T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/860
KARAR NO : 2024/1493
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/01/2023
NUMARASI : 2022/655 Esas - 2023/50 Karar
DAVACI : SAK ORMAN ÜRÜNLERİ İNŞAAT MALZEMELERİ İTHALAT İHRACAT PAZARLAMA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. - ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : AK SİGORTA A.Ş. - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - Av. ... - Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/06/2022
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 14/11/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında tanzim edilmiş (12/04/2011 ila 11/04/2012 tarihleri arası S-0888661-0-0, 11/04/2012 ila 11/04/2013 tarihleri arası S-36178192-0-0, 11/04/2014 ila 11/04/2015 tarihleri arası S-49279953-0-0 poliçe numaralı) iş veren mali sorumluluk sigorta sözleşmelerinin imza edilmiş olduğunu, davacı şirketin sigortalı olduğu bu dönemde, davacı şirketin çalışanlarından ...'in,davacı şirket tarafından satılan bir ürünün müşteri evinde montajı sırasında 11/03/2013 günü SGK ile yerel mahkeme nezdinden iş kazası olarak değerlendirilen bir kaza geçirdiğini, bu kaza nedeniyle SGK tarafından davacı aleyhine alacak davası açılmış ve bu dava Sakarya 3.İş Mahkemesinin 2018/16 E-2020/13 K sayılı ilamı ile karara bağlanmış olduğunu, söz konusu kararın davacı tarafından istinaf edilmiş ancak SGK tarafından Sakarya 3.İcra Müdürlüğünün 2020/2103 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi neticesinde davacı tarafından dosya borcunu ödenmek zorunda kalınmış olduğunu, ... tarafından davacı aleyhine tazminat davası açılmış ve bu dava Sakarya 1.İş Mahkemesinin 2014/712 Esas-2021/191 Karar sayılı ilamı ile karara çıkmış olduğunu, kararın davacı tarafından tehir-i icra talepli olarak istinaf ve sonrasında temyiz edilmiş olduğunu, bu karara istinaden ... tarafından Sakarya 2.İcra Müdürlüğünün 2021/6351 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davacı tarafından teminat mektubu sunulmak suretiyle tehir-i icra kararı ile durdurulduğunun, davacı aleyhine açılan her iki davada da davacının davalı ... şirketini davaya ihbar etmiş olduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya dair talep ve dava hakların saklı kalması kaydıyla; Sakarya 3.İcra Müdürlüğü 2020/2103 Esas sayılı dosyasına davacı tarafça yapılan 64.804 TL ödemenin 29/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, uyuşmazlığını çözümünde İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı ... ile ... arasında 11.04.2012- 11.04.2013 vadeli s-36178192-0-0 no’lu işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinin akdedildiğini, poliçede işveren kişi başı bedeni teminat limiti 50.000 tl olarak belirtilmiş olduğunu, riziko adresi ise, "..." olarak belirlenmiş olduğunu, davaya konu iş kazası riziko adresi dışında meydana geldiğinden davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, s-36178192-0-0 no’lu işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinde riziko adresi açıkça "..." olarak düzenlenmiş olduğunu, ancak 11.03.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası müşterinin adresinde meydana geldiğinin, sözleşmeye açıkça eklenmediği durumlarda riziko adresi dışında meydana gelen iş kazalarının teminat dışı olduğu yasal düzenlemeler ile sabit olduğunu, sunmuş oldukları poliçe incelendiğinde de görüleceği üzere söz konusu hükmün poliçeye eklenmemiş olduğunu, dolayısıyla davacının işçisine ödemiş olduğu tazminatın teminat dışı olup davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, kazanın riziko adresinde meydana gelmiş olduğu varsayımında dahi davalı şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limiti doğrultusunda olacağını, poliçede işveren kişi başı bedeni teminat limiti 50.000 TL olarak belirtildiğini, davalı şirket uhdesinde tanzim edilen konu poliçe ile temin edilen herhangi bir hasar ödemesinde, ilgili genel şartların birinci ve dokuzuncu maddelerinde kayıtlı tazminat tutarı, yasal faiz tutarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretleri toplamında sigortacının azami sorumluluğu, poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu, sigortacının sorumluluğunun hiçbir durumda poliçe üzerinde belirtilen limitleri aşamayacağını, davacının aynı zamanda teminat limitlerinin de günümüze uyarlanmasını talep ettiğini, ancak söz konusu talebin gerek hukuken gerekse de sigorta mantığına aykırı düşmekte olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile; 50.000,00 TL'nin 29/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının müvekkil davacı lehine ortadan kaldırılması ve dava dilekçesinde de izah edildiği üzere davalı ile müvekkil arasında tanzim edilmiş poliçe kapsamında 11/04/2012-11/04/2013 tarihleri arasında gerçekleşecek kazaya istinaden davalı tarafından 50.000 TL limite kadar üstlenilmiş zarar ödemesine ilişkin olarak; ödemenin müvekkil tarafından 2021 yılında yerine getirilmiş olması dikkate alınarak davalının 50.000 TL'lik sorumluluğunun 2021 yılına uyarlanmasına karar verilerek bu doğrultuda hüküm kurulması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazası riziko adresi dışında meydana geldiğinden müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamasına rağmen mahkemece limit doğrultusunda hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında "Dava dışı kazalı işçi ...’in 11.03.2013 tarihinde davalıya ait iş kapsamında ...’a ait evde montaj işi sırasında davaya konu kazanın meydana geldiği, kazanın asıl işin yapılması sırasında meydana geldiği, dolayısıyla olayın İşveren mali sorumluluk sigortası genel şartlarının 2/A-2 maddesi kapsamında teminat dışı kalan hallerden olmadığı" belirtilerek davanın kabulüne karar verildiği ancak Yerel Mahkeme tarafından ilgili hüküm hatalı yorumlanmış olup işyeri adresi dışında yapılan iş nedeniyle meydana gelen zararın poliçe kapsamında değerlendirilebilmesi için poliçeye ek prim karşılığında dahil edilmesi gerektiğini, poliçede belirtilen riziko adresi dışında meydana gelen iş kazaları teminat kapsamında olmayıp davacının haksız davasının reddi gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, itirazları doğrultusunda yeniden karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih, 2022/655 Esas - 2023/50 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı sigortalının, davalı sigortacıya rücu talebiyle eldeki davayı açtığı, davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının rücuya dayanak aldığı takibin Sakarya 3. İş Mahkemesinin 2018/16 esas 2020/13 karar sayılı dosyası sonucu açılan Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2020/2103 sayılı takip dosyası olduğu, takip alacaklısının SGK olduğu, takip borçlusunun dosyamız davacısı olduğu, davanın konusunun davacının çalışanı olan ...’in 11.03.2013 tarihinde geçirdiği kazaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır. SGK tarafından ödenen 20.681,09 TL sürekli iş görmezlik geliri, 5.485,20 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 3.084,30 TL tedavi gideri masrafının davacıdan tahsiline karar verildiği, anılan hükme dayanılarak davacı hakkında Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2020/2103 sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiği, takipte kesinleşen miktarın 46.180,34 TL olduğu, takip masrafları ile birlikte toplam borcun 57.707,13 TL olduğu, anılan borcun 02.07.2020 -29.07.2021 tarihleri arasında davacı tarafından 59.169,12 TL yatırılmak suretiyle ödendiği anlaşılmıştır.
İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının aşağıdaki maddeleri irdelenmelidir.
Sigortanın Teminatının Kapsamı başlıklı 1. madde:
"Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.
Sigortacı ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı, avukatlık ücreti dahil dava masraflarına, ancak sigorta bedeli nisbetinde iştirak eder." şeklindedir.
Aksine Sözleşme Yoksa Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı 2. Madde
"Aksine sözleşme yoksa aşağıdaki haller sigorta teminatının dışındadır:
A- 1) İşçilerin, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak getirilip götürülmeleri sırasında,
2) İşçilerin, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, meydana gelen iş kazaları,
B- Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazaları.
C- Meslek hastalıkları sonucunda vaki olacak tazminat talepleri
D-Manevi tazminat talepler" şeklindedir.
Sigorta poliçesine göre teminat süresi içerisinde dava dışı kazalı işçi ...’in 11.03.2013 tarihinde davalıya ait iş kapsamında ...’a ait evde montaj işi sırasında davaya konu kazanın meydana geldiği, kazanın asıl işin yapılması sırasında meydana geldiği, dolayısıyla olayın İşveren mali sorumluluk sigortası genel şartlarının 2/A-2 maddesi kapsamında teminat dışı kalan hallerden olmadığı, dolayısıyla davalının rizikodan sorumlu olduğu, anılan yasal düzenlemeden anlaşılacağı üzere, rizikonun işverenin adresi dışında ve asıl işin yapılması sırasında gerçekleşmesi karşısında olayın teminat kapsamında kaldığı anlaşıldığından Mahkemenin bu yöndeki kabulü yerindedir ve davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
TTK'nın 1473/1. maddesine göre; sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat ödeyeceği, yine İşveren mali sorumluluk sigortası genel şartlarının 1.maddesine göre de bu miktara asıl alacak yanında mahkeme masrafları vb. ferilerin de dahil olduğu, dolayısıyla davacının toplam ödediği miktardan poliçe limiti olan 50.000 TL’yi talep edebileceği, bakiye miktarın anılan yasal düzenlemelere göre talep edilemeyeceğinden mahkemenin bu yöndeki kabulü de yerinde bulunmuş ve davacının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Mahkemece arabulucuk giderleri yargılama gideri olarak eklenmediğinden bu yönden yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Tarafların ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN REDDİNE, SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/01/2023 tarih, 2022/655 Esas ve 2023/50 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 50.000,00 TL'nin 29/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesine göre kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.415,50-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.106,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.308,80-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.106,70-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.187,40TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davacı tarafından yapılan; 132,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 132,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 102,42-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
f-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle kabul ret oranına göre hesaplanan 1.203,63 TL'nin davalıdan, bakiye kalan 356,37 TL'nin davacıdan tahsili için harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
g-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harçlarının hazineye irat kaydına,
b-Davacı Yönünden; Bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
c-Davalı Yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.415,50 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 853,87 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.561,63 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
ç-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,
d-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden yatıran taraflara iadesine,
e-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
f-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
g-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*