T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1879 - 2025/321
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1879
KARAR NO : 2025/321
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :28/04/2023
NUMARASI :2022/1009 Esas - 2023/407 Karar
DAVACI :......
VEKİLİ :......
DAVALI :......
:......
VEKİLLERİ :......
DAVA :Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ :28/12/2022
KARAR TARİHİ :17/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ :10/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette 136413520-1 nolu İşyeri Sigorta Poliçesi (ekte) ile sigortalı Global Farma İlaç San. ve Tic. A.Ş.'ye ait ilaçların davalı NHL Sağlık Lojistiği Hiz. A.Ş. tarafından Gebze deposunda depolanması sırasında 17.11.2021 tarihinde davalı çalışanı olan forklift operatörü ...'ın depo içerisindeki yangın borusuna çarpmasıyla yangın borusunun patlaması ve yangın sistemindeki suların depoya akması sonucu davalının %100 kusuru ve sorumluluğu ile sigortalıya ait ilaçlar ıslanarak kullanılamaz hale geldiğini, yapılan incelemeye ve ekspertiz raporuna göre, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi teminatından, hasara uğrayarak kullanılamaz hale gelen sigortalı şirkete ait ilaçlar için; ... hukuk nolu ... hasar nolu dosyası açılarak işbu hasar dosyası üzerinden 17.02.2022 tarihinde 118.051,21 TL hasar tazminatı sigortalı Global Farma İlaç San. ve Tic. ....'ye ödendiğini, müvekkili şirket, sigortalısına yaptığı ödeme ile T.T.K. 1472 ve devamı md. ile Sigorta Genel Şartları uyarınca sigortalısının haklarına kanuni halef olduğunu, hasarın oluşmasında %100 kusurlu ve hasardan sorumlu olan davalı aleyhine işbu rücuen tazminat davasını açtığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, 118.051,21 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 17.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasının avans faizi, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı rücu mektubunu tebliğ alması akabinde herhangi bir ödeme yapmadan dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecinin başlamasına sebep olmuş, zorunlu arabuluculuk süreci içerisinde arabulucu ücreti, faiz ve AAÜT 16. md. gereğince vekalet ücreti ödememek için arabuluculuk görüşmeleri sırasında rücu mektubunda yazılı olan şirket hesabına ödemeyi herhangi bir açıklama yapmadan yatırmış ve arabuluculukta anlaşmama ile süreci tamamlamış, bu dönem içerisinde de herhangi bir şekilde ödeme hakkında bilgi vermemiş, akabinde ödemeden haberi olmayan müvekkil şirket tarafından dava ikame edilmesi akabinde ödeme yaptıklarını belirtilerek kötü niyetli şekilde hareket etmişler, arabulucu ücreti, fazi ve AAÜT 16. md gereğince vekalet ücreti ödememek için arabuluculuk sürecinde anlaşma yapmayarak bu süreç içerisinde haber vermeden şirketin hesabına açıklama yapmadan para yatırarak kanuna karşı hile yolunu seçtiklerini, dava açılmasına müvekkil sigorta şirketi sebep olmadığı aksine davalı taraf dava açılmasına sebep olduğundan ve zorunlu arabuluculuk aşaması sırasında arabuluculuk dışı ödeme yapılarak bu ödeme dekontunda da gerekli açıklamanın yapılmaması nedeniyle davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama masrafına hükmedilmemesi ve müvekkil davacı şirket lehine yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmesi, arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına dair hüküm kurulması gerekirken Yerel Mahkeme tarafından davalı tarafın işbu kanuna karşı hilesi ödüllendirilerek hem davalı lehine yargılama masrafına ve vekalet ücretine hükmedilmesi, hem de arabuluculuk ücretinin davacı yandan alınarak hazineye irad kaydına dair usul ve yasaya aykırı hatalı hüküm kurulduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, esas inceleme yapılarak talep gibi karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek davalı lehine yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, müvekkil davacı şirket lehine yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmesine, arabulucu gideri olarak sarf edilen 3.120,00 TL'nin davalından alınarak hazineye gelir kaydına dair karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme ret kararını doğru bulmakla karar gerekçesini kabul etmediklerini, dava konusu borcun ödendiği ve davacı tarafça da bu ödemenin kabul edildiği ihtilafsız olmakla birlikte dava açılış tarihinden 9 gün önce ödenen ve bundan dolayı davacı şirketin basiretli tacir olması ve dava günü veya bir gün öncesi olmayıp da 9 gün gibi uzun bir süre önce ödenen para için davacının dava açmasında müvekkile yönelik bir kusur atfedilemeyeceği, davacının da dava açılmasına sebebiyet verdiği ortada olmakla yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davacı tarafın istinaf başvurusunun reddi gerektiğini;
Davacı şirketin davalı müvekkil şirketten herhangi bir alacağı olmamasından kaynaklı verilen ret kararı esastan ret kararı olup hukuki yarar yokluğuna dayanarak ret kararı verilmesi isabetsiz olacağını, HMK'da yer alan hukuki yarardan kasıt davacının var olduğunu iddia ettiği hakkını dava yoluyla talep edip edemeyeceğini konu almakta olup bahse konu olayda da davacının var olduğunu iddia ettiği hakkıyla alakalı dava açmasında herhangi hukuki engel olmayıp yargılama sırasında da yapılan inceleme sonucunda bu alacağının olmadığı tespit edilmiş olup bu da davanın esastan reddini gerektirdiğini, bundan kaynaklı olarak da nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın esastan reddi ile lehe nisbi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi talebiyle katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 28/04/2023 tarih, 2022/1009 Esas - 2023/407 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kasko poliçesi nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı Şirkette 136413520-1 nolu İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı Global Farma İlaç San. ve Tic. A.Ş.’ye ait ilaçların davalı NHL Sağlık Lojistiği Hiz. A.Ş. tarafından Gebze deposunda depolanması sırasında 17.11.2021 tarihinde davalı çalışanı olan forklift operatörü ...’ın depo içerisindeki yangın borusuna çarpmasıyla yangın borusunun patlaması ve yangın sistemindeki suların depoya akması sonucu davalının %100 kusuru ve sorumluluğu ile sigortalıya ait ilaçlar ıslanarak kullanılamaz hale geldiğinden, 17.02.2022 tarihinde 118.051,21 TL hasar tazminatı sigortalı Global Farma İlaç San. ve Tic. A.Ş.’ye ödendiği, davacı tarafından, davalı aleyhine eldeki davanın açıldığı, dava açılmadan önce 04.11.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu, 2022/131799 nolu 23.12.2022 tarihinde tarafların anlaşamadıkları arabuluculuk son tutanağı ile tutanak altına alındığı, dava açılmadan önce borç ödendiğinden davanın reddine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar verildiği, davalı tarafından arabuluculuk yargılama gideri dahil yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmektedir.
Somut olayda, 04.11.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu, 23.12.2022 tarihinde arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığı, eldeki davanın 28.12.2022 tarihinde açıldığı, dava konusu alacağın davalı tarafından 19.12.2022 tarihinde davacının banka hesabına ... rücu ödemesi açıklaması ile yatırıldığı görülmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 101. maddesinde; "Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir.
Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır."
Davalı tarafından borcun ... rücu ödemesi açıklaması ile davalının banma hesabına yatırıldığı, TBK'nın 101. maddesi gereğince, davacının bir itirazı bulunmamakla yatırılan paranın, davalının gösterdiği borç için yatırıldığının kabulünün gerektiği, davacının basiretli tacir olarak, kendisine yapılan ödemeyi nazara almadan eldeki davayı açtığı, bu nedenlerle yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf isteminin, dava usulden reddedildiğinden davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de A.A.Ü.T.'ne uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bunun yanında az yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafından, dava konusu borç dava tarihinden önce ödendiğinden, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince de davacının hukuki yararının olmadığı belirlenmiş ise de hükümde davanın esastan reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, kararın kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kararın HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK.'nun 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı ve Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE;
1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 28/04/2023 tarih, 2022/1009 Esas - 2023/407 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114-(1)-h) ve 115-(2) maddeleri uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
b-Alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin yatırılan 2.016,02.-TL harcın mahsubu ile, fazla yatan 1.400,62 TL hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 maddesi gereği usulden reddedilen dava yönünden hesap ve takdir edilen 9.200,00.-TL maktu vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
e-Arabulucu gideri olarak sarf edilen 3.120,00.-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harçlarının hazineye gelir kaydına,
b-Bakiye 435,50 TL harcın davacı ve davalıdan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
c-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,
ç-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/02/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*