T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/915
KARAR NO : 2024/1474
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2022 - 23/02/2023 (Ek Karar)
NUMARASI : 2021/898 Esas - 2022/1009 Karar
DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ...
DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2021
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 12/11/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Gebze İcra Dairesi'nin 2021/25173 Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, alacaklı görülen tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe konu borcun gerçek olmadığını, davalı ile aralarında açık hesap ticareti olduğunu, davalıya güvence oluşturması açısından teminat senedi verildiğini, teminat senedinin takibe konu edilemeyeceğini, takibe dayanak yapılan ve ödeme emrinin ekinde tebliğ edilen belgedeki ödeme tarihinin geriye dönük alacaklı tarafından düzenlendiğini, senette tahrifat olduğunu, ödeme tarihinin kendi iradesine ait olmadığını beyan edere, öncelikle takibin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, akabinde ilamsız ödeme emrine itirazlarının kabulünü, ödeme emrinin ve takibin iptaline kabulüne, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddiaların doğru olmadığını, senedin taraflar arasındaki ticarete binaen verildiğini, senedin arka yüzünde bulunan teminat senedidir ibaresinin senedin kambiyo etkilemeyeceğini, davacının kambiyo senedindeki imzaya karşı itirazının senedin tarafların özgür iradesine dayanarak düzenlendiğini, davacının ödeme tarihine ilişkin iddialarını kabul etmediklerini davacının iddialarını destekler somut delil ibraz etmediğini, beyanla öncelikle tedbir kararının kaldırılmasına, akabinde davanın reddine ve davacının alacağının %40'ından aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ve takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesini, açıklanan nedenlerle davanın reddi, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Mahkemece davacıya 16/01/2023 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği, davacının 03/01/2023 tarihinde kararı istinaf ettiği, davacının istinaf harç ve masraflarının yatırılmaması sebebiyle yatırılması için muhtıra yazıldığı, muhtıranın davacıya 14/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 1 haftalık yasal süresi içinde muhtıranın gereği istinaf harç ve masrafları karşılanmadığından 23/02/2023 tarihli ek karar ile HMK'nın 344. maddesi gereğince davacı tarafın istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacının istinaf dilekçesinde özetle; tarafına 16/01/2023 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edilmediğini ve istinaf harç ve masraflarının yatırılmaması sebebiyle muhtıra yazıldığını, ancak muhtıranın 14/02/2023 tarihinde tebliğ edildiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/898 Esas - 2022/1009 Karar sayılı 23/02/2023 tarihli ek kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
7201 s. TK'nın 10. maddesinde; Tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
TK’nın Uygulanmasına Dair Yönetmeliği’nin “Bilinen Adrese Tebligat” başlıklı 16-(2) maddesinde ise; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca, başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir” düzenlemesine yer verilmiştir.
7201 s. TK'nın 13. maddesinde; "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine" yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
7201 s. TK'nın 21. maddesinde de; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince davacıya 16/01/2023 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği, davacının 03/01/2023 tarihinde kararı istinaf ettiği, davacının istinaf harç ve masraflarının yatırılmaması sebebiyle yatırılması için muhtıra yazıldığı, muhtıranın davacının mernis adresi olan "Atatürk Mah. Muammer Aksoy Cad. No:14 İç Kapı No:4 Çayırova/KOCAELİ" adresine yapılmış ise de tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmaktadır.
HMK'nın 342-(2)-e) bendi uyarınca istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesi gösterilir. Bununla birlikte aynı maddenin 3 fıkrası; “İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır” düzenlemesine; HMK'nın 355. maddesinde ise; “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir.” düzenlemesine yer verilmiş ve 352-(1)-d) maddesinde de başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.
İncelenen dosyada ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru talebinde bulunmuş ise de istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde istinaf yoluna başvuru sebeplerini ve gerekçesini hiç bildirmediği, kararın kaldırılmasına dair bir talebinin olmadığı anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 352-(1)-d) maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 352-(1)-d) maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
5-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
6-Dosyanın mahkemesine iadesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*