T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1539 - 2025/42
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1539
KARAR NO : 2025/42
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :...(...)
ÜYE :...(...)
ÜYE :...(...)
KATİP :...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :31/01/2023
NUMARASI :2022/303 Esas - 2023/57 Karar
DAVACI :İZOÇÖZÜM YALITIM İNŞAAT TAAHHÜT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ -...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :BOR ÇEL MÜHENDİSLİK MAKİNA İNŞAAT TESİSAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :06/06/2022
KARAR TARİHİ :16/01/2025
KR. YAZIM TARİHİ :31/01/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; faturadan kaynaklanan alacaklarının tahsili nedeniyle Kocaeli İcra Dairesi'nin 2022/15873 sayılı dosyası ile başlattıkları takibe borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacının 10/11/2021 tarihli teklif formu üzerine malzeme alımı ve müvekkiline teslim edilmesi konusunda anlaştıklarını, anlaşma formunda hizmet bedeli + KDV olmak üzere toplam 12.885,53-USD olarak anlaştıklarını, anlaşma tarihinde bu bedelin TL'ye çevrilerek davacıya 14/12/2021 tarihli 125.148,58-TL bedelli çek ile ödeme yapıldığını, çekin 12/11/2021 tarihinde teslim edildiğini ve ödendiğini, ancak davacının 30 günlük çek ile ödemeyi kabul etmesine rağmen davalıdan haksız şekilde kur farkı talebinde bulunduğunu, kendi hesaplarına göre bakiye alacak ürettiğini beyan ederek; haksız davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Kocaeli İcra müdürlüğünün 2022/15873 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline,
2-Takibin 3.759,26 USD asıl alacak üzerinden devamına,
3-Asıl alacak miktarı olan 51.172,17 TL nin (3.759,26 x13,6123= 51.172,17 TL) %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Takip öncesi işlemiş faiz ve fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-İcra takibinden sonra davadan önce davalı tarafından ödenen 21.496,26 TL yönünden hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın usuden reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan ticari anlaşma sürecinde her bir işlem sürecinin uygun yapıldığını, öncelikle tarafların teklif formunu ilettiğini, daha sonra siparişlerin onaylandığını ve ileri tarihli çek ile davalının ödemesini yaptığını ancak sipariş hazırlanma süresi ve malın teslim süresi zaman aldığı için, dolar kurunun farklılık göstermesinin, davacı tarafından kabul görmediğini, geçen süre içerisinde doların yükselmesi ile arada doğan farkın davacı tarafından davalıdan talep edildiğini ancak bu hususta bir çok yargı kararları dikkate alındığında, dolar kur farkının davalıdan istenemeyeceğinin kabul gördüğünü, davacının sözleşme tarihinde yapılan anlaşma ile 30 gün ileri ödeme tarihli çeki kabul ettiğini ve gününde çeki tahsil ederek, ihtirazi kayıt sunmadığını, ayrıca davacının 22/11/2021 tarihli kestiği faturanın da ihtirazi kayıt düşmediğini, davacının işi yapım sürecinde mal aldığı firmadan dolar kur farkı sebebiyle zarar ettiğini beyan etmiş olsa da bu durumu ortaya koyan bir delil sunamadığını, davacı ile mal aldığı firma arasında kesilen fatura incelendiğinde fatura bedeli olarak 0 (sıfır) USD olduğu görüldüğünü, davalının durumun dava sürecine taşınmaması için anlaşma bedeli olan 125.148,58-TL bedel üzerinden fatura kesilmesi gerekirken, davacının kötü niyetle 141.752,79-TL bedel kestiği fatura farkını (icra takip masraf ve giderleri dahil), dava açılmadan önce 17/05/2022 tarihinde davacı firma ad ve namına kayıtlı banka hesabına (21.499,53-TL) yatırdığını, durumdan davacı tarafı bilgilendirdiğini ancak bu ödemenin de davacı tarafından yeterli bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2023 tarih, 2022/303 Esas - 2023/57 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında ihtilaf dışı olan faturaya ilişkin kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, davalıya RAL 9002 boyalı sac panel sattığı, malın anlaşılan bedelinin 10/11/2021 tarihli teklif formunda belirtildiği üzere 12.855,53 Dolar olduğu, davacının faturasını 22/11/2021 tarihinde düzenlediği, davalının fatura bedeline karşılık 14/12/2021 keşide tarihli çek verdiği, çekin tahsil edildiği 15/12/2021 tarihindeki kur ile USD olarak çevrildiğinde 8800,08 USD ödeme alındığı, 4055,45 USD kur farkı alacağı olduğu gerekçesiyle eldeki davayı açtığı, davalı; davacı 30 günlük çek ile ödemeyi kabul etmesine rağmen 22/11/2021 tarihli tüm bedel üzerinden fatura kesmesine rağmen kur farkı talep ettiğini, çek ile yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceğini, yine de dava açılmaması için ihtirazi kayıtla 21.496,26 TL ödediklerini belirterek davanın reddini talep ettiği, 01/12/2021 tarihli ek bilirkişi raporuna göre; davacının, kur farkı alacağının 4.042,25 USD olduğunun belirtildiği, Mahkemece davalının dava tarihinden önce 17/05/2022 tarihinde yaptığı 21.496,26 TL'yi ödeme tarihindeki satış kuru üzerinden önce alacağın ferilerinden düşerek davanın 3.759,26 USD üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında sözleşme bulunması yahut faturaya konu malların döviz karşılığı satılması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz ( Yargıtay 19. HD. 13/03/2019 tarih, 2018/1227 2019/1611 K.). Diğer yandan yabancı para borcu çek ile ödendiğinde kural olarak kur farkı talep edilemez (" Davacı tarafından düzenlenen faturaların Amerikan Doları cinsinden olduğu görülmekle kural olarak kur farkı istenebilmesi mümkün ise de; dava konusu uyuşmazlıkta davalının çekle ödemede bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekirken..." Yargıtay 19. HD. 13/03/2019 tarih, 2018/1227 2019/1611 K.).
Eldeki uyuşmazlık bu açıklamalar uyarınca incelendiğinde; taraflar arasındaki teklif formunun yabancı para ile yapıldığı, davacının da, kur farkı talebini davacı tarafından davalıya verilen 10/11/2021 tarihli teklif formundaki "malzeme bedeli TL çeki verildiğinde çekin hesaba geçtiği günkü merkez bankası döviz efektif satış kurundan USD çevrilir +,- ödemesi peşin yapılır" şeklindeki anlaşmaya dayandırdığı, bu durumda sözleşme tarafları bağlayacağından kur farkı ödenmesi gerekeceği, ödemelerin çek ile yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmıştır. Mahkemece taraflar arasında çek bedelinin hesaba geçtiği tarih esas alınmak sureti ile alınan TL ödemenin merkez bankası efektif satış kuruna göre hesaplanacağı belirtilmiş olup davacının 15/12/2021 tarihli kura göre alacağı 4.055,45 USD olduğu, borçlu tarafından icra dosyası hesabına 17/05/2022 tarihinde 21.496,26 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme tarihindeki merkez bankası USD satış kuru 15,8908 TL olup öncelikle TBK 100. Maddesi gereği alacağın ferilerinden düşülmüş bakiye kalan 5.895,46 TL ana paradan düşüldüğü, böylelikle davacının ana para alacağı 59.549,76 TL olduğu, davacının dava tarihi itibari ile ana para alacağı 59.549,76 TL/15,8408(TCMB satış kuru) = 3.759,26 USD olması nedeniyle davacının davası bu miktar üzerinden kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 3.495,57-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 873,90-TL'nin mahsubu ile kalan 2.621,67-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*