T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1543 - 2025/103
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1543
KARAR NO : 2025/103
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/05/2023
NUMARASI : 2022/766 Esas - 2023/424 Karar
DAVACI : AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Poligon Cad. Buyaka 2. Sitesi No:8 Kule:1 Kat:0-6 34771 Ümraniye/İSTANBUL
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-YILPORT KONTEYNER TERMİNALİ VE LİMAN İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ - Dilovası OSB 1. Kısım Göksu Cad. No:18 Dilovası/KOCAELİ
VEKİLİ : Av. ...
2-...
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2022
KARAR TARİHİ : 20/01/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 05/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile dava dışı ... arasında ... sayılı 25/03/2021 başlangıç, 09/12/2021 bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi imzalandığını, akdedilen bu poliçe çerçevesinde, ... plakalı aracın poliçe kapsamında olan risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı zararların teminat altına alındığını, 31.03.2021 tarihinde saat 20.00 sıralarında, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu RS-4 (HYSTER) isimli istifleme makinesinin; Yılport A.Ş. Limanı S-2 sahasından aldığı konteyner ile geriye doğru manevra yaparken sigortalı ... plakalı aracın ön kısımlarına çarptığını, kaza sonucunda hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, ... plakalı kasko sigortalı araçtaki hasarın kasko poliçesi kapsamında giderilmesi için müvekkili şirkete başvurulması üzerine, araç üzerinde ekspertiz çalışması yapıldığını ve inceleme sonucunda sigortalı araçta mezkur kaza nedeniyle KDV dahil 147.191,51-TL tutarlı hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, sigortalının uğradığı zararın giderilmesi için onarım gerçekleştiren anlaşmalı servis ... Vergi Numaralı Mengerler Ticaret Türk Anonim Şirketi'ne 15/10/2021 günü 124.738,46-TL; 31/08/2021 günü bu tutarın KDV'si olan 22.452,92-TL ödendiğini, netice itibariyle, kasko sigortalı aracın onarımı için anlaşmalı servise KDV dahil toplam 147.191,38-TL ödendiğini, sigortalısına ödeme yapan sigortacının Türk Ticaret Kanunu'nun halefiyet ilkesini düzenleyen 1472. maddesi kapsamında sorumlulara rücu hakkı bulunmakta olup somut olayda rücu talebinin bütün kanuni şartları mevcut olduğunu, sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, sigortalı tarafından düzenlenen temlikname ile de yukarıda bahsi geçen hasar/zarar nedeniyle sigortalının üçüncü kişilere karşı haiz olan her türlü dava ve talep hakkının, müvekkili şirkete temlik edildiğini, hasar tespit tutanağının incelenmesi sonucunda, davalıların sorumluluğundaki istifleme makinesinin sigortalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunun açık bir şekilde tespit edildiğini, RS-4 (HYSTER) isimli istifleme makinenin sürücüsü davalı ... tarafından da imzalanan tutanağa göre sürücünün geri manevra yaptığı esnada sigortalı araca çarpmak suretiyle hasar verdiğini, somut olayda gerçekleşen hasardan sorumlu olmasına rağmen ödeme yapmayan davalılar aleyhine Gebze İcra Dairesi’nin 2021/29847 Esas sayılı dosyası ile 26.11.2021 günü icra takibi ikame edildiğini, icra dosyasından gönderilen ödeme emrini, 02.12.2021 günü tebliğ alan ...'ın 06.12.2021 günü, 01.12.2021 tebliğ alan Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi ise 02.12.2021 günü takibe itiraz ettiğini, süresinde itiraz edilmesi üzerine, icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve fakat Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2022/18069 dosyası üzerinden Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi ile yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamadığını, diğer davalı ...'ın görüşmelere katılmadığını, davalılardan sürücü ...'ın icra takibinin yetkisine itiraz ettiğini, borçlunun bu itirazının haksız olduğunu, icra takibinin yetkili dairede başlatıldığını, diğer davalının yerleşim yerinin Dilovası/Gebze olduğu ve zararın meydana geldiği yerin de Gebze olduğu, Gebze İcra Dairesinin takibe yetkili olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptalini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin bir liman işletmesi olup, birçok sahası bulunduğunu, söz konusu kazanın karayolu trafiğine kapalı olan ve karayolu ile bağlantı yolu bulunmayan gümrüklü liman sahası’nda gerçekleştiğini, keza kazaya karışan aracın da karayoluna çıkış izni olmayan 4 (HYSTER) iş makinası olduğunu, bu iş makinasının karayolu trafiğine çıkışının yasak olduğunu, ancak sahada hizmet verebileceğini, Gümrüklü Liman Sahasının, Karayolu Trafik Kanunu’na tabi olmadığını, bu sebeple, Dilovası Trafik Şube’si ekiplerinin de kaza mahaline tutanak tutamadığını, davacının, Karayolu Trafik Kanunu gereği oluşmuş kazaları kapsayan ”Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta poliçesi” kapsam dışı olduğunu, dosyanın esasına girilmeden öncelikle bilirkişi tarafından keşif yapılmak sureti ile bir kroki çıkartılarak kazanın gerçekleştiği liman sahasının karayolu veya karayoluna bağlantı yolu olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, kazaya karışan müvekkili şirkete ait makinenin en küçük halinde 4.7 metre yüksekliğinde, çalışır vaziyette iken 18 metreye kadar çıkan ve 4,2 metre genişliğinde, 12 metre uzunluğunda, 73 ton ağırlığında olup, hayli büyük bir iş makinesi olduğunu, bu iş makinesinin konteyner elleçlemek için, yani konteyneri bir noktadan başka bir noktaya taşımak için kullanılan makine olduğunu, kazaya karışan ... plakalı diğer aracın ise konteyner yüklemesi için liman sahasına giriş yapan nakliye şirketine ait tır olduğunu, iş makinesinin operasyon esnasında geri manevra yaparken, ... plakalı araca ön tarafından çarptığını, bu kazada davalı şirketin kusurunun aranmayacağını, ... plakalı nakliye aracın yolda değil, istif sahasında aracını kullandığını ve kazanın bu sebeple meydana geldiğini, nakliye aracının sahada çizgiler ile belirlenen istif sahasında aracı sürdüğünü, yoldan gitmediğini, 4 (HYSTER) iş makinasını görünce istif sahasında (konteyenre depolama alanı) duraklama yaptığını, istif sahasının konteynerlerin üst üste dizildiği alanlar olduğunu, burada araç kullanmak veya duraklamanın yasak olduğunu, şerit ile belirlenmiş alanlarda konteyner istiflerinin yer aldığını, aracın kullanımına kapalı olduğunu, yol alanı olmadığını, kamera kayıtlarında da görüleceği üzere çizgi ile işaretlenmiş alanların istif sahası olduğunu, nakliye şoförünün gidiş güzergahını kısaltmak için yol olarak belirlenen alanı kullanmadığını, kestirmeden gitmek istemesi sebebi ile istif sahasında aracı kullandığını, bu sebeple de kaza meydana geldiğini, kazanın sebebinin ... plakalı aracın yoldan değil, istif sahasından gitmesi sebebi ile gerçekleştiğini, ... plakalı aracın “güvenli mesafe” kuralını ihlal ettiğini, davalıya ait aracın dört bir tarafından “8 metreden fazla yaklaşma” şeklinde uyarılar mevcut olduğunu, çünkü aracın yarı dönüş çapının, 8,4 metre olduğunu, hareket halinde iken 8 metreden yakında duran nesne veya makinaları algılamasının düşük olduğunu, çok büyük olan aracın pek çok kör noktası olduğunu, bu sebeple liman sahasının giriş kapsından başlayarak birçok bölgede ve iş makinasının üzerinde bu kuralın çok açıkça yazdığını, liman girişinde liman sahasında uyulması gereken kuralların belirli olduğunu, bu kural listesinde geçiş önceliğinin her zaman 4 (HYSTER) aracında olduğunun açıkça belirtildiğini, kamera kayıtlarından görüleceği üzere istif sahasında bulunan tırın bu kural liman sahasında bir çok bölgede tabelalar ile belirlenmiş uyarı levhalarını dikkate almayarak, liman kurallarına aykırı davrandığını ve 8 metreden daha kısa bir mesafede aracı duraklattığını, ... plakalı aracın Güvenli mesafe kuralını ihlal ettiğini, talep edilen zararın fahiş olduğunu, sigorta şirketinin piyasa rayiç fiyat araştırması yapmadan ödeme yaptığını, dosya içeriğinden görüldüğü üzere piyasa araştırması yapılmadan direk ödeme yapıldığını, ayrıca davacı tarafından talep edilebilecek miktarın gerçek zarar olduğunu, davacının araçta kaza sebebi ile oluşan zararı talep edebileceğini, bu zarara dayanak teşkil edilen faturada bir çok kalem yer alıp, bu kalemler ile kaza arasında illiyet bağı tespit edilemediğini, bu sebeple talep edilen zararın içeriğine de itiraz ettiklerini, davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle; davanın reddi ile davacının %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/29847 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 103.033,97.-TL asıl alacak, 1.270,89.-TL faiz üzerinden iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı ile davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın poliçe kapsamı dışında olduğunu, karara dayanak rapor bir trafik uzmanı tarafından hazırlandığını, oysaki gümrüklü saha olan liman sahasının trafik kanuna tabi olmadığını, Hukuk Genel Kurul kararı gereği davalı şirkete ait liman sahasının ana yola bağlantısı kroki çıkartılarak kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini, ancak raporda bu husus araştırılmadığını, krokilendirilmemiş olup, gerekçe dahi sunulamadığını, sayın bilirkişi aracın istif sahasında yol aldığını, kurallara aykırı yerde sürüş ve duraklama yaptığını tespit edememiş ve yine bu konuya değinmediğini, davanın 3 tarafı olup, kusur dağılımı yapılmadığını, kabul edilen hasar tutarına da itiraz ettiklerini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kanun ve yönetmelik hükmüne göre geri manevra sırasında gözcü bulundurmakla yükümlü olan sürücü ... haksız ve kusurlu eylemi nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu, diğer davalı da işleten ve/veya adam çalıştıran hükümlerine göre zarardan sorumlu olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin de kabul edilmesi gerekmekte olup aksi yönde hüküm tesisi hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf işbu istinaf başvurusunu, davacı şirket alacağının tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla ikame ettiğini, mezkur dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu ile yapılan tespitler son derece yerinde olup; dosyada mübrez hasar dosyası içeriği ile sabit tutanak, kayıt, kazaya ilişkin fotoğraflar ve ekspertiz raporu ile de tutarlı olduğunu, bu itibarla; davalının usul, yasa ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına uygun olmayan haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
Davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu rücu talebi 2 yıllık zamanaşımına tabi olup, zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davanın reddi usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2023 Tarih - 2022/766 Esas - 2023/424 Karar
sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; kasko poliçesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı ile davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, kasko poliçesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2021/29847 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalıların ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi'nin davanın reddini istediği, diğer davalının davaya cevap vermediği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı ile davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan Gebze İcra Dairesi'nin 2021/29847 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlular aleyhine 26.11.2021 tarihinde dava dışı sigortalıya ait olan ve hasarlanan ... plakalı aracın hasarlanması sebebiyle ödenen tazminatın rücuen tahsili sebebine ve hasar ile rücu dosyalarına dayanak belge olarak dayanılarak 147.191,38 asıl alacak, 476,12.-TL faiz, 1.261,05.-TL faiz olmak üzere toplam 148.928,55.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliği üzerine davalı borçluların, yetki itirazı ile birlikte alacağın tümüne ve ferilerine itiraz ettikleri, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafından bir yıllık hak düşüm süresi içinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan ve ilk derece mahkemesince keşif sonrası düzenlenen 29.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi'nin maliki olduğu anlaşılan istifleme makinesi operatörü diğer davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı çekici sürücü Talat Vardan'ın kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı Mercedes marka Actros 1848 LS 4 X 2 FL tipinde 2020 model çekicide meydana gelen hasarın kaza ile uyumlu olduğu, tamirinin ekonomik olduğunu ve toplam hasar miktarının KDV Dahil 147.191,51-TL olduğu, kazanın meydana geldiği yerin kara yoluna bağlantısının bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Davacı eldeki davada, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet gereğince kasko poliçesi kapsamında ödediği bedelin rücuan tazminini talep etmiştir.
TTK'nın 1472. maddesinde "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK'nın 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Eldeki davada; davacı, davaya konu zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Dosya arasına alınan 29.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı Yılport ... A.Ş.'nin maliki olduğu istifleme makinesinin operatörü olan diğer davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğu, davacı sigortalısı olan ... plaka sayılı çekici sürücü Talat Vardan'ın ise kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı çekicide meydana gelen hasarın kaza ile uyumlu olduğu, tamirinin ekonomik olduğu ve toplam hasar miktarının KDV Dahil 147.191,51-TL olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Yine,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde ise “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı” hüküm altına alınmıştır.
Davaya esas teşkil eden kazada TBK'nın 49. maddesi uyarınca davalı ... haksız fiil eylemi ile ve kendi kusurundan, davalı Yılport şirketi ise aracın işleteni ve aynı zamanda adam çalıştıran olarak KTT'nin 85/1 maddesi uyarınca araç sürücüsünün kusuru oranında kusursuz olarak sorumludur.
Eldeki davada; davaya temel teşkil eden kazanın, davalı ...'ın kullanımında olan iş makinesinin dönüş yapmak için geri manevra yaptığı esnada dava dışı(sigortalı) ...'a ait ... plakalı aracın liman sahası içinde yol aldığı sırada her iki aracın çarpışmaları şeklinde meydana geldiği, mahkemece yapılan keşif sırasında liman sahasında iş makineleri dışında diğer araçların da kazanın meydana geldiği yerden gelip geçtiğinin gözlemlendiğinin belirtildiği, bu şekilde davalı ...'ın geri manevra sırasında kontrolsüz ve tedbirsiz bir şekilde hareket ettiği, davacının sigortaladığı ... plakalı aracın sürücüsü Talat Vardan'ın ise iş makinesinin çalışma alanına tedbirsiz bir şekilde girmesi nedeniyle kusurlu olduğu, dosya arasına alınan 31.03.2021 tarihli hasar tespit tutanağı, kamera görüntülerinin de oluşa uygun düştüğü değerlendirilmiştir.
Eldeki davada, kaza sonrası meydana gelen hasar tespitine ilişkin olarak düzenlenen raporun yetersiz veya hatalı olduğuna dair bir bilgi veya belge bulunmadığı, mahallinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 29/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda limana yoğun bir şekilde araç girişinin olduğunun ve liman sahasının karayolu bağlantısının bulunduğunun belirlenmesi karşısında eldeki olayın KTK kapsamında trafik kazası sayılması gerektiği, bilirkişi raporunda tüm bilgi ve belgelerin dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, neticeten, davacı tarafın sigortaladığı araçta meydana gelen hasar miktarının, davacı tarafından yapılan ödeme ile uyumlu olacak şekilde KDV dahil 147.191,51.-TL olduğu , söz konusu hasar miktarının davalı sürücünün kusur oranı olan %70 oranına göre 147.191,51.-TL X %70 = 103.033,97.-TL olabileceği, davacı tarafından sigortalısına iki farklı zamanda ödeme yapıldığı, davacının ödeme tarihlerinden itibaren ödenen miktar üzerinden faiz talep edebileceği anlaşılmıştır.
Eldeki davada; hesap edilen asıl alacak üzerinden davacı tarafından sigortalısına yapılan 22.452,92.-TL için ödeme tarihi olan 31.08.2021 tarihi ile takip tarihi olan 25.11.2021 tarihleri arasında takip talebinde istenen %9 yasal faiz üzerinden işlemiş olan 22.452,92.-TL X 9 / 100 = 2.020,76.-TL yıllık faiz miktarı /365 X 86 gün faiz işletilecek gün sayısı = 476,12.-TL olduğu, yine, hesap edilen 103.033,97.-TL asıl alacak üzerinden davacı tarafından sigortalısına yapılan 22.452,92.-TL'nin düşülmesi sonucunda kalan 80.581,05.-TL için ödeme tarihi olan 15.10.2021 tarihi ile takip tarihi olan 25.11.2021 tarihleri arasında takip talebinde talep edilen %9 yasal faiz üzerinden işlemiş olan 80.581,05.-TL X 9 / 100 = 7.252,29.-TL yıllık faiz miktarı /365 X 40 gün faiz işletilecek gün sayısı = 794,77.-TL olduğu görülmüş, yerel mahkemece de hükmedilen asıl alacağa işletilen faiz 476,12.-TL + 794,77.-TL = 1.270,89.-TL hesap edilerek, neticeten 103.033,97.-TL asıl alacak, 1.270,89.-TL işlemiş faiz üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına karar verilmiş olmasında ve davacının alacağının likit olmaması, alacağın yapılan yargılama sonucunda tespit edilebilmiş olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,yine, davacı tarafın, davalılar aleyhine icra takibi başlatmasında kötü niyetli olduğu ispat edilememiş olduğundan davalı Yılport şirketinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine şeklinde karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesince verilen hükmün istinaf kanun yoluna başvuran tarafların istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, istinaf kanun yoluna başvurun tarafların istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Yine, dava alt başlığını "Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan" şeklinde yazılması gerekirken uyuşmazlığa uygun düşmeyecek şekilde "Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle Rücuen" şeklinde yazılması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekili ile davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; davacı ile davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi'nin İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 7.125,06 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.781,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.343,16 TL istinaf karar harcının davalı Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri Anonim Şirketi'den alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
9-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/01/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*