T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1840 - 2025/335
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1840
KARAR NO : 2025/335
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2023
NUMARASI : 2020/79 Esas - 2023/511 Karar
DAVACI : AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Kılıçali Paşa Mah. Meclis-İ Mebusan Cadde No:15/1 Adres No:1353744830 Ofis ve İşyeri Beyoğlu/İSTANBUL
VEKİLİ : Av...
DAVALI : 1-YILPORT KONTEYNER TERMİNALİ VE LİMAN İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ - Dilovası OSB 1. Kısım Göksu Cad. No:18 Dilovas/KOCAELİ
VEKİLİ : Av...
2 -MSC GEMİ ACENTELİĞİ ANONİM ŞİRKETİ - Ümit Mah. 7406/1 Sok. No:5 D:11,12,21,22,31 Pınarbaşı Bornova/İZMİR
VEKİLİ : Av...
İHBAR OLUNANLAR : 1- İDA ULUSLARARASI TAŞIMACILIK İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Kuzguncuk Mah. İcadiye Cad. No:74 Kuzguncuk Üsküdar/ İSTANBUL
VEKİLİ : Av...
2- EUREKO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Altunizade Mah. Ord. Prof. Fahrettin Kerim Gökay Cad. No:20 34662 Üsküdar/İSTANBUL
VEKİLİ : Av..
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (TTK'nın 1472'ye Dayalı Halefiyet)
DAVA TARİHİ : 01/07/2019
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 12/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava dışı Erdemir Çelik Servis Merkezi San. ve Tic. A.Ş. ile ilgili olarak davacı şirket tarafından ... numaralı Emtia Blok Abonman sigorta poliçesi tanzim edildiğini, davacı şirketin sigortalısına ait zarar gören emtiaların karayolu ile 16/08/2017 tarihinde Muallim köy Kocaeli adresinden davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri A.Ş.'ye getirildiğini, emitaların diğer davalı MSC Gemi Acenteliği'ne ait Konteynerlere yüklenip mühürlendikten sonra araç üstüne alınırken tabanın çökmesi sonucu sigortalı emtiaların hasar gördüğünü, söz konusu hasarın konteynerin bağlantı yerlerinin çürümesi ve doğru şekilde yapılmayan yama sonucu meydana geldiğinin yapılan ekspertiz çalışması sonucunda tespit edildiğini, zararın sigortacı sıfatıyla davacı şirket tarafından tanzim edildiğini, davalıların meydana gelen zarardan kusurlu ve objektif olarak sorumlu olduklarını, olay sonrası olaya karışan tüm tarafların (taşıyan, yükleyici, liman, sigortacı) atadığı eksperlerin ortak çalışma yaptıklarını ve rizikonun oluşumuna neden olan ana sebebin konteynerin yüklemeye uygunsuzluğu olarak beyan ettiklerini, davaya konu hasarın MSCU 314713-6 nolu konteynerin bağlantı yerlerinin çürümesi ve doğru şekilde yapılmayan yama sonucu meydana geldiğini, alınan ekspertiz raporlarının dava dilekçesinde eklediklerini, davacı şirket tarafından ilgili zarar kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin halefiyet prensipleri gereği davalı taraflardan rücuen tazmini gerektiğini, davacı şirketin Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/44066 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle itirazın iptali davalarında yetkili mahkeme takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdeki mahkeme olduğunu, davalı şirketin adresinin Dilovası olduğunu, Gebze Adliyesi yetki sınırları içerisinde kaldığını, diğer davalının adresinin İzmir olduğunu, genel yetki kurallarına aykırı olan iş bu davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, hasarlanan konteynerin davalı şirkete ait olmadığını, davalı şirket tarafından kiralandığını, davalı şirketin liman işletmesi olduğunu, depolama hizmeti vermediğini, limana gelen emtiaların (konteynerlerin) depolayıcısı konumunda olduğunu, faaliyet alanının depolama hizmeti yani ardiye hizmeti olduğunu, Konteyner kiralama, tamir vb hizmetleri vermediğini, davalı şirketin mal sahibi sigortalı ile direk bir ticari ilişkisi olmadığını, davaya konu olayın alınan ekspertiz raporunda konteynerin taban bağlantı notlarının çürümesi ve doğru şekilde yama yapılmaması sonucu meydana geldiğini, oluşan hasarda davalı şirkete yüklenecek bir kusurun olmadığını, davanın neden davalı şirkete yöneltildiğinin anlaşılamadığını, konteynerin yüklemeye uygunsuz olarak, çürümüş olarak kullanılması davalı şirketin sorumluluk alanında olmadığını, davalı tarafından verilmemiş verilemeyecek bir hizmet için davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, hasar gören konteyner ve içindeki emtianın uğradığı zararın müvekkili şirketi ilgilendirmediği, bu hususun sigortalı-forwarder ve hat (MSC) arasında ticari ilişki içerisinde değerlendirilebileceğini, yetki itirazlarının kabulünü, davanın tümden reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı MSC Gemi Acenteliği Anonim Şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalının İsviçre Cenevre merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden MSC Mediterranean Shipping Company S.A şirketinin Türkiye acenteliğini gerçekleştirmekte olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 105. maddesine göre acentenin akdettiği ve akdedilmesine aracılık ettiği sözleşmelerden doğan ihtilaflardan dolayı davalı şirket namına acenteye karşı dava açılabileceğini, yani açılacak davaların, davalıya izafeten acenteye yöneltilmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, oysa işbu davada doğrudan doğruya davalının Pınarbaşı Şubesi şeklinde yazılarak davalı firmaya husumet yöneltildiğini, davalı, MSC Medıterranean Shıppıng Company S.A.'nın acentesi olduğunu dolayısı ile MSC Gemi Acenteliği A.Ş. aleyhine doğrudan dava yöneltilemeyeceğini, belirtilen bu nedenlerle taşıyanın acentesi olan davalının Pınarbaşı Şubesi olarak asaleten açılan bu davanın davalı şirket MSC Gemi Acenteliği A.Ş açısından pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddedilmesi gerektiğini, tüm bu bilgiler, genel hükümler ve deniz ticaretini düzenleyen özel hükümler ışığında, davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığından bahisle, davacı şirketin işbu davayı açabilmesi bakımından aktif husumetinin bulunmadığını, bu nedenle işbu davanın aktif husumet yönünden de reddine karar verilmesini gerektiğini, işbu taşıma sözleşmesinin bir tarafı İsviçre merkezli Mediterranean Shipping Company S.A olup davalı şirketin, işbu sözleşmede acente sıfatı ile hareket etmekte olduğunu, davalı şirketin acenteliğini yaptığı taşıyan tarafından tarafından düzenlenen ve taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı konişmentonun 10. maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkeme Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukuk İngiliz hukuku olarak belirlendiğini böylece taşıma sözleşmesinin tarafları, yükleme notasına uygun düzenlenecek istinaden düzenlenen konşimentoya göre işbu taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıkların Londra Mahkemeleri’nde ve İngiliz hukukuna göre çözüleceği hususunda anlaşmış olduklarını, . Konşimento arkası cevap dilekçesine ek olarak sunduklarını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu davada Londra Mahkemelerinin yetkili olması nedeni ile davanın Londra mahkemelerinde açılması gerekmekte olup işbu davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, TTK m.1185/2 uyarınca, hasar ve ziyanın tespiti bakımından “her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemelerce” yük üzerinde tespit yaptırılması gerektiğini, ancak davacı yan iddia ettiği hasar ile ilgili olarak yükler üzerinde her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemeler vasıtası ile herhangi bir hasar tespiti yaptırmadığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davalı şirket yönünden reddini, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle davalı şirket yönünden reddini, yetkili mahkemede açılmamış olmasından dolayı yetkisizlik nedeni ile müvekkili şirket yönünden reddini, sayın mahkememiz tarafından işin esasına girilmesi halinde haksız davanın reddini, kötüniyetli açılan işbu takip nedeni ile %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı MSC vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik inceleme neticesinde tanzim edilmiş olmakla beraber, rapora karşı itirazlarının ve itiraz dilekçesi ekindeki belgeler incelenmeden ve yine davalıların rapora karşı beyan dilekçelerinde sunduğu ekler incelenmeden ek rapor alınmadan davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, yerel dava konusu emtialar, davalı MSC Gemi Acenteliği'ne ait olan konteynerin elverişsiz olması nedeniyle hasar gördüğünü, istifleme ve yükleme hatasından kaynaklanmayan hasar nedeniyle davacı sigorta şirketinin gerçekleştirmiş olduğu ödemelerin teminat dışı olduğu yönündeki kanaatin hatalı olduğu izahtan vareste olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu gereği hasar teminat kapsamı dışında kaldığından, davanın aktif husumet yokluğundan reddini yerinde olduğunu, hasarın sebebi konteynerin taban bağlantı noktalarının çürümesi ve yamalı konteynerin yükü taşımaya uygun olmaması olduğunu beyan ile; davacı / davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2023 Tarih - 2020/79 Esas - 2023/511 Karar kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Emtia Blok Abonman Sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının, dava dışı Erdemir Çelik Servis Merkezi San. ve Tic. A.Ş.'ne ... numaralı Emtia Blok Abonman sigorta poliçesi tanzim ettiği, davacı şirketin sigortalısına ait zarar gören emtiaların karayolu ile 16/08/2017 tarihinde Muallim köy Kocaeli adresinden davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri A.Ş.'ye getirildiği, emtiaların diğer davalı MSC Gemi Acenteliği'ne ait Konteynerlere yüklenip mühürlendikten sonra araç üstüne alınırken tabanın çökmesi sonucu sigortalı emtiaların hasar gördüğü, zararın sigortacı sıfatıyla davacı şirket tarafından tanzim edildiği, davalıların meydana gelen zarardan kusurlu ve objektif olarak sorumlu oldukları, davaya konu hasarın MSCU 314713-6 nolu konteynerin bağlantı yerlerinin çürümesi ve doğru şekilde yapılmayan yama sonucu meydana geldiği, davacı şirket tarafından ilgili zarar kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin halefiyet prensipleri gereği davalı taraflardan rücuen tazmini için, davacı şirket tarafından Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2018/44066 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalıların ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, davalıların davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2018/44066 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı sigorta şirketi tarafından 13/08/2018 tarihinde Davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri A.Ş ile davalı MSC Gemi Acenteliği A.Ş aleyhine 6.795,29-USD asıl alacak, 273,93-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.069,22-USD alacak için Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2018/44066 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalılar tarafından süresinde takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan 27/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigorta ettiren arasında abonman blok sigorta sözleşmesinin mevcut olduğu, sigortacının zarara ilişkin ödeme yaptığı, zararın sebebinin konteynerin elverişsizliği olmadığı, ağır yük niteliğindeki yükün konteyner içerisine yerleştirilmesi ve sabitlenmesi işlemlerindeki uygunsuzluğun zarara yol açtığı, dosya içeriğinden yükün konteyner içerisine yerleştirilmesi ve sabitlenmesi işlemlerinin Yılport ve dava dışı Omsan tarafından yapıldığının anlaşıldığı, yükün konteyner içerisine yüklenmesinin esasen dava dışı sigorta ettiren- yükle ilgiliye ait olduğu, bu işlemin dava dışı İDA aracılığıyla Yılport ve Omsan vasıtasıyla gerçekleştirildiği, bu halde sigorta sözleşmesinin tabi olduğu ICC tüm riskler ( A) klozu m. 4.3 uyarınca konteyner içerisinde yerleştirilmesinin sigorta ettiren veya adamlarınca yapılması halinde, bu işin uygun olmamasından kaynaklanan zararların teminat kapsamı dışında kalması sebebiyle davacının kanuni halef sıfatıyla rücu koşullarından olan teminat kapsamında yer alan riziko için ödeme yapma koşulunun gerçekleşmediği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Eldeki davada, yerel mahkemece, her ne kadar; "...dosyada gele tüm müzekkere cevaplarına ve 27/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; "....sigorta sözleşmesinin tabi olduğu ICC tüm riskler ( A) klozu m. 4.3 uyarınca konteyner içerisinde yerleştirilmesinin sigorta ettiren veya adamlarınca yapılması halinde, bu işin uygun olmamasından kaynaklanan zararların teminat kapsamı dışında kalması sebebiyle davacının kanuni halef sıfatıyla rücu koşullarından olan teminat kapsamında yer alan riziko için ödeme yapma koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmış ve bu durumda davacı tarafça davalı tarafların sorumluluğunu ispatlayamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine şeklinde karar veilmişse de verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği görülmüştür.
Eldeki davada; taraflar arasındaki uyuşmazlığın esası, davacı sigorta şirketi nezdinde dava dışı Erdemir Çelik Servis Merkezi San. ve Tic. A.Ş.'nin ... numaralı Emtia Blok Abonman sigorta poliçesi bulunması nedeniyle sigortalı dava dışı şirkete ait emtiaların karayolu ile 16/08/2017 tarihinde Kocaeli adresinden davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri A.Ş.'ye getirilmesi, emitaların diğer davalı MSC Gemi Acenteliği'ne ait Konteynerlere yüklenip mühürlendikten sonra araç üstüne alınırken tabanın çökmesi sonucu sigortalı emtiaların hasar görmesi üzerine hasar bedelinin davacı sigorta şirketince karşılanması sonrası, davacı tarafından karşılanan zarar miktarının sorumlulukları ve kusurları nispetinde davalılardan rücu edilmesi istemi olduğu, davalılarca kusur ve sorumluluğun kabul edilmemesi üzerine de davacı sigorta şirketinin davalılardan rücuen tazminat talep edip edemeyeceği, talep edilecekse tazminat miktarının ne miktarda olacağı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK'nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.
HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hakim, raporu serbestçe takdir eder. Hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; eldeki davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü, davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri A.Ş.'ye getirilen sigortalı emitalarının diğer davalı MSC Gemi Acenteliği'ne ait konteynerlere yüklenip mühürlenmesinden sonra konteynerin araç üstüne alınırken konteyner tabanın çökmesi sonucu sigortalı emtiaların hasar görmesi sonrasında söz konusu hasarın meydana gelmesinde hangi davalının kusurlu olup olmadığı ile kusurun hangi iş veya işlemle taraflara izafe edilebileceğinin açık ve anlaşılır şekilde tespit edilmesi olduğu, bunun için ise dosya arasına konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden alınacak raporla sağlanacağı anlaşılmıştır.
Eldeki davada; dosya arasına kazandırılan ve hükme esas alınan 27/01/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerince ayrı ayrı itiraz edildiği, itirazlar hakkında ise 23/05/2023 tarihli duruşma ara karar ile dosyada alınan bilirkişi raporu hüküm kurmak için elverişli ve yeterli görüldüğünden, taraflarca genel olarak hukuki değerlendirmelere yönelik rapor ya da ek rapor talep edildiği görüldüğünden ve hukuki değerlendirme mahkememize ait olduğundan bilirkişiden rapor yada ek rapor alınmasına yönelik talebin reddine şeklinde ara karar kurulduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesince; taraf vekillerince hükme esas alınan bilirkişi raporuna esaslı itirazlar ileri sürüldüğü; bu itirazların yukarıda da belirtildiği şekilde reddine karar verildiği ve dolayısıyla tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınmadığı; Ancak, dosya arasına aldırılan 27/01/2023 bilirkişi raporunun taraflar arasındaki uyuşmazlığı giderebilmesi bakımından açık ve anlaşılır olmadığı, bununla birlikte davacı tarafından davalılara atfedilen "kusurlu olma haline" dair herhangi bir inceleme de içermediği ve hatta bilirkişi raporunun eldeki uyuşmazlığın esası sayılabilecek yükleme/boşaltma konusunda uzman bilirkişileri de barındırmadığı görülmüş, böylelikle dosya arasına alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilirlikten uzak olduğu değerlendirilmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; HMK’nın 281-(3) maddesi gereğince gerçeğin ortaya çıkması amacıyla yeni bir bilirkişi heyetinden veya önceki bilirkişi heyetine gemi/ konteyner yükleme (istifleme) ve boşaltılması konusunda uzman bir bilirkişisinin de dahil edilmesi suretiyle yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf ve yargı denetimine elverişli rapor alınması (alınacak raporda, davacı dahil davanın tüm taraflarının genel olarak meydana gelen zararlandırıcı işlem karşısındaki sorumluluk ve dahilliklerinin açık ve net şekilde tartışılması, özel olarak ise; istifleme kusurunun tespiti bakımından istifin kim tarafından yapıldığının belirlenmesi, v.b konularda değerlendirilme yapılmasının bilirkişilerden istenilmesi), sonrasında ise somut dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermek olmalıdır.
6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2023 Tarih - 2020/79 Esas - 2023/511 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Ankara 13. İcra Dairesi'nin 2023/20235 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
17/02/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*