T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1320 - 2024/1816
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1320
KARAR NO : 2024/1816
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 08/11/2022
NUMARASI : 2021/350 Esas - 2022/634 Karar
DAVACI : BORUSAN LOJİSTİK DAĞITIM DEPOLAMA TAŞIMACILIK VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - Gürsel Mah. İmrahor Cad. Premıer Kampüs Ofıs Apt. No: 29 A/212 Kağıthane/İSTANBUL
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : KORUMA TEMİZLİK A.Ş. - Deniz Mah. Petrol Ofisi Cad. No:43 Derince/KOCAELİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2020
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 07/01/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ticaret unvanının davalı ile ticari ilişkinin başladığı dönemde Balnak olduğunu, 2015 yılında gerçekleşen birleşme-devralma neticesinde Borusan Lojistik olduğunu, davalı şirketin davacı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı şirketi maddi zarara soktuğunu, davacı şirketin iş bu uyuşmazlığı çözmek için sulh olmaya çalıştığını, davalı tarafın davacı şirketin tüm iyi niyetli çabalarına karşın davalı tarafın anlaşmaya yanaşmadığını, davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu, davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başladığını, davacı şirketin davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişkiye dayanak cari hesap ekstresi uyarınca davacı şirketin davalı şirketten 12.000,00 USD tutarında alacağının mevcut olduğunu, bahse konu miktarın ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2015/23063 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı nedeni ile dosyanın Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/17619 Esas sayılı dosyası üzerinden yeniden ödeme emri gönderildiğini, davalının haksız itirazları karşısında alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davalı şirketin Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/17619 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ve takibin devamına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile takip tarihinden itibaren asıl alacak için işleyecek değişen oranlarda ticari faiz ve ferilerinin tahsiline, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın temelinin deniz ticareti hukuku uyuşmazlığına dayanmakta olduğunu, deniz ticareti hukuku ile ilgili uyuşmazlıklara bakan mahkemenin Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinin ekinde olan belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğini, davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, her durumda dava konusu takibe dayanak olarak gösterilen fatura alacağının davalıdan talep edilmesinin hukuken tamamen mesnetsiz olduğunu, her durumda doğduğu iddia olunan zarara ilişkin somut hiçbir delil sunulamamış olması nedeni ile de davanın reddinin gerektiğini, demuraj hakkının doğduğu anlamına gelmemekle birlikte demuraj talebinin fahiş tutarının kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜ İLE;
a-Davalının Kocaeli İcra Dairesinin 2020/17619 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 12.000,00 USD asıl alacak üzerinden devamına,
b-Asıl alacağa takip tarihi olan 14.08.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre kamu bankalarınca USD cinsi yabancı paraya uygulanacak en yüksek faiz oranları üzerinden hesaplanacak temerrüt faizinin uygulanmasına,
c-Asıl alacak likit ve itiraz haksız göründüğünden takdiren kabul edilen alacağın % 20'si oranında ve takip tarihi itibariyle takibe konu yabancı para cinsinin efektif satış kuru üstünden hesaplanan 6.701,28-TL (2.400,00 USD) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; deniz yoluyla taşımaya konu konşimentodan demuraj da dahil olmak üzere her türlü masraftan alıcının sorumlu olduğu açıkça anlaşılmasına rağmen, davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme dosyasına sunulmuş olmasına rağmen, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında söz konusu belgeler incelenmeksizin tespit ve değerlendirmede bulunulduğunu, yerel mahkeme tarafından işbu bilirkişi raporları hükme alınmış ve başkaca bir inceleme yapılmadığını, yerel mahkeme tarafından, zamanaşımı bakımından yapılan değerlendirme hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, demuraj hakkının doğup doğmadığına, doğduysa bu alacağın miktarına ilişkin inceleme yapılmadan hüküm tesis edilmesi, yerel mahkeme tarafından verilen kararı hukuka aykırı kıldığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin, icra takibine konu bedeli davalıdan rücu hakkına sahip olduğu bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğundan davalının aksine iddialarının yerinde olmadığını, davacı şirketin davasında ne denli haklı olduğu, yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporlarıyla da sabit iken davalının yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurması yasal yolları tüketmekten öteye geçmediğini, bu nedenle davalının istinaf istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket lehine hesaplanan vekalet ücretleri hatalı olup döviz cinsi alacaklara ilişkin vekalet ücretinin karar tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanması gerektiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, davacı şirket lehine takdir edilen vekalet ücretine yönelik kısımın düzeltilmesine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 08/11/2022 Tarih - 2021/350 Esas - 2022/634 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; demuraj bedeli, liman ardiye masrafı ve imha masrafından kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, demuraj bedeli, liman ardiye masrafı ve imha masrafından kaynaklanan alacağının tahsili için Kocaeli İcra Dairesinin 2020/17619 esas sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Eldeki davada; davacı, MSCU16372461 nolu konşimentoya kayıtlı yükün Evyap Limanından Yemen Hodeidah Limanına taşınması işi organizasyonunu üstlendiğini, fiili taşıyıcı Mediterranean Shipping Company S.A. nın 24.11.2012 tarihinde yükü limana indirdiğini ancak ilgili yükün alıcısı olan dava dışı ... Est. tarafından yükün teslim alınmadığını bu nedenle dava dışı MSC Gemi Acenteliği Aş'ye zararın artmaması için demuraj bedeli, liman ardiye masrafı ve imha masrafı için toplam 12.000 USD ödediğini belirterek davalı şirketten 12.000 USD tutarında cari hesap alacağı olduğunu iddia ettiği, davalının, zarardan sorumlu olmadığını, sorumluluğunun malların gemiye yüklenmesi ile sona erdiğini, sorumlunun konşimentodaki alıcı ... olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, demuraj talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep ettği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından katlanılan demuraj bedeli, liman ardiye masrafı ve imha masrafından davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
İlk derece mahkemesince alınan 04.03.2022 tarihli ve 26.08.2022 UYAP kayıt tarihli bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; davacı Borusan Lojistik A.Ş.'nin buradaki sıfatı ile 6102 sayılı TTK'nın 917. maddesine göre taşıma işleri komisyoncusu veya diğer bir kullanım ile taşıma işleri organizatörü, 6102 sayılı TTK'nın 1200. maddesine göre navlunun borçlusunun taşıtan olması nedeniyle ve navlun sözleşmesi gereği Koruma Temizlik A.Ş.'nin taşıtan konumunda olduğu, Borusan Lojistik A.Ş.'nin açıklanna sıfatı çerçevesinde fiili taşıyan MSC Gemi Acenteliği A.Ş.'nin haklarına sahip olduğu, vy durumda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin “Taşıyan” ve “Taşıtan” ilişkisi olduğu, Koruma Temizlik A.Ş. ile ithalatçı konumundaki ... arasındaki ilişkinin de “Satıcı” ve “Alıcı” ilişkisi olduğu, Yemen Hodeidah limanına teslim edilen konteynerin ithalatçı ... tarafından gümrük başvurusu, Ordino alımı, Yemen temsilcisi ile yazışması veya irtibatına rastlanmaması nedeniyle ithal edilmediği ve herhangi bir ithal etme gayesi ve niyeti içinde olmadığının görüldüğü, teslim alınmayan konteyner için ödenmesi gereken demuraj hesabı konşimento üzerinde belirtilen tarifeye göre doğru bir şekilde imha masrafları dahil toplam 37.012 USD olarak hesaplandığı, ilk indirimli tutarın 25.950 USD olarak ve son olarak davalı tarafından 23.03.2015 tarihli e-posta ile sulh yolu aranarak 12.000 USD ödeyebileceğinin teklif edildiğini, bu tutarın taşıyan Borusan Lojistik A.Ş. ile fiili taşıyıcı olan MSC Gemi Acenteliği A.Ş. ile görüşülerek iyi niyetli ve makul bir tutar olarak kabul edildiği, Borusan Lojistik A.Ş. basiretli bir tacir gibi davranarak zararı makul bir seviyeye çektiğinin görüldüğü, Borusan Lojistik A.Ş.'nşn navlun sözleşmesi ve ilgili konşimento hükümleri gereği demuraj ödemesini MSC Gemi Acenteliği A.Ş.'ye yapmakla yükümlü olduğu ve 6102 sayılı TTK'nın 1203. Maddesi gereğince aynı şekilde rücu yapma hakkına da sahip olduğu, gönderilen/ithalatçı eşyayı teslim alma hakkını kullanmadığından 6102 sayılı TTK'nın 1207. Maddesi uyarınca ve birbirlerine sorumlulukları doğrultusunda Borusan Lojistik A.Ş.'nşn taşıtan olarak MSC Gemi Acenteliği A.Ş.'ye yine aynı şekilde navlun sözleşmesinin taşıtanı Koruma Temizlik A.Ş.'nin de taşıyan sıfatında olan Borusan Lojistik A.Ş.'ye navlun ve diğer alacakları ödemekle yükümlü olduğu belirlenmiştir.
Dosya arasına alınan MSCU16372461 nolu konşimento, birleşik taşıma ve limandan limana nakliyat konşimentosu incelendiğinde; (1) adet 40HC tipi INKU/227856/4 nolu konteynerın davacı tarafından kapalı şekilde teslim alınarak taşıma işinin üstlenildiği; fiili taşıyıcının Mediterranean Shipping Company S.A. olduğu, davalı şirketin taşıtan sıfatına haiz olduğu, dava dışı ...'in alıcı konumunda bulunduğu, konteynerin, 20.10.2012 tarihinde Evyap Limanından hareketle 24.11.2022 tarihinde Yemen Hadeidah limanına varışının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Dava dışı alıcı ...'in varış limanına varan konteyneri ithal etme niyeti içinde olmadığı ve malı teslim almadığı, dosya arasına alınan 04.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda demuraj bedeli 24.450 USD, ardiye masrafı 6.212 USD ve imha masrafı 6.350 USD olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamanın konşimentoda yer alan kayıtlara uygun olduğu, fiili taşıyıcıya izafeten MSC Gemi Acenteliği A.Ş. tarafından düzenlenen ibranameye göre dava konusu konteynerin telim alınmamasından dolayı oluşan masraflara mahsuben davacıdan 12.000,00 USD alındığı, davacının ibra edildiği ve konteyner demurajına ilişkin konşimentoda yer alan kayıt ve TTK'nın 1207. maddesi uyarınca yükün gönderileni yükü teslim alma hakkını kullanmamış olduğundan davalının konteyner demuraj alacağından ve diğer masraflardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Zamanaşımı yönünden yapılan incelemede; taraflar arasındaki 23.02.2015 tarihli e-posta yazışmalarından, imha süreninin tamamlanarak boş konteynerin dönüşünün 27.02.2015 tarihinde yapılacağının kararlaştırıldığı, taşımaya konu yükün boşaltma işlemi yapılmadıkça işleyen demuraj alacağına ilişkin zamanaşımı süresi işleyemeye başlamayacağından, eldeki uyuşmazlıkta dönüş tarihi olan 27.02.2015 tarihinde zamanaşımı süresinin başladığı, icra takip tarihi olan 14.08.2015 tarihi dikkate alındığında 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından mahkemece davalı tarafından yapılan zamanaşımı def'i sinin reddine karar verildiği, zamanaşımına yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalara göre; davacının, dava dışı fiili taşıyıcı MSC Gemi Acenteliği A.Ş'ne yapmış olduğu demuraj bedeli, ardiye ve imha masrafı kalemlerindeki ödemeleri, davalıdan tahsil edilmesi amacıyla Kocaeli 8. İcra Dairesi'nin 2020/17619 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından başlatılan icra takibi yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, takip konusu alacağın likit ve belirlenebilir olmasına ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanmasına göre, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Dairemizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesince verilen hükmün tarafların istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, tarafların istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Tarafların İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 6.210,77 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.552,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.658,07 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
9-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/12/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*