T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/977 - 2024/1501
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/977
KARAR NO : 2024/1501
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ...(...)
ÜYE : ...(...)
KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/01/2023
NUMARASI : 2021/801 Esas - 2023/68 Karar
DAVACI : AXA SİGORTA A.Ş. - ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : SUNAŞ GIDA TEMİZLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNANLAR : 1 -ALLİANZ SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
: 2-...
: 3 -...
: 4 -ESEN SİGORTA VE ARACILIK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ - ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/11/2021
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 12/11/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından sigortalı Bilim İlaç San. A.Ş.'nin ... adresindeki binası “Endüstriyel Yangın Sigorta Paket Poliçesi ile” sigortalandığı, davalı Sunaş Gıda Temizlik San. Ve Tic. Ltd. Şti. sigortalıya “Yemek Hizmet Sözleşmesi” ile bu adreste yemek hizmeti verdiğini, 03.11.2019 günü saat 13.20 sıralarında mutfak yemek pişirme bölümünde kimsenin bulunmadığı, (mutfak personelinin istirahat ve çay molası için dışarıda olduğu) sırada bir patlama olmuş ve akabinde de mutfak sıcak pişirme odasında yangın ortaya çıktığını, GEPOSB Bölge Müdürlüğü İtfaiye Müdürlüğü'nün Sayı:222/2019 Tarih: 03/11/2019 tarihli Yangın Raporu'nda; Yangının Çıkış Nedeni: “yağ kızartma ünitesinde uzun süreli ve aşırı ısınmadan dolayı yağın alev alması, pişirme odasının yanması ve davlumbaza sıçrayarak egzos santralinin yanması sonucu bacaya sıçraması” olarak tespit edildiğini, Bilim İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin 03.11.2019 tarihli “Yemekhane Mutfak Yangını İnceleme Tutanağı”nda Sıcak pişirme odasının içini ve ocakları gösteren Sunaş Ltd. Şti.ne ait kamera kayıtlarında yapılan kontrollerde aşağıdaki tespitler yapıldığı, * 03.11.2019 Pazar günü saat 12.36'da Sunaş Ltd. Şti. elemanı ... pişirme odasının girişindeki ilk ocağa içi boş büyük bir tencereyi ağzı açık olacak şekilde koyuyor ve ocağı ateşliyor, * 12.38 de bu tencerenin içine, pişirme odasında tezgah altında bulunan ağzı açık dikdörtgen bir kap içinde bulunan yaklaşık 20 lt bir yağı yanan ocak üzerindeki tencereye boşaltıyor.* 12.40 da ... pişirme odasından çıkıyor ve odada kimse kalmıyor. * 13.00 sularında yanan ocak üzerindeki yağ tenceresinden duman çıkmaya, yağ yanmaya başlıyor. * Giderek artan yağ yanması nedeniyle 13.06 dan itibaren duman giderek kesifleşerek artıyor ve odayı kaplıyor. * 13.17 de yanan yağ nedeniyle tencere üzerinde açık alev oluşuyor ve alev ile duman tüm odayı kaplıyor * 13.20 de elektrik enerjisi kesildiğinden kamera görüntüleri sonlanıyor. Yağ kızartma ünitesinde uzun süreli ve aşırı ısınmadan dolayı yağın alev alması, pişirme odasının yanması ve davlumbaza sıçrayarak egzoz santralinin yanması sonucu bacaya sıçramıştır. Kamera Kayıtlarına Göre Ocak Üzerindeki Tencere İçindeki Yaklaşık 20 Lt. Lik Yağ 42 Dakika Boyunca Önce Aşırı Isınıp Sonra Yanmaya Başlıyor Ve Yangına Neden Oluyor. Müvekkili şirketçe olay yerinde yaptırılan ekspertiz incelemesinde yangın sonrası genel durum fotoğraflanmış veebunların incelenmesi sonucu düzenlenen raporda; Meydana gelen yangın olayı sonucu pişirme bölümünde bulunan 1 adet yer ocağı, ocakların üst kısmındaki davlumbaz, yine bu ocağın yan tarafında üst üste duran çelik tencereler, mutfak tezgah ve dolapları, alçıpan asma tavanlar, asma tavan floresan, aydınlatma armatürleri, muhtelif mutfak ekipmanları, doğalgaz tesisatı, otomatik gaz kesme sistemi, yangın ihbar sistemi, fırın, duvar seramikleri, pişirme odası giriş kapısı ve benzeri kıymetlerin ağır ve/veya kısmen yanmak, erimek, kavrulmak, ısıl renk değişmek, yoğun şekilde islenmek ve/veya ıslanmak suretiyle zarar görmüş oldukları belirlendiğini, yine üst katta bulunan Pamsan marka havalandırma ünitesi iç aksamlarının (filtreler, fan vb.) ile havalandırma kanallarının da kısmen ağır şekilde yanmak suretiyle hasarlanmış olduğu belirlenmiştir.” tespitinde bulunulduğunu, davaya konu yangın sonucu sigortalı binada meydana gelen hasarlara karşılık olarak müvekkil şirketçe sigortalısına (Poliçemiz USD üzerinden düzenlenmiş olduğu için) hasar miktarı olan 23.581,48.-USD'nin ödeme tarihi olan 06.02.2020 tarihindeki karşılığı olan 141.175,25.-TL tazminat ödendiğini, Söz konusu olayda yangının çıkmasına sebebiyet vererek sigortalı binanın ve emtialarının zarar görmesine neden olan davalı Sunaş Gıda Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hukuki sorumluluğu bulunduğunu, tazminat alacağına ilişkin olarak davalı ve sigortacısı Allianz Sigorta A.Ş hakkında öncelikle Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/16629 sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı/borçluların itirazı üzerine icra takibin durduğunu, dava açmadan evvel 27/08/2021 tarihinde Arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, Gebze Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/92396 dosya numarası ile yapılan görüşmelerde Sunaş Gıda Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti. nin sigortacısı olan Allianz Sig. A.Ş bu yangın nedeniyle teminatlarının kalmadığını belirtmiş, davalı şirkette ödemeye yanaşmadığı için anlaşmaya varılamadığını beyan ederek, itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ispata yarar hiçbir delil sunulmadığını, öncelikle davacı mezkur dava dosyasına ödemeye ilişkin hiçbir belge, dekont ve fatura sunmadığından hangi şirkete ne tutarda ödeme yapıldığı, hasarın ve ödemenin dayanağı hususları taraflarınca bilinmediğini, ayrıca davacının dilekçeleri ekinde hasara uğradığı iddia edilen parçaların gerçekten hasarlı olup olmadığı, daha ucuz şekilde tamirlerinin mümkün olup olmadığı, yangın ile meydana gelen zararın tamamının müvekkilinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı gibi hususlarda objektif, teknik ve denetlenebilir hiçbir tespit veya rapor da yer almadığını, herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı uğradığı gerçek zararı talep etmediğini, işbu davaya konu olayın meydana geldiği 03.11.2019 tarihinde dolar 5,72 TL, davacı tarafından tazminat ödemesi yapıldığı iddia olunan 06.02.2020 tarihinde dolar 5,98 TL, müvekkile karşı icra takibi başlatılan 28.07.2021 tarihinde dolar 8,56 TL, 06.12.2021 tarihi itibariyle ise dolar 13,80 TL olduğunu, bu noktada önemle belirtmek gerekir ki Bilim İlaç San. Ve Tic. A.Ş. dört ayrı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, bunlardan üçü, zararı tazmin ettikleri gün itibariyle ödenen TL tutarını sigorta şirketinden talep etmiş olup üç sigorta şirketinin halef oldukları gerçek zarar tutarları, müvekkilinin sorumlu olmadığı düşünülmesine rağmen tutarların cüzi miktarlarda olması nedeniyle iyiniyet ödemesi çerçevesinde yapıldığını, davacı ise zararı tazmin ettiğini müvekkil şirkete bildirmemiş ve hatta icra takibini de zararı tazmin ettiği tarihten 1,5 sene sonra başlatıldığını, ülkemizde dolar kurunun stabil olmadığı, devamlı surette yükselişte olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacı, kendi sigorta poliçesinin dolar olmasını gerekçe göstererek haksız ve kötüniyetli şekilde menfaat elde etmeye çalıştığını, bu durum TTK'nın 1472 maddesine açıkça aykırı olup, TTK'nın 1472.maddesi; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmünün amir olduğunu, davacının davasına dayanak teşkil eden kanun maddesinde açıkça, sigortacının, sigortalısının haklarını "tazmin ettiği bedel” nispetinde halef olacağını düzenlediğini, sigortacının rücu hakkı, ödediği tazminat ölçüsünde ve gerçek zarar miktarını aşmamak kaydıyla geçerlilik taşır, sigorta şirketi, sözleşmede öngörülen muafiyetler çerçevesinde sigortalısına zarar miktarının bir kısmını ödemişse, ödediği tutarın dışında zarar sorumlusuna rücu edemeyeceği ayrıca, sigortacının gerçek zararı aşan tazminat talepleri de haksız olduğundan istenemeyeceğini, beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/16629 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına,
-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmamış, ek rapor alınmaksızın itiraza uğrayan bilirkişi raporu hükme esas alındığını, bilirkişi raporu itiraza uğramasına rağmen ek rapor alınmaması Yargıtay kararları uyarınca bozma nedeni olduğunu, gerekçe içermeyen karar, davalı şirketin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, mahkemece davanın kabulünün gerekçesi açıklanmamış, içeriği dahi yazılmayan bilirkişi kurulunun raporuna atıf ile yetinildiği, bilirkişi raporuna atıf kararın gerekçeli olduğunu göstermeyeceğini, Mahkemenin kararı T.C. Anayasası’ nın 141 ve HMK. nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe taşımadığını, davacının gerçek zararı 141.175,25-TL olup ancak söz konusu tutar üzerinden takibin devamına karar verilebilecekken gerçek zararı aşar şekilde 23.581,48-USD üzerinden takibin devamına karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğunu, esas alınan bilirkişi raporu ihtilafı aydınlatmaya ve hüküm tesis etmeye elverişli ve yeterli bulunmadığını ayrıca davacı tarafından alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi hukuka aykırıdır nitekim zarar sorumlusuna karşı açılan rücu davasında faiz talebine hak kazanabilmek için, usulüne uygun şekilde ihtarname çekilmiş olması gerektiği aksi halde zarar sorumlusunun sigortacısı, dava tarihinde zarar sorumlusu dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağından faiz de dava tarihinden itibaren başlayacağını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortacı, sigortalıya ödediği tazminat nispetinde sigortalının yerine geçer ve onun halefi olur, sigorta poliçesinin döviz üzerinden düzenlenmesi ve ödemenin de belirtilen şekilde yapılması sebebiyle rücu talebinin/itirazın iptali davasının da döviz üzerinden açılması hukuken doğru olduğunu, davacının itirazı olmaksızın bir davalının rapora itiraz etmesi ek rapor alınması için yeterli olmayıp bozma sebebi de olmadığını, en az 4 tarafın olduğu davada tüm tarafların bilirkişi raporuna itiraz etmesi ile davalı sayısının tek olduğu iş bu davada rapora itiraz edilmesi aynı şey olmadığını, davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazları da yerinde olmadığını, davalı tarafın faize ilişkin itirazların da ise gerek doktrinde, gerekse uygulamada sigortacının sigorta tazminatını sigortalısına ödediği tarihten itibaren temerrüt faizi isteyebileceği kabul edildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının onanması, davalı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih, 2021/801 Esas - 2023/68 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalı şirketin dava dışı Bilim İlaç San. A.Ş.'ye yerinde yemek hizmeti verdiği, işyerinde yangın çıkması nedeniyle davacının dava dışı Bilim İlaç San. A.Ş.'nin sigortacısı olması kapsamında ödemede bulunduğu, davacının davalı Sunaş Gıda Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti. nin sigortacısı olan Allianz Sig. A.Ş bu yangın nedeniyle teminatlarının kalmadığını belirtmiş olması nedeniyle davalı aleyhine rücuen alacağını talep ettiği, Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/16629 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine 23.581,48 USD asıl alacak 1.397,04 USD faiz toplam 24.978,52 USD üzerinden icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İlk derece Mahkemesi tarafından aldırılan 25/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda Söz konusu yangının meydana gelmesinde Sunaş Şirketi çalışanlarından ...”ın altı yanar vaziyette içi yağ dolu tenceri 40 dakikayı aşan süre başı boş bırakmasıyla söz konusu olayda kusuru bulunduğu, kusur oranının %75 olabileceği kanaatine varıldığına, Söz konusu olayda açık yangın riskinin söz konusu olduğu endüstriyel yemek hazırlama faaliyetinin yürütüldüğü alanda 40 dakika müddetle kontrolsüz denetimsiz bir çalışma ortamı ile hizmet iş sözleşmesine bağlı yemek hazırlama faaliyeti yürütümünden ötürü organizasyon konusunda eksikliği bulunan Sunaş Şirketi'nin söz konusu olayda kusuru bulunduğu, kusur oranının %25 olabileceği kanaatine varıldığına, Makine tesisat ve Bina hasarları olmak üzere toplam 34.804,77 USD olarak hasarlanma durumu olabileceğine, fiyatlamaların olayla uyuştuna ve kadri marufunda olduğuna, bir sovtaj bedeli söz konusu olmadığı mütalaa olunmuştur.
İlk derece Mahkemesi tarafından "İncelenen tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, icra dosyası ve dosyaya sunulan bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde; düzenlenen 25/10/2022 bilirkişi heyet raporuna göre; davalı Sunaş Gıda .... Ltd. Şti şirketi çalışanı ...'ın dava konusu olaydaki eylemleri nedeni ile yüzde 75 olarak asli kusurlu olduğu, dava konusu olayda organizasyon konusunda eksiklikleri bulunan davalı Sunaş Gıda .... Ltd. Şti şirketinin de yüzde 25 oranında kusurlu olduğu tespitleri yapılmış, davalı şirketin çalıştırdığı elemanın eyleminden dolayıda kusursuz sorumluluğunun bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Dava konusu olayda meydana gelen 34.804,77 USD zarardan dolayı davalı şirketin bu miktarda sorumlu olduğu, oluşan zarar nedeni ile davacının davalıdan 34.804,77 USD zarar alcağının bulunduğunun tespit edildiği, bu durumda taleple bağlılık ilkesi gereği, davacının davasının kabulüne, takibe itirazın iptali ile takibin devamına, dava konusu alacağın likit alacaklardan olmaması (sigorta şirketinin rücu alacaklarının likit olmaması, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/9974 E. 2009/13970 K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/1720 E. 2017/4335 K., örnek kararları) nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm doğru olmakla beraber gerekçesi ise yeterli değildir.
Somut dosyada davacı sigorta şirketi, sigortalısının kanuni halefi sıfatıyla eldeki davayı açmıştır. TTK m. 1472’de; “(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.” şeklinde düzenlenmiştir.
TBK.m.66'da adam çalıştıranın sorumluluğu şu şekilde düzenlenmiştir:
"Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.
Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.
Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür.
Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir."
Alınan bilirkişi raporunda hasar nedeninin tam olarak tespit edildiği ve sigortalının kazanın oluşmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalının çalışanının %75 oranında sorumlu olduğu, davalının da %25 oranında sorumlu olduğu, davalının çalışanının eylemlerinden de adam çalıştıran olarak sorumlu olması nedeniyle zarardan tamamen sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı vekili tarafından yapılan kusura ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulanmasına göre de haksız fillerde zarar, yabancı para üzerinden doğmuş ise yabancı para üzerinden tahsil istenilmesi mümkündür.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/13970 E-2015/10395K, 2013/5213 E-2014/12333K, 2014/14491 E -2015/76 K sayılı ilamları aynı yöndedir.) Ancak somut olay incelendiğinde davacı sigorta şirketinin rücuen tazminat talebinde bulunduğu, davalı ile davacı arasında herhangi bir akdi ilişkinin bulunmadığı ve aralarındaki borç alacak ilişkisinin yabancı para ile yapılmasına ilişkin bir anlaşmanın da bulunmadığı görülmektedir.
Davacı sigorta şirketi, sigortalısının poliçe teminatı kapsamında olan gerçek zararından sorumludur. Poliçede sigorta bedelinin ve primlerin USD cinsinden belirlendiği, sigortalı hasar ödemesine dayanak faturaların yabancı para (USD) üzerinden düzenlendiği, bunların takdir edilen miktar kadar olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği görüldüğünden hasar bedelini sigortalısına yabancı para cinsinden ödemesinde bir usulsüzlük yoktur.
Somut olayda da; sigortalı işyerinde meydana gelen 23.581,48.-USD hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyerek, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olan davacı, TBK'nın 99. maddesi uyarınca ödediği 7.814,53-USD'nin aynen tahsilini talep etmiştir.
Dosyadaki delillerden, dava dışı sigortalı ile dava dışı satıcı arasındaki satış sözleşmesinin yabancı para birimi ile yapıldığı yine sigorta poliçesinin de yabancı para ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davacı, halefi olduğu sigortalı ile davacı arasındaki sözleşmenin yabancı para birimi ile yapıldığına dair delil sunamadığı görülmüştür. Sözleşmenin ifası yurt içinde yapıldığından uyuşmazlıkta sözleşmeden kaynaklı ihlalin gerçekleştiği yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerekmektedir. Bu durumda davacının halefiyete dayalı tazminat isteminde zararını ancak Türk Lirası olarak isteyebileceği açıktır. Poliçenin yabancı para üzerinden düzenlenmesi ve sigortacının sigortalısına yabancı para ile ödeme yapması da sonuca etki etmeyecektir. Yargıtay 11. HD. 21/03/2011 tarih, 2009/10616 E., 2011/2996 E. Sayılı kararında "Sigorta poliçesinin yabancı para üzerinden düzenlenmesi ve davacı şirketin sigortalısına yabancı para ile ödeme yapmış olması yukarıda yapılan açıklama itibariyle mahkemece tazminatın yabancı para üzerinden hükmedilmesi sonucunu doğurmaz. Taşıyıcının yükü kabul ettiği yerdeki kıymete göre zarar TL cinsinden hesaplanmalıdır." şeklindeki gerekçe ile bu duruma işaret etmiştir.
Bu açıklamalara göre, davacının zararını ancak Türk Lirası olarak isteyebilecekken icra takibinin USD olarak başlatılması nedeni ile geçerli bir icra takibinin bulunmaması ve geçerli bir icra takibinin itirazın iptali davası için dava şartı olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Kaldırma nedenine göre taraf vekillerinin esasa yönelik istinaf istemleri incelenmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2-Kamu düzeni yönünden Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih, 2021/801 Esas - 2023/68 Kararr sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a)Davanın geçerli icra takibinin varlığına ilişkin dava şartı yokluğu da gözetilerek USULDEN REDDİNE,
b)Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.598,99 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2171,39-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
c)Davalının yaptığı toplam 55,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf Karar Harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
b)İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
c)İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,
e)Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*