarar görmesinde kusurlu olan tarafın davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri A.Ş. veya dava dışı Efesan Demir San. ve Tic. A.Ş. mi olup olmadığının açık ve anlaşılır şekilde tespit edilmesinde olduğu, bunun ise dosya arasına konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden alınacak raporla sağlanacağı anlaşılmıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; HMK’nın 281-(3) maddesi gereğince gerçeğin ortaya çıkması amacıyla bilirkişi heyetinden heyete gemi/ konteyner yükleme (istifleme) ve boşaltılması konusunda uzman bir bilirkişisinin de dahil edilmesi suretiyle, yukarıda belirlenen ilkeler doğrultusunda taraf ve yargı denetimine elverişli rapor alınması (alınacak raporda, davalı ile dava dışı dava dışı Efesan Demir San. ve Tic. A.Ş.'nin genel olarak, meydana gelen zararlandırıcı işlem karşısındaki sorumluluk ve dahilliklerinin açık ve net şekilde tartışılması, özel olarak ise; istifleme kusurunun tespiti bakımından istifin kim tarafından yapıldığının belirlenmesi, davalı tarafın nezaret yükümlülüğü olup olmadığı v,b konularda değerlendirilme yapılmasının bilirkişilerden istenilmesi), sonrasında ise somut dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermek olmalıdır.
Öte yandan;
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp, istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel bulunmamaktadır.
Eldeki davada; davalı tarafın dava dilekçesinde talep edilen tutara ilişkin olarak zamanaşımı defisi ileri sürdüğü, ancak mahkemece zamanaşımı defisi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar tesis edilmediği ve gerekçede de bu hususta bir açıklama yer almadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere zamanaşımı, maddi hukuktan kaynaklanan bir def’i ve savunma aracıdır. Somut olayda, davalı tarafça yasal süresi içerisinde zamanaşımı def’i ileri sürülmüş ancak, mahkemece bu def'i hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Davalı, zamanaşımı definde bulunduğuna göre 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı YİBK gerekçesinde açıklandığı üzere; zamanaşımı defi mevcut olduğu takdirde mahkemece herşeyden önce, bu defin incelenmesi, gerçekleşmesi halinde, artık esas hakkında incelemeye devam olunmayıp, davanın bu yönden reddi gerekir. Davanın bu noktadan reddi, işin esasının incelenmesine engel teşkil eder. Mahkemece; davalının zamanaşımı defi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yazılı şekilde davanın esastan kabulüne karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Gerekçeli karar başlığında; davalı ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2023 Tarih - 2022/561 Esas - 2023/486 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
17/02/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*