T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1597 - 2025/64
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1597
KARAR NO : 2025/64
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ...(...)
ÜYE : ...(...)
KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :09/05/2023
NUMARASI :2023/64 Esas - 2023/270 Karar
DAVACI :ÇAYELİ TRANS TAŞIMACILIK OTOMOTİV TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. - 0232067356200028 -...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :TRANS AVUSTURYA ULUSLAR ARASI NAKLİYAT TİCARET VE SANAYİ LTD. ŞTİ. - ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 03/02/2023
KARAR TARİHİ :16/01/2025
KR. YAZIM TARİHİ :20/01/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Çayeli Trans Taşımacılık Oto. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket ile yapılan cari hesap sözleşmesini de kapsar şekilde taşıma sözleşmesi yapıldığını, davacı şirketi tedarikçi sıfatıyla Trans Avusturya'nın taşıma işlerini üstlenmiş ve yapılan taşıma işlerinden doğan alacakları fatura düzenleyerek kayıt altına alındığını, Uluslararası transit taşımacılık işi tamamen EURO döviz cinsi üzerinden yapılmakta, gümrük harclar vs tüm ödemeler de yine EURO döviz cinsi üzerinden yapıldığını, davalı firma tarafından TL cinsinden ödemeler yapıldığını, davalı tarafından TL cinsinden yapılan ödemeleri o gün için açıklanan kur üzerinden döviz cinsine çevirmiş ve defterlerine ve cari hesabına ödemeyi bu şekilde girildiğini, zira taraflar arasında yapılan taşımacılık sözleşmelerinde de ödemelerin döviz cinsinden olacağı kararlaştırıldığını, Davalı Şirket tarafından TL olarak yapılan ödemeler sebebiyle 9.649,58-Euro bakiye cari hesap alacağı kaldığını, alacak sebebiyle davalı şirket aleyhine tarafımızca İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15242 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının yetki itirazı üzerine tarafımızca yetki itirazı kabul edilerek, Sakarya 5. İcra Müdürlüğünün 2017/4794 Esas sayılı dosyası ile kayıt oluşturulduğunu, dosyadan tekrar ödeme emri gönderildiğini, Davalının süresinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/379 Esas sayılı dosyası ile (ticaret mahkemesi sıfatıyla) itirazın iptali davası açıldığını, Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/379 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki taşıma sözleşmesi ve cari hesap sözleşmesi uyarınca söz konusu olan borç sabit olmuş olup takibin devamına karar verilmiştir. Sayın mahkemece yapılan yargılama sonucunda 18/09/2020 tarihli gerekçeli kararda " davacının dava dosyasına sunulan cari hesap ekstresine istinaden 9.469,00 Euro davalıdan alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerinde bakiyenin "0" olduğu ancak fatura bedellerinin sıfırlanma sebebinin belirlenemediği bildirilmekle, davacının davalı yandan 9.649,00 Euro alacaklı olduğu, davalının takibe haksız itiraz ettiği anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne dair..." şeklinde gerekçelendirilerek davalı şirketin müvekkil şirkete 9.649,00 Euro borcu olduğu hüküm altına alındığını, ayrıca yapılan yargılamada düzenlenmiş olan 11/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise "Sözleşme şartlarına göre Euro Bedel üzerinden çalışılacağının açık olduğu bu nedenle ticari defter kayıtlarına alınırken Euro üzerinden işlem yapılması gerektiği, böylelikle davacının 9.649,00Euro bedelli alacağının kabulünün," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Ayrıca aynı bilirkişi raporunda raporun düzenlenme tarihi itibari ile bu alacağın TL karşılığı olarak 43.171,55-TL olduğu tespit edildiğini, davacı şirket ile davalı arasındaki ticari faaliyetten kaynaklanan 9.649- Euro alacağın TBK 99. Madde hükmü gereğince fiili ödenme tarihindeki TL karşılığına 2016 yılından itibaren işleyecek olan ticari reeskont faizi ile birlikte davalı tarafından tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı ve derdestlik itirazları olduğunu ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde iddia etmiş olduğunun aksine müvekkil ile davacı taraf arasında akdedilen cari hesap sözleşmesinde hesap kesim tarihi itibariyle ödemenin Euro veya da TL cinsinden yapılabileceği, kaldı ki davacı taraf hesap kesim tarihi henüz gelmeden nakit paraya ihtiyacı olması nedeniyle davalı müvekkile başvurmuş, ödemenin TL cinsi üzerinden yapılmasını talep etmiş,müvekkil de bunun üzerine cari hesap sözleşmesi kesim tarihinden önce davalı tarafa TL cinsi üzerinden alacağı tamamen ödendiğini, davacı tarafın davalı şirket nezdinde hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, Dolayısıyla taraflar arasındaki hesaplar sıfırlandığı halde davacı taraf daha sonra kötüniyetli olarak davalı şirketin kendisine ödeme yapmadığı iddiası ile icra takibine başvurduğunu , haksız ve kötüniyetli bu takibe haklı itirazları doğrultusunda takibin durduğunu bildirmiştir. Davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak işbu dava açtığını, taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi ve yapılan ödemelere ilişkin dekontlar incelendiğinde davacı tarafın tüm alacağını almış olduğu ancak haksız olarak davalı şirkete karşı icra takibine girmiş olduğunun görüleceğini bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın zaman aşımı yönünden REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın evveliyatı da incelendiğinde baştan bu yana talepler sözleşmesel alacaktan kaynaklandığını, kararda belirtilen zamanaşımına ilişkin beyanlar usul ve yasaya aykırı olup hukuki mesnetten yoksun bulunduğunu, dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup mahkeme talep sonucunun açıklattırılmasını beklemeden hatalı olarak davayı zamanaşımı nedeniyle reddettiğini, dava dilekçesinin konu kısmı alacağın dayandığı sebeplere farklı olarak farklı zamanaşımı sürelerine tabi olup gerçek ve hukuka uygun bir kararın vuku bulması açısından bu hususların netleştirilip ortadaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, Borçlar Kanunun ilgili madde 146 "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmü amir olup dava konusu alacak da 10 yıllık zamanaşımına tabi olup nitekim yasada aksine hüküm bulunan ve daha az zamanaşımı öngörülen hallerde sayıldığını (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/532 Esas, 2014/6531 Karar 29.04.2014 T. - Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/2002 Esas 2019/4059 Karar 03.10.2019 T. ) beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 09/05/2023 tarih, 2023/64 Esas - 2023/270 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki taşıma hizmet ve cari hesap sözleşmesi mucibince cari hesap alacağı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafından davalı şirket ile arasında cari hesap sözleşmesini de kapsar şekilde taşıma sözleşmesi yapıldığı, davacı şirketin tedarikçi sıfatıyla Trans Avusturya'nın taşıma işlerini üstlendiği ve yapılan taşıma işlerinden doğan alacakları fatura düzenleyerek kayıt altına aldığını beyanla, davalı ile ticari faaliyeti nedeniyle taşıma işlerinden kaynaklı kesilen faturalardan, faturalar döviz üzerinden kesildiği halde, davalı tarafından TL olarak ödenmesi sebebiyle 9.649,58 EUR bakiye cari hesap alacağının tahsili cihetiyle eldeki davayı açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından bu karar karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
TBK.m.146'ya göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak taraflar arasında taşıma sözleşmesi akdedilmiş ve bunun içeriğinde de taraflar arasında cari hesabın uygulanacağına ilişkin hüküm taraflarca kabul edilmiştir.
TTK.m.89'da cari hesap sözleşmesi "İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir.
(2) Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz." şeklinde tanımlanmış ve geçerlilik şekli yazılı yapılmasına bağlanmıştır. Bu durumda taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
TTK.m. 101'de cari hesaba ilişkin zamanaşımı şu şekilde düzenlenmiştir:
" Cari hesabın tasfiyesine, kabul edilen veya mahkeme kararıyla saptanan artan tutara ya da faiz alacaklarına, hesap hata ve yanılmalarına, cari hesabın dışında tutulması gereken veya haksız olarak cari hesaba geçirilmiş olan kalemlere veya tekrarlanan kayıtlara ilişkin bulunan davalar, cari hesap sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrarlar."
Taraflar arasında 08.10.2016 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin niteliği itibari ile 6102 sayılı TTK'nın 850 ve devamı maddelerinde düzenlenen taşıma işlerine ait sözleşme niteliğinde bulunduğu, sözleşme süresinin 30.12.2016 olarak belirlendiği, iptal edilmemesi halinde bir yıl daha uzamış sayılacağının yazıldığı, davacı tarafından yapılan ödemelerin yabancı para cinsinden yapılmaması nedeniyle sözleşmenin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından bu alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15242 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, davalının yetki itirazı üzerine yetki itirazı kabul edilerek, Sakarya 5. İcra Müdürlüğünün 2017/4794 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, davalının süresinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/379 Esas sayılı dosyası ile (ticaret mahkemesi sıfatıyla) itirazın iptali davası açıldığı, Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/379 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda itirazın iptaline karar verildiği, söz konusu kararın dairemizin 2020/1945 E., 2021/15242 K., sayılı ilamı ile 30/09/2021 tarihinde kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrası Sakarya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/204 E., 2022/328 K. Sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve bu kararın 31/01/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu takip veya dava ile TBK.m.154 gereğince zamanaşımı süresinin kesildiği ve TBK.m.156 gereğince yeni sürenin işlemeye başladığı akla gelebilir ise de, Sakarya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/204 E., 2022/328 K. sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden bu takip ve davanın zamanaşımına bir etkisi olmayacaktır. Eldeki dava da 03.02.2023 tarihinde açıldığına göre cari hesaptan kaynaklanan alacak davasının beş yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığı ve davalının zamanaşımı itirazında bulunması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden, davanın bu nedenle reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 435,50-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*