T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/934 - 2024/1476
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/934
KARAR NO : 2024/1476
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ...(...)
ÜYE : ...(...)
KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2023
NUMARASI : 2022/634 Esas - 2023/112 Karar
DAVACI : EUREKO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : MERTUR OTOMOTİV VE TAŞIMACILIK ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/08/2022
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 12/11/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi'ne davacı tarafından ... poliçe numarası ile nakliyat abonman poliçesi yapıldığını, davacının sigortalısı olan dava dışı sigortalı Doğuş Otomotiv şirketine ait araçların lojistiğinin davalı Mertur firması tarafından yapıldığını, sigortalıya ait ... şasi numaralı, 2020 model PORSCHE / Taycan model (0 KM) araçta, 01.12.2020 Sevk tarihli lojistik faaliyeti esnasında direksiyon simidinde çizik olduğunun tespit edildiğini, Mertur firmasının taşıma faaliyetleri esnasında yukarıda şasi bilgileri verilen araçta oluşan bu hasarların sigortalı dava dışı Doğuş Otomotiv şirketi tarafından karşılandığını ve araçta nefaset indirimi yapılarak satılmak zorunda kalındığını, sigortalının uğramış olduğu bu maddi zararı davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediğini, dava dışı Doğuş Otomotiv şirketi ile davalı Mertur arasında araç lojistiğine ilişkin taşıma sözleşmesi bulunduğunu, halefiyet ilkesi gereği sigortalısına ödemiş olduğu tazminat miktarının halefi olduğunu ve bu doğrultuda ödenen nefaset bedelinin davalı firmadan talep edildiğini, davalı tarafa öncelikle mail yolu ile rücu ihtarı yapıldığını, ardından Gebze İcra Dairesinde 2021/29600 icra takip dosyası ile takibe girişildiğini, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak söz konusu icra takibine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, durdurulan icra takibi sonrasında taraflarınca arabuluculuk süreci başlatıldığını ve 2022/53300 arabuluculuk dosya numarası ile görüşmeler yapıldığını; ancak bir sonuç alınamadığını, müvekkili şirketin alacağının likit olması sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü haklarını saklı tutarak, davanın kabulüne, başlatmış oldukları Gebze İcra Dairesi 2021/29600 numaralı dosyada yapılan itirazın iptal edilerek mevduatta uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte takibin devamına karar verilmesine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/29600 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç içi hasarlar ve ambalaj altı hasarlar poliçe limit kapsamında olmadığından söz konusu hasarın davalıdan talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, raporda, müvekkilin söz konusu hasardan sorumlu olduğuna ilişkin olarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, davacı tarafça davalıya rücu edildiği iddia edilmesine karşın dosyada buna ilişkin bir delil mevcut olmadığını, dolayısıyla 3 aylık sürenin geçirildiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2023 Tarih - 2022/634 Esas - 2023/112 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
DAVA; nakliyat abonman poliçesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, nakliyat abonman poliçesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2021/29600 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
1-Davalı vekilinin zamanaşı def'i hakkında ve kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;
6100 sayılı HMK'da ilk derece yargılamasındaki yazılı yargılama usulü beş aşamadan oluşacak şekilde düzenlenmiş olmakla bunlar; 1-Davanın açılması ve dilekçeler aşaması (madde 118,126-136), 2-Ön inceleme aşaması (madde 137-142), 3-Tahkikat (madde 143-293), 4-Sözlü yargılama aşaması (madde 184-186) ve 5-Hüküm verilmesi ve tefhimi aşaması (madde 294) şeklindedir. Kanun koyucu bu şekildeki düzenlemesiyle hem gereksiz işlem yapılmasının ve yargılamaların uzun sürmesinin önüne geçmek, hem de bu aşamaları sıkı kurallara bağlayarak bir aşama bitirilmeden diğer aşamaya geçilmesini engellemek istemiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir.
HMK'nın 137. maddesinde, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği hükme bağlanmış, Kanunun 139. ve 140. maddelerinde ise dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra yapılacak ön inceleme duruşmasına davet ve ön inceleme duruşmalarının usulü ve yapılacak işlemler gösterilmiştir.
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zaman aşımı hakkındaki itiraz ve def'ileri inceleyerek karara bağlar.
7201 sayılı TK'nun Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligatı düzenleyen 12. Maddesi; "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır.
Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir", Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligatı düzenleyen 13. Maddesi; "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır", şeklindedir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. Maddesi ise; "(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
(2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.
(3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." şeklindedir.
Eldeki davada, yukarıda ayrıntılı olarak yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece 14/10/2022 tarihinde ön inceleme duruşması yapıldığı; ancak davalı şirkete tebliğe çıkartılan dava dilekçesi ve eklerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ edilmediği, bu şekilde yapılan tebliğin usulsüz olduğu, davalının bildirdiği 20/12/2022 öğrenme tarihine göre 29/12/2022 tarihli cevap dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek, 29/12/2022 tarihinde sunulan cevap dilekçesinde davacı tarafından davaya konu edilen alacağın zamanaşımına uğradığı yönünde savunma yapılmasına rağmen mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir değerlendirilme yapılmadığı görülmüş, bu haliyle verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır.
O halde bu aşamada, mahkemece yapılması gereken iş; davacının dava dilekçisini usulüne uygun bir şekilde sunmasıyla başlayan yargılama aşamasında, tarafların bildirdiği deliller tam ve eksiksiz olarak dosyaya getirtilmeli, sonrasında yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde Anayasa ve HMK'nın belirttiği şekilde ön inceleme duruşması yapılmalı ve hemen sonrasında davalının zamanaşımı def'i incelenerek bu konuda bir karar verilmeli, zamanaşımı def'i reddedilir ise bu kez tahkikat aşamasına geçilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.
2-Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri incelenmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-4) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2023 Tarih - 2022/634 Esas - 2023/112 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*