T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/858 - 2024/1466
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/858
KARAR NO : 2024/1466
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ...(...)
ÜYE : ...(...)
KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/03/2023
NUMARASI : 2022/861 Esas - 2023/167 Karar
DAVACI : HDI SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : SAKARYA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 18/10/2022
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 24/10/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine ... nolu poliçe ile Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan Metal Oto Ticaret'in maliki olduğu ... plaka sayılı aracın 27.02.2022 tarihinde saat 00:17 sıralarında sürücüsü ... yönetiminde iken Karaağaç caddesi istikametinden gelip ulus caddesine seyri esnasında yol üzerinde açık bırakılan Saskiye ait rögar kapağına sigortalı aracın alt kısmı ile çarpması neticesiyle tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında Saski kuruluşunun KTK 13. Maddesini ihlal etmesi, rögar kapağının yol üzerinde açık bırakılması ve önlem alınmamış olması sebebiyle asli kusurlu bulunduğunu, sigortalı aracın kaza neticesinde ağır hasar görmesi sebebiyle pert total işlemine tabi tutulduğunu, aracın rayiç değerinin 346.000,00 TL olarak belirlendiğini, sovtaj bedelinin ise 187.200,00 TL olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen hasara ilişkin araç malikine 01/06/2022 tarihinde 158.800,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, bu ödemeyle müvekkil şirketin TTK ilgili hükümleri doğrultusunda sigortalısına hukuki halefiyet kazandığını, 14/06/2022 tarihinde konuya ilişkin kuruma başvuru yapıldığını ve kurum tarafından olumsuz cevap verildiğini, müvekkil şirketin hukuki halefiyet ve rücuen tazminat talebi doğrultusunda davalı aleyhine kusuru oranında Sakarya 1. İcra dairesinin 2022/10094E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, İcra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğunu, Sakarya 1. İcra Dairesinin 2022/10094 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya içine sundukları ve Danıştay kararlarında da belirtildiği üzere hukuki delil niteliğinde bulunan sigorta ekspertiz raporunda rogar kapağının SASKİ'ye ait olduğunun açıkça görüldüğünü, keşif yapılmasını beyan etmelerine rağmen Mahkemece keşif taleplerinin ret edildiğini, dosyada göstermiş oldukları delillerin tam ve eksiksiz toplanmasının hukuki dinlenme hakkının bir gereği olduğu aynı zamanda Mahkeme hakiminin vermiş olduğu tüm kararların gerekçeli ve denetime uygun olmasının da anayasal bir düzenleme olduğunu, keşif talebinin reddinde Mahkemenin gerekçesinin denetime uygun olmadığını, aynı hizmeti yürüten kuruluşların aynı alt yapı sistemini kullanması ve belediye ile şirketlerin birlikte hareket etmesi gerçeğinin de göz önüne alındığında sadece Büyükşehir Belediyesi ile SASKİ beyanı ile keşif yapılmadan söz konusu rogar kapağının sorumluluğunun Büyükşehir Belediyesinde olduğu sonucuna keşif yapılmadan varılmasının mümkün olmadığını, davacının hukuki dinlenilme ve adil yargılanma anayasal hakkının da ihlal edildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece her türlü araştırmanın yapılmış olduğunu, davacı tarafın adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edilmediğini, davalı idarenin, 2560 sayılı kanun mucibince kurulmuş ayrı bir kamu tüzel kişisi olduğu Sakarya Büyükşehir Belediyesinin şirketi olmadığını, kaza tutanağı ve eksper raporunun somut durum ve yasalara aykırı düzenlenmiş olduğunu herhangi bir destek sunulmaksızın delil olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, bir kamu kurumunun sunduğu belgelerin sonradan düzenlenebilir olduğu iddiasının savunma sınırlarını aştığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarih, 2022/861 Esas - 2023/167 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı yasanın 1472.maddesine göre; Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (6098 sayılı yasanın 49/1.maddesi)
Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. (6098 sayılı yasanın 69/1.maddesi)
Bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Kuru, Baki: Medeni Usul El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 332). Mahkemenin de taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. (Hukuk Genel Kurulunun 27.01.2016 tarihli ve 2014/13-684 Esas, 2016/106 Karar; 30.11.2021 tarihli ve 2018/(20)8-343 Esas, 2021/1515 Karar; 24.02.2022 tarihli ve 2019/(17)4-854 Esas, 2022/200 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda; Davacı taraf, davacıya kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 27.02.2022 tarihinde saat 00.17’de davalıya ait rogar kapağının açık olması nedeniyle kaza yaptığı, anılan kaza nedeniyle dava dışı sigortalı Metal Oto Ticaret A.Ş.’ye ödeme yaptığı, ödemenin rücusu için davalı hakkında başlatılan takibe davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verildiği görülmüştür.
Her ne kadar kaza sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağında rogar kapağının davalıya ait olduğu yazılmış ise de, kazanın meydana geldiği Ulus Caddesindeki kapağın davalıya ait olup olmadığı mahkemece sorulmuş, dosyaya gelen davalı kurum cevabında anılan kapağın Sakarya Büyükşehir Belediyesine ait fiber hattına ait baca kapağı olduğunun bildirildiği, gönderilen fotoğraflarda kapak üzerinde “Sakarya Büyükşehir Belediyesi”, “SBBNET-F/O” ve “ALO 153” ibarelerinin bulunduğu, kapağın açılmış halde bulunan fotoğraflarında davalıya ait bir tesisin bulunmadığı, sadece kablo tesisatının bulunduğu; yine dava dışı Sakarya Büyükşehir Belediyesinden gelen 21.02.2023 tarihli yazı cevabında da anılan kapağın dava dışı Sakarya Büyükşehir Belediyesine ait fiber alt yapı bacasına ait olduğunun teyit edildiği, ayrıca yazı cevabı ekinde gönderilen tutanak ve fotoğraflarla da bu hususun desteklendiği nazara alındığında, az yukarıda detaylandırıldığı üzere, husumetin esasa ilişkin olduğu gözetilerek mahkemece davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.
Gerekçeli karar başlığında; tarafların ve davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıdaki nedenlerle kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin reddine, yerel mahkemenin kararının anılan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
A-)Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarih, 2022/861 Esas - 2023/167 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
1-Açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 179,90-TL karar harcından peşin olarak yatırılan 1.471,95-TL harcın mahsubu ile artan 1.292,05-TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2. maddesi uyarınca belirlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra karar kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
B-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
1-Bakiye 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
2-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
7-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*